Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz Burdur Gölü’nün gün geçtikçe kaybedildiğini belirterek “Burdur Gölü’nü kaybettik, Salda Gölü’nü kaybetmeyelim dedi.
Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz İstayon Park’ta 2020 yılı değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada “planlamaları doğru yapmazsanız eğer hiç bir kaynağı doğru kullanamazsınız” dedi.
Burdur Gölü veya Salda Gölü’nü siyasi çekişme ortamına getirmek istemediklerini aktaran Ercengiz “ama sonuçta bizim çocuklara bırakacağımız doğru bir miras olmalı. Burdur Gölü’nde 2014 yılında inşaatına başlanıp 2015 yılında tekneye bindiğimiz iskelenin durumu şu anda ortada. Bunun nedenini sadece buharlaşma ile açıklamak mümkün değil. Algıyı bu tarafa götürmeye çalışmak bunu savunanları belki siyaseten rahatlatabilir ama gerçeği değiştirmez” diye konuştu. 
Bölgedeki tarım ve hayvancılık politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Ercengiz ” burası Teke Yöresi ise eğer, Burdur küçükbaş hayvancılığı daha da güçlendirmeli. Çünkü bizim büyükbaş hayvancılığı yapabilme şartlarımız zorlaşıyor. Yeteri kadar suyumuz ve besleme alanımız yok. Yeteri kadar tarım bitkisi üretebileceğimiz iklimimiz yok. İklimimiz de bizim tarım bitkisi üretmeye çok uygun değil. Çok su çeken bitkiler genellikle büyük yapraklı bitkilerdir. Suyla büyür bu bitkiler. Suyunuz yoksa veya ikliminiz uygun değilse büyütemezsiniz. Bizim iklimimiz büyükbaş hayvancılığa müsait değil, bunu gözden geçirmeliyiz birincisi bu. İkincisi Burdur Gölü milyonlarca metreküp suyu her yıl buharlaşma ile kaybediyor. Evet doğrudur ama yıllarca, milyonlarca yıl, bu Burdur Gölü varolduğu günden beri buharlaşma ile kaybetmedimi bu suyu? Bu göle taşınan akrsuların tamamının önünü kapattık. Sorun aslında burada. Biz bir hafta yemek yemezsek 5 kg veririz herhalde. Burdur Gölü’de şu anda açlık rejiminde yani su rejiminde. O’nu besleyen bütün kaynakların önünü kapattık. Su gelmiyor artık Burdur Gölü’ne” ifadelerini kullandı.

Salda Gölü’nü kurtaralım

Aynı şeyin Salda Gölü’nün de başına geleceğini belirten Ercengiz sözlerini şöyle sürdürdü “Salda Gölü’nün talihsizliği şu oldu. Salda Gölü bir anda marka yaptı. Salda Gölü bir kapalı havza olmasına rağmen hızla kirlenmeye başlamıştı. Bir şekilde bir çözüm bulunmaya çalşılıyor Salda Gölü’ne. Bunlar da tartışılabilir. Biz Gölün tarafıyız. Bu anlamda başka bir siyasi düşüncemiz yok. Salda Gölü önemli bir değer. Burdur Gölü’nü kaybettik hiç olmazsa Salda Gölü’nü kaybetmeyelim. Burdur Gölü çekilmeye devam edecek. Çünkü buharlaşma ile kaybettiğimiz yüzey sularından Burdur Gölü’ne Burdur Çayı ile Çerçin’de veya karşı kıyıda bir kaç dere niteliğinde su geliyor. Onun dışında su kalmadı. Bütün su kaynaklarını kaybettik. Burdur Gölü’nü kaybediyoruz. Her geçen gün tuzluluk oranı artıyor, kirlilik artıyor. Bunu da gölün renginden gözlüyorsunuz. Bu konuda da mücadele verilmeli. Eldere’den gelecek su can suyu olur mu. Bir miktar kaynak olur ama Burdur Gölü’nü kurtarmaz. O su da artık Burdur Gölü’nü kurtarmaz. Maalesef kurtarmaz.”