TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, yaklaşık dört aylık çalışmanın ardından hazırladığı taslak raporu tamamladı. Altı bölüm ve 691 sayfadan oluşan raporda, çocukların karıştığı olaylara ilişkin istatistikler ile çocuk suçluluğunun önlenmesine yönelik kapsamlı önerilere yer verildi.
Raporda paylaşılan verilere göre, isnat edilen suç nedeniyle güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 2015 yılında 133 bin 829 iken, 2024 yılında yüzde 51,5 artışla 202 bin 785’e yükseldi.
Çocukların en sık karıştığı olayların başında yaralama suçları geldi. Yaralama olaylarının sayısı 2015’te 45 bin 850 iken, 2024 yılında yüzde 78,6 artarak 81 bin 875’e ulaştı. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma, satın alma ya da satma suçlarına ilişkin olay sayısı ise aynı dönemde 7 bin 545’ten 16 bin 563’e çıkarak yüzde 119,5 artış gösterdi.
Komisyon, çocuk suçluluğunun önlenmesine yönelik 6 ana konu ve 34 başlık altında çeşitli öneriler sundu. Buna göre, okul öncesi ve ilkokul düzeyinde tüm çocuklara yönelik suça sürüklenme riskini belirlemeyi amaçlayan psikososyal tarama programlarının zorunlu hale getirilmesi önerildi.
Okul güvenliğinin artırılması amacıyla, mahrem alanlar dışında tüm okullarda kamera sistemi kurulması, kartlı giriş sistemine geçilmesi ve öğrenci giriş-çıkış bilgilerinin e-Okul sistemiyle entegre edilmesi tavsiye edildi. Ayrıca, dezavantajlı bölgeler başta olmak üzere tüm okullarda “Güvenli Okul Planı” hazırlanması ve her okula en az bir rehber öğretmen ya da psikolojik danışman görevlendirilmesi istendi.
Raporda, çocuk adalet sistemindeki terminolojinin de gözden geçirilmesi önerildi. Bu kapsamda, “suça sürüklenen çocuk” kavramı yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesinin kullanılması tavsiye edildi.
Ekonomik yoksunluk içindeki ailelere yönelik istihdam desteklerinin artırılması, psikolojik danışmanlık ve sosyal hizmet mekanizmalarının güçlendirilmesi de öneriler arasında yer aldı. Ayrıca çocukların suç işleme saatlerinin ağırlıklı olarak 15.00-17.00 arasında gerçekleştiği belirtilerek, ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirebilmesini sağlayacak esnek çalışma modellerinin teşvik edilmesi gerektiği ifade edildi.
Komisyon, dijital ortamda suç içeriklerinin yayılımının önlenmesi amacıyla algoritmik denetimlerin güçlendirilmesini, çeteleşme, mafya ve bahis kültürünü özendiren içeriklerin daha etkin şekilde denetlenmesini de tavsiye etti. Bağımlılıkla mücadele politikalarının ise ceza, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma süreçlerini kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılması önerildi.
Taslak raporda, ağır suçlar bakımından çocuklara uygulanan ceza indirimlerinde değişikliğe gidilmesi de gündeme geldi. Buna göre, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında yaş gruplarına göre uygulanan zorunlu ceza indirimlerinin hâkimin takdirine bırakılabilmesi ve bazı suçlarda üst ceza sınırlarının artırılması önerildi.
Bunun yanı sıra, çocuk hükümlülerin infaza doğrudan çocuk eğitimevinde başlaması yerine, önce kapalı çocuk ceza infaz kurumuna alınmaları, iyi halli olduklarının tespit edilmesi halinde çocuk eğitimevine nakledilmelerini öngören yasal düzenleme yapılması tavsiye edildi. Tahliye sonrası yeniden suça sürüklenmenin önlenmesi amacıyla güçlü bir takip ve destek sistemi kurulması gerektiği de raporda yer aldı.
Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, çalışmaların 20 komisyon toplantısı ve 8 çalışma ziyaretiyle dört ayda tamamlandığını belirtti. Durgut, çocuk kapalı infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan 4 bin 989 çocuktan seçilen 610 çocukla özel bir araştırma gerçekleştirildiğini ifade etti.
Milletvekillerinin değerlendirmelerinin ardından son şekli verilecek raporun, TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor.





