Burdur Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitim Merkezi, kentteki sosyal aktivite ihtiyacına yanıt veren ve vatandaşları müzikle buluşturan anlamlı bir kursa ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 4 ay önce başlayan darbuka kursu; öğretmeninden emlakçısına, emeklisinden çocuklara kadar toplumun her kesiminden yoğun ilgi görüyor. Resmi olarak 98 kursiyerin kayıtlı olduğu, misafir katılımcılarla birlikte ders başına 130 kişiye ulaşan eğitimler, fiziki altyapı nedeniyle iki grup halinde sürdürülüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın modülüne sadık kalınarak verilen eğitimlerde, temel vuruş teknikleri ve kalıpları öğrenen kursiyerler, kısa sürede şarkılara ritimle eşlik edecek seviyeye ulaştı. Kursiyerler, darbukayı profesyonel bir meslek olarak değil, hayatın stresini atmak ve ruhsal bir doyum sağlamak amacıyla çaldıklarını ifade ediyor.
"Stres Atmak ve Ruhsal Doyum Sağlamak İçin Geliyorlar"
Kurs eğitmeni ve sipsi sanatçısı Yasin Akkaya, kursun asıl amacının zorlamayla değil, severek öğretmek olduğunu vurguladı. Akkaya, süreci şu sözlerle aktardı:
"Kursiyerlerimize ilk gün buradaki amaçlarının ne olduğunu sordum. Çoğunluk, Burdur'da sosyal aktivite eksikliğinden ve stres atmak istediklerinden bahsetti. Biz de temel vuruşlardan başlayarak eserlere eşlik etme aşamasına geldik. Şu an mevcut durumda kursiyerlerimiz çok mutlu. İnsanları deşarj etmek, streslerini azaltmak önceliğimiz oldu. Müziğin ve hayatın ritmini burada birlikte yakalıyoruz."
Öğretmenler Ritim Duygusunu Sınıflara Taşıyor
Kursa katılan sınıf öğretmeni Öztürk, daha önce gitar çaldığını ve darbukaya her zaman ilgi duyduğunu belirterek, "Arkadaşımın tavsiyesiyle başladım. Günün stresini atmama çok yardımcı oluyor. Kısa sürede grup halinde güzel şeyler çalmaya başladık. Ben müziği profesyonel değil, amatör olarak sevdiklerimle bir arada olduğum ortamlarda yaşamak istiyorum" dedi.
Okul öncesi öğretmeni ve çocuk gelişim uzmanı Ferda Özmen ise kursun mesleki hayatına olan katkısına değinerek, "Çocuklar ritimle hareket etmeyi çok seviyor. Bu yola çıkarken amacım çocuklarla birlikte darbuka eşliğinde çocuk şarkıları söyleyebilmekti, o seviyeye de geldik. Ritim eşliğinde hareketli oyunlarda bu öğrendiklerimizi kullanabiliyoruz. Burası bize hem enerji veriyor hem de içimizdeki duyguları yönetmemize, ruhsal bir doyum sağlamamıza yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı.
"Terapi Gibi Geliyor"
Emlak sektörünün getirdiği yoğun stresten kaçmak için kursu tercih ettiğini söyleyen Öznur Kızıldağ, "Yaptığımız iş insanla uğraşmayı gerektirdiği için çok stresli. Ritim tutarken adeta deşarj oluyoruz, hırsımızı darbukadan alıyoruz diyebilirim. Burada bir aile ortamı var, gelen herkes yıllardır birbirini tanıyor gibi" diye konuştu.
Kamu işçiliğinden emekli olan ve daha önce de sipsi kursuna katıldığını belirten Bülent Çaylak da kursun kendisi için adeta bir terapi olduğunu ifade ederek, "Burada günün stresini gideriyoruz, manevi olarak rahatlıyorum. Gönlümüz şenleniyor. Halk eğitimin bu hizmetleri ücretsiz sunmasından çok memnunuz. Hem öğreniyoruz hem arkadaşlık ediniyoruz" dedi.
Kursun en genç katılımcılarından 12 yaşındaki Hataylı Muhammet Çabancı ise bir sanatı öğrenmek için kursa severek geldiğini belirterek, gelecekteki hedefinin darbuka ile konser vermek olduğunu heyecanla dile getirdi.
Burdur Mehmet Akif Ersoy Halk Eğitim Merkezi'nde verilen eğitimlerin, dönem sonuna kadar farklı ritim kalıpları ve eser uygulamalarıyla devam edeceği bildirildi.





