CHP Burdur İl Başkanı İzzet Akbulut ve CHP Burdur Merkez İlçe Başkanı Serkan Şimşek, yaptığı açıklama ile AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi’nin ‘CHP Belediyeciliği ikinci dönemde de sınıfta kaldı, birçok vaat başka bahara kaldı’ başlıklı açıklamalarına cevap verdi.

CHP Burdur İl Başkanı İzzet Akbulut, “Ya güzel kardeşim sayenizde millet yaya kaldı, esnaf siftahsız kaldı, Burdur şekersiz kaldı, insanlar ucuz ekmek kuyruklarında kaldı, sen hala ne Belediyesinden bahsediyorsun” ifadelerini kullanırken CHP Burdur Merkez İlçe Başkanı Serkan Şimşek ise, “Çiftçi bir asgari ücretin yarı fiyatına dolan traktörüne mazot alamaz oldu, süt üreticisi artan maliyetler ve yem fiyatlarından dolayı süt ineklerini gözünü kırpmadan kestirmeye başladı, esnaf siftah yapamadığı için iş yerlerini kapatmaya, personel çıkarmaya başladı. Memur geçinemeyince geceleri ek mesai yapmaya, üniversite öğrencileri okumak yerine mendil satmaya başladı. Siz ülkenin sorunlarını düşünün ülkeyi, çözüm üretin gerisi çorap söküğü gibi gelir. Kendinize “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtmeyin.” dedi.

CHP Burdur İl Başkanı İzzet Akbulut ve CHP Burdur Merkez İlçe Başkanı Serkan Şimşek’in açıklamalarından pasajlar şöyle;

“İnsanlar ucuz ekmek kuyruklarında kaldı, sen hala ne Belediyesinden bahsediyorsun”

CHP Burdur İl Başkanı İzzet Akbulut: “Siyasi iktidarın il başkanı çıkmış “Belediye Sınıfta Kaldı.” diye açıklama yapıyor. Ya güzel kardeşim sayenizde millet yaya kaldı, esnaf siftahsız kaldı, Burdur şekersiz kaldı, Çiftçi mahsülsüz kaldı, Sanayici doğalgazsız kaldı, asgari ücretli, emekli açlık sınırının altında kaldı, öğrencimiz, gencimiz hayalsiz kaldı, pazar çantaları boş kaldı, besici sütsüz kaldı, Nakliyeci mazotsuz kaldı, insanlar ucuz ekmek kuyruklarında kaldı, sen hala ne Belediyesinden bahsediyorsun!”

CHP Burdur Merkez İlçe Başkanı Serkan Şimşek;

“AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ”

“Kıymetli basın mensupları, çok değerli Burdur halkı. Bugün 1 Nisan olması dolayısıyla insanların birbirinin yüzünde tebessüm bırakacak şakalar yapması gereken bir gün olması gerekirken ne yazık ki BOTAŞ’ın konut, sanayi ve elektrik üretiminde kullanılan Doğalgaza %50’ye varan zam haberi gündeme bomba gibi düştü ve geleceğe dair umutlarımızı bir kez daha hüsrana uğrattı. AKP Genel Merkezi yerel yöneticilerine bir işaret çakmış olmalı ki AKP İl Başkanlığı imzalı bir basın açıklaması neyse ki bizleri biraz tebessüm ettirmeyi başardı. AKP yöneticileri ülkeyi nasıl savurduklarını bir kenara bırakmış yine Burdur Belediye Başkanımız Ali Orkun Ercengiz’i hedef alan bir basın açıklaması yayınlamış. Öncelikle şunu ifade etmek isteriz ki “Gereksiz eleştiri, gizli hayranlıktır.

“Senir içme suyu neden 6 ay kullanıldı sonra âtıl hale geldi, bunu açıklayın”

AKP Burdur İl Başkanlığı yaptığı açıklamada mensubu bulundukları partinin ülkeyi nereye getirdiğini, zamları, kaynamayan tencereyi, ekilemeyen tarlayı, çiftçi tarafından kullanılamayan gübreyi, mazotu görmezden gelerek Burdur’un alt yapısından dem vurmaya çalışmıştır. Açıklamalarında CHP’li Burdur Belediyesinin altyapıyı yenilememesinden dolayı suların sürekli kesildiğinden bahsetmekte. Kendilerine şunu hatırlatmak isterim ki bizden önce en güçlü olduğunuz dönemde 10 yıl süre ile Burdur’u siz yönettiğiniz zaman sağlam olan altyapı hangi ara eskimiş hale geldi. Bakanlarınızın, Milletvekili ve İl Başkanlarınızın en az 3 kez açtığı Senir içme suyu neden 6 ay kullanıldı sonra âtıl hale geldi, bunu açıklayın. Neden o dönem bu kadar elim bir durum olarak anlattığınız altyapıyı tamamlamak için çabalamadınız. Önce bunun cevabını verin. Sonrasında “Uzun süren Meydan Projesi” demişsiniz. Projenin uzun sürdüğü doğrudur. Belki de tek halkı olduğunuz konu budur ve/fakat bunun gerçek sebebinin de bizzat kendiniz olduğunuzu lütfen unutmayınız. Alacağına kartal, borcuna dere kurbağası mantığı ile yaklaştığınız İl Özel İdare binasını Burdur Halkının kullanımına verebilmiş olsaydınız, Atatürk Anıtının yerinin değiştirilmemesi hususunda işbirlikleriniz ve destekleriniz olamasaydı , yargı , mahkeme ve o gözleri ışıl ışıl olan Bakanınız Nebati’nin dediği gibi al aşağı etmek istediği bürokrasiyi kullanmamış olsaydınız inanın bugün çok daha geniş ve çok daha nitelikli bir kent meydanına kavuşmuş olurduk. Ayrıca yine sorarlar size. En güçlü döneminizde AKP Belediyesinde istediğinizi neden yapamadınız diye.

“Siyasi rant elde etmeye çalışıyorsunuz ama yemezler”

Otopark sorununa da değinmiş iki gözümün çiçeği AKP İl Yönetimi. “Evet bu sorunun farkındayız ve sorunun çözümü kesinlikle Cumhuriyet Halk Partili bir belediyedir ve bunun için çalışıyoruz” desem sizin mensubu olduğunuz partinin yöneticilerinin dediği gibi herhalde aklınızla alay etmiş olmam diye düşünüyorum. Sokak hayvanları konusuna gelince açıklamanızda bile kendinizle çelişmiş durumdasınız. Sokak hayvanları için Burdur Belediyemizin hummalı çalışmasını görmemek için kör olmak gerekir. Gerçi kör olsanız bile kulaklarınız duyar fakat ne yazık ki siz Genel Başkanınız Recep Erdoğan’ın dediği gibi “Onların gözleri var görmez, kulakları var duymaz” durumundasınız. Yasalar sokaklardan toplanan hayvanların kısırlaştırma sürecinden sonra tekrar yaşam alanına bırakılmasını emreder. Barınak için toplama kampına dönmüş durumda diyorsunuz. Barınakta bulunan canlar işlemlerinin tamamlanmasının ardından yaşam alanlarına kanun gereği geri bırakılıyor. O zaman şöyle yapalım AKP Vekilleriniz sokak hayvanları için kanun maddesini değiştirme teklifi versin oylasın, kabul etsin bizler kanunlara uyar gerekeni yaparız. Hodri meydan. Kanun çıkarmak elinizde ama siz bunu yapamazsınız çünkü her şeyde olduğu gibi bu durumu sömürmek işinize geliyor ve siyasi rant elde etmeye çalışıyorsunuz ama yemezler.

“Kendinize “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtmeyin.”

Değerli kamuoyu; Buradan AKP yöneticilerine seslenmek istiyorum. Elbette siyaset yapıyoruz ve eleştiri hakkınız her zaman var ve sizin eleştirileriniz bizim için kıymetli. Eksiklerimiz var ise bunları bir an önce tamamlayarak Burdur’u hak ettiği noktaya taşımak için gece gündüz çalışacağız. Fakat zücaciye dükkanınız varsa komşunun vitrinine taş atmayacaksınız. Önce bizi eleştirebilmek için yönettiğiniz ülkeye bir bakmak gerekir. İnsanlar evlerine yarım lahana, çeyrek karpuz, adetle limon, alır duruma düştü. Çiftçi bir asgari ücretin yarı fiyatına dolan traktörüne mazot alamaz oldu, süt üreticisi artan maliyetler ve yem fiyatlarından dolayı süt ineklerini gözünü kırpmadan kestirmeye başladı, esnaf siftah yapamadığı için iş yerlerini kapatmaya, personel çıkarmaya başladı. Memur geçinemeyince geceleri ek mesai yapmaya, üniversite öğrencileri okumak yerine mendil satmaya başladı. Siz ülkenin sorunlarını düşünün ülkeyi, çözüm üretin gerisi çorap söküğü gibi gelir. Kendinize “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtmeyin.”