EkonomiGündemİlçeManşetZamansız yağışlar, Çiftçiyi zor durumda bıraktı

3 sene ago

Burdur Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir Temmuz ayı içerisinde gerçekleşen ve zaman zaman dolu halinde kendini gösteren şiddetli yağışlar ve bu yağışların üreticiye yansıyan olumsuzlukları hakkındaki sorularımızı cevapladı.

Zamansız yağışların sebze, meyve ve hububat üreticisi çiftçiye yönelik olumsuzlukların neler olduğu sorusunu yanıtlayan Burdur Ziraat Odası Başkanı İbrahim Demir; “Yaz dönemindeki zamansız yağışlar ters yönde çiftçiyi etkilemiştir. Bu zamansız yağışlar dolu riski vardı. Bu dolu riski de yaşandı. Çeltikçi, Kayaaltı köyü, taşkapı ve halıcılar köyünün bir kısmı doludan etkilendi. Ağlasun ilçesinin Yeşilbaş Köyü de çok yoğun bir dolu oldu. Çiftçi bundan çok etkilendi. Yaklaşık 2000 dekar bir kiraz bahçelerini dolu vurdu. Burada Yeşilbaşköy Muhtarının Tarım İl Müdürüne yaptığı başvuru neticesinde Gıda Tarım ve Hayvancılık il Müdürlüğü ekipleri o bölgede tespit çalışmaları yaptı. Bu tespitler sonucunda da çiftçinin mağduriyetinin yaklaşık yüzde yetmiş olduğunun tespit edildi. Tam hasat dönemine denk geldi. Çiftçi para kazanacağı dönemde kirazını toplayıp satacağı dönemde böyle bir dolu zararıyla karşılaşması çiftçimizi zor duruma soktu. Fiyatlar zaten o bölgede istenilen düzeyde gerçekleşmiyordu alıcı ile satıcı arasında Yeşilbaşköyde bir kopukluk vardı. Bu kopukluğun giderilmesi yönünde biz Burdur Ziraat Odası olarak girişimlerde bulunduk. Senirkent ve Uluborlu’da bulunan kiraz alıcısı Tüccarlarla temasa geçtik. Kirazları almaları yönünde gayretlerimiz oldu. İyi bir netice almaya başlamıştık alıcılar geldi, bu defa kiraz toplama zamanında dolu olayı oldu ve kirazlar bundan etkilendi. Çiftçilerde de borçlarını ödeyememe durumu başladı. Bundan dolayı çiftçilerimizin devletimizden Tarım kredi ziraat bankaları, bankaları ve özel bankaların yapılabilirse borçlarını bir yıl ertelenmesi yönünde haklı bir talebi var. Tabi bunlar dikkate alınmalı. Çiftçimiz zor durumda bırakılmamalı. Çünkü bu çiftçimiz gelecek yıllarda üretime katkıda bulunacak. Üreten kesim olmadığı takdirde ekonominin canlılığından söz edilemez. Son olan yağışlarda özellikle hububatın hasat dönemine denk gelmiştir. Hububatın hasat döneminde olmasından dolayı tanede verim kaybına sebep olacaktır. Zaten bu seneki düzensiz yağışlardan dolayı verimde rekortede yüzde kırk düzeyinde bir düşüş vardı. Yağışların hasata denk gelmesinden dolayı örneğin makarnalıklarda kehribar renginin unsu şeklinde değişmesi buğdayın kalitesini düşürmektedir. Tabiki çiftçide ürettiği ürünü satmaya ittiğinde kalite düşüklüğünden dolayı fiyatta da düşüklük meydana gelecektirki bunda da çiftçimiz çok mağdur olacaktır. Bu yağışların Zamansız olması Tabiki Yüce Allahın bir lutfudur. Kimsenin doğaya mücadele etme şansı yoktur. Bu şekilde de çiftçimiz yaşamasını bilmeli ve öğrenmelidir. Zaten bizim çiftçimiz kaderci bir toplumdur. Olayları akışına bırakıyoruz ama çiftçimizin mağduriyetini de görmezden gelemeyiz. Sap samanın şuan balya edilme dönemidir. Balya edilirken yağış alan bir sap samanın renginde bir sararma meydana gelir. Bunda da hayvanların istemediği bir ortam çıkıyor. Bunları topladığımız zaman zamansız yağışlardan çiftçimiz çok etkilenmiştir. Genel olarak hasar tespit çalışmaları yapılmıştır. Bu konuda bu hafta bakanlar kurulunda borç erteleme konusu görüşülecekti ama son günlerde yaşanan olaylardan dolayı erteleme oldu. Bu konunun ileriki tarihlerde görüşüleceğine inanıyorum.Çiftçimize mutlaka borç erteleme destek veya yapılandırma gibi uygulamaların yapılmasında fayda vardır” diye konuştu.

Son günlerde yaş fasülye fiyatlarının ani yükselişe geçmesinin nedenleri ve İnsuyu Havzasında üretimi yapılan yaş fasülye piyasası hakkında bilgi veren Demir; “Şuanda bölgemizde yaş fasülye üretimi var. Yaş fasulye üretimi yaklaşık 14 bin dekar alanda Çatağıl köyü, Halıcılar köyü, Lengüme köyü, Kurna köyü, Bayındır, Kayaaltı, Taşkapı, çine köylerinde fasülye üretimi vardır. Ortak toplanma merkezi Çatağıl köyünün belli bir bölümünde oluşturulan organik bir pazar ortamında direk üretici ve alıcının karşı karşıya gelerek bir pazar oluşmakta. Şu günlerde bizim ön üretim dediğimiz fasülyedeki sezona başlama noktasında fiyatlar yüksek. Ama üretim çoğaldığı zaman fiyatlar kendiliğinden düşecektir. Piyasaya yeterince fasulye gelmedi. Ama iklim şartlarından dolayı fasulyede de verim düşüklüğü var. Geçen yıla oranla yüzde elli verim düşüklüğü var. Fiyatların yüksek olmasında da bununda etkisi var. Özellikle tarla sebzelerinde son günlerdeki yağışlar yanma meydana getirmektedir. Bitkide yaprak bölgesinde hastalık oluşur. Çiftçi bunu ancak ilaçlama yöntemi ile giderebilir. Buda külfet ve masraftır. Yağmur bitkinin susuzluğunu hiçbir zaman gidermez. Mutlaka sebzeler sulanmalıdır. Sulanmadığı zaman kurumalar meydana gelir. Zaten halkımızda bunu çok iyi bilir.Halkımızın yağmur suyu sebzeyi yakar diye kendi arasında bir tabiri vardır. Bu zirai açıdan çok doğru bir tespittir. Bizim çiftçimiz bilinçlidir. Sebzesini en iyi şekilde üretmeyi bilir. Ama üretici ile tüketici arasındaki aracılar üreticiden ve satıcıdan daha çok para kazanıyor. Üretici ile tüketici bunda mağdur. Bundan memnun olan kesim aracı olan kesim. Bu konuda Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar’ın çalışmaları ve girişimleri var” dedi.

 

Kodlama : SadeMedia Interactive