KültürManşetYukarı Pazar esnafı, AHİLİK kültürünü yaşatma çabasında

4 sene ago

Burdur’da Yukarı Pazar esnafı Ahilik geleneğini devam ettirmeye çalışıyor. Bizim çocukluğumuzdan hatırladığımız gibi, iş yerlerinin kapısını daima açık tutan, esnafların birbirlerine güvenebildiği, işyerini bir başkasına gözü kapalı emanet ettiği, hırsızlıktan kaçınma, harama el uzatmama, başkasının malına göz koymaktan kaçınma, emanete ihanet etmeme, kendisini yetiştiren usta’ya saygı gibi geleneklere, Yukarı Pazar esnafı halen riayet etmeye çalışıyor…

Yukarı Pazar’da, eşi Gülseren Demircioğlu ile birlikte açtığı iş yerinde çalışan İsmail Demircioğlu, çırak yetişmediği için, eşiyle beraber çalıştıklarını söyledi. Bazı Ahilik geleneklerinin hâlâ Yukarı Pazar’da devam ettirildiğini söyleyen Demircioğlu; “Burada bazı Ahilik gelenekleri devam ediyor. Usta-Çırak ilişkisi devam etmiyor. Çünkü çırak yetişmiyor. Usta’ya saygı devam ediyor burada. Herkes ailece çalışıyor. Bu gelenekler devam etse iyi olur. Bizim dükkânlarımızda yetişemezler. Herkes kendisini ancak geçindiriyor zaten. Yine de burada (Yukarı Pazar) bu gelenekler devam ediyor. Biz dükkânımızı açık bırakıp gidebiliyoruz. Mesela Cuma Namazına gidiyorum, başka bir esnaf arkadaşım dükkânımla ilgileniyor.” dedi.

Yukarı Pazar’da, 100 yıllık geleneği olan Kayımoğlu Dondurma’nın sahibi Mehmet Çokşen ise, dede mesleğini devam ettiriyor. Burdur’un, yıllardır en çok tanınan simalarından Mustafa Çokşen’in torunu olan Mehmet Çokşen, Ahilik geleneği ile yetiştiğini ve geleneği halen devam ettirdikleri için, Türkiye’nin dört bir yanından, hatta Amerika ve Almanya gibi ülkelerden bile sipariş aldıklarını anlattı.

100 yılı aşkın süredir, Yukarı Pazar’da Ahilik geleneğini yaşatarak, iş yerini ayakta tutuklarını, bu sayede Burdur ve çevre illerden, hatta yurtdışından bile sipariş aldıklarını dile getiren Mehmet Çokşen: “Mustafa Çokşen dedemdi. Babamın ismi İsmail Çokşen. Burada bizi herkes tanır. Burası 100 yılı aşkındır devam eden bir işletme. Biz üçüncü nesiliz. Eskiden herşey daha güzelmiş. Çırak, Usta’ya saygı gösterirdi. Önemli olan mesleği öğrenmekti. Ben küçük yaştan bu yana burada çalışıyorum. Çıraklıktan yetiştim. Babam bize saygıyı, sevgiyi öğretirdi. Babamın bize öğrettiği herşeyden çok memnunuz. Allah ondan razı olsun. Biz babadan, dededen böyle gördüğümüz için, bizi yetiştiren ustamıza, babamıza, dedemize de saygı gösterdik. Biz de aynı iş ahlâkı ile işimizi devam ettiriyoruz. Ahilik geleneğinde iş’te hile yoktur. Asla. Bu gelenekleri biz Yukarı Pazar’da devam ettiriyoruz. Şu anda bu geleneği devam ettiren az sayıda insan var. Yeni açılan işletmelerde çok Ahilik geleneği yok. 2 tane kızım var, onlar okusun istiyorum. Esnafın dükkânına göz kulak olma geleneği hâlâdevam ediyor” şeklinde konuştu.

Ahilik geleneği ile işlerini devam ettirdiği için, yıllardır Burdur’da kemik bir müşteri kitlesi oluşturduklarını anlatan   Mehmet Çokşen, Amerika ve Almanya’dan bile müşterileri olduğunu belirterek; “İşi temiz yaptığmıızdan dolayı demek ki her yerde ünlenmişiz. Bize bu iş ahlâkını öğreten babam ve dedemden Allah razı olsun” dedi.

1963 yılında, çırak olarak işe başlayan, şu anda Yukarı Pazar’da Terziler ve Tuhafiyeciler Odası Başkanlığını da yürüten Osman Yalvaç is;, Ahilik geleneğinin 15 yıl kadar önce bitmeye başladığını anlattı. Meslekte, çırak-kalfa diye bir şeyin kalmadığını söyleyen Yalvaç; “Ahilik geleneğinde eskiden çırağımız, kalfamız vardı. Bundan 15 yıl kadar önce bu gelenek kayboldu. Çırak, kalfa diye bir şey kalmadı. Bir ustanın yanında çırak işe başladığı zaman saygı ve sevgiyle çalışırdı. Ama bunlar hepsi kayboldu. Ben 1963 yılında geldim, 3-5 sene işi öğrenmeye çalıştım. Saygı ve sevgi her zaman vardı. Gittikçe bu değerler kayboldu. Esnaflar arasında da dayanışma vardı. Bu gelenekler Yukarı Pazar’da halen devam ediyor. Biz birbirimizin dükkânına göz kulak oluruz. Başkasının malına göz dikmek yoktur. Gittikçe herşey maddiyata dayandı. Ne çırak, ne kalfa kaldı. Benim yaşım 65. Gençlerimizin içinde yine saygılı olanlar var. Elimizden geldiği kadar birbirimize saygılı olmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni neslin, Ahilik geleneklerini öğrenmesi gerektiğinin altını çizen Osman Yalvaç; “Benim 300 tane üyem var. Toplantıya çağırıyoruz gelmiyor. Eskiden olsa hepsi gelirdi. Adam tek çalışıyor, dükkanını kapatıp gelemiyor. Komşuya bıraksan komşu senin işini nereden bilsin, ancak dükkâna sahip çıkar. Bizim meslekten bir tane çırak okuluna giden yok. Esnaflık gittikçe bitiyor” vurgusu yaptı.

Hacer ZEREN

 

Kodlama : SadeMedia Interactive