ManşetSiyasetYENİ GÜN SEÇİM ANALİZ-2

1 sene ago

İKİNCİ BÖLÜM- MİLLET İTTİFAKI

İYİ Parti:

Madem; ilimizdeki oy hareketlerinden, partiler arasındaki geçişkenliklerden, kırılgan yapıdan bahsettik, tam da İYİ Parti’yi ele alma zamanı geldi, o zaman… Aslında, bu araştırmada, yaptığımız analizlerde belki de en zor kısım, öngörülmesi en zor tahmin İYİ Parti’de düğümleniyor.

Çünkü; hazırladığımız bu araştırmanın ana ruhu, mantığı, önceki seçim sonuçlarına, karşılaştırmalara dayanıyor. Oysa; İYİ Parti 2015’teki genel seçimlerde MHP içindeki kongre-liderlik tartışmalarından doğan, iki yıllık hazırlık sürecinden sonra 25 Ekim 2107 tarihinde Meral Akşener liderliğinde kurulan yeni, ilk kez seçime girecek olan bir parti. Bu nedenle, İYİ Parti’ye yönelik elimizde somut bir veri yok… Rakamsal veri anlamında 2017 referandum sonuçları ipucu olabilir. Ve Akşener ile yedi aylık İYİ Parti oluşumunun performansından, aday listelerinden yola çıkarak belli çıkarımlar yapabiliriz. İYİ Parti kısa geçmişine rağmen, iddialı bir başlangıç yaptı. Her ne kadar MHP içinden çıkan bir hareket olsa da; İYİ Parti’nin kendini “merkeze konumlandırması”, Meral Akşener’in merkez sağı da hedef alan söylemi, hatta CHP’lilere sempatik gelen yaklaşımları, AK Parti-Erdoğan karşıtlığı, toplumda yeni bir siyasi adres arayışları, İYİ Parti’yi de çekim merkezi haline getirdi. Bazılarına göre yüzde 25’lere varan bir potansiyeli, bazılarına göre de abartıldığı en fazla % 5 oyu olduğu iddia edilse de İYİ Parti, bu seçimin en önemli dinamiklerinden biri…

İYİ Parti’nin Burdur özelinde, ülke geneline göre daha iyi bir sonuç alacağını, daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bunun birinci nedeni, Burdur MHP’deki erimeden, özellikle seküler tabanından kolaylıkla oy alabilme kabiliyeti. İkinci sırada ise; Burdur’daki seçmen yapısında güçlü bir merkez sağ kültürün varlığı. Her ne kadar; AK Parti hakim bir konumda olsa da, bütün oylar 80 ile 87 bin aralığında AK Parti’de birleşse de, Burdur genelindeki 40-50 yıllık seçmen yapısı, sosyolojik anlamda güçlü bir merkez sağ kültürü hatırlatıyor. Adalet Partisi, Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin Burdur’da özellikle de kırsal seçmen nezdinde hep güçlü karşılıklar bulması, İYİ Parti açısından Burdur’da bir fırsat. İYİ Parti’nin Burdur’da MHP seçmeninden sonra en çok oyu eski alışkanlıkları olan merkez sağ seçmenden alma ihtimali var.

İYİ Parti’nin Burdur’daki genç, kurucu il başkanı Osman Kurt’un performansı, ilk sıra milletvekili adaylığı ile birlikte yürüttüğü etkili kampanya, özellikle de şehir merkezinde CHP seçmeninden de oy alabilme kabiliyeti, bu akışın Millet İttifakı oluşumu ile hızlanması, ilimizde özellikle de şehir merkezinde CHP’den de hatırı sayılır bir oy kitlesinin İYİ Parti’ye geleceğini gösteriyor.

Burdur’da bilinçli CHP seçmeninin, “nasıl olsa CHP her halukârda bir milletvekili çıkarıyor, AK Parti’nin ikinci vekil almasını önlemenin en iyi yolu İYİ Parti’yi de güçlendirmek, üçüncü vekili de İYİ Parti adayının alması” formülüne sıcak baktığı biliniyor.

İttifaklar, aday listeleri, seçmene değişik alternatifler sunuyor, Seçmen davranışlarındaki kalıplar kırılabilir

Yeri gelmişken şu hususu da çok iyi vurgulamak gerek. 24 Haziran seçimlerinin ittifaklı yapısı, seçmene değişik alternatifler sunması, seçmen davranışlarındaki o eski alışkanlıkları, kalıpları da kırmaya aday gözüküyor. Hatırlayacak olursak; Türkiye’de genel seçimler, adı üzerinde genel seçim, iktidarı, Hükümeti belirlediği için, seçmenler destekledikleri partilerin milletvekili listelerini, adaylarını beğenmese de, hoşnut olmasa da; son gün sandıkta yine gönül verdikleri parti logolarının altına oy mühürlerini basıyorlardı…

Daha önceki genel seçim atmosferlerine baktığımızda; partiler YSK’ya aday listelerini verdiğinde, iki üç gün ortalık karışır, her partide gürültü-patırtı kopar, sonrasında liderler meydana indiklerinde, adaylar sahada çalışmaya başladıklarıda liste kırgınlıkları unutulurdu…

Oysa; şimdi değişen köklü bir durum var. Artık seçmenin önünde kendi partisinin adayları dışında, ittifak adayları da alternatif seçenek. Seçmen, örneğin Burdur’da partisinin adayını beğenmediği takdirde, tavrını ortaya koyabileceği bir mekanizma var elinde… Partisinin adayını, listesini beğenmediğinde ittifak yaptığı diğer partilerden birinin adayına oy verip, nihai süreçte o verdiği oy da; toplamda kendi partisine katkı sağladığı için, böyle oy kaymalarına sıkça rastlayacağımız bir seçim bekliyor bizi…

Bu değişiklik, bundan sonraki süreçlerde, ilerleyen seçimlerde özellikle siyasi partilerin Genel Merkezlerini, Liderleri derinden etkileyecek. Çünkü; mevcut yapıda partilerin üst yönetimleri listeleri belirlerken çok etkili. Nasıl olsa; “oyu partimiz, liderimiz alıyor” diyerek, milletvekili listelerinde tabanın, yerel dinamiklerin sesine pek kulak verilmiyor ülkemizde…

Oysa; 24 Haziran sandık neticeleri, artık Milletvekili adaylarının da, doğru, isabetli listelerin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Cumhurbaşkanı Adaylarının o seçim bölgesinde aldığı oy miktarı, partilerin aldıkları oylar, ittifak oyları, “doğru aday, yanlış liste” ölçümlerini de gözler önüne net bir şekilde gözler önüne serecek.

Seçmen, partisinin adayına sarı kart gösterebilecek

Seçmenin elindeki bu imkanı, futbol deyimiyle hakemlerin sarı kartlarına benzetmek mümkün. Yani; seçmen kendi partisinin adaylarını, listesini beğenmiyorsa, parti logosunun altına basmak yerine, ittifak yaptığı diğer parti veya partilere basarak, bir nev’i sarı kart göstermiş, liderini, genel merkezini uyarmış olacak. Çünkü; o oy, genel toplamda ittifaklardan dolayı yine gönül verdiği partisinin hanesine de yazıldığı, partisine zarar vermeyeceğiri düşünerek, karşı bloğa, ittifağa yaramayacağı için, seçmenler gönül rahatlığıyla bu tür oy ikazlarına başvurabilir…

Aday listeleri ile ilgili seçmene bu geniş manevra ve özgürlük alanı tanıyan yeni sistem, henüz tam anlaşılmasa da, 24 Haziran sandığından çıkacak olan farklı oy pusulaları, Cumhurbaşkanlığı-Milletvekili-İttifak toplamlarındaki farklı tercihler, bundan sonraki süreçte, önümüzdeki seçimlerde aday listelerinin de ne kadar önemli olduğunu ortaya koyacak. Artık; genel seçimler de aday listeleri bakımından bir bakıma yerel seçim karakterine benzeşerek, aday tercihleri de genel seçim sonucunu etkileyen faktörlerden birine dönüşecek…

Bu önemli, Türkiye’de ilk kez yaşayacağımız sandık tecrübesine uzunca bir yer verdikten sonra, İYİ Parti’nin Burdur’da işte bu anlamda; özellikle CHP seçmeninde destek alabileceğini, genç adayı Osman Kurt’un da vekil seçilebilmesi için veya CHP listesinden memnun olmadığı için, CHP seçmeninin bir bölümünün İYİ Parti’ye yöneleceğini tahmin ediyoruz.

Burdur’da ittifaklarda aday memnuniyetsizliklerinden dolayı benzer bir hareketliliğin AK Parti’de de yaşanabileceği muhtemel gözüküyor. Mevcut Milletvekili Bayram Özçelik’in beşinci kez liste başından aday gösterilmesi, Bayram Özçelik’i istemeyenlerin, parti içindeki muhaliflerinin, aday adayı olan isimlerin ve yakın çevrelerinin milletvekili seçiminde direkt AK Parti’ye oy vermek yerine, MHP’ye oy vererek liste tepkilerini dile getirmeleri bekleniyor…

Her ne kadar tepki oyu da olsa, bu şekilde verilecek oyların sadece yerel bir anlamı var. Nihayetinde bu oylar Cumhur ittifakında sayılacağı için Özçelik veya hangi adaya tepki olsa da, siyasi manada sonuç anlamında pek bir karşılığı bulunmuyor. Sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi, partinin aldığı oy, ittfak oyları arasındaki farklılıkları ortaya koyan ciddi bir belge, istatistik olacak.

İYİ Parti hakkındaki final bölümünde şu hususu vurgulamakta fayda var. İYİ Parti’nin Burdur’dan milletvekili çıkarabilmesi için dile getirmeye çalıştığımız MHP’den gelen oylar, merkez sağ oyları, CHP’den gelen oyların da yetmeyeceği kanaatindeyiz. İYİ Parti Burdur’daki o meşhur, kamuoyunda sıkça dile getirilen 1+1+1 formülünde üçüncü vekilliği alabilmesi için mutlaka ve mutlaka AK Parti seçmeninden gelecek oylara ihtiyacı var. Eğer; İYİ Parti AK Parti’den 10 bin’e yakın oy çekebilirse, işte o zaman Burdur’daki bütün denklem bir anda değişir, 35 bin’leri aşarak, millet ittifakının, cumhur ittifakı oyları toplamının önüne geçmesini sağlar…

Ekonominin durumu, dış politikadaki gelişmeler, FETÖ soruşturmaları, OHAL tartışmaları, Burdur Şeker Fabrikasının satılması, doların yükselişi gibi hem genel hem yerel sebepler, İYİ Parti’yi AK Parti’den oy alma noktasında ümitli kılıyor.

Burdur’daki seçimlerde ilk iki milletvekilinin ittifaksız eski seçim sistemi, d’hont hesaplamasına göre bile belli olacağını kabul ettiğimizde birinci AK Parti ilk vekil, ikinci CHP ikinci vekil, üçüncü vekili ise ittifak oylarının belirleyecek gibi gözüküyor. İşte, bu noktada İYİ Parti açısından millet ittifakının yarışı önde bitirmesi çok hayati. Eğer 80-85 bin toplamını veya daha fazlasını İYİ Parti’nin içinde bulunduğu millet ittifakı oluşumu (CHP- İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi) tamamlarsa, İYİ Parti’nin 30 ila 40 bin oy aralığı ile üçüncü vekili çıkarma şansı çok yüksek oluyor.

Bu noktada; İYİ Parti’nin 1 vekil çıkarma iddiasında bölgesel olarak Bucak çevresinden alacağı toplam oy çok önem kazanırken,   AK Parti’den oy alması kadar, Saadet Partisi’nin de Burdur genelindeki oyu da çok önemli bir başka gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Eğer; Saadet Partisi artık baraj kaygısı da olmadığı için AK Parti’ye kaptırdığı oyları geri alabilirse, Burdur’da oylarını yükselttiği takdirde, AK Parti’nin ikinci vekili alma ihtimali azalırken, İYİ Parti’nin bir vekil çıkarma olasılığı yükseliyor.

Nasıl MHP, ilimizde Cumhur ittifakı oylarıyla AK Parti’ye ikinci vekil katkısı yapıyorsa, Millet ittifakında da Saadet Partisi artan oyları, özellikle de AK Parti’den alabileceği oylar ile Burdur’da İYİ Parti’nin vekil çıkarmasına katkı sağlayabilir.

Yeni sistem bu tür olasılıklara, korelasyonlara imkan tanıyor. Burdur’da ikinci en önemli senaryonun Millet ittifakının toplam oylarının, Cumhur ittifakını geçmesi ve İYİ Parti’nin de bir vekil çıkarma potansiyeli olduğunu, 2+1 ile 1+1+1 ihtimalllerinin neredeyse eşit şansları olduğunu, binli, iki binli rakamların bile sonucu değiştirebileceğini belirtelim.

CHP:

Ve; gelelim ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne… CHP, Burdur’daki seçime en rahat giren partilerin başında geliyor. Ortalama sabit bir seçmene sahip olması, neredeyse 1 vekil çıkarmasının ilimizde garanti olması, 40-45 bin bandındaki oy potansiyeli CHP’yi Burdur’da öne çıkaran faktörler olarak sıralayabiliriz.

CHP il’deki dinamiklerden ziyade, Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin rüzgârı, Millet ittifakının katkıları ile bu seçime daha umutlu giriyor. CHP’liler bu seçimde hem ülke geneli hem Burdur’dan 7 Haziran 2015’ten çok daha iyi sonuç bekliyor. 45 bin’i de aşacaklarını, kır’daki AK Parti’ye oy veren seçmenden de oy alacaklarını, artık o çok eleştiri konusu olan sadece şehir merkezi, Yeşilova-Karamanlı hattından değil, Burdur’un her yerinden oy artışı beklediklerini dile getiriyor.

CHP’liler kendilerini ümitlendiren tabloyu, ekonomideki kötü gidişat, tek adam kaygısı, iktidarın yorgunluğu gibi etkenlerle sıralayarak, Muharrem İnce’nin performansının da Burdur’da sandığa yansıyacağına inanıyorlar… CHP’nin Burdur genelinde 2002’deki toplam 29 bin 233 oyu, 2007’da 33 bin 488, 2011’de 42 bin 187, 7 Haziran 2015’te 45 bin 467’ye çıkan oyu ile 1 Kasım 2015’teki 41 bin 876 oy’unun CHP’yi bir vekilliğe taşıyacağını rahatça öngörmek mümkün…

Saadet Partisi:

Gelelim Saadet Partisi’ne… Belki de 24 Haziran seçimlerinin kilt rol üstlenen, anahtar partisine. Milli Görüş geleneğinin temsilcisi Saadet Partisi, bu seçimlere başka bir hava, motivasyonla hazırlanıyor. Türkiye’deki en disiplinli, Teşkilatçı parti yapısına sahip olan Saadet Partisi, AK Parti’li yıllarda ve ka- rizmatik lideri Necmettin Erbakan’ın vefatından sonra en çok % 10’luk ülke barajının aşma noktasında zorlandı. Nitelikli ağırlığı, aldığı oy’un üzerinde olan Milli Görüş geleneğinin ya- şatıldığı SP, gördüğü ilgiyi, % 10 baraj engeli yüzünden, “oyu- muz boşa gider!’ kaygısıyla bir türlü sandığa yansıtamadı.

Oysa; Temel Karamollaoğlu liderliğindeki Saadet Partisi bu seçime bambaşka bir iddia ile giriyor. Temel Bey’in planlamacı kimliğiyle geliştirdiği yeni söylemi, AK Parti iktidarına yönelttiği uyarıcı niteliğindeki ikazları, eleştirileri, Saadet Partisi’ni ilgi odağı haline getirdi.

İttifak oluşumlarında da Cumhur İttifakı bloğu yerine Millet ittifakını tercih etmesi, CHP, İYİ Parti ve DP ile aynı saflarda mücadele etmesi Saadet Partisi’ni ülke çapında yeniden etkili siyasi aktör haline getirdi.

Burdur’da da Saadet Partisinin alacağı oylar veya alamayacağı oylar seçimin en kilit noktalarından biri… Saadet Partisi için son iki seçim bile belli bir fikir veriyor. 7 Haziran 2015 genel seçiminde Burdur’da yüzde 2,64 ile toplamda 4 bin 388 oy alan Saadet Partisi, beş ay sonraki 1 Kasım 2015 seçiminde ise %1,5 oy yüzdesi oy kaybı yaşarken, ilimizdeki toplam oyu ise 1906’ya geriledi, 2 bin 482 oy yitirdi. Saadet Partisi oylarının büyük bir bölümünün AK Parti’ye yöneldiğini varsayarsak, gerek ülke geneli gerek Burdur ili seçim çevresinde Saadet Partisi’nin 7 Haziran ya da 1 Kasım seçimlerine benzer alacağı pozisyonun, sonuçların çok belirleyeceğini söyleyebiliriz. Kabaca; yerel anlamda Burdur’da Saadet Partisi 5 bin veya üzerinde oy alırsa, bundan en büyük zararı AK Parti görecek, ikinci vekilliği tehlikeye girecek, eğer Saadet Partisi yine % 2’lik dilimlere sıkışırsa AK Parti oylarını korumuş olacak.

HDP:

Ve; geniş içerikli siyasi partileri ele aldığımız araştırmamızın son bölümüne, Burdur’da her ne kadar siyasal ve sayısal ağırlığı bulunmasa da barajı geçip geçmeyeceği çok merak edilen Halkların Demokratik Partisi, HDP’ye… Ülke genelinde %10’luk bir ortalaması olan, hatta 7 Haziran’da % 13 oy alan HDP, Güneydoğu, Doğu Anadolu ve bazı büyükşehirlerde aldığı oy’un Burdur’da çok çok gerisinde oy alıyor. İlimizde 7 Haziran 2015’te % 1,5, 1 Kasım 2015’te ise binde 7’lik oy yüzdesi olan HDP’nin Burdur genelinde 7 Haziran’daki toplamda 2 bin 457 oyu, 1218 oy azalarak 1239’a geriledi.

İttifakların dışında kalan, %10 barajını geçme mücadelesi veren HDP’nin, Burdur’daki seçim sonuçlarını etkileme gücü hiç yok. HDP’nin Burdur’da yine 1500 ile 3 bin arasında bir oy alacağı öngörülebilir.

OYLAR NASIL HESAPLANACAK?

D’Hondt sistemi, Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt tarafından 1878’de tasarlanmış, nisbi temsil sistemidir. Türkiye’de 1961’den bu yana -1965 Millet Meclisi genel seçimi ile 1966 Millet Meclisi ara seçimi dışında- bütün milletvekili genel ve ara seçimlerinde D’Hondt sistemi uygulanmıştır; günümüzde de yürürlükte olan sistem budur.

Alınan oylar o ilin çıkartacağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar 1,2,3…diye bölünür.Bulunan rakamlar büyükten küçüğe sıralanır.Bu sıralamaya göre milletvekilliği kazananlar belirlenir.

24 Haziran’daki parlamento seçiminde ilk kez işleyecek olan ittifak sisteminde kazanan milletvekillerinin sayısı nasıl hesaplanacak? Milletvekili sayısı, adını Belçikalı hukukçu ve matematikçi Victor D’Hondt’tan alan “D’Hondt sistemi” ile hesaplanıyor.

Ancak bu seçimlerde siyasi partiler ittifak olarak seçimlere gireceği için, aynı ittifak içindekiler dahil hangi partinin kaç milletvekili alacağının hesabı da birkaç aşama halinde belirlenecek. İşte oyların hangi esas ve usüllere göre, nasıl sayılacağı ve partilerin kaç milletvekili alacağının nasıl hesaplanacağının yanıtları…

Önce oylar sayılacak, sonra milletvekillikleri dağıtılacak

Milletvekili sayısının belirlenmesinin öncesinde oyların sayımı aşaması var. Oyların sayımı aşamasında ilk adım her bir sandıktaki oy tasnifi. Sonrasında da ilçe ve il seçim kurullarında da yapılacaklar var. İlçe seçim kurullarında ittifak partilerinin, ittifakın ortak oylarından aldığı paylar, il seçim kurulundaki aşamada ise yurt dışı oylardan her bir partiye gelen pay ilave edilecek.

İlk aşama sandık kurulu

Oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından sandıklar açılacak ve oy sayımı başlayacak. Tasnif aşamasında “Cumhur İttifakı”, “Millet İttifakı”, partiler ve bağımsız adayların yanında her biri için açılan ayrı sütunlara yazılacak.

İlçe seçimi kurulunda ne yapılacak?

İlçe seçim kurulları da sandık tutanaklarını birleştirecek. Bunu da 1) siyasi partiler ile 2) bağımsız adayların her birinin aldıkları oy sayısını ve 3) ittifakların ortak oy sayısı ile 4) ortak oylardan gelen payı tespit ederek tutanağa geçirecek.

İttifak partilerinin oyları nasıl hesaplanıyor?

İttifak partileri için kullanılan oylar, ittifaktaki her bir partinin kendi oyu ile ittifakın ortak oylarından oluşuyor. İttifakın ortak oyları ise şu demek: Oy pusulasındaki “ittifak alanı”nda bulunan partilerden birine değil de bu alana basılan oylar geçerli sayılıyor ve ittifakın ortak oyları hanesine yazılıyor. Bu ortak oylardan ise, ittifak partilerine yasada belirtilen yönteme göre hesaplanan bir pay düşüyor. İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından aldığı pay ise ilçe seçim kurullarında sandık tutanaklarının birleştirilmesi sırasında hesaplanarak, partilerin kendi oylarına ekleniyor.

İttifak ortak oyları partiler arasında nasıl pay ediliyor?

İttifaktaki partilerin, ittifakın ortak oylarından alacağı pay ise şöyle hesaplanıyor: Önce ittifaktaki partinin tek başına aldığı oy, ittifak partilerinin toplam oyuna bölünüyor. Daha sonra elde edilen katsayı ittifakın ortak oyu ile çarpılıyor. Çıkan miktar ise o partinin, ittifakın ortak oylarından alacağı payı gösteriyor. İlçe seçim kurulu, sonuçları bu payları ekleyerek il seçim kuruluna gönderiyor.

Yurt dışından gelen oyların eklenmesi

İl seçim kurulunda ise yurt dışında ve gümrük kapılarında kullanılan oyların toplamından o ilde partilerin payına düşen miktar ekleniyor. İl seçim kurulu, ilçe seçim kurullarından gelen sonuçları, o ile gelen yurt dışı ve gümrük kapıları oylarıyla birleştirerek sonuca ulaşıyor.

Ve oyların sayımı tamamlandı. Şimdi ittifak dahilindeki ve haricindeki her bir parti ile bağımsız adayların o seçim çevresindeki toplam oy sayıları artık ortaya çıktı. Peki milletvekilliklerinin dağılımı nasıl hesaplanacak? İşte şimdi de bunun yanıtı.

Milletvekili sayısı nasıl belirleniyor?

Milletvekili dağılımının belirlendiği bu sistem 24 Haziran seçimlerinde iki aşamalı olarak işletilecek. Ancak bunun öncesinde sistemin nasıl işlediği şöyle açıklanabilir: Her bir partinin ve adayın aldığı toplam oy önce 1’e, sonra 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve bu şekilde devam ederek bölünüyor. Bu bölme işleminden elde edilen sayılar da o parti ve adayların karşısındaki sütunlara yazılıyor. Sonrasında ise bölme işleminden elde edilen bu sayıların en büyükten küçüğe doğru sıralarsanız, o seçim çevresinin milletvekili sayısını karşılayacak şekilde en yüksek sayı dilimlerine sahip parti ve adaylar seçilmiş sayılıyor. Partilerin ve ittifakların milletvekili çıkarabilmesi için yüzde 10’luk ülke barajını geçmiş olması gerekiyor.

Bir örnekle açıklayalım

Sistem şöyle işliyor: Diyelim ki, 3 milletvekili çıkaracak bir X seçim çevresinde seçime giren A Partisi 258.000, B Partisi 167.000, C Partisi 52.000 oy almış varsayalım. (Ve bu 3 partinin de ülke barajını geçtiğini varsayıyoruz) Her bir partinin oyları 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e ve devamla bölünecek. Yani A Partisi için: 258.000, 129.000, 86.000, 64.500, 51.600… B Partisi için: 167.000, 83.500, 55.666, 41.750, 33.400… C Partisi için: 52.000, 26.000, 17.333, 13000, 10.400… sayıları elde edilmiş olur. Varsaydığımız X seçim çevresinin 3 milletvekili bulunduğunu söylemiştik. Elde edilen bu sayıları büyükten küçüğe sıraladığımızda en yüksek üç rakamın (milletvekili sayısı bu olduğu için) A partisinin sütunundaki “258.000”in birinci sırada, B partisinin sütunundaki “167.000”in ikinci sırada ve yine A partisinin sütunundaki “129.000”in üçüncü sırada olduğu görürüz. Bu durumda X seçim çevresindeki 3 milletvekilinin 2’sini A partisi, 1’ini de B partisi kazanmış olur.

24 Haziran seçimlerinde iki aşama halinde uygulanacağını belirttiğimiz bu sistemin nasıl işleyeceğini görelim.

İttifaklar ve partiler arasındaki dağılım

2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’na göre sistem, tasnif aşamasında ittifak içindeki partileri diğer partiler ve bağımsızlar karşısında tek bir parti gibi denkleme sokuyor. Yani milletvekillikleri ilk aşamada ittifaklar ile diğer partiler ve milletvekilleri arasında, yukarıda anlatılan D’Hondt sistemiyle dağıtılıyor. Böylece bir seçim çevresinde hangi partinin ve hangi ittifakın ve hangi bağımsız adayın aldığı milletvekili belirlenmiş olur.

Milletvekillikleri ittifak partileri arasında nasıl dağıtılıyor?

İkinci aşamada ise ittifakı elde ettiği milletvekili sayısının ittifak partileri arasında bölüşümü gerçekleştiriliyor. D’Hondt sistemi burada ikinci kez işletiliyor ancak sadece ittifak dahilindeki partilerin arasında.

Yani ittifaktaki her bir partinin, ittifak ortak oylarından aldıkları paylarının da dahil edildiği toplam oyları, 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e, 5’e artarak bölünüyor. Ardından büyükten küçüğe doğru sıralanan bu rakamlara göre, ittifakın elde ettiği milletvekillikleri partiler arasında dağıtılıyor.

(DEVAM EDECEK) ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Kodlama : SadeMedia Interactive