BölgeÇevreManşetYARIŞLI GÖLÜ KURUDU MU?

4 hafta ago

Burdur’un da yer aldığı Göller Bölgesi’nde son zamanlarda gerek basında gerek sosyal medyada, çevre kaygılarının öne çıktığı haberler hiç te eksik olmuyor!..

İsminden de rahatça anlaşılabileceği gibi; bünyesinde pek çok göller bulunduğu için Batı Akdeniz coğrafyasında ‘Göller Bölgesi, Göller Yöresi”  adıyla tanımlanan, birçoğu ilimiz sınırları içerisinde bulunan göller, son yıllarda kuruma, çekilme tehlikeleriyle, su kayıplarıyla hep gündemde…

Geçtiğimiz Perşembe günü 19.09.2019 tarihinde Burdur Gölü’ndeki kurumaya dikkat çekmek amacıyla Burdur Belediyesi’nce düzenlenen Göl Festivali’nde Burdur Gölü’ndeki yok olma tehlikesi konuşuluyorken, hafta sonu bölge ve yerel gündemine Yarışlı Gölü’ndeki kuraklık da girdi…

Demirören Haber Ajansı’nın (DHA) Mehmet Çınar imzasıyla, kamuoyuna  servis ettiği Burdur’un Yeşilova ilçesi sınırları içerisindeki Yarışlı Köyü’nün tamamen kuruduğu haberi, geniş yankı buldu.

“Flamingoların bir gölü daha kurudu” başlıklı haberde;  “Türkiye’de başta flamingolar olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Göller Bölgesi, bu yıl, aşırı sıcak ve yağış azlığı nedeniyle Bayındır Gölü’nden sonra 16 kilometrekarelik Yarışlı Gölü’nü de kaybetti. Etrafında 50’nin üzerinde mermer ocağı bulunan Yarışlı Gölü tamamen kurudu.” ifadelerine yer verildi.

Bölge medyasında da yer bulan, Hürriyet Akdeniz’in dünkü sayısında “Göl Gitti, Çöl Kaldı” başlığıyla manşet’ten okurlarına aktardığı, internet sitelerinde ve sosyal medyada da büyük ilgi gören bu haberdeki iddialara, Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklamayla cevap verdi. Yarışlı Gölü’nün kuruduğuna dair iddialara, “göl tamamen kurumamış olup, mevsimsel olarak belirli bölgelerde kurumalar mevcuttur ancak bu bölgeler de tatlı su kaynaklarından beslenmektedir” denildi.

Türkiye’de başta flamingolar olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Göller Bölgesi, bu yıl, aşırı sıcak ve yağış azlığı nedeniyle Bayındır Gölü’nden sonra 16 kilo- metrekarelik Yarışlı Gölü’nü de kaybetti. Etrafında 50’nin üzerinde mermer ocağı bulunan Yarışlı Gölü tamamen kurudu.

Göller Yöresi’nin en önemli sulak alanlarından Burdur’a bağlı Yeşilova ilçesinde başta flamingolar olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Bayındır Gölü’nün (Akgöl) ardından bu kez Yarışlı Gölü de kurudu. Harmanlı, Yarışlı, Sazak, Kocapınar ve Düğer köyleri arasında genişliği 16 kilometrekare, derinliği bir dönem 4 metreye kadar çıkan karstik Yarışlı Gölü’nde, küçük bir ada da bulunuyor. Sodyum fosfat, sodyum klorür ve sodyum sülfat açısından zengin olduğu için suları acı olan göl tamamen kuruduktan sonra çöle dönüştü.

EN BÜYÜK NEDEN KÜRESEL ISINMA

Göller Bölgesi’nde başta lavanta olmak üzere, kekik, adaçayı, melisa üretimiyle bölgede su kaynaklarının korunması için susuz tarımı teşvik etmeye çalışan Lisinia Doğa Yaşam Alanı kurucusu Öztürk Sarıca, çocukluğunda derinliği neredeyse 4 metreye ulaşan Yarışlı Gölü’nün, son yıllardaki küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı ve aşırı sıcak havalar nedeniyle tamamen kuruduğunu söyledi.

FLAMİNGOLARIN GÖLLERİ BİR BİR KURUYOR

Göller Bölgesi’nde sulak alanların son yıllarda hızla yok olduğunu, 10’a yakın alanın kaybedildiğini belirten Öztürk Sarıca, “Özellikle flamingoların son dönemde kullanmaya başladığı alanlardan birisiydi. Akgöl’ün kuruması, Yarışlı Gölü’nün de kurumasıyla birlikte flamingoları artık sadece Burdur Gölü kenarında ve Acıgöl’de görmekteyiz. Özellikle küresel ısınma kaynaklı ve bu yıl anormal derecede yükselen hava sıcaklıkları ve yağış rejiminin çok düzensiz ve bölgenin ciddi anlamda yağış almıyor olması, sulak alanlarımızın hızla kurumasına sebep oluyor” diye konuştu.

ÇEVRE BASKISI

Çevre baskısının da önemli bir etken olduğuna işaret eden Sarıca, “Göller Bölgesi’ndeki büyükbaş hayvancılığın yoğunlaşarak devam etmesi, alternatif ürün modellerinin yaygınlaşmaması, küçükbaş hayvan ve susuz yetişen aromatik bitki üretiminin azlığı, ayrıca sulak alanlarımızın büyük kısmının etrafında yoğunlaşan mermer ocakları, tabi ki etrafa beyaz ışınların saçılmasıyla daha fazla ısıya sebep olmakta. Dolayısıyla bu da çevresel anlamda yağış rejimlerini olumsuz etkilemekte ve Göller Yöresi’nin özellikle önümüzdeki yıllarda çok daha az yağış alacağını ve çok daha ciddi kuraklık tehlikesi beklediğini gösteriyor” dedi.

GÖL ETRAFINDA 50’NİN ÜZERİNDE MERMER OCAĞI

Yarışlı Gölü etrafında 50’nin üzerinde mermer ocağı bulunduğuna da dikkat çeken Sarıca, mermer ocaklarının kesim sırasında su tüketimleri olmasının yanında daha ziyade çevresel ısının artışındaki etkilerinin çok fazla olduğunu söyledi. Sarıca,

“Doğanın tahrip olması buradaki su kaynaklarını da olumsuz etkiliyor. Tüm dünyada sulak alanlarda ve insanların etkileneceği alanlarda mermer ocakları açılmaması tercih edilir. Türkiye’de maalesef mermer ocakları özellikle sulak alanlar ve insanların çok ciddi etkileşimde bulunacağı alanlarda fazla miktarda açılıyor. Göl etrafındaki 50’nin üzerinde mermer ocağının, derelerin yönlerini değiştirmesi, çevresel ısının artması ve yeşilin tüketilmesi noktalarında olumsuz etkileri var” diye konuştu.

‘BÖYLE GİDERSE BURDUR GÖLÜ DE KAYBEDİLECEK’

Mermer ocaklarının oluşturduğu toz kümelerinin tarımı da ciddi anlamda etkilediğini anlatan Sarıca, “Bu da ister istemez insanları burada büyükbaş hayvancılığa mecbur bırakıyor ki, büyükbaş hayvancılıkta üretilen mısır ve yonca suların hızla tüketilmesine sebep oluyor. Önümüzdeki yıllarda küresel ısınmanın da bu şekilde devam edeceğini düşünürsek Göller Yöresi pek çok sulak alanını ve Burdur Gölü’nü kaybedecek. Sanayileşmiş ülkeler karbon salınımını azaltma noktasında verdikleri hiçbir sözü yerine getirmiyor. Dolayısıyla yerküremiz biraz daha ısınıyor ve Türkiye ve Göller Yöresi bundan nasibini fazlasıyla alıyor” dedi.

KARBON SALINIMI MİNİMUMA ÇEKİLMELİ

Sanayileşmiş ülkelerin karbon salınımlarını azaltmaları ve üzerine düşen görevleri yerine getirmiş olmaları durumunda hiç değilse bu durumun stabilize olabileceğini belirten Sarıca, şöyle konuştu:

“Doğanın birtakım kazanımları tekrar yerine konulabilir. Maalesef her geçen gün artan karbon salınımı, daha fazla küresel ısınma, bundan daha fazla nasibini almış bir Türkiye ve Göller Yöresi görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda içme suları konusunda ciddi anlamda ülkemizi ve Göller Bölgesi’ni tehlikeler bekliyor. Dünyanın bu hale gelmesinin en büyük sebebinin küresel ısınma, küresel ısınmada da en büyük problemin karbon salınımları, karbon salınımlarındaki en büyük pay sahibinin de sanayileşmiş ülkeler olduğunu biliyoruz. Karbon salınımlarını bir an evvel minimum noktaya çekmeleri gerekiyor.”

Yarışlı Gölü’nün kuruduğu iddiası 

Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü’nden açıklama:

“Yarışlı Gölü’nün tamamen kuruduğu iddiaları doğru değil. Mevsimsel kuruma var”

Burdur’un Yeşilova ilçesindeki Yarışlı Gölü’nün tamamen kurumadığı, mevsimsel olarak belirli bölgelerde kurumaların meydana geldiği bildirildi. Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğünce yapılan açıklamaya göre, Yarışlı Gölü’nün Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olarak 2016’da tescil edildiği aktarıldı.

Gölün bin 463 hektarlık alanda küçük ve sığ olmasına rağmen yıl boyunca ve göç dönemlerinde barındırdığı kuş çeşitliliğiyle önemli olduğu vurgulanan açıklamada, “Göl, çevresinde bulunan Kocaalan Deresi, Uyuzun Dere, Boztaş Dere, Suuçtuğu Dere gibi birçok sürekli ve mevsimsel tatlı su kaynaklarıyla beslenmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Yarışlı Gölü’nün mevsimsel göl özelliğinde olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Bazı haber metinlerinde iddia edildiği üzere göl tamamen kurumamış olup, mevsimsel olarak belirli bölgelerde kurumalar mevcuttur ancak bu bölgeler de tatlı su kaynaklarından beslenmektedir. Göçmen su kuşlarından flamingolar, angıt ve birçok ördek türü de sürüler halinde yoğun olarak bugün itibarıyla çekilen fotoğraflarda da görüleceği üzere gölde görsel şölen sunmaya devam etmektedir. Bu alan ve çevresinde tespit edilen 141 kuş türünün 80’i ötücü, 50’si su kuşu, 9’u gündüz, 1’i gece yırtıcısıdır. Gölün sığ olması, göl suyunun alkali ve tuzlu olması, ayrıca flamingoların besin kaynağını ihtiva etmesi sebebiyle yılın büyük bir bölümü gruplar halinde flamingolara ev sahipliği yapmaktadır. Kurumumuzca Yarışlı Gölü, Bakanlığımız mevzuatları ve Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği hükümlerine göre planlanmakta ve yönetilmektedir.”

Yarışlı Gölü’nün misafiri flamingolar görsel şölen sunmaya devam ediyor

Yerel gündemde konuşulan Yarışlı Gölü hakkında bir bilgilendirme açıklaması da Burdur Valiliği internet sitesinden geldi. Yarışlı Gölü’ndeki flamingo fotoğraflarına da yer verilen açıklama şöyle:

“Göller Bölgesi’nin en önemli sulak alanlarına sahip olan Burdur’da büyüklüğü 1.463 ha gibi küçük ve sığ bir göl olmasına rağmen biyolojik çeşitliliği, tüm yıl boyunca ve göç dönemlerinde barındırdığı kuş çeşitliliği ile dikkat çeken Yarışlı Gölü flamingolara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Yarışlı Gölü sığ olması, göl suyunun alkali ve tuzlu olması, ayrıca flamingoların besin kaynağını ihtiva etmesi sebebiyle yılın büyük bir bölümü gruplar halinde flamingolar için uygun ortam oluşturuyor.

Mevsimsel olarak belirli bölgelerde kurumalar mevcut olan Yarışlı Gölü’nde, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından 20 Eylül 2019 Cuma günü yapılan çekimlerde göçmen su kuşlarından flamingolar, angıt ve birçok ördek türü de sürüler halinde görülmüştür. Kuş popülasyonu açısından zengin bir çeşitliliğinin bulunduğu Burdur’da, Türkiye’de bugüne kadar tespit edilen 487 kuş türünden 281’i görülmüş olup, bunlardan 141 kuş türü Yarışlı Gölü ve çevresinde belirlenmiştir. Bugün itibariyle çekilen fotoğraflarda da görüleceği üzere flamingoların görsel şölen sunduğu Yarışlı Gölü göçmen kuşlara ev sahipliği yapmaya devam ediyor.”

Kodlama : SadeMedia Interactive