ÇevreGündemManşetVatandaşımızın bize gösterdiği sabır, tolerans ve iş birliği ile; ‘HEDEFLERİMİZE KOŞUYORUZ’

1 hafta ago
  • Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetemize verdiği özel röportajda;  Belediye çalışmalarını değerlendirdi.
  • 31 Mart 2019 yerel seçimlerinden sonraki altı aylık süreçte belediye icraatlarını gazetemiz muhabirleri Filiz Eryılmaz ve M. Fatih Başcı’ya özetleyen Başkan Ercengiz, Yukarı Pazar’daki çalışmaları, kent içindeki trafik akışını, trafikle ilgili hazırlıklarını yaptıkları yeni düzenlemeleri, sürdürülen alt yapı çalışmalarını, Otogar tadilatını, Bedesten Çarşı’da başlayan onarımları ve Göl Festivali’ni değerlendirdi.
  • Vatandaşlardan aldıkları desteğin halen güçlü bir şekilde devam ettiğini belirten Başkan Ercengiz, “Huzur kenti olan Burdur’da bizim hedeflerimize koştuğumuzu söyleyebilirim. Vatandaşımızın bize gösterdiği sabır, tolerans ve iş birliği için daha büyük teşekkür ederim. Halkın desteği daha çok azmimizi artırıyor, bu bize verdikleri güvenle, inşallah Burdur için daha güzel işler yapacağız” diye konuştu.
  • Son altı ay içersinde öne çıkan Belediye çalışmalarını anlatan Başkan Ercengiz’in beyanatlarında öne çıkan pasajlar şöyle:

YUKARI PAZAR’IN ÇEHRESİ DEĞİŞECEK’

Yukarı Pazar bizden önceki dönemde cephe yenileme, cephe iyileştirme çalışmaları ile başlatılan ve bir cazibe merkezi haline dönüştürülmeye çalışılan bir projenin devamında biz de Yukarı Pazar‘ın fiziksel koşullarının en azından yürüme, taşıt trafiği yollarını yeniden düzenlemeye çalışıyoruz.

YAYA TRAFİĞİ

Çünkü; her zaman altını çizerek ifade ettiğim gibi, ticaret yürüyerek yapılıyor, yani taşıtın içerisinden ticaret yok. Onun için vatandaşımızın özellikle Burdur dışından gelen ziyaretçilerimizin Burdur’u tanıyıp, Burdur’dan alış-veriş edebilmesi için bir kere her şeyden önce düzgün güvenli yolları olmalı, düzgün yolları olmalı. Bu 7 yaşındaki çocuktan, 75 yaşındaki teyzeye kadar en sağlıklı bireyimizden, ağır engelli yurttaşımıza kadar, yani biz bu olanağı yurttaşımıza sağlamak zorundayız. Zaten geçmiş beş yıl içerisinde kentin birçok bölümünde kaldırım yenileme çalışmaları yaptık. Avrupa, dünya standardında, engelli yönetmeliğine uygun hale getirmeye çalıştık. Yukarı Pazar’da da bunu yapmaya çalışıyoruz ki; vatandaşımız, taşıt trafiğinden arındırılmış Yukarı Pazar’da gönül rahatlığıyla alış-veriş edebilsin. Yani derdimiz bu. Tabi esnafımızla da istişare halindeyiz. Seçimden önce biz onlara söz vermiştik. ‘2019-2024 döneminde Uzun Çarşı’nın, Yukarı Pazar’ın canlanması için fiziki alt yapıyı sizler için hazırlayacağız’ demiştik. Bundan sonrası  esnaf arkadaşlarımıza kalıyor. Esnaflarımızın gece-gündüz işletebileceği, aydınlanmış sokakları yaratarak, en azından iklim koşullarının elverdiği ölçüde kış aylarında da hizmet üretebilen dükkânların Burdur halkına ve Burdur dışardan gelen misafirlerimize hizmet üretebilmesini sağlayacağız, niyetimiz bu…

‘Burdur, sadece Gazi Caddesi’nden ibaret değil’

Her yıl ortalama 1500 yeni araç Burdur kent merkezi içine trafiğe katılıyor. 1500 yeni araç katılımı da yeni parklaşma alan- ları ile yeni alternatif güzergâhları yaratma zorunluluğunu getiriyor. Burdur’u sadece Gazi Caddesi’nden ibaret düşünmemek lâzım.

Biz özellikle İbrahim Zeki Burdurlu Caddesi’nde yaptığımız yatırımlar hem cadde cazibesini artırmak, hem de yeni bir bulvarın, daha doğrusu var olan bulvarın düzenli bir hale getirilmesini sağlayıp, hem ışıklandırılması, hem kaldırımı, hem yol, hemde yaya güvenliği konusundaki yaptığımız çalışmada alternatif bir yol güzergâhı olarak Burdur’un en batısından Atatürk Mahallesi’nden, en doğusundaki Organize Sanayi Bölgesine kadar neredeyse kesintisiz gidebileceği alternatif yol güzergâhını rahatlattık.

‘Otopark kültürünü geliştirmeliyiz’

Tabi trafik’teki ana sorun Gazi Caddesi ve Salı Pazarı bölgemizde. Burada iki şeye dikkat çekmek isti- yorum. Birincisi fiziki yetersizlikler, ikincisi vatandaşımızın alışkanlıkları. Biz fiziki yetersizlikleri değiştirmek için elimizden geleni yapacağız, ama vatandaşımızdan istediğimizde bazı alışkanlıklarını değiştirmeleri. Yani araç otopark kültürünü, aracımızı otoparkta park edebilme kültürünü mutlaka hepimiz kazanmak zorundayız.

‘Daha akışkan bir trafik’

Yeni bir çalışma içerisindeyiz. Yine Pamukkale Üniversitesi‘nin çok kıymetli hocaları ile trafik, toplu taşıma ve bisiklet yollarının düzenlenmesi ile ilgili ön projenin hazırlanmasının protokolünü gerçekleştireceğiz. Yani Burdur’da şunları yapmamız lâzım bizim. Birincisi akışkan trafiğin sağlanabildiği dinamik kavşak uygulamalarının sınırlarının genişletilmesi, ikincisi kent merkezinde otopark olarak kullanılabilecek alanların yeniden düzenlenmesi gerekirse kamulaştırılması gerekenlerin kamulaştırılması, üçüncüsü de özellikle son dönemde artan öğrenci sayımıza bağlı olarak toplu taşımanın mutlaka bir plan çerçevesinde yapılarak hem hizmet sunucularının, hem de hizmet alanların memnuniyetini yükseltmemiz gerekiyordu. Onun için de bu protokolü imzalayıp Pamukkale Üniversitesi’nin yine kentimizde birkaç ay çalışıp bize bir rapor sunması, rapor neticesinde bazı değişikliklerin yapılması gündeme gelecek.

Tek yön olup olmayacağına onlar karar verecekler, ama bize bir değerlendirme yapacaklar. Gazi Caddesi’nin tek yön olması Adliye Caddesi’nin yükünü iki kat arttıracak, bugünün koşullarında. Şu anda bile Gazi Cad- desi alternatifi Adliye Caddesi’nden batı’ya giderken çoğu zaman sıkıntı yaşıyor. Bizim şunu yapmamız gerekiyor. Kent merkezindeki taşıt trafiğini kent içi hız sınırlarına taşımak ve mümkün olduğu kadar da sağa park etmelerin önüne geçmek. Biz bunu başarabilirsek, ancak kent içi trafiği rahatlatırız. Vatandaşımız cadde üzerine sabah bırakıp akşam alıyor aracını. Allah korusun, eğer bir yakınının başına bir iş gelse, o ambulans oradan geçemezse bu işten en az bizim kadar aracını oraya park eden arkadaş da sorumlu.

Gazi Caddesi, Cumhuriyet Meydanı’ndan, Köprübaşı’na kadar 650 metre. Otoparkımız 200 metre Meydana, 400 metrede Köprübaşı’na mesafede ve haftanın en yoğun günü Pazartesi ve Salı olmasına rağmen bugünlerde bile biz otoparkımızı tam dolduramıyoruz. Yani vatandaşımızın bu konuda biraz bize yardımcı olması gerekiyor. Türkiye’nin en ucuz otoparkını kullanıyor vatandaşımız. Amacımız para kazanmak, ticaret yapmak değil, sadece vatandaşımıza hizmet etmek olduğu için otoparkımızın daha çok kullanılmasını istiyoruz.

Alt yapı çalışmaları, Yağmur Suyu Drenaj hatları

Alt yapı çalışmalarımıza gelirsek, biz Yağmur Suyu Drenaj hattımızı, Emek Ma- hallesi ve kısmen Fevzi Çakmak Mahallesi’nde iyi bir noktaya getirdik. Belki Burdur, bizimle birlikte bunu belki bir övünç olarak söyleyebilirim, çünkü; bunlar çok önemli şeyler bir defa yapılıp bundan sonra geri bakılmayacak işler.

Yağmur Suyu Drenaj hattında çok iyi noktalara getirdik kentimizi.

Özellikle sorunlu bölgelerden başlayarak, İstasyon Caddesi, İstasyonun önü, Armağan İlci, İsmet İnönü Bulvarları, Atatürk Caddesi oldukça sorunluydu. Bağlar Ma- hallesi ve Havaalanı Caddesi her yağmurlu havada vatandaşımızın yüreği ağzına geldiği bir yerdi, şimdi yağmurdan haberleri olmuyor diyebiliriz. Kısmen Özgür Mahallesi’nin bir bölümü ve şimdi de Fevzi Çakmak mahallesinin bir bölümünü tamamlayıp Emek Mahallesine geçtik.

Bunu öncelikle ana arterlerde yapıyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz ay Meclis’te içme suyu ve kanalizasyon alt yapı projelendirme çalışmaları ile ilgili bir yetki aldık. İller Bankasıyla da, içme suyu ve kanalizasyon alt yapılarının rehabilitasyonu ve yenilenmesi ile yeni alanlara taşınması ile ilgili bir pro- je çalışmasının da önünü açıyoruz, başlatacağız. İçme suyunda artık arıtmamızın, Arıtma Yumuşatma Tesisimizin bize teslim edilmesini bekleyeceğiz o noktaya geldik. Beş bin metre küplük yeni depomuz Atatürk Mahallesi’nde yapılmakta.

Katı Atık Bertaraf Tesisi

Katı Atık Bertaraf Tesisi her geçen gün daha etkin ve kentimizin evsel atıklarının yanı sıra, hayvansal atıkları da değerlendirebilen ve ayrıştırma tesisi ile çevreye duyarlı, geri dönüşümde sıfır atık projesi ile gerekirse kaynağında ayrıştırmayı da ilave ederek hem ülke ekonomisine katkı verecek hem de kentimiz her türlü evsel ve evsel olmayan atıklardan kurtaracak bir sistemi kuruyoruz. Yap-İşlet-Devret modeli ile başladık, ama ünite, ünite ederek gidiyoruz.

Zaten iddiamızda şu; bunun altını da çizelim Türkiye’nin en modern entegre tesisini Burdur’a kazandırdık. Bu yaz hiç çöp yanmadı. Çöp yangını duymadık, çöp’ten koku gelmedi.

Üstüne üstelik o zehirli buharlardan olumsuz etkilenmedik. Artık Burdur’un çöp sorunu çözüldü. Tabi bu proje zaman zaman siyasete polemik konusu oluyor, ama şöyle net bir tavır sergileyelim, emeği geçen herkese teşekkür edelim bunu da polemik konusu yapmaktan artık çıkartalım. Yani önemli olan sonuç biz sonuca bakıyoruz. Sonuçta bunun yapılmış olması. Biz Burdur’u seviyoruz ve Burdur için çalışılması taraftarıyız. İnşallah uzun yıllar Burdur’a hizmet edecek iyi bir çalışma olduğunu düşünüyorum.

Otogar yenilendi

Biz aslında Burdur Otogar’da da iyi bir sınav verdik. Biraz meşakkatli bir süreç yaşadık, hak etmediğimiz eleştiriler aldık, ama neticede biz orayı şu anda uzun yıllar Burdur’a hizmet edebilecek özellikli bir yapı haline döndürdük.

Gerek işlevsel hale dönüştürülmesi, yalıtımının ve Garaj içerisindeki bazı fonksiyonların değiştirilmesi neticesinde artık Otogar’la ilgili bir polemik kalmadı. Aynı şeyi Bedesten Çarşıda da yapıyoruz. Çok şükür şöyle güzel bir söz de işi- tiyoruz. ‘Ya tamam bunlar başladıysa düzgün yapar, düzgün olur’ gibi bir imaj oluştu vatandaşımızda.

Biz de buna layık olmak için ince eleyip sık dokuyoruz. Kont- rol teşkilatımız, teknik personelimiz neredeyse iş olduğu sürece orada yatacaklar. Böyle bir talimat verildi onlara. Hiçbir şeyi eksik istemiyoruz. Hiçbir şeyin bir daha dö- nülüp yeniden ya- pılmasını istemiyoruz. Farklı bir fonk- siyon daha kazandırdık çatı ile birlikte…

Bedesten Çarşı’da da onarıma başladık

Bedesten Çarşısı’nın ortasına bir ‘kapalı çarşı’ mantığıyla kafeterya yaparak, vatandaşın ikinci buluşma noktasını oluşturuyoruz orada. Güzel bir nokta haline gelecek orası. Yazın sıcaktan, kışın da yağmurdan, kardan, rüzgârdan koruyacak bir kapalı mekân haline geldi orası. Şunu da sağlayacak, esnafın bir biriyle olan iç iletişiminin, yani sonuçta dış cephelerin kullanılmadığı kış aylarında iç cephede buluşma için çok güzel bir fırsat olacak.

Yani Bedesten Çarşı’nın niteliğine yakışır bir hamle olduğunu düşünüyorum ve inşallah en geç bir ay içerisinde de yani normalde Ekim ayı sonu bizim sözleşmemiz, bu şekilde ama arkadaşlarımız titiz ve hızlı çalışıyorlar, öncesinde teslim alabilme ihtimalimiz var.

Önümüzdeki yıl o büyük alanla ilgili de bir planımız var. O alanı iyi bir donatı alanı haline döndüreceğiz. Oraya bazı fonksiyonlar yüklemeyi düşünüyoruz. Bu benim kişisel düşüncem, ama biz orayı takı tasarımcıları, evinde makarna salça üreten ablaları, incik boncuk yapan kadınlarımızı, zaman zaman da organik üretim yapanların bir ‘organik pazar’ ola- rak çok yüksek olmayan kapalı bir alanla imkân vermeyi planlıyoruz, oraya farklı bir hareket getirebilmek için.

Göl Festivali verimli geçti

 Göl Festivalinin bu sene artıları biraz daha fazlaydı. Bu yıl içerisinde kültür sanat spor tam bir festival havasında geçti. Bir ta- rafta judo turnuvası yapılırken, bir tarafta yamaç paraşütçü arkadaşlarımız gösterisini yaptı. Bir yerde resim sanat sergileri açılırken bir yerde konserler, sanat etkinlikleri icra edildi. Bir yanda da vermek istediğimiz, duyurmak istediğimiz mesajı büyük kitlelere ulaştırmaya çalıştık, tabiki basın aracılığıyla…

HALKIN DESTEĞİYLE HEDEFLERİMİZE KOŞUYORUZ

Huzur kenti olan Burdur’da bizim hedeflerimize koştuğumuzu söyleyebilirim. Vatandaşımızın bize gösterdiği sabır, tolerans ve iş birliği için daha büyük teşekkür ederim. Ama bizim iyi niyetimizin farkında olduklarını biliyorum. Biz Yukarı Pazar’da bu çalışmayı yaparken dükkânının toz olduğunu, yağmur yakarken çamurun içeriye girdiğini, dükkânında kot farklarından dolayı bir basamak çıktığını, ama tüm bunlara rağmen kızmadan bize her noktasında destek olduğunu görüyorum. Ben teşekkür ediyorum Burdur’umuza. Daha çok azmimizi artırıyor, bu bize verdikleri güven. İnşallah Burdur için daha güzel işler yapacağız.

Kodlama : SadeMedia Interactive