Vatan Partisi Burdur İl Başkanlığı, ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelemesine tepki gösterdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan partililer adına açıklamada yapan Isparta İl Başkanı Bilal Şimşir, Joe Biden’ın başlattığı Türkiye düşmanı saldırgan politikalarına yenisini eklediğini söyledi.

Şimşir’in açıklaması şöyle: “

Değerli Burdurlular, Türkiye’ye yönelik emperyalist saldırı aracı olan Ermeni Soykırımı yalanları gene gündeme düştü. Amerikan Başkanı Baydın, koltuğa oturmadan başlattığı Türkiye düşmanı saldırgan politikalarına yenisini ekledi. Uluslararası emperyalist bir yalan olan sözde Ermeni Soykırımı’nı tanıdığını ilan etti. Bu emperyalist küstahlığa Vatan Partisi olarak 81 ilde eylemli olarak cevap veriyoruz.

ABD, Türkiye’ye karşı hücum borusunu öttürmüştür.

Türkiye’yi dört bir tarafından kuşatan ABD üsleri ve silah yığınağıyla birlikte değerlendirdiğimiz zaman, Baydın’ın hücum borusunun boyutları hakkında gerçekçi saptamalarda bulunabiliriz.

Bugün ABD; Karadeniz’de Gürcistan, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan’daki askerî üsleriyle, Ege ve Doğu Akdeniz’de Dedeağaç, Kavala, Selanik, Larissa, Stefanoviç’den Girit’e kadar Yunanistan’daki üsleriyle, Güney Kıbrıs Rum kesimindeki askerî yığınağıyla ve Suriye ile Irak’ın kuzeyindeki üsleriyle namlularını Türkiye’ye ve bütün Asya’ya yöneltmiş bulunuyor.

Ermeni Soykırımı yalanları ve Baydın’ın açıklamaları işte bu harita içinde değerlendirilmelidir. Açıkça görüldüğü üzere ABD, Asya’yı hedef alan stratejisini Türkiye’den başlatmayı planlamaktadır.

Türkiye’yi yönetenler, Türk hükümeti, Türk devleti ABD’ye direnme konusunda bocalamalar, yalpalamalar içerisinde; lafla peynir gemisi yürütmeye çabalıyor. Bu haritayı Türkiye yönetimi galiba görmüyor, görmek istemiyor. Aslında Türk ordusu çok güçlü, direnme yeteneği çok yüksek. Bu gerçeği görmüyorlar.

Bu hücum borusu, Biden’ın daha başkan seçilmeden ilan ettiği Tayyip Erdoğan yönetimini devirme eylemi için de bir işaret fişeğidir. Türkiye’deki Biden tayfasının bir süredir Türkiye hükümetine karşı yoğunlaştırdığı karalama ve kışkırtma kampanyasıyla birlikte ele alınırsa, karşılaştığımız tehdidin iç cephesini de görmüş oluruz.

Biden, denetim altında tuttuğu Atlantik ülkelerini de Türkiye ve Asya düşmanlığında birleştirme gayreti içindedir. Asya’ya yönelik tehditler, “Ermeni soykırımı”, “Ukrayna soykırımı” ve “Uygur soykırımı” türünden yalanlarla “insan hakları” perdesi altına gizlenmektedir.

ABD, yenilen ve inişe geçen emperyalisttir. Tek dişi kalmış canavardır. ABD’nin silahlı gücünü dengeleyen silahlı kuvvetler vardır ve Dolar saltanatı çökmektedir.

2014 baharında Vatan Partisi’nin Silivri duvarlarını yıkmasından bu yana Türkiye’nin ABD’nin üzerimize sürdüğü piyonlara karşı silahlı başarıları, PKK’nın hendeklere gömülmesi, FETÖ Gladyosunun ezilmesi, ABD-İsrail Koridorunun yarılması, İkinci İsrail planının bozulması, Karabağ’ın işgalden kurtarılması, ABD’nin yenilgisini gösteren son örneklerdir. Türkiye, Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan cephede, Rusya, Azerbaycan, İran, Irak, Suriye ve Libya ile işbirliği yaparak ABD’nin baskı ve tehditlerini bozguna uğratmıştır.

ERMENİ SOYKIRIMI YALANINI AİHM KARARLARIYLA TARİHE GÖMDÜK

Türkiye’ye yönelik emperyalist saldırı aracı olan Ermeni Soykırımı yalanlarını, AİHM’de görülen Perinçek-İsviçre ve Ali Mercan-İsviçre davalarında alınan kararlarla hukuk düzleminde bitirdik. Vatan Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek’in önderliğinde yürütülen on yıllık mücadele sonucunda AİHM, 1915 olaylarının Yahudi soykırımıyla aynı sınıflama içinde bulunmadığını karara bağlamış ve uluslararası yargıda içtihat oluşturmuştur. AİHM bu içtihadını daha sonraki çeşitli soykırım iddialı davalarda yinelemektedir.  AİHM içtihadına göre, Mahkeme kararı yoksa soykırım yoktur. Hiçbir devlet başkanının, parlamentonun veya belediyenin soykırıma hükmetme yetkisi yoktur.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL SEKRETERLİĞİNİN BIDEN’A OKKALI TOKADI

Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği de üç gün önce yaptığı açıklamada, Doğu Perinçek’in tezlerini kabul ederek, Biden’a okkalı bir tokat indirmiştir. BM Genel Sekreteri Sözcüsü, Baydın’ın Ermeni soykırımını tanıması kararına ilişkin bir soru üzerine, “yargı hükmü olmadan soykırım saptamasında bulunulamayacağını” dünya kamuoyuna açıklamıştır.

TÜRKİYE’YE ABD’DEN KORKMAYAN HÜKÜMET GEREKLİ

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, tarihî bir sorumluluk içindedir. Artık Türkiye, ABD’den korkan hükümetlerle yönetilemez. Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan cephede doğru strateji kurmak, kararlı ve eylemli tavır almak, şahsi kaygılardan kurtulmak, ABD tehdidine eylemli yanıt vermek, tarihsel görevdir.

Türkiye, ABD’den korkmayan hükümetini kuracaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın omuzlarında bu tarihsel sorumluluk bulunuyor.

Türkiye, karşılaştığı güvenlik sorunlarını 2015 yılından bu yana Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Polisimizin silahıyla çözüyor. Ve şimdi Üretim Devrimi önümüzdeki zorunlu atılımdır.

Bu koşullarda güvenlikte ve üretimde devrimci kararlara önderlik edecek bir hükümet kurmak, Türkiye’nin önündeki temel meseledir

Türkiye, ABD’nin sözde Ermeni Soykırımını tanımasına 4 maddede özetlenen şekilde eylemli cevap vermelidir.

  1. İncirlik Üssü, derhal Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tam kontrolüne alınmalıdır. ABD askerleri 15 gün içerisinde ülkelerine gönderilmelidir.
  2. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte Kırım ve Abhazya’nın tanınması için Rusya, İran ve Azerbaycan ile diplomatik temaslar başlatılmalıdır. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin’in Altılı Platform önerisine KKTC ve Abhazya da dâhil edilmelidir.
  3. PKK’yı sınır ötesinde bitirmek için, Suriye Arap Cumhuriyeti ile askerî işbirliği dâhil her konuda eylem için derhal harekete geçilmelidir.
  4. HDP derhal kapatılmalıdır. Anayasa Mahkemesi, PKK’nın kolu ve bacağı olan örgüte karşı yargı sürecini uzatmamalı, Türkiye’nin karşılaştığı tehditlere uygun olarak hızla karar almalıdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”