ÇevreİlçeManşetSağlıkVali Yılmaz’dan LİSİNİA gezisinde; ‘Katma değer’ vurgusu

3 sene ago

Burdur merkezde göl’ün karşısında Karakent köyü yakınlarında kurulan Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi, geliştirdiği ve çeşitlendirdirdiği projelerle adından sıkça söz ettirmeye, medyanın ilgi odağı olmaya devam ediyor. Lisinia, doğa ve çevre konularının yanısıra adeta Burdur’un önde gelen tanıtım unsurlarından, değerlerinden biri haline geldi.

Önceki gün Lisina Doğa Alanı, Vali Şerif Yılmaz’ın da gündemindeydi… Cuma günü öğleden sonra mesaisini Lisinia gezisine ayrına Vali Yılmaz, ‘Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti.

Lisinia’da incelemelerde bulunan Vali Yılmaz, Lisinia Yaban Hayatı Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi kurucusu, sahibi doğa gönüllüsü Veteriner Hekim Öztürk Sarıca’dan yaptığı çalışmalar ve proje alanıyla ilgili bilgi aldı. Lisinia Alanını gezen Vali Yılmaz ziyaretin sonunda Lisinia’da tedavisi tamamlanarak rehabilite edilen şahin, leylek ve pelikanları doğal yaşamlarına saldı.

Lisinia ziyaretinde Vali Yılmaz’a, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Tayfun Dündar, İl Emniyet Müdürü Saim Akpınar, İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Bağcı, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Servet Olpak, Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürü Adnan Yılmaztürk,  Defterdar Sedat Ayyıldız, Orman İşletme Müdürü Celal Korkmaz ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ş. Fırat Erkal, Doğa Koruma ve Milli Parklar Burdur Şube Müdürü Tamer Yılmaz eşlik etti.

Lisinia kurucusu Öztürk Sarıca ilk olarak, proje alanı içerisinde gerçekleştirdiği lavanta ve ardıç yağlarının üretimi hakkında Vali Yılmaz’a bilgi verdi. Üretim ve aşamaları ile ilgili bilgi alan Vali Yılmaz, daha sonra adaçayı balı ve lavanta balının tadına baktı.

Vali Yılmaz Lisinia ziyaretinde basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, önemli mesajlar verdi. Üretime değinen, katma değeri yüksek ürünler üretmemiz gerektiğini vurgulayan Vali Yılmaz, Lisinia’da hayata geçen tıbbi aramotik bitkilere üretiminin bu nedenle büyük önem taşıdığının altını çizdi.

Vali Yılmaz Lisinia’da yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bugün Temmuz-Ağustos aylarında hasadını gerçekleştirdiğimiz Tıbbi Aromatik bitkilerin, işlenerek yağının çıkarıldığı tesisteyiz.  Özellikle bölgemizde yaygınlaşmasını istediğimiz ve düşündüğümüz, ülke ekonomisi ile beraber ilimiz ekonomisine de büyük katı sağlayacak olan tıbbi aromatik bitkilerin, ilimizde yaygınlaşmasında öncülük eden kuruluşlarımızdan Lisinia’dayız.

Burada, özellikle bölgeye örnek olacak ve yeni üretim çeşitlerini de gösterecek şekilde arkadaşlarımız uzun süreden beri bu işin içinde emek vermişler, sonuçlarını görerek, ürettikleri ürünlerin ne anlama geldiğini de anlayarak çalışmalarını devam ettiriyorlar.

Biz sanayileşmeye yeni geçen bir ülkeyiz, henüz sanayileştiğimizi tam söyleyemeyiz ama sanayileşme ile beraber artık bilgi çağına ulaştık ve bilgi çağına ulaşmak için

 

bir takım çalışmalar yapmamız gerekiyor. Her zaman söylüyorum, bizim ürettiğimiz ürünlerin bir kamyon sattığımız malın karşılığında bir tane cep telefonu alabiliyoruz. Bir kamyon üretip sattığımız lavanta karşılığında belki bir şişe parfüm alıyoruz. İşte bu katma değeri ülkede bırakacak olan çalışmalara öncelik vermemiz gerekiyor. Doğal olması itibariyle de ilimizin iklimine uygun olması itibariylede tıbbi aromatik bitkilere öncelik verilmesi gerekiyor. Bizim şu an itibariyle gerek ilaç sanayisinde gerek parfüm sanayisinde ithalatımız çok yüksek, bunun önüne geçilmesi için de bu alanda çalışan arkadaşlarımızın desteklenmesi gerekiyor. Belli bitkiler değil, tıbbi ve aromatik bitkiler ve diğer alanlarda da bölge iklimine uygun hangi ürünler varsa yaygınlaşması gerekiyor.

Tabiiki bizim burada tıbbi aromatik bitkilerin ayrı bir özelliği var. Bildiğiniz gibi, sadece Burdur’da değil,  Türkiye’nin diğer illerinde de yer altı sularında meydana gelen azalmadan dolayı ki bizim mevcut göllerimiz var ve yer altı sularının azalması ile beraber göllerimizdeki su miktarında da düşüşler meydana geliyor. Bunun kurtarılması ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Göl sularının korunması için çalışmalar yapılıyor ancak bu çalışmalara alternatiflerden bir tanesi de tıbbi aromatik bitkilerdir. Tıbbi aromatik bitkiler özellikle su kullanılmadan üretim yapılan bitki türleri olması, erozyonu önleyecek olan çalışmalardan bir tanesi olması nedeniyle de ilimiz için büyük önemi var, o açıdan da önemsememiz gerekiyor. Öztürk bey ve gönüllü olarak çalışan yurtiçi ve yurtdışından gelen arkadaşlarımızı da tebrik ediyorum tıbbi ve aromatik bitkilerle ilgili yaptıkları çalışmalardan dolayı.

Ayrıca bildiğiniz gibi ;Expo 2016 Antalya’da ilimizle ilgili oluşturduğumuz bahçe aslında Lisinia’dan esinlenerek oluşturulmuş bir bahçe, geçen gün Expo’nun kapanış töreninde Arkadaşlarımız bizler adına gittiler ve orada üçüncülük ödülünü aldılar. Yetkililerin ve çoğu kimsenin de ifade ettiği gibi Expo 2016 Antalya’da en anlamlı tema ve bu temayı öne çıkaran projenin burdur bahçesi olduğunu arkadaşlarımız da ifade ettiler, üçüncülük ödülümüzü de ilimize kazandırdılar. Biz 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla ödül törenine katılamamıştık, Öztürk Bey ve Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürmüz Fırat Bey bizim adımıza ödülleri aldılar. Ben emeği geçen tüm kurumlarımıza, Lisina Projesinin sahibi Öztürk Beye, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğümüze, İl Özel İdaremize teşekkür ediyorum.”

Vali Yılmaz, basın mensuplarına yaptığı değerlendirmenin ardından Lisinia proje sahasını gezdi. Lisinia projesi hakkında Vali Yılmaz’a bilgi veren Veteriner Hekim Öztürk Sarıca,  Lisinia Projesi’nin alt projeleri olan kanserle mücadele ve Burdur Gölü’nün kurtarılmasına yönelik çalışma ve projeler hakkında da Vali Yılmaz’ı bilgilendirdi.

Lisinia ziyaretinin son bölümünde Vali Yılmaz tedavisi tamamlanan yaban Hayvanlarının doğal yaşam alanlarına salımını gerçekleştirdi. Lisinia içerisinde yaban hayvanlarının tedavi edildiği rehabilitasyon alanını gezen Vali Yılmaz’a, Öztürk Sarıca tarafından hayvanlar hakkında bilgi verildi. Hayvanların çoğunun avcılar tarafından vurularak yaralandığını ifade eden Veteriner Hekim Öztürk Sarıca, merkezde 50’nin üzerinde doğaya salınamayacak yaban hayvanlarının bulunduğunu dile getirdi.  Vali Yılmaz daha sonra, 7 şahin ve 1 leyleği  Veteriner Hekim Öztürk Sarıca ile birlikte doğaya bıraktı.

Vali Yılmaz daha sonra Burdur Gölü kıyısına inerek, tedavisi tamamlanan 2 pelikanı, Öztürk Sarıca ile birlikte doğal yaşam alanlarına bıraktı.

Vali Yılmaz avcıları uyardı

Vali Yılmaz yaralanan yaban hayvanların rehabilite edilmesiyle ilgili yaptığı açıklamada avcılara uyarılarda bulundu. Doğayı en  çok avcıların  koruması gerektiğini işaret eden Vali Yılmaz, “Bugün saldığımız hayvanların büyük çoğunluğu yanlış avlanmadan kaynaklanan yaralı hayvanların tekrar tedavi edilip, doğaya salınmasıdır. Buradan avcılara da bir mesaj vermek istiyorum, ben kendim de bir avcıyım. Avlanacak olan hayvanlar belli, avlanma zamanları da belli,  avlanma limitleri belli, avlanma şartları dahilinde avlansınlar ama doğaya zarar vermesinler. Bugün avlanması yasak olan hayvanların ne hale geldiğini gördük. Doğayı en fazla koruması gerekenlerin avcılar olduğunu tekrar ifade ediyorum.  Arkadaşlarımızın uzun süre tedavi ettikleri var, tedavi edilip doğaya salınamayacak olanlarda var, doğal ortamlarını bozmamamız gerekiyor, doğal yaşamı bozmayalım, bozduğumuz takdirde yarın avlanacak hayvan da bulamayız. Özellikle şu anda av sezonundayız, dikkat etmelerini, kurallara uymayanlar varsa yasal işlemlerinin yapıldığını ve yapılacağını bilmeleri gerekiyor. Bugün saldığımız leylek, şahinler, pelikanlar, gördüğünüz gibi onlarda doğaya tekrar alışmanın zorluğunu çekiyorlar. Bu zorluğu da insan olarak hiçbirimizin yaşatmaması gerekiyor, yaşatmayada hakkı yok” dedi.

Vali Yılmaz’ın avcıları uyarmasından dolayı teşekkür eden Lisinia kurucusu Öztürk Sarıca, “Ben Sayın Valimize çok teşekkür ediyorum. Özellikle avcılar hakkında vermiş olduğu mesaj bizim için çok değerli çünkü bizler gerçek avcıların yaban hayvanlarını vuracağını düşünmüyoruz. Bugün, doğal hayata kazandırdığımız 7 tane şahin, 1 leylek ve 2 pelikanın yanı sıra doğal hayata kazandıramadığımız en azından 50 tane yaban hayvanı rehabilitasyon merkezinde yaşamaya çalışıyor. İster istemez onları tekrar doğaya kazandırma şansımız olmadığı için onlara hayatlarının sonuna kadar biz bakmaya devam edeceğiz. Tabi ki bu çok önemli ve dikkat edilmesi gereken birşeydir, doğadaki bir zinciri kırdığınızda, birçok zincirin yok olduğunu görüyorsunuz. Sayın Valimizin belirttiği gibi ileride gerçekten avlayacak hayvan kalmadığını göreceksiniz o yüzden mümkün olduğunca kurallara uygun şekilde avcılığın yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

Kodlama : SadeMedia Interactive