Burdur’da Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 83’üncü yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenlendi. MAKÜ İstiklal Yerleşkesinde çelenk sunma töreni ile başlayan 10 Kasım Atatürk’ü Anma Programları, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Konferans ve Sergi Salonunda Mehmet Uzal Sosyal Bilimler Lisesi tarafından hazırlanan programla devam etti.

MAKÜ İstiklal Yerleşkesindeki Atatürk anıtı önünde gerçekleştirilen törene başta Vali Ali Arslantaş olmak üzere Garnizon Komutan P. Kom. Alb. Yavuz Çankaya, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Osman Kara, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Süleyman Arslan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Baro Başkanı Ramazan Gedik, İl Jandarma Komutan Vekili Jan. Alb. Engin Hatipoğlu, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık, siyasi parti İl başkanları, kurum müdürleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, şehit aileleri, gaziler, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

Rektörlük önünde düzenlenen Çelenk Sunma Töreninde, Burdur Valiliği, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Burdur Barosu, Siyasi Partiler, Meslek Odaları ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Çelenkleri Atatürk anıtına sunuldu.

İstiklal Yerleşkesindeki tören saat 09.05’te yapılan saygı duruşu ve ardından İstiklâl Marşının okunmasıyla sona erdi.

Anma törenleri MAKÜ Konferans ve Sergi Salonunda Mehmet Uzal Sosyal Bilimler Lisesi tarafından hazırlanan 10 Kasım Atatürk’ü Anma Programı ile devam etti. 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan anma programında, günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Mehmet Uzal Sosyal Bilimler Lisesi Tarih Öğretmeni Ömer Şahin yaptı.

Şahin konuşmasında; ““Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 83. Yıl dönümünde kendisini anmak ve onun mirasına olan minnettarlığımızı ifade etmek için burada toplanmış bulunmaktayız. Büyük Önder Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de ebediyete irtihal edişi, şüphesiz ki Türk milletini derin bir üzüntüye boğmuştur. Onun ani ve zamansız ayrılışı bütün Türk halklarını da derinden etkilemiş, dünya üzerinde geniş bir yankı uyandırmıştır. Atatürk’ün vefatının hemen ardından dünya liderleri tarafından yapılan bütün açıklamaların ortak noktası onun dünya üzerinde yetişmiş çok nadir bir dahi oluşu, büyük devlet adamlığı ve dünya milletlerine örnek olabilecek çalışmaları olmuştur. Atatürk, yenilikçi ve ileriyi görebilen özellikleri yanında büyük bir komutandır aynı zamanda. Türk Kurtuluş Savaşı’na yön vermiş, milletiyle birlikte ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’ parolasıyla hareket ederek zaferin kazanılmasında en büyük pay sahibi olmuştur. Büyük Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı sonrası elde edilen başarının yeterli olmadığını düşünerek, yapılması çok zor olan birçok devrimler gerçekleştirilmiştir. Onun Türk milletine en büyük armağanı Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur. Gerçekleştirdiği devrimler ile Türk milletine çağ atlatmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya ülkeleri arasında saygın bir hale gelmesini sağlamıştır. Hayatının en son anına kadar ülkesine hizmet etmiş olan bu büyük insan, ‘benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilimin rehberliğini kabul ederlerse manevi mirasçılarım olurlar.’ demek suretiyle kurduğu Cumhuriyete sahip olunmasını ve çok çalışılarak bilimde ileri bir seviyeye çıkılmasını arzu etmiştir. Bunun için 10 Kasımları, aydınlık geleceğimize yönelik atılımlarımızın esin kaynağı haline getirmeliyiz. Atatürk’e saygının gereğinin bu olduğu inancında olmalıyız. Atamızın en büyük emaneti olan, Türkiye Cumhuriyeti’ne her yönü ile sahip çıkacağımıza söz vererek onu bu ölüm yıl dönümünde bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, sözlerime Atatürk’ün şu sözleriyle son veriyorum,” Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.” ifadelerini kullandı.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın ardından 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla düzenlenen Şiir Yarışmasında birinci olan Alpaslan Ali Can Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencisi Eda Oran tarafından “Yolu Yolumuzdur” isimli şiir ve Kompozisyon Yarışmasında birinci olan Alpaslan Ali Can Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencisi Gürkan Tuna Tutuş tarafından “Yolumuzu Bilimin Işığı Aydınlatacak” isimli kompozisyon okundu. 

Ata’ya Saygı Oratoryosu ile devam eden anma programı, hafta kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin Vali Arslantaş ve protokol üyeleri tarafından verilmesi ile sona erdi.

Program sona erdikten sonra MAKÜ Konferans Salonu Fuaye bölümünde açılan Atatürk Sergisi gezildi.