Kent Merkezinde Isı Adası Tehdidi
Uzmanlar, özellikle Burdur kent merkezindeki yoğun betonlaşma ve yetersiz yeşil dokunun, "kentsel ısı adası etkisi"ni artırdığını belirtti. Bu durum, yaz aylarında sıcaklıkların çevre kırsal alanlara göre daha yüksek hissedilmesine ve dolayısıyla enerji tüketiminin artmasına, kent sağlığının bozulmasına yol açıyor.
Bu tehlikeye karşı TMMOB, yeşil ve mavi altyapının kentsel planlamanın merkezine yerleştirilmesini talep etti. Sempozyumda öne çıkan temel öneriler şunlardır:
-
Yeşil Koridorlar: Kent içinde ağaçlandırılmış, birbirine bağlı yeşil hatlar (koridorlar) oluşturularak hava akışının sağlanması ve sıcaklığın düşürülmesi.
-
Su Yollarının İyileştirilmesi: Kent içinden geçen su yollarının (dere yatakları vb.) doğal haline döndürülmesi ve mavi altyapı olarak kullanılması.
-
Gölgelik Alanların Artırılması: Meydanlarda, sokaklarda ve ana arterlerde kent mobilyaları ve peyzaj düzenlemeleriyle gölgeli dinlenme alanlarının çoğaltılması.

Entegre Park Sistemi ile Çoklu Fayda
Sonuç bildirgesinde, mevcut parkların ve potansiyel yeşil alanların tekil birimler olarak değil, entegre bir yeşil alan sistemi dahilinde ele alınması gerektiği vurgulandı. Bu entegre yaklaşımın Burdur’a çok yönlü faydalar sağlayacağı belirtildi:
-
Isı Adası Etkisinin Düşürülmesi: Bütünleşik yeşil sistem, kentteki beton yüzeylerin ısınmasını engelleyerek ve evapotranspirasyon yoluyla soğutma sağlayarak yaz sıcaklıklarını düşürecektir.
-
Afet Sonrası Toplanma Alanı: Planlı ve birbirine bağlı parklar, olası bir deprem veya sel felaketi sonrasında halkın güvenle toplanabileceği, çadır kurabileceği ve ilk yardım hizmetlerinin sunulabileceği geniş ve güvenli toplanma alanları oluşturacaktır.
-
Biyolojik Çeşitliliğin Korunması: Kent ekosisteminin canlanmasına katkıda bulunarak Burdur’un biyolojik çeşitliliğini destekleyecektir.
-
Sürdürülebilir Kent Hedefi: Bu sistemin hayata geçirilmesi, Burdur'un ulusal ve uluslararası Sürdürülebilir Kent Hedefleri (SKH) ile uyumunu güçlendirecektir.
TMMOB yetkilileri, özellikle iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı bu dönemde, yeşil ve mavi altyapının bir "lüks" değil, kentlilerin sağlığı ve afet direnci için hayati bir zorunluluk olduğunu kamuoyuna iletti. Kurul, yerel yönetimlerin bu önerileri acilen imar planlarına entegre etmesi ve kentsel dönüşüm projelerinde yeşil altyapı standartlarını yükseltmesi gerektiğini belirtti.




