EkonomiManşetÜniversite-MAKÜTarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’den Burdur’da; SEKTÖR TOPLANTISI

11 ay ago

Ekonomisi, temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık faaliyetlerine dayandığı için ‘tarım ve hayvancılık’ şehri olarak anılan Burdur, önceki gün Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’yi ağırladı. Bakan Pakdemirli’nin geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştirdiği Burdur gezisinde en öne çıkan, somut gelişmelerin yaşandığı bölüm sektör toplantıları oldu. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Konferans Salonu’nda düzenlenen “Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı”nda Bakan Pakdemirli, çiğ süt prim desteği ödemeleri, buzağı destekleri ve sertifikalı tohum hakkında açıklamalar yaptı.

Çiğ süt destekleme ödemeleri bu akşam başlıyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “2018 Temmuz-Ağustos döneminde üretilen 1 milyon 588 bin ton çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine bu akşam başlıyoruz.” dedi.

Burdur’da esnaf ziyaretinde bulunan Pakdemirli, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen, “Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı”na katıldı.

Bakan Pakdemirli, yaptığı konuşmada, üniversite ve sanayi iş birliğini önemsediklerini belirterek, bakanlık olarak yaptıkları çalışmaları değerlendirdi. Süt üreticilerini küstürmemeleri gerektiğinin farkında olduklarını vurgulayan Pakdemirli, destekleri 10 kuruştan 25 kuruşa çıkardıklarını söyledi.

Bunun ocak, şubat ve mart ayları için geçerli olduğunu anlatan Pakdemirli, “41 ilimizdeki hayvancılık yatırımlarına da yüzde 50 hibe desteğini devam ettiriyoruz. Kırsal kalkınmaya destek için de 50 hayvancılık projesine 37 milyon lira hibemiz var.” diye konuştu.

Atıl durumdaki 2 milyon hektar tarım arazisinin işlenmesiyle 13 milyar liralık gelir artışının sağlanacağını belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Tarımsal desteklerimiz 2018’de toplamda 14,5 milyardan, 2019’da da 16,1 milyar liraya çıkıyor. Bunu en iyi şekilde dağıtmaya gayret göstereceğiz. Desteklerin hepsine yeniden çalışıyoruz. Destekler konusunda kitleyi tamamen memnun etmek mümkün değil. Bazı müjdeleri buradan açıklamak istiyorum. Besicilik yapan 48 bin 400 üreticiye bakanlığımızca ruhsatlandırılan kesimhanelerde kesilen 314 bin 532 büyükbaş hayvan için toplam 78 milyon 790 bin lira besi desteği ödemesi yapacağız. Bu da hayvan başına ortalam 250 lira. 2018 Temmuz-Ağustos döneminde üretilen 1 milyon 588 bin ton çiğ süt için 119 milyon 21 bin lira destekleme ödemesine bu akşam başlıyoruz.”

Pakdemirli, “2018 Eylül-Ekim-Kasım döneminde üretilen süte litre başına 10 kuruş olan desteği, 15 kuruşa çıkardık. Bunun ödenmesiyle ilgili desteklere önümüzdeki hafta başlıyor olacağız. Bekleyen hayvanların kesim işlemlerine Burdur ve Türkiye özelinde başlayacağız. Burdur’da bir hafta içinde kesimlere başlıyoruz. Bakanlık olarak üç farklı alanda 972 milyon 436 bin lira destek ödemesi yapmış oluyoruz.” ifadesini kullandı.

“Buzağı desteği önümüzdeki hafta başlıyor”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Buzağı desteklemeleri kapsamında 440 bine yakın yetiştiricimizin 1 milyon 200 bin buzağısına 520 milyon lira destekleme ödemesine de önümüzde hafta başlayacağız.” dedi.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen, “Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan Pakdemirli, üniversitelerle ortak proje geliştirmeye her zaman açık olduklarını belirterek, devlet, sanayi ve üniversite iş birliğini önemsediklerini söyledi.

Et ve Süt Kurumunun kesim bekleyen hayvanlarıyla ilgili bir süredir sıra olduğunu hatırlatan Pakdemirli, yakın bir tarihte bekleyen hayvanların kesim işlemlerine başlayacaklarını anlattı.

Üreticinin derdiyle dertlendiklerini vurgulayan Pakdemirli, “Buzağı desteklemeleri kapsamında 440 bine yakın yetiştiricimizin 1 milyon 200 bin buzağısına 520 milyon lira destekleme ödemesine önümüzde hafta başlayacağız. Bu da 550 liraya varan buzağı başına desteklemeye tekabül ediyor.” diye konuştu.

“Hâlâ istekli bir tarım sektörümüz var”

Bölgenin 21 milyar dolarlık ticari hacme sahip olduğuna işaret eden Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Mutlaka global düşünmemiz lazım. Yani Türkiye’de üreteceğiz, üretimimizi artıracağız. Ama bölgenin zenginliğinden, ticaretinden mutlaka pay almamız lazım. Değişen dünyada mutlaka rol kapmamız lazım. Almanya otomobili, Kore elektroniği üretiyor, Çin her şeyi, Amerika birçok konuda artık lider. Bizim mutlaka dünyada bir yer kapmamız lazım. Bir yer kaparken de verimli topraklarımız var. Hala istekli bir tarım sektörümüz var.”

Pakdemirli, 2050’de dünyada 10 milyar nüfus olacağını ve yüzde 60 daha fazla gıda ihtiyacı olduğunu belirterek, gıdanın da tarımın da bugünkünden çok daha değerli olacağını aktardı.

Bugün 1 milyar insanın aşırı yoksul, 800 milyon insanın aç, 600 milyon insanın obez olduğunu dile getiren Pakdemirli, dünyada dengesizliğin olduğunu, önümüzdeki yıllarda bu dengesizliklerin daha da artacağını söyledi.

“Kendi kendine yeterli ve kendi ülkemizin tükettiğini hatta daha fazlasını üretebilecek vaziyete gelirsek dünyada çok daha avantajlı bir konuma geliriz.” diyen Pakdemirli, Türkiye’de 100 milyona doğru giden bir nüfus olduğunu ve yüzde 50 daha fazla gıda üretmek gerektiğini bildirdi.

Bakan Pakdemirli, 2005’te çıkan kanunlarla tarıma elverişli arazilerin tarım dışına çıkarılması oranının minimuma düşürülmesi şeklinde çok önemli adımlar atıldığına değindi.

Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tarıma elverişli arazilerin korunması bakımından bu konunun en büyük savunucusu olduklarına işaret eden Pakdemirli, şöyle konuştu:

“Orman varlığını arttıran nadir ülkelerden biriyiz. Orman varlığı son 16 yılda 1,5 milyon hektar arttı. Hedefimiz toplam arazimizin yüzde 30’u kadar orman varlığına sahip olmak. 2023 hedefimizde dünyada yaşayan her bir insan için bir fidanın dikilmiş olması ve 7 milyar fidana doğru koşuyoruz. Ormanların tarım ve üretimle çok alakası var. Ağaç olmayınca yağış, yağış olmayınca su, su olmayınca tarım olmuyor. Bizim bir yandan tarım yaparken bir yandan da ülkemizi yeşillendirmemiz lazım.”

“Sertifikalı tohumda yeterliliğimiz yüzde 43’ten yüzde 84’e çıktı”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, sertifikalı tohumda yeterliliğin yüzde 43’ten yüzde 84’e çıktığını belirterek, “Yani Türkiye şartlarında 100 dönüm arazimiz varsa bunun 84 dönümünde yerli ve sertifikalı tohum ekiliyor.” dedi.

Burdur’da esnaf ziyaretinde bulunan Pakdemirli, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen, “Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı”na katıldı.

Pakdemirli, burada, bakanlık olarak ana görevlerinin üreticiyi korumak olduğunu ama diğer taraftan da tüketiciyi korumanın yallarına baktıklarını söyledi.

“Üreticimiz enflasyona ezilmemeli, enflasyonun üzerinde bir geliri olmalı. Ürettiğinden kar etmeli ama aynı zamanda tüketicilerimizin de ürünleri çok pahalıya yememesi gerekiyor. Tabii ki özellikle 24 Haziran’dan sonra enflasyonla mücadele kapsamında bir finansal saldırıya uğradık. Döviz kurları 7,5 liralara kadar geldi.” diyen Pakdemirli, alınan önlemlerle bu konuda ciddi mesafe kat edildiğini ifade etti.

Dövizi beşli rakamlarda çok rahat gördüklerini aktaran Pakdemirli, inşallah 2019’da da dövizde daha iyi bir ilerleme olacağını dile getirdi.

Özellikle kritik gördükleri zamanlarda destekleri artırmaya çalıştıklarına değinen Pakdemirli, “Gübre toplamda yüzde 15 indirim aldı, şimdi yüzde 5 indirim daha geliyor. Yem sektöründen de böyle bir beklentimiz olduğunu, bu fiyatların bir miktar daha gerilemesi gerektiğini, 2019’a daha pozitif bakarak, maliyetlerini daha düşürerek mutlaka sektörün bir miktar katkı yapması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.

Ekimlerle ilgili buğday, arpa desteklemelerini 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardıklarını anlatan Pakdemirli, buğday ve arpayı dünya fiyatlarıyla alacaklarını açıkladıklarını bildirdi.

Tüketiciyi korumak için de market zincirleriyle konuştuklarını, özellikle gıda fiyatlarının olabildiğince stabil kalmasını, enflasyonun düşük olmasını sağlamaya çalıştıklarını vurgulayan Pakdemirli, enflasyon yüksek olduğunda faizin de yüksek olduğunu, bu durumda üreticinin yüksek faizle borçlanmak zorunda kaldığını söyledi.

Üretici yüksek faizle borçlandığında kar edemediğine değinen Pakdemirli, o nedenle enflasyonun düşürülmesi anlamında çalışmaları sonuna kadar takip ettiklerini ifade etti.

“Tarım, günlük siyasete malzeme edilmemeli”

Tarımın, savunma sanayisinden de önemli olduğuna işaret eden Pakdemirli, “Tarım günlük siyasete malzeme edilmeyecek kadar önemli ama ne yazık ki günlük siyasette bütün muhalefet partisi genel başkanları ve milletvekilleri tarım üzerinden siyaset yapmaya çalışıyor.” dedi.

Tarımın problemlerine birlikte çare aranması gerektiğini vurgulayan Pakdemirli, Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada yedinci ülke olduğunu bildirdi.

Türkiye’nin toprak varlığı olarak da dünyada 17’nci ülke olduğunu dile getiren  Pakdemirli, “Demek ki biz kaynaklarımızı doğru değerlendiriyoruz. Burada bir başarı var ancak bu başarının belki iki misli daha başarılı olmamız gerekiyor, önümüzdeki 20 yıl içinde. O yüzden devlet de sivil toplum kuruluşları da kooperatifler de daha akıllı olacak. En önemlisi üreticimiz de tüm paydaşlarla daha çok üretmenin yolunu arayacak. Devlet bu işe mutlaka destek olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin belli ürünlerin üretiminde dünya lideri olduğuna vurgu yapan Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Üreticimiz başımızın tacı, biz üreticimizin emrindeyiz. 2002’de iki milyara yakın bir tarımsal desteğimiz varmış, bu sene 16 milyar lira tarımsal desteğimiz var. Büyükbaş hayvanımız 10 milyondan 16 milyona, küçükbaş da 32 milyondan 44 milyona çıkmış. Türkiye, küçükbaş hayvan ve süt sığırı varlığında Avrupa Birliği’nde birinci sırada, büyükbaş hayvan varlığında da Fransa’dan sonra ikinci sırada. Kırmızı et üretimimiz 2002’de 420 bin tonmuş, 2017’de 1,1 milyon tona gelmiş. Kişi başı et tüketimiz de 6 kilolardan 13-14 kilolara gelmiş. Tavuk tüketimiz 10 kilolardan 26 kilolara gelmiş. Balık tüketimiz biraz düşmüş, biraz daha fazla balık yememiz lazım, 6 kilodan 5,5 kiloya düşmüş.”

“Yerli tohumu mutlaka artırmamız lazım” 

Pakdemirli, tohum konusunun siyaseten de çok speküle edilen bir konu olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Ama tohum konusunda da rakamlar bizim bu konuda da iyi olduğumuzu gösteriyor. Tohumda arz güvenliği çok önemli. O yüzden yerliyi mutlaka artırmamız lazım. Nereden nereye geldik? 150 bin ton tohum üretiyormuşuz, şimdi 1 milyon 50 bin tona gelmişiz. Aşağı yukarı 7 misline gelmişiz. Dünya sertifikalı tohum piyasasında da on birinci sırayla 750 milyon dolar. Türkiye 2000’li yıllarda, ‘Ben her alanda dünyada ilk 10’a gireceğim’ diye hedef koydu. Biz bu alanda dünyada on birinciyiz. Daha iyi olmamız lazım. Yabancı tohum da olacak mı piyasada? Olabilir ama bizim ne kadar çok yerli tohumumuz olursa bir defa yurt dışına o kadar çok katma değerimiz gitmez. Bu cebimizde kalır. Yerli tohum daha ucuz oluyor. Yerli sertifikalı tohuma mutlaka yönlenip, yönlendirip bu işin takipçisi olacağız. Sertifikalı tohumda yeterliliğimiz yüzde 43’ten, yüzde 84’e çıktı. Yani Türkiye şartlarında 100 dönüm arazimiz varsa bunun 84 dönümünde yerli ve sertifikalı tohum ekiliyor.”

MAKÜ’den “Bölgesel Kalkınma Odaklı Hayvancılık Projesi” Lansmanı

MAKÜ Konferans ve Sergi Salonunda gerçekleştirilen ‘Tarım Sektörü Değerlendirme Toplantısı’nda Bölgesel Kalkınma Odaklı Hayvancılık Projesi Lansmanı’da gerçekleştirildi.

Toplantı öncesinde Ulucami’de kılınan Cuma namazı sonrasında milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un vefatının 82. yıl dönümü dolayısıyla Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nce hazırlanan helva dağıtımı, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ile Rektör Prof. Dr.Adem Korkmaz ve protokol üyelerince yapıldı. MAKÜ KİMER tarafından hazırlanan Bölgesel Kalkınma Odaklı Hayvancılık Projesi Lansman Filmi gösterimi yapıldı.

Program Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz’ın açılış konuşması ile devam etti. Üzerinde 2 yıldır ciddi bir çalışma yürütülen hayvancılık projesinin tanıtımını yapmanın heyecan verici olduğunu vurgulayarak sözlerine başlayan Rektör Korkmaz, “İhtisaslaşma alanında desteklenecek 5 pilot üniversiteden biriyiz. Bu kapsamda hayvancılık alanında birçok proje yapıyoruz ve bu çalışma Burdur’un tüm aktörleri ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırlandı.Öncelikle problemleri tespit ettik ve bu problemlerden yola çıkarak yapılabileceklerin üzerinde durduk. Sektör işbirliği ve danışmanlıklarla birçok proje ortayaçıktı. Bizler çalışmalarımızı sahaya taşıdık ve bugün uygulamalarımızı çiftçilerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Her şeyi en hızlı şekilde çözeceğiz gibi hayali bir işin peşinde değiliz. Tüm problemleri bir anda yok edemeyiz. Tarım ve hayvancılık sektörü çok dinamik bir sektör. Bizler sorunların çözümü noktasında nedenler üzerinde durulması gerektiğini düşünüyoruz.Sosyal, kültürel ve sosyoekonomik nedenler üzerinde durarak sorunların temeline inerek incelemek istiyoruz. Bu noktada akademinin zihniyet dönüşümü çok önemli.Onların sahaya açılması, sahada üretim yapan çiftçilerimizin de akademiyle birlikte olması bu çalışmaların ana eksenini oluşturuyor. Bizler projelerimiz kapsamında birçok merkez açtık, açıyoruz. Şunun da bilincindeyiz, her sorunun çözümünde devletin vereceği destek ve teşviklerle yapmak istemiyoruz. Çağımızda artık şartlar çok hızlı değişiyor, teknoloji gelişiyor. Bizler çalışmalarımızla bu dönüşüme uygun kalıcı çözümler sunmak istiyoruz. Üniversite olarak sektöre yön veren, bilgisi ve eğitimiyle üniversitenin onayından geçtiği bir sistemi öngörüyoruz. Çünkü o zaman markalaşmanın önünü açmış oluyoruz.” şeklinde konuşarak Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’ye ithafen MAKÜ ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ortak projeler üretebilmesi temennisinde bulundu.

Sözlerine Mehmet Akif Ersoy’un adını taşıyan bir üniversitede olmaktan duyduğu gururu dile getirerek başlayan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, MAKÜ’nün ortak projeler üretme çağırısına açık olduklarını vurguladı. Bakan Pakdemirli, bazı illerde açılan enstitülerin üniversitelerin hizmetine sunulması gerektiğini belirterek “Üniversitelerde teori ve bilgi birikimi, bizler de ise tecrübe var. Bu ikisini birleştirirsek başarı sağlarız diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı ve konuşmasına sektör temsilcilerine verilecek destek müjdeleriyle devam etti. “Destekler konusunda kitlelerin tümünü memnun etmek mümkün değil”diyen Pakdemirli, “Bakanlık olarak 3 farklı alanda üreticilerimize toplam 972 milyon 436 bin TL tutarında destekleme ödemesi yapacağız. Destekleme müjdemiz içerisinde buzağı desteklemesi, besicilik desteklemesi ve ilk kez açıklayacağımız çiğ süt desteklemesi bulunuyor. Bakanlık olarak 3 farklı alanda 1 katrilyona yakın destek ödemesi yapmış oluyoruz. Günümüzde bölgenin ticaretinden mutlaka pay almamız gerekiyor, değişen dünyada mutlaka bir rol kapmamız gerekiyor. Verimli topraklarımız ve istekli bir tarım sektörümüz var. Bu ülkenin avantajını kullanmamız gerekiyor. Dünyada dengesizlikler var ve bu oran daha da artacak. Kendi ülkemizin tükettiklerini üretebilirsek hatta daha fazlasını üretebilirsek daha avantajlı konuma geleceğiz. Türkiye’de 100 milyona giden bir nüfusumuz var. %50 daha fazla gıda üretmemiz gerekiyor. Devlet olarak üreticinin önünü açmamız gerekiyor.” vurgusunu yaptı.

Program,korunga yetiştiricilerinin desteklenmesi projesi kapsamında korunga üretimi yapacak 87 üretici arasından en fazla tarım arazisine sahip 5 üreticiye teslim makbuzu takdim edilmesi ile devam etti.

Bakan Pakdemirli’nin Burdur programı, hayvancılık sektörü ile basına kapalı gerçekleştirilen toplantı ile son buldu.

Kodlama : SadeMedia Interactive