EkonomiManşetSÜT ÜRETİCİSİ GİRDİ MALİYETLERİYLE BOĞUŞUYOR!

3 sene ago

‘Tarım ve hayvancılık kenti Burdur’da, çiğ süt süt üretimi, süt inekçiliği bir hayli yaygın, il’deki temel ekonomik geçim kaynağı… Bilindiği gibi; ülkemizde ve ilimizde süt üreticileri geçen yıl zor bir dönemi geride bıraktılar. Türkiye’de yıllardır söylenmesine, birtakım çabalar gösterilmesine rağmen, süt tüketiminin bir türlü artmayışı, arzulanan seviyelere gelememesi, sektörün en temel sorunlarından biri iken, geçtiğimiz yıl ihracatta, dış pazarlarda yaşanan sıkıntılar da eklenince, süt sanayicisinin yaşadığı sıkıntılar, çiğ süt üreticisini de çok olumsuz etkiledi.

Süt üreticisinin en önemli yapısal problemlerinin başında; ‘girdi maliyetleri’ geliyor. Girdi maliyetlerindeki artışa bir de enflasyon farkı da eklenince maliyetler üreticinin önendeki en büyük engel, tehdit haline geliyor.

Hatırlanacağı gibi; üreticilerin sattığı çiğ süt fiyatları 30 ay gibi uzun bir sürenin ardından 6 kuruş artıldı. Ulusal Süt Konseyi 1 Ocak- 1 Temmuz 2017 tarihleri arasında 6 ay süreyle çif süt taban fiyatının litre başına 1 lira 21 kuruş olması için tavsiye kararı almıştı…

Süt üreticisi, bu artışın girdi maliyetleri karşısında hiçbir faydası olmadığına inanıyor. Girdi maliyetleri karşısında, 6 kuruşluk zammın hemen eridiğini belirten üreticiler, sadece artan yem fiyatlarının bile bu erime için yeterli bir örnek olduğunu dile getiriyorlar. “Süt sanayiicsinden aldığımız zammı, yem sanayicisine aktarıyoruz” diyen üreticiler, “daha zamlı fiyattan süt’ü satamadan, yem sanayicisine aktarmak zorunda kaldık. Sürekli artan yem farkları, enflasyon farkı karşısında eziliyoruz” diye yakındılar.

Türkiye’deki ve ilimizdeki süt üreticisinin yaşadığı en büyük zorluklardan biri de; “süt fiyatları ile yem fiyatları arasındaki parite, denge sorunu.” Süt üreticisinin eline geçen fiyat ortalama 1 lira 4 kuruş iken, yem fiyatları da 1 lira 3 kuruş, nededeyse eşdeğer durumda…

Önceki gün Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın süt üreticilerinin sorunlarını dile getirdiği, özellikle de girdi maliyetlerine de dikkat çekerek, “süt’te girdi fiyatlarını da 6 ay sabitleyelim” önerisinin yer aldığı açıklamasının en can alıcı bölümlerinden biri de yem fiyatları ile ilgili karşılaştırmalar oldu.

“Çiğ süt fiyatları 6 ay belli iken, altı ay sonrasının yem fiyatlarının ne olacağı belli mi?” sorusuyla girdi maliyetlerinin de sabitlenmesi gerektiği ana fikri üzerine yapılan açıklamada; 2014 Temmuz ayından günümüze 1 lira 15 kuruşluk fiyatın, enflasyona yansıtıldığında, geçen bu süreçte % 20,3’lük artış da dikkat alındığında 1lira 38 kuruş olması gerekirken, üreticinin eline geçen fiyatın Aralık 2016 itibariyle 1 lira 4 kuruş’ta kaldığı, litre başına 34 kuruşluk bir kaybın olduğu vurgulandı.

Süt/Yem paritesine göre ise; çiğ süt’ün kilogram fiyatının 1 lira 55 kuruş olmalı denilen açıklamada; süt-yem ilişkisi hakkında şu çarpıcı rakamlara yer veriliyor: “Aralık ayında % 3,7 zam’la fabrika yeminin kilogram fiyatı, 1 lira 3 kuruş. Üretici’nin eline geçen fiyat da 1 lira 4 kuruş olduğuna göre, Türkiye’de süt üreticisi 1 litre süt satarak ancak 1 kilogram yem alabiliyor. Halbuki, bilim adamlarınca da kabul gören ilkeye göre; üretici 1 kilogram süt sattığında en az 1,5 kilogram yem alabilmeli. Bu parite üzerinden gidilecek olursa, Süt/Yem paritesine göre şu an üreticinin eline geçmesi gereken fiyat 1 lira 55 kuruş olmalı.”

Kodlama : SadeMedia Interactive