ManşetSiyasetSİNAN OĞAN BURDUR’DA KONUŞTU: ‘Hayır’ demek için en az 50 gerekçemiz var

2 sene ago

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Adaylarından Sinan Oğan ‘Hayırlı Anadolu Yürüyüşü’ programı kapsamında Pazar akşamı Burdur’a geldi. Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu’nda konuşan Oğan, 16 Nisan’daki Anayasa değişikliği referandumuna, yeni Cumhurbaşkanlığ sistemine neden karşı çıktıklarını anlattı. Oğan “Hayır demek için en az 50 gerekçemiz var. Onlar da gelsin 18 maddeye ‘evet’ için 8 gerekçe koysunlar” dedi.

“Bizim başkanlığa karşı olma sebebimiz ülkemizin geleceği ve bekası için kaygı duyuyor olmamızdan kaynaklanıyor” diyen Oğan konuşmasında AK Parti iktidarına sert eleştirilerde bulundu. Milliyetçi-Ülkücü camianın genç yüzlerinden biri olan Iğdır Milletvekili iken adını sıkça duyuran, daha sonra da özellikle 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimleri sonrasında MHP’de yaşanan kongre tartışmalarında öne çıkan genel başkan adaylarından Sinan Oğan, anayasa referandumu öncesinde de ‘hayır kampanyasını’ en etkili yürüten isimlerden biri…

Oğan’ı dinleyenler arasında CHP Burdur İl Başkanı Barış Ayten ve pek çok CHP’li de vardı… Oğan’ın konuşmasında öne çıkan pasajlar şöyle:

“Tutturmuşlar Başkanlık gelince bütün dertlerimiz çözülecek diyorlar. Ben buradan sormak istiyorum; 15 sene boyunca Türkiye’de iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi terörü çözemediği gibi tam tersine Türkiye’de terörü bugünkü kontrol edilemez noktaya getirdi. Eskiden bir PKK biraz da onun yanında DHKP/C vardı. Şimdi yanına YPG’yi eklediler, IŞİD’i türettiler. Maalesef Türkiye teröristlerin cirit attığı bir ülke haline geldi. 2002’de şehit cenazesi sayısı toplam yediyken bugün bir günde yedinin çok üzerinde şehit gelmeye başladı. Sadece Türkiye’nin şehitlerinden değil El Bab’tan da şehitlerimiz gelmeye başladı.

Başkanlık geldiğinde terör sorununun çözüleceği bir gizli formül varsa ellerinde açıklasınlar, şu gizli formüllerle terörü çözeceğiz desinler biz de Evet verelim. Başkanlık geldiğinde işsizlik sorunu çözüleceksen biz neden Hayır diyelim. Peki biz de soralım siz 15 sene boyunca bu işsizliği terörü niye çözemediniz? Desinler ki, ‘ey Burdur Halkı elimizde öyle bir sihirli formül var ki, Burdur Gölü kurumak üzere, Başkanlık geldiğinde Burdur Gölü yeniden dolacak taşacak.’ Türkiye’de tarım ve hayvancılık bu iktidar tarafından maalesef adeta toprağın altına gömüldü. Türkiye, Gürcistan’dan saman ithal eder hale geldi. Doldurdular Angus’ları, Türkiye’deki Burdurlu’nun ürettiği hayvan para etmiyor.Sütün elde edilen maliyeti satış fiyatıyla neredeyse aynı orana geldi. Ürettiğiniz ürünün Avrupa’ya satılmasında ciddi sıkıntılar yaşayacaksınız. Çünkü; Avrupa pazarını da Evet oyuna kurban verdiler.

Ben bir yiğit AKP’li arıyorum. Gelsin Burdur’un meydanında çıksın konuşalım, istediği Televizyona çıkıp tartışalım. 15 senedir bu sorunları niye çözemediler. Şimdi bütün yetkileri bir kişiye vererek bu sorunları nasıl çözecekler. Bizim 18 maddeye hayır demek için en az 50 tane gerekçemiz var. Onlarda gelsinler 18 maddeye Evet için 8 tane gerekçe koysunlar. başkan yardımcısı olamyacağını bir AKP’li kardeşimiz buyursun gelsin desin ki ‘bu mümkün değil’ desin hodri meydan. Böyle bir sistem olur mu?, kimin Cumhurbaşkanı yardımcısı olacağını bilmiyoruz. . Biz Bedevi Devleti değiliz. Biz 5 bin yıllık geleneği olan Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz. Böyle bir devleti bir kişinin iki dudağı arasına sıkıştıramayız.

İki partili sistemi, Burhan Kuzu TV’de anlattı. ‘Sağda AKP, solda CHP kalacak’ dedi. Biz ne olacağız peki? Demek ki burada biz boşuna ‘Ülkem İçin Hayır Ülküm İçin Hayır’ demiyoruz. Bizim diğer siyasi partilerden farklı olarak hayır dememizin bir artı gerekçesi daha var. Onlar tek adam rejimi gelmesin, parlamenter sistem daha iyidir diyorlar ve biz bunu destekliyoruz. Ama bizim bir gerekçemiz daha var. O da Ülküm için hayır. Siyasi organizasyonumuzunn yaşaması ve iktidar yolunda yürümesi için iki partili seçim tuzağına Türkiye’nin düşürülmemesi lazım.Aksi halde Türkiye 600 bölgeye bölünür, o bölgelerde kim birinciyse milletvekilliğini alır. 1 Kasım seçimlerinde MHP hiç bir yerde birinci parti değildi. Böyle bir sisteme nasıl evet deriz. Diyarbakır’ın 13 bölgeye bölündüğünü düşünün, kim çıkarır milletvekilliği, HDP. Bu sistem büyük şehirlerde AKP’ye, Doğu ve Güneydoğu’da HDP’ye yarar.İ ktidarda AKP, muhalefette HDP. Haydi buyrun. 18 maddeyi MHP ile geçirdiniz. Geriye kalan ve vazgeçilmez olan 4 madde dahil bütün anayasayı HDP ile değiştirdiğinizde, HDP itiraz mı edecek? Zaten istedikleri o. Vereceğiniz her evet oyu HDP’ye yarayacaktır. Dar bölge sisteminde HDP’yi ana muhalefet partisi yapacaklar. İlk durakta MHP’yi indirip ilk durakta çözümcüleri o trene bindirecekler.

Başkanlığın bu kadar istemelerinin sebebi belli, kendilerini ve sülalelerini garanti altına almak istiyorlar. Çünkü; bunların gidişi yakın. Artık kamyonları tepeden aşağı inmeye başladı. Son günlerimizde acaba kendimizi başkanlık zırhı altında garanti altına alabilir miyiz? diye düşünüyorlar. Tek dertleri bu…

Başkanlıkla ilgili o kadar çok gerekçemiz var ki. İç ve dış politikayı ilgilendiren bir çok konu var. AKP’liler bir kaç ay önce ‘Bundan sonra büyük bir Türkiye var. 82. vilayetimiz Musul, 83. vilayetimiz Kerkük olacak’ diyorlardı. Nerede onlar? Kerkük, Talabani ve Barzani’nin işgali altında. Buradan Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum. ‘Ey Fransa, Rusya, İsrail diyorsun ya, bir kerecik ‘Ey Barzani’ de. Bağırarak da değil, kısık sesle. Sen ‘Ey Barzani ‘diyemiyorsun, ama Türk Milleti buradan seslenecek. Ey Barzani, Talabani haddini bil, Kerkük Türk’tür Türk kalacaktır. Senin AKP’li ortağına rağmen Kerkük’ün Türk birliğini silemeyeceksin.

Sayın Cumhurbaşkanı, meydanlarda ‘İdam konusu var ya, getirsinler imzalayacağım’ diyor. AKP’li milletvekillerine sesleniyorum; Sayın Cumhurbaşkanının size çağrısı var, niye idamı getirmiyorsunuz? Cumhurbaşkanı diyecek ki AKP’li milletvekillerine, ‘Çıkarın idamı’, onlar yok diyecek. Siz de inanacaksınız. Mümkün mü? Sayın Cumhurbaşkanı, Türk milletinin gözünün içine baka baka nasıl yalan konuşuyorsun? AKP’liler varsa yüreğiniz, çoğunluğunuz yeterli getirin idamı, Sayın Cumhurbaşkanının gözünü yollarda bırakmayın. Bunlar idamı kaldıranlar. Getirecekleri falan yok. Milleti kandırıyor bunlar. Sayın Cumhurbaşkanı, ya bir daha meydanlarda bunu demeyin ya da gereğini yapın. Yeter milleti kandırdığınız. Bu millet uyandı. Sizin bu sahte kabadayılıklarınıza Türk milleti artık pirim vermiyor.

İlk defa AKP anket açıklayamıyor. Anketi sandıkta göreceksiniz diyor Başbakan. 15 senedir bangır bangır anket açıklayanlar, şimdi korkuyor. Çünkü hayırlar önde, bu millet artık uyandı. Bir rabiadır gidiyor. Gelin bir de Ülkücünün rabiası nasıl olur onu görün. Tek millete, tek devlete, tek bayrağa, tek dile evet, tek adama hayır diyoruz. İşte bu da ülkücü rabiası.”

Sinan Oğan, konuşmasını Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun, “Ben Türk’üm, Türk esir olmaz, ben Türk’üm, Türk bayraksız olmaz, ben Türk’üm, Türk devletsiz olmaz, ben Türk’üm, Türk ezansız olmaz, ben Türk’üm, Türk hürriyetsiz olmaz” sözlerini okudu, “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyerek konuşmasını noktaladı.

Kodlama : SadeMedia Interactive