Geçtiğimiz günlerde ‘9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü’nde, sigara yine gündemdeydi… Sigaranın zararlarına ilişkin pek çok haber yapılırken, salgın sürecinde sigara tüketiminin daha da zararlı hale geldiğine dair uzman yorumları, uyarılar öne çıktı.

Gazeteciliğin, en evrensel ilkelerinden biri olan “fikri takip’i” uygulama, bu tür örnekleri yaygınlaştırma çabası içerisinde olan Yeni Gün, 9 Şubat sonrasında da sigara’nın peşini bırakmıyor… Yeni Gün ekibi Burdur’da ilginç tıp çalışmalarına imza atan, sigara bıraktırma konusunda da bir hayli iddialı olan Doç. Dr. Fatih Ekici ile görüştü.

Burdur’un yetiştirdiği değerlerden, doktorlardan biri olan Fatih Ekici, İstasyon Caddesi’ndeki özel kliniği’nde  sağlık hizmeti veriyor. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında örnek çalışmalar gösteren Ekici, başta sigara olmak üzere, ozon tedavisi ve diger tedavi yöntemleri hakkında gazetemize konuştu. Şadiye Ünal ve M. Fatih Başcı ile oldukça keyifli, farklı bir söyleşi gerçekleştiren Fizyoloji Doktoru Fatih Ekici, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

“Bizim burada yaptığımız uyguladığımız tedavi metodlarına akupunktur, ozon tedavisi, ağrı tedavilerinde kullanılan nöral terapi, proloterapi dediğimiz tedaviler, hacamat, sülük gibi bu tedavi yöntemleri ile yaklaşık 4 yıl once başladık. Ağırlıklı olarak ağrı tedavileri, genel vücut sistemini düzenleyeci tedaviler şeklindeydi. Sonra sonra tabi yeni cihazlar aldık, yeni yöntemleri kullanmaya başladık, muayenehanemizi değiştirdik, daha geniş bir yere geçtik. Burada daha güzel imkanlar yakaladık. Şimdi yeni yerimizde de mesela biorezonans cihazı aldık en önemli şeylerden birisi.

Bu cihaz en çok sigara bırakmada, iştah baskılamada, alerji  tedavilerinde, egzama tedavilerinde en çok duyulan birçok hastalıkta kullanılabilir, ama halk arasında en başarılı olduğu, en bilinen tedavi yöntemleri bunlar. Zayıflama ile ilgili cihazlar aldık. Medikal estetik uygulamalara başladık. Aslında uzun zamandır yapıyorduk ama yeni yerimizde daha geniş, daha ferah bir ortamda işte dolgu botoksu, somon dna, gençlik aşısı, ücretsiz cilt analizi yapıyoruz ve buna yönelik eğer kişi arzu ederse medical cilt bakımı dediğimiz çok profesyonel bir cihazımız var.

Leke tedavilerinde altın iğne diye bir cihaz aldık. Plexr plazma cihazı, gerçek plazma cihazı dediğimiz işte siğildir, ben’dir, nasır bunların tedavilerinde kullanılan plazma cihazımız var. Mezoterapi cihazlarımız var, basınç yoluyla cilt altına tedavi yapan bir cihaz. Yine bu cilt ile ilgili, saç ile ilgili de tedavilerimiz var.

Bunların içinde bir de ayrı bir başlık diyebileceğimiz ozon tedavisi var. Son zamanlarda yaklaşık son 1 yıldır bu koronavirüs ile birlikte çok fazla ilgi var. son günlerde biz en çok immune sistemini kuvvetlendirmek için antimikrobiyal, antiviral etkilerinden yararlanmak için çok kullanıyoruz. Ozon tedavisi romatizmalı hastalıklarda, ağrı tedavilerinde kullanılıyor, cilt ile ilgili problemlerde kullanılıyor. Hücre yenileyici bir özelliği var…

SİGARA TEDAVİSİNDE FARKIMIZ

Sigara tedavilerinde bizim diğer bu işi yapanlardan farkımız biorezonans tedavileri kullanıyoruz. Biorezonans cihazının yanında akupunktur ile destek veriyoruz. Onunda bağımlılık tedavilerinde çok güzel noktaları vardır. İşte; iştah baskılama noktaları vardır. Onun yanında bir de Fitoterapatik yani bitkisel tedaviler ile buradan yaptığımız karışımlarla hastalarımıza 3’lü bir tedavi yaparak sigara bağımlılığından kurtarmaya çalışıyoruz.

“Tedavilerin yan etkisi var mı?”

Akupunktur tedavisinin hemen hemen hiçbir yan etkisi yok. Yani uygulamayı bildikten sonra, yanlış bir şey yapmadıktan sonra. Biz bunun 500 saat eğitimini aldık. Bizim burada yaptığımız tedavilerin hepsi Sağlık Bakanlığı’ndan sertifika alarak yapabiliyoruz. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp dediğimiz uygulamalar sadece il bazında izin ile olmuyor.

Normal muayenehane açmak için buradan Sağlık Müdürlüğü’ne başvuruyorsunuz Valilik onayı ile uygun gördülerse gelip inceliyorlar açıyorlar ama geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları yapabilmek için ozon tedavisidir, akupunkturdur, hacamatdır bunların belgelerini  veriyorsunuz. Onları dosya haline getiriyorlar ve Sağlık Bakanlığı’na gidiyor, bu dosya.

Yani Bakanlık’tan onay geliyor. Bizde ikisinin de ayrı ayrı ruhsatını alarak tedavilere başlıyoruz. Yan etki olarak düzgün uygulandıktan sonra ozon tedavisi mesela en çok halk arasında bu tedaviden korkarlar.  Damardan gaz veriyorlar zannederler. Gaz olarak verilmiyor. Gaz cilt içine verilebilir, eklem içine verilebilir, ama damardan gaz verdiğiniz zaman gaz embolisi olur kişi hayatını kaybedebilir.                             

Damar’dan 2 yöntem var. Birincisi majör ozon; kişiden biraz kan alıyoruz, o kanı ozonluyoruz, o kanın içine gazı veriyoruz. O kan ozonu tutuyor daha sonra 5-10 dakika sonra o kanı kişiye geri veriyoruz.

İkinci yöntem de, 250 mililitrelik bir serum fizyolojinin içinden ozonu geçiriyoruz, 8-10 dakika o serum fizyolojik ozanı tutabiliyor. O ozonlu serum fizyolojiyi vücuda verdiğimiz zaman aynı neticeye ulaşıyoruz. Ozonu almış oluyor vücut, tabi bunun dozunu eğer bilmiyorsanız, bunun eğitimini almadıysanız yanlış doz verdiğiniz zaman mesela romatizmalı hastalığı azdırabilirsiniz.

Hangi hastalık’ta hangi dozda vereceksiniz bu çok önemli. Bizim cihazlar insan vücuda uyarlanmış cihazlar. Yani en yüksek dozunda bile verseniz kişiye bir şeyi olmaz, ama hastalığına uygun vermediğiniz zaman sonucu alamazsınız. Hatta bazen kişinin egzaması daha da artabilir. Tedavilerde su’yun çok önemi var.

“Burdur’da ilgi nasıl?”

Burdur’a ilk açıldığımızda hiç kimse bilmiyordu. O zamanlar her gelene anlatmaya, öğretmeye çalışıyorduk. Çok merak ediyorlardı. Şimdi her yerde reklâmlar çıkıyor ve daha çok duyulmaya başladığı için baya bir ilgi var.

“Burdur’da çok sayıda tedavi yöntemiyle sigarayı bırakan hastalarımız var”

Biorezonans cihazı ile tedaviyi uyguluyoruz. Mesela sigara’da sizin en son içtiğiniz sigara’yı cihazın kapları var oraya koyuyorsunuz. Oradaki her madde elektromanyetik yayıyor. Sigara da yayıyor, bizim vücudumuz da yayıyor, masamızdaki bir bardak’ta bile bir manyetik alan var. 

Bunu koyduğumuzda sigaranın elektromanyetik yaydığı dalgayı kaydediyor. Sonra bizim vücudumuzdan bir örnek alıyor. Genelde kan olabiliyor, tükürük olabiliyor, idrar olabiliyor. Biz genelde ağızda nikotin de olduğu için tükürük alıyoruz. Cihaz bunu da kaydediyor. Vücudumuzun kendi dalgasını da kaydediyor. Sonra bu sigaradan kaydettiği dalgaları tam tersine çeviriyor.

Onu size geri yüklüyor. Böylece sizin beyninizdeki, o sigara ile ilgili şeyleri nötrlemeye yönelik ya da iştahla ilgili, allerjenlerle önce bir hangi şeylere alerjiniz var onu test ediyorsunuz onların ters şeylerini size yüklüyor. Tedavinin ana uygulaması böyle. Sigara tedavisine yeni başlamamıza rağmen çok sayıda bu tedavi yöntemiyle Burdur’da sigarayı bırakan hastalarımız var.

“Sigara içmeyen ya da bırakmış birini taciz etmeyin”

Yıllarca sigara ile mücadele ettim, sigara çok kötü bir arkadaş, bıraktıysanız bir daha hiç elinize almamanız lazım. Bir merak ile başlanıyor, ama aslında hiç başlamamak lazım. İnsanlara yapılacak en büyük kötülük şu; sigara içmeyen birine ya da bırakmış birini sigara içmesi için taciz etmesinler. Kendiniz içiyorsanız kendinizde kalsın başkalarının içmesi için uğraşmasın. Sigara ikram etmek çok kötü bir şey…”

(Doç. Dr. FATİH EKİCİ)

1971 Burdur doğumlu.

Burdur Gazi ilkokulu ve Cumhuriyet Lisesinden mezun olduktan sonra 1987 yılında Dokuz Eylül Tıp Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde hekimlik hayatına başladı. 1994-2000 yılları arasında pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra Kocaeli Üniversitesi’nde Fizyoloji doktora eğitimine başladı

2005 yılında Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Yrd. Doç. Dr. olarak göreve başladı, 2011 yılında Doçentlik ünvanını aldı. Aynı yıl Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde göreve başladım, 2016 yılına kadar bu görevini sürdüren Fatih Ekici, şimdi de Burdur şehir merkezinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları üzerine açtığı kliniğinde hizmet vermekte…

Doç. Dr. Fatih Ekici Tamamlayıcı Tıp Kliniği’nde; Sağlık Bakanlığı onaylı olarak AKUPUNKTUR, OZON TEDAVİ, NÖRALTERAPİ, KUPA TEDAVİSİ (HACAMAT), SÜLÜK, MEZOTERAPİ, PRP-CGF (Eklem içi ve cilt) FİTOTERAPİ (bitkisel tedaviler) gibi uygulamalar yapılmakta…

Klinik’te  özellikle BAŞ AĞRILARI, BEL BOYUN FITIKLARI, EKLEM RAHATSIZLIKLARI, ROMATİZMAL HASTALIKLAR, YÜZ FELCİ, FİBROMİYALJİ (bağ doku romatizması), CİLD RAHATSIZLIKLARI, ALLERJİK HASTALIKLAR, DİYABET, OBESİTE TEDAVİLERİ ağırlıklı çalışılmakta.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ, MÜMKÜN OLDUĞUNCA İLAÇ KULLANMADAN VÜCUT’TA DOĞAL OLARAK ZATEN BULUNAN (Ancak hastalık sırasında sekteye uğramış) İYİLEŞTİRİCİ MEKANİZMALARIN TEKRAR DEVREYE SOKULMASI HEDEFLENMEKTE…

M. Fatih BAŞCI