<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Burdur Haberleri, Burdur Son Dakika Haber | Burdur Yenigün</title>
    <link>https://www.burduryenigun.com</link>
    <description>Burdur'dan en son dakika haberleri, güncel gelişmeler, siyaset, spor ve ekonomi haberleri anında Burdur Yenigün'de. Burdur'u etkileyen her şeyden ilk siz haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.burduryenigun.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Burdur Yenigün. Tüm hakları saklıdır. Burdur'un tarafsız ve güncel haber kaynağı.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 01:51:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA['Sıcak hava kalp hastalarında hayati risk oluşturabilir' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Hulusi Satılmışoğlu: - 'Yüksek sıcaklıklarda vücut, ısıyı dengeleyebilmek için cilt yüzeyine daha fazla kan pompalar. Bu durum kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Aynı zamanda kalp hızı artar, sıvı kaybıyla kanın pıhtılaşma eğilimi yükselir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Hulusi Satılmışoğlu, sıcak havaların kalbin iş yükünü artırarak ciddi sorunlara zemin hazırlayabileceğini belirterek, risk grubundaki kişilerin günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaması ve sıvı tüketimine dikkat etmesi gerektiğini ifade etti. </p><p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Satılmışoğlu, sıcak hava dalgalarının, kalp ve damar hastalığı bulunan bireyler üzerindeki hayati risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Satılmışoğlu, sıcak havaların kalbin iş yükünü artırarak kalp krizi ve diğer kardiyovasküler sorunlara zemin hazırlayabileceğini aktararak, 'Sıcak hava dalgalarına bağlı ölümlerin büyük bölümü kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Risk grubundaki kişilerin özellikle günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaması ve sıvı tüketimine dikkat etmesi gerekiyor.' değerlendirmesini yaptı. </p><p>Aşırı sıcakların kalbin çalışma yükünü artırdığını, özellikle daha önce kalp krizi geçiren, bypass olan, stent takılan ve hipertansiyon tanısı olanların daha büyük risk altında olduğunu vurgulayan Satılmışoğlu, aşırı halsizlik, göğüste sıkışma, yoğun terleme ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğine dikkati çekti. </p><p>- 'Basit önlemler ciddi sağlık sorunlarını önleyebilir'<br></p><p>Sıcak hava dalgalarının vücutta önemli fizyolojik değişikliklere neden olduğunu anlatan Satılmışoğlu, 'Yüksek sıcaklıklarda vücut, ısıyı dengeleyebilmek için cilt yüzeyine daha fazla kan pompalar. Bu durum kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Aynı zamanda kalp hızı artar, sıvı kaybıyla kanın pıhtılaşma eğilimi yükselir.' ifadelerini kullandı. <br></p><p> Satılmışoğlu, tüm bu değişikliklerin özellikle kalp ve damar hastalıkları bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. <br></p><p>Sıcak havalarda alınacak basit önlemlerin ciddi sağlık sorunlarını önleyebileceğine dikkati çeken Satılmışoğlu, şu tavsiyelerde bulundu:</p><p>'Yeterli sıvı tüketmek, taze sebze ve meyvelerle elektrolit dengesini korumak, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak ve özellikle saat 09.00-16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmamak büyük önem taşıyor. Kalp yetmezliği bulunan hastaların ise sıvı tüketimi ve ilaç düzenlemeleri konusunda mutlaka kendi hekimlerinin önerilerine göre hareket etmeleri gerekiyor. Ayrıca güneşten koruyucu şapka ve benzeri ekipmanların kullanılması da sıcak çarpmasına karşı önemli bir koruma sağlayacaktır.'<br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Istanbul</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/07/agency/aa/sicak-hava-kalp-hastalarinda-hayati-risk-olusturabilir-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="22078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı Uyardı: Klima Çarpmasına Karşı Bu Önlemleri Alın]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/uzmani-uyardi-klima-carpmasina-karsi-bu-onlemleri-alin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/uzmani-uyardi-klima-carpmasina-karsi-bu-onlemleri-alin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarında serinlemek için kullanılan klimalar, yanlış ayarlandığında sağlığı tehdit edebiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Yağcı Tuncer, "klima çarpması"na karşı alınması gereken önlemleri sıralayarak özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımı günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, yanlış kullanım önemli sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Central Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Yağcı Tuncer "klima çarpması" olarak bilinen durumun özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve uzun süre klimalı ortamlarda çalışan kişiler için risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.</strong></p>

<p>Klima çarpması; ani sıcaklık değişimine maruz kalınması, klimanın çok düşük derecelerde çalıştırılması veya hava akımının doğrudan vücuda gelmesi sonucu ortaya çıkabiliyor. Boyun ve sırt ağrıları, kas tutulmaları, baş ağrısı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, halsizlik ve bazı durumlarda ateş gibi belirtiler görülebiliyor. Uzun süre bakımı yapılmayan klimalar ise ortam havasına bakteri, küf ve diğer mikroorganizmaları yayarak solunum yolu enfeksiyonları açısından da risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Dr. Leyla Yağcı Tuncer, yaz aylarında klimanın doğru kullanılmasının önemli olduğunu belirterek, ortam sıcaklığının dışarıyla arasında 6 ila 8 dereceden fazla fark olmayacak şekilde ayarlanmasını öneriyor. Dr. Tuncer, klimanın doğrudan yüze veya vücuda üflemesinden kaçınılması gerektiğini, terliyken aniden çok soğuk ortama girmenin kas spazmları ve üst solunum yolu şikâyetlerini artırabileceğini ifade ediyor. Ayrıca klima filtrelerinin düzenli aralıklarla temizlenmesi ve bakımının ihmal edilmemesinin hem hava kalitesini artırdığını hem de enfeksiyon riskini azalttığını vurguluyor.</p>

<p>Central Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Yağcı Tuncer klima çarpmasından korunmak için şu önerilere dikkat edilmesini tavsiye ediyor:</p>

<blockquote>
<p>Klima sıcaklığını 23-26 derece arasında tutun.<br />
İç ve dış ortam sıcaklığı arasındaki farkı mümkün olduğunca düşük tutun.<br />
Klimanın hava akımını doğrudan üzerinize gelecek şekilde ayarlamayın.<br />
Terliyken aniden çok soğuk ortamlara girmemeye özen gösterin.<br />
Klima filtrelerini düzenli olarak temizletin ve periyodik bakımını yaptırın.<br />
Gün boyunca yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini koruyun.<br />
Kapalı ve klimalı ortamlarda uzun süre kalıyorsanız belirli aralıklarla temiz hava almaya çalışın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><strong>Araç Kliması Kullanırken Bunlara Dikkat Edin</strong></p>

<p>Araca biner binmez klimayı en düşük dereceye ayarlamayın. Önce camları kısa süre açarak içeride biriken sıcak havanın dışarı çıkmasını sağlayın.<br />
Klima hava akımını doğrudan yüzünüze veya göğsünüze gelecek şekilde yönlendirmeyin. Hava akımını ön cam veya ayak bölgesine doğru ayarlamak daha sağlıklıdır.</p>

<p>Uzun yolculuklarda araç içi sıcaklığını 23-26 derece arasında tutmaya özen gösterin. Dış ortamla aşırı sıcaklık farkı oluşturmayın.<br />
Araç klima filtrelerini üreticinin önerdiği periyotlarda değiştirin ve klima sisteminin bakımını düzenli yaptırın. Temiz filtreler hem hava kalitesini artırır hem de alerjen ve mikroorganizma riskini azaltır.<br />
Özellikle uzun yolculuklarda belirli aralıklarla mola vererek temiz hava alın ve yeterli su tüketin. Bu, hem vücudun sıvı dengesini korumaya hem de klima kaynaklı rahatsızlıkların önlenmesine yardımcı olur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/uzmani-uyardi-klima-carpmasina-karsi-bu-onlemleri-alin</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/07/k-l-i-m-a.jpg" type="image/jpeg" length="67520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kritik hava dalgası kapıda! Uzman isim tek tek sıraladı: İşte yapılması gerekenler]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre bugün yılın en sıcak günü yaşanıyor. Termometrelerin birçok kentte 40 dereceye dayanması beklenirken, nemli bölgelerde hissedilen sıcaklık çok daha yüksek olacak. Günlük hayatı olumsuz etkileyen bu durum özellikle kronik hastalığı bulunanlar için büyük tehlike oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre bugün yılın en sıcak günü yaşanıyor. Termometrelerin birçok kentte 40 dereceye dayanması beklenirken, nemli bölgelerde hissedilen sıcaklık çok daha yüksek olacak. Günlük hayatı olumsuz etkileyen bu durum özellikle kronik hastalığı bulunanlar için büyük tehlike oluşturuyor.  Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Özge Özden Kayhan sıcak havalarda dikkat edilmesi gerekenleri aktardı ve çok kritik uyarılarda bulundu.</strong></p>

<p>Aşırı sıcak havalar nedeniyle Avrupa’da yüzlerce kişi hayatını kaybederken, sıcak hava dalgası yeni hafta itibariyle Türkiye sınırına dayandı. Gelen ise bunun henüz bir başlangıç olduğunu gösteriyor. İnsanlar serinlemek için çeşitli yöntemler denerken, uzmanlar sıcak havanın oluşturduğu risklere karşı vatandaşları uyarıyor. Bu kapsamda Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Özge Özden Kayhan, yaptığı açıklamada hayat kurtaran detayları bir bir anlattı.</p>

<p><br />
Yaz aylarında hava sıcaklığıyla birlikte nemin de artmasıyla özellikle büyük şehirlerde hissedilen sıcaklığın çok daha yüksek seviyelere çıkarabildiğine dikkat çeken Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Özge Özden Kayhan “Yüksek sıcaklıktaki hava sadece günlük yaşamı zorlaştırmıyor, aynı zamanda özellikle kalp ve damar hastaları için önemli bir sağlık riski oluşturuyor. Çünkü sıcak havalarda vücudumuz kendini serin tutabilmek için normalden çok daha fazla çalışıyor.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Kritik Hava Dalgasi Kapida Uzman Isim Tek Tek Siraladi Iste Yapilmasi Gerekenler 3344954 202607010939 2" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/07/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler-3344954-202607010939-2.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SICAK HAVA KALBİ NEDEN YORUYOR?</strong></p>

<p>Sıcak havanın kalbi yormasının nedenlerine değinen Kayhan, “Vücut ısısı yükseldiğinde kendimizi serinletebilmek için damarlarımız genişler ve terlemeye başlarız. Terle birlikte sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi önemli mineraller de kaybedilir. Bu süreçte kalp, vücudun ihtiyaç duyduğu kan dolaşımını sağlamak için daha hızlı ve daha fazla çalışmak zorunda kalır.” Dedi.</p>

<p><img alt="Kritik Hava Dalgasi Kapida Uzman Isim Tek Tek Siraladi Iste Yapilmasi Gerekenler 3344954 202607010939 3" class="detail-photo img-fluid" height="1006" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/07/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler-3344954-202607010939-3.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>NEM YÜKÜ DAHA DA ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Sıcaklıkla birlikte görülen nemin durumu daha da zorlaştırdığını belirten uzman isim “Nem oranı arttığında ise ter kolay buharlaşamaz. Bu da vücudun kendini soğutmasını zorlaştırır ve kalbin üzerindeki yükü daha da artırır.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar, sıcak hava dalgalarının yaşandığı dönemlerde kalp krizi, ritim bozukluğu, kalp yetersizliği atakları ve sıcak çarpmasına bağlı hastane başvurularında belirgin artış olduğunu göstermektedir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Kritik Hava Dalgasi Kapida Uzman Isim Tek Tek Siraladi Iste Yapilmasi Gerekenler 3344954 202607010939 4" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/07/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler-3344954-202607010939-4.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>KİMLER DAHA DİKKATLİ OLMALI?</strong></p>

<p>Sıcak havaların özellikle belirli gruptaki insanları etkilediğini belirten Doç. Dr. Özge Özden Kayhan en büyük risk altında olan kişileri ise şu şekilde listeledi:</p>

<p><i><strong>65 yaş üzerindekiler,</strong></i></p>

<p><i><strong>Kalp ve damar hastaları,</strong></i></p>

<p><i><strong>Yüksek tansiyon hastaları,</strong></i></p>

<p><i><strong>Diyabet ve böbrek hastaları,</strong></i></p>

<p><i><strong>Hamileler,</strong></i></p>

<p><i><strong>Küçük çocuklar,</strong></i></p>

<p><i><strong>Fazla kilolu bireyler.</strong></i></p>

<p>Uzman isim ayrıca idrar söktürücü kullanan hastaların sıcak havalarda sıvı kaybına karşı daha dikkatli olması gerektiğine vurgu yaptı.</p>

<p><img alt="Kritik Hava Dalgasi Kapida Uzman Isim Tek Tek Siraladi Iste Yapilmasi Gerekenler 3344954 202607010939 5" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/07/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler-3344954-202607010939-5.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>BU SICAKLARDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</strong></p>

<p>Doç. Dr. Kayhan sıcak havanın yol açabileceği sağlık sorunlarına karşı yapılması gerekenleri ise şu şekilde sıraladı:</p>

<p>Susamayı beklemeden gün boyunca düzenli aralıklarla su içilmeli.</p>

<p>Mümkünse günün en sıcak saatleri olan 11.00-16.00 arasında uzun süre dışarıda kalınmamalı.</p>

<p>Egzersiz yapılacaksa sabah erken saatler veya akşam serinliği tercih edilmeli.</p>

<p>Açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetler giyilmeli, gölgede kalmaya özen gösterilmeli.</p>

<p>Ağır ve yağlı yemekler yerine daha hafif öğünler tercih edilmeli.</p>

<p><br />
<img alt="Kritik Hava Dalgasi Kapida Uzman Isim Tek Tek Siraladi Iste Yapilmasi Gerekenler 3344954 202607010939 6" class="detail-photo img-fluid" height="840" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/07/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler-3344954-202607010939-6.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>FARKINDA OLMADAN YAPTIĞIMIZ HATALAR</strong></p>

<p>Pek çok kişi sıcak havalarda günlük yaşamına devam ediyor, ekstra bir önlem almıyor. Ancak farkında olmadan yapılan hatalar, farkında olmadan büyük sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu konuya da değinen Kayhan “Günde birkaç bardak çay veya kahve içiyorum, su içmesem de olur.” düşüncesi doğru değildir. Bu içecekler suyun yerini tutmaz.</p>

<p>Güneş altında beklemiş bir araca hemen binmek de risklidir. Araç içi sıcaklığı kısa sürede çok yüksek seviyelere ulaşabilir.</p>

<p>Bir diğer önemli hata ise tansiyon veya kalp ilaçlarını sıcak havaya göre kendi kendine azaltmak ya da bırakmaktır. İlaçlar mutlaka doktor önerisi doğrultusunda kullanılmalıdır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Kritik Hava Dalgasi Kapida Uzman Isim Tek Tek Siraladi Iste Yapilmasi Gerekenler 3344954 202607010939 7" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/07/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler-3344954-202607010939-7.webp" width="1280" /></p>

<p><strong>HANGİ BELİRTİLER ÖNEMSENMELİ?</strong></p>

<p>Aşırı sıcak havalar, yanlış yaşam alışkanlıkları ve farkında olmadan yapılan hatalar ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarabiliyor. Böyle durumlarda kişinin kendinde gördüğü belirtileri dikkate alması gerektiğinin altını çizen Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Özge Özden Kayhan “Baş dönmesi, aşırı halsizlik, bayılacak gibi olma, nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı veya bilinç bulanıklığı gelişirse bunlar sadece “sıcaktan oldu” diye düşünülmemelidir. Bu belirtiler ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir ve gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p>Özet olarak,</p>

<p>Sıcak hava dalgaları artık sadece yazın bunaltıcı günleri değil, halk sağlığını etkileyen önemli bir risk olarak kabul ediliyor. Özellikle kronik hastalığı olan bireylerin basit ama etkili önlemler alması, ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebilir. Unutmayalım; yaz aylarında kendimizi güneşten korumak kadar kalbimizi de korumamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/kritik-hava-dalgasi-kapida-uzman-isim-tek-tek-siraladi-iste-yapilmasi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/07/sicaaak.jpg" type="image/jpeg" length="12071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sanırım düzelemeyeceğim' dedi, Antalya'da yeniden yürümeye başladı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/sanirim-duzelemeyecegim-dedi-antalyada-yeniden-yurumeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/sanirim-duzelemeyecegim-dedi-antalyada-yeniden-yurumeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da başvurduğu hastanede durumu riskli görülerek Antalya'ya gelen bağırsak kangreni hastası 20 yaşındaki Sudenur Erboy, uygulanan medikal tedaviyle sağlığına kavuştu. Yaklaşık 4 ay boyunca yürümekte, nefes almakta ve günlük yaşamını sürdürmekte zorlandığını anlatan Erboy, '20 yaşında biri için bunları yaşamak bence oldukça üzücü bir durumdu. Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da başvurduğu hastanede durumu riskli görülerek Antalya'ya gelen bağırsak kangreni hastası 20 yaşındaki Sudenur Erboy, uygulanan medikal tedaviyle sağlığına kavuştu. Yaklaşık 4 ay boyunca yürümekte, nefes almakta ve günlük yaşamını sürdürmekte zorlandığını anlatan Erboy, '20 yaşında biri için bunları yaşamak bence oldukça üzücü bir durumdu. Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim' dedi. </p><p>Antalya'da yaşayan 20 yaşındaki Sudenur Erboy, karın ağrısı ve tuvalete çıkamama şikayetleriyle başlayan rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık 4 ay boyunca farklı hastanelere başvurdu. Alanya'dan Denizli'ye, İstanbul'dan Antalya'ya kadar birçok hastanede tedavi aradığını anlatan Erboy'un, bağırsak kangreni tanısı sonrası durumu riskli olarak değerlendirildi. İstanbul'da başvurduğu hastanede yatış alması gerektiği belirtilen genç kız, aynı gün ambulansla Antalya'ya getirildi. Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından kabul edilen Erboy, uygulanan medikal tedavinin ardından sağlığına kavuştu. </p><p>'Hayati tehlikesi çok yüksekti' </p><p>Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, hastanın kendilerine şehir dışından ambulansla yönlendirildiğini belirterek, 'Hastamız, karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanelerde bağırsak kangreni tanısı almış. Bu süreçte çok büyük sıkıntılar yaşamış. Bir süre müdahale edilemediği için hastalığı ilerlemiş. Şehir dışından ambulansla bize yönlendirildi, biz de hastamızı kabul ettik. Gerçekten ciddi sıkıntıları vardı ve hayati tehlikesi çok yüksekti. Şu anda gayet iyi durumdayız, mutluyuz. Hatta 20 yaşını da burada kutladık. Bağırsak kangreni hızlı ilerleyen, zamanında müdahale edilmediğinde hayatı riske atan ciddi bir durumdur. Hastamızın yaşının genç olması nedeniyle muhtemelen bazı durumlar atlanmış olabilir. Ancak şu anda iyi olması bizim için en önemli nokta' diye konuştu. </p><p>'Geldiğinde ağrıdan nefes almakta zorlanıyordu' </p><p>Hastanın kendilerine geldiğinde günlük temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu aktaran Op. Dr. Ateş, 'Hızlı bir şekilde kendine geldi. Yaklaşık bir ay boyunca neredeyse yürüyememiş, idrarını dahi yapamamış. Bize geldiğinde de idrarını ve büyük abdestini yapamıyor, ağrıdan nefes almakta zorlanıyordu. Şimdi ise çok daha iyi. Hastamız gelir gelmez medikal tedavisine başladık. Yaklaşık 10 gün önce tedavisi uygulandı. Tedaviden sonraki 2-3 gün içerisinde kendine gelmeye başladı. Sonrasında toparlanma süreci biraz zaman aldı. Bugün 10'uncu gündeyiz ve hastamızın geldiği noktadan dolayı mutluyuz' şeklinde konuştu. </p><p>'Doktor kontrolü dışında alınan her şey zarar verebilir' </p><p>Bağırsak sağlığı ve kullanılan destek ürünlerine ilişkin uyarıda da bulunan Op. Dr. Ateş, 'Doktor kontrolü dışında alınan her şey, faydadan çok zarar verebilir. Kullandığımız vitaminlerden bağırsakların çalışmasına yardımcı olan maddelere kadar her şeyin doktor kontrolünde alınması gerekiyor' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Gezmediğim hastane kalmadı diyebilirim' </p><p>Alanya'dan geldiğini belirten Sudenur Erboy ise yaklaşık 4 aydır hastalıkla mücadele ettiğini söyledi. Denizli, İstanbul ve Antalya'da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, 'Alanya'dan geliyorum. Yaklaşık 4 aydır bu hastalıkla mücadele ediyorum. Daha önce birçok hastaneye başvurdum, farklı illere gittim. Denizli, İstanbul ve Antalya'da gezmediğim hastane kalmadı diyebilirim. Çok kez başvurdum ancak genelde hekimler sanırım sorumluluk almak istemedi. Tuvaletime çıkamadığım için bu durumu biraz psikolojime yordular' ifadelerini kullandı. </p><p>'İstanbul'dan ambulansla Antalya'ya geldim' </p><p>Tedaviye yanıt bulamayınca İstanbul'a gittiğini, burada da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, 'Tedavime bulunduğum yerde yanıt bulamayınca il değiştirdim, İstanbul'a gittim. İstanbul'da da birçok hastaneye başvurdum. En son gittiğim hastanede, durumumun çok riskli olduğu ve hemen yatış almam gerektiği söylendi. Biz de aynı gün acil bir şekilde ambulansla Antalya'ya geri geldik. Gökhan hocamızı tanıdıklarımız aracılığıyla duyduk, bu konuda gerçekten çok iyi olduğunu öğrendik. Sağ olsun, Gökhan hocam da beni kabul etti. Burada çok güzel bir şekilde iyileştim' dedi. </p><p>Yaşadığı sürecin günlük hayatını tamamen etkilediğini dile getiren Erboy, 'Öncesinde yürüyemiyor, kalkamıyordum. Sürekli kramp ve sancılar yaşıyordum. Doktora gittiğimde herhangi bir yatış yapılmadı, bana yalnızca ilaçlarla düzelebileceği söylendi. Ancak ilaçlarla düzelmedim. Sonunda gerçekten kendime geldiğim için çok mutluyum. Artık yürüyorum, nefes alabiliyorum. Çok mutluyum ve Gökhan hocamla tanıştığım için de kendimi çok şanslı hissediyorum' dedi. </p><p>'20 yaşında biri için çok üzücü bir durumdu' </p><p>Denizli'de çocuk gelişimi okuduğunu ve mezuniyet yılına hazırlandığını belirten Erboy, hastalığın eğitim ve sosyal hayatını da olumsuz etkilediğini anlattı. Erboy, 'Denizli'de okuyorum, öğrenciyim. Hastalığımın beslenme şeklimle ilgili olabileceğini düşünüyorum. Ne kadar dikkat etmeye çalışsam da biraz kiloluydum, bu süreçte zayıfladım. Sanırım beslenmem, stres, sınavlar ve mezuniyet senemde olmam bu durumu etkiledi. Aynı zamanda stajımı da yapıyordum. O yoğun tempoda, muhtemelen yorgunluğun da etkisi oldu' dedi. </p><p>Hastalık sürecinde sosyal hayatının tamamen durduğunu belirten Erboy, 'Hastalık sürecinde yürüyemiyordum, herhangi bir sosyal hayatım kalmamıştı. Bu dönemde bir yandan da staj görüyordum. Çocuk gelişimi okuyorum. Anaokuluna gidip gelirken kendi enerjim olmadığı için çocuklara da yeterince enerji verebildiğimi düşünmüyordum. Çok zorlandım. Sürekli yatıyordum. Hafta içi, hafta sonu fark etmiyordu; işim biter bitmez gidip kendimi yatağa atıyordum. Çok zor bir süreçti. 20 yaşında biri için bunları yaşamak bence oldukça üzücü bir durumdu' ifadelerini kullandı. </p><p>'Sanırım düzelemeyeceğim dedim' </p><p>Uzun süre çare aramanın psikolojik olarak da kendisini yıprattığını söyleyen Erboy, 'Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Sürekli il değiştirdik, hastane hastane gezdik. Artık insanın gerçekten psikolojisi bozuluyor. 'Sanırım düzelemeyeceğim' dedim. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/sanirim-duzelemeyecegim-dedi-antalyada-yeniden-yurumeye-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:32:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/agency/iha/sanirim-duzelemeyecegim-dedi-antalyada-yeniden-yurumeye-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="76434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[40 derecenin üzerine çıkan sıcak havaları bastırmanın en iyi yolu! Buz gibi naneli limonata]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/40-derecenin-uzerine-cikan-sicak-havalari-bastirmanin-en-iyi-yolu-buz-gibi-naneli-limonata</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/40-derecenin-uzerine-cikan-sicak-havalari-bastirmanin-en-iyi-yolu-buz-gibi-naneli-limonata" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları birçok bölgede 40 dereceyi aşmaya başladı. Bunaltıcı sıcaklarda serinlemenin ve vücudun kaybettiği sıvıyı geri kazanmanın yolları araştırılırken, doğal ve ferahlatıcı bir seçenek öne çıkıyor: Buz gibi naneli limonata.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>🌿 40 Derecenin Üzerine Çıkan Sıcak Havaları Bastırmanın En İyi Yolu: Buz Gibi Naneli Limonata</strong></p>

<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları birçok bölgede 40 dereceyi aşmaya başladı. Bunaltıcı sıcaklarda serinlemenin ve vücudun kaybettiği sıvıyı geri kazanmanın yolları araştırılırken, doğal ve ferahlatıcı bir seçenek öne çıkıyor: Buz gibi naneli limonata.</p>

<p><img alt="Limonataninfaydalari" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/limonataninfaydalari.jpg" width="728" /></p>

<p><strong>☀️ Sıcak Havalarda Neden Daha Fazla Sıvı Tüketmeliyiz?</strong></p>

<p>Aşırı sıcaklarda vücut terleme yoluyla önemli miktarda sıvı ve mineral kaybeder. Bu durum;</p>

<p>🔹 Halsizlik<br />
🔹 Baş ağrısı<br />
🔹 Yorgunluk<br />
🔹 Konsantrasyon kaybı<br />
🔹 Susuzluk hissi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>gibi sorunlara neden olabilir.</p>

<p>Bu nedenle gün boyunca yeterli miktarda su tüketmek büyük önem taşırken, doğal ve serinletici içecekler de vücudun sıvı ihtiyacını destekleyebilir.</p>

<p><img alt="Sekersiz Ev Yapimi Limonata 4808 1" class="detail-photo img-fluid" height="410" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/sekersiz-ev-yapimi-limonata-4808-1.jpg" width="730" /></p>

<p><strong>🍋 Naneli Limonata Neden Tercih Ediliyor?</strong></p>

<p>Naneli limonata;</p>

<p>✅ Limonun ferahlatıcı etkisini taşır.<br />
✅ Nane sayesinde ağızda ve boğazda serinlik hissi bırakır.<br />
✅ Evde kolayca hazırlanabilir.<br />
✅ Yaz sofralarının vazgeçilmez içeceklerinden biridir.<br />
✅ Güneş altında geçirilen uzun saatlerin ardından rahatlatıcı bir etki sağlar.</p>

<p><strong>🧊 Buz Gibi Naneli Limonata Tarifi<br />
🛒 Malzemeler</strong></p>

<p>🔸 2 adet limonun suyu<br />
🔸 Limonların rendelenmiş kabukları<br />
🔸 1 avuç taze nane yaprağı<br />
🔸 1 tatlı kaşığına yakın limon tuzu<br />
🔸 İsteğe göre şeker<br />
🔸 Soğuk su</p>

<p><img alt="1916194" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/1916194.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>👩‍🍳 Hazırlanışı</strong></p>

<p>1️⃣ Limonların kabuklarını rendeleyin ve suyunu bir sürahiye sıkın.<br />
2️⃣ Üzerine damak zevkinize göre şeker ekleyin.<br />
3️⃣ Nane yapraklarını ilave ederek kaşık yardımıyla iyice ezin.<br />
4️⃣ Karışım yeşilimsi bir püre kıvamına gelene kadar ezmeye devam edin.<br />
5️⃣ Hazırladığınız püreyi sürahiye aktarın.<br />
6️⃣ Üzerine kişi sayısına göre soğuk su ekleyin.<br />
7️⃣ Limon tuzunu ilave edip iyice karıştırın.<br />
8️⃣ Karışımın aromasını suya bırakması için 1-2 saat buzdolabında bekletin.<br />
9️⃣ Dilerseniz süzerek, dilerseniz posasıyla birlikte buz gibi servis edin.</p>

<p><strong>💧 Yazın Vazgeçilmez Serinliği</strong></p>

<p>Doğal içecekler arasında özel bir yere sahip olan naneli limonata, hem lezzeti hem de ferahlatıcı etkisiyle sıcak yaz günlerinin kurtarıcısı oluyor. Özellikle yüksek sıcaklıklarda serinlemek isteyenler için pratik ve sağlıklı bir alternatif olarak öne çıkıyor.</p>

<p>🌱 Doğal, ekonomik ve ferahlatıcı olan bu tarif, yaz boyunca sofralarınızın vazgeçilmezi olmaya aday.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/40-derecenin-uzerine-cikan-sicak-havalari-bastirmanin-en-iyi-yolu-buz-gibi-naneli-limonata</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/limonata.jpg" type="image/jpeg" length="25692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omuz Ağrısını Hafife Almayın! Donuk Omuz Hakkında Doğru Bilinen 5 Büyük Yanlış]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/omuz-agrisini-hafife-almayin-donuk-omuz-hakkinda-dogru-bilinen-5-buyuk-yanlis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/omuz-agrisini-hafife-almayin-donuk-omuz-hakkinda-dogru-bilinen-5-buyuk-yanlis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Omuzunuzu hareket ettirmekte zorlanıyor, özellikle geceleri artan ağrılar nedeniyle günlük yaşamınız olumsuz etkileniyorsa dikkat! Halk arasında yaygın görülen ancak çoğu zaman geç fark edilen Donuk Omuz Sendromu (Adheziv Kapsülit), tedavi edilmediğinde uzun yıllar sürebilen ciddi hareket kısıtlılıklarına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Omuzunuzu hareket ettirmekte zorlanıyor, özellikle geceleri artan ağrılar nedeniyle günlük yaşamınız olumsuz etkileniyorsa dikkat! Halk arasında yaygın görülen ancak çoğu zaman geç fark edilen Donuk Omuz Sendromu (Adheziv Kapsülit), tedavi edilmediğinde uzun yıllar sürebilen ciddi hareket kısıtlılıklarına yol açabiliyor.</strong></p>

<p>Central Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Akif Albayrak, donuk omuz hakkında toplumda doğru sanılan yanlışlara dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>Yanlış 1: “Donuk omuz sadece yaşlılarda görülür”<br />
Doğrusu:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Donuk omuz en sık 40-60 yaş aralığında görülse de her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Özellikle diyabet hastaları, tiroit rahatsızlığı bulunanlar ve uzun süre omzunu hareket ettiremeyen kişiler daha yüksek risk altındadır.</p>

<p><strong>Yanlış 2: “Omuzumu hiç hareket ettirmezsem daha çabuk iyileşir”<br />
Doğrusu:</strong></p>

<p>Uzun süre hareketsiz kalmak, omuz eklemini çevreleyen kapsüldeki sertleşmeyi artırabilir. Uzman kontrolünde uygulanan <strong>egzersiz ve fizik tedavi programları, </strong>iyileşme sürecinin en önemli parçalarından biridir.</p>

<p><strong>Yanlış 3: “Donuk omuz kendiliğinden geçer, tedaviye gerek yoktur”<br />
Doğrusu:</strong></p>

<p>Bazı vakalarda belirtiler zamanla azalabilir ancak bu süreç <strong>aylar hatta yıllar sürebilir. </strong>Tedavi edilmeyen hastalarda kalıcı hareket kısıtlılığı gelişme riski bulunur. <strong>Erken tanı ve doğru tedavi, </strong>hem ağrıyı azaltır hem de iyileşme sürecini hızlandırır.</p>

<p><strong>Yanlış 4: “Omuz ağrısı varsa mutlaka donuk omuzdur”<br />
Doğrusu:</strong></p>

<p>Her omuz ağrısı donuk omuz anlamına gelmez. <strong>Kas ve tendon yaralanmaları, rotator manşet yırtıkları, kireçlenme veya boyun kaynaklı rahatsızlıklar </strong>da benzer şikayetlere neden olabilir. Kesin tanı için mutlaka uzman değerlendirmesi gereklidir.</p>

<p><strong>Yanlış 5: “Donuk omuzun tek çözümü ameliyattır”<br />
Doğrusu:</strong></p>

<p>Donuk omuz hastalarının büyük bölümü <strong>ameliyata gerek kalmadan</strong>a tedavi edilebilir. Fizik tedavi uygulamaları, özel egzersiz programları, ilaç tedavileri ve girişimsel yöntemler çoğu hastada başarılı sonuçlar vermektedir. Cerrahi müdahale yalnızca ileri ve dirençli vakalarda tercih edilmektedir.</p>

<p><strong>Uzmanlardan Kritik Uyarı: Erken Tanı Hayat Kalitesini Koruyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Akif Albayrak, özellikle <strong>omuz hareketlerinde kısıtlılık, gece artan ağrı, giyinme, saç tarama veya uzanma gibi günlük hareketlerde zorlanma yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini </strong>vurguluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, erken tanı ve kişiye özel tedavi planı, donuk omuz sendromunun kontrol altına alınmasında ve hastaların yaşam kalitesinin korunmasında büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>Unutmayın!</strong></p>

<p><strong>“Geçer” </strong>diye ihmal edilen omuz ağrıları, ilerleyen dönemde omuzunuzu kullanamaz hale gelmenize neden olabilir.</p>

<p><img alt="738D7F11 1090 47Ac B207 11B2C23Aba50" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/738d7f11-1090-47ac-b207-11b2c23aba50.png" width="1536" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/omuz-agrisini-hafife-almayin-donuk-omuz-hakkinda-dogru-bilinen-5-buyuk-yanlis</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/donuk-omuz.jpg" type="image/jpeg" length="29117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Kalbinizi Yormayın]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/sicak-havalarda-kalbinizi-yormayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/sicak-havalarda-kalbinizi-yormayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında etkisini artıran yüksek sıcaklık ve nem, vücudun ısı dengesini korumak için kalbin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum sağlıklı bireylerde dahi kalp üzerinde ek yük oluştururken, kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve tansiyon dalgalanmaları gibi şikâyetlerin artmasına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaz aylarında etkisini artıran yüksek sıcaklık ve nem, vücudun ısı dengesini korumak için kalbin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum sağlıklı bireylerde dahi kalp üzerinde ek yük oluştururken, kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve tansiyon dalgalanmaları gibi şikâyetlerin artmasına yol açabiliyor. Central Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, sıcak havaların kalp krizi ve ritim bozukluğu gibi ciddi sağlık sorunları açısından riski yükseltebildiğine dikkat çekiyor.</strong></p>

<p><strong>❤️ Kalp Daha Fazla Çalışıyor</strong></p>

<p>Aşırı sıcak havalarda kalp atım hızında artış görülebilir. Vücudun sıvı kaybetmesiyle birlikte kan hacmi azalırken, kalp dokulara yeterli oksijen ve besin taşımak için daha yoğun çalışır. Bu durum; yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı ve ritim bozukluğu bulunan bireylerde şikâyetlerin artmasına neden olabilir.</p>

<p><strong>☀️🕒 En Riskli Saatler 11.00 ile 16.00 Arası</strong></p>

<p>Meteorolojik verilere göre güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği öğle saatlerinde dış ortam sıcaklığı hissedilir derecede yükseliyor. Uzmanlar, özellikle <strong>11.00 ile 16.00 </strong>saatleri arasında mümkün olduğunca açık alanlarda bulunulmamasını öneriyor.</p>

<p>Bu saatlerde yapılan ağır egzersizler, uzun yürüyüşler ve yoğun fiziksel aktiviteler vücut sıcaklığını artırarak kalp üzerindeki yükü daha da yükseltebiliyor. Açık havada çalışmak zorunda olan vatandaşların ise sık sık mola vermeleri, gölge alanlarda dinlenmeleri ve yeterli miktarda sıvı tüketmeleri tavsiye ediliyor.</p>

<p><strong>💧🚰 Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</strong></p>

<p>Sıcak havalarda terleme yoluyla önemli miktarda sıvı kaybeden vücudun bu kaybı yerine koyması gerekiyor. Susama hissinin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli aralıklarla su tüketmek gerekiyor. Yeterli sıvı tüketilmemesi durumunda baş dönmesi, halsizlik, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı gibi belirtiler görülebiliyor.</p>

<p><strong>💊⚠️ İlaç Kullanan Hastalar Dikkatli Olmalı</strong></p>

<p>Kalp hastalığı nedeniyle düzenli ilaç kullanan bireylerin yaz aylarında tedavilerini aksatmamaları gerekiyor. Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan hastalarda sıvı kaybı daha belirgin olabileceğinden, ilaç kullanımına ilişkin değişikliklerin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekiyor.</p>

<p><strong>🚨❤️ Bu Belirtileri Ciddiye Alın</strong></p>

<p>Sıcak havalarda aşağıdaki belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor:</p>

<p>🔴 Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>🔴 Nefes darlığı</p>

<p>🔴 Çarpıntı veya düzensiz kalp atışı</p>

<p>🔴 Aşırı halsizlik</p>

<p>🔴 Bayılma veya bayılacak gibi olma hissi</p>

<p>🔴 Şiddetli baş dönmesi</p>

<p>🔴 Bilinç bulanıklığı</p>

<p><strong>🛡️❤️ Kalp Sağlığını Korumak İçin Öneriler</strong></p>

<p>Central Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>

<p>✅ Günün sıcak saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçının.</p>

<p>✅ Bol su için ve sıvı tüketimini ihmal etmeyin.</p>

<p>✅ Açık renkli, hafif ve pamuklu kıyafetler tercih edin.</p>

<p>✅ Ağır fiziksel aktiviteleri sabah erken veya akşam saatlerinde yapın.</p>

<p>✅ Dengeli ve hafif beslenin.</p>

<p>✅ Aşırı kafein ve alkol tüketiminden kaçının.</p>

<p>✅ Düzenli kullandığınız ilaçları doktor önerisine uygun şekilde almaya devam edin.</p>

<p>✅ Kapalı ve serin ortamlarda bulunmaya özen gösterin. 🌿❄️</p>

<p>❤️☀️ Uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalarının yaz aylarında sıcak hava koşullarına karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/sicak-havalarda-kalbinizi-yormayin</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/kalp-ve-sicak.jpg" type="image/jpeg" length="43792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş gözlüğü alırken bu detaya çok dikkat! Uzman doktor "şansa bırakmayın" diyerek uyardı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/gunes-gozlugu-alirken-bu-detaya-cok-dikkat-uzman-doktor-sansa-birakmayin-diyerek-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/gunes-gozlugu-alirken-bu-detaya-cok-dikkat-uzman-doktor-sansa-birakmayin-diyerek-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, UV koruması olmayan kalitesiz güneş gözlüklerinin katarakt, göz eti ve sarı nokta hastalığı gibi rahatsızlıkların oluşumunu hızlandırdığını açıkladı. Dr Özpınar, vatandaşları "şansa bırakmayın" diyerek uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, UV koruması olmayan kalitesiz güneş gözlüklerinin katarakt, göz eti ve sarı nokta hastalığı gibi rahatsızlıkların oluşumunu hızlandırdığını açıkladı. Dr Özpınar, vatandaşları "şansa bırakmayın" diyerek uyardı.</strong></p>

<p>Yaz aylarının gelişiyle kullanımı artan güneş gözlüklerini seçerken dikkat edilmesi gerekenleri uzmanlardan açıklama geldi. Kalitesiz modellerin, zararlı ultraviyole ışınlarına maruziyeti artırarak katarakt, sarı nokta ve göz eti gibi ciddi rahatsızlıkların oluşumunu hızlandırdığı bildiriliyor.</p>

<p><strong>"DOĞRU ÜRÜN SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİ"</strong></p>

<p>Uzmanlar, UV koruması bulunmayan kalitesiz güneş gözlüklerinin zararlı ultraviyole ışınlarına maruziyeti artırarak katarakt, sarı nokta hastalığı ve göz eti gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasını hızlandırabileceğini belirtti. Güneş gözlüğü kullanımının yalnızca kozmetik bir tercih olmadığını belirten uzmanlar, doğru ürün seçiminin göz sağlığı açısından kritik olduğunu ifade ederek güneş gözlüğünün şansa bırakılacak bir konu olmadığını söyledi.<br />
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş gözlüklerinin raflarından çıktığını ve kullanılmaya başlandığını belirten Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"Aslında güneş gözlükleri sadece kozmetik maksatlı kullanılan aparatlar değil, aynı zamanda gözün bir güneş kremi gibi düşünebiliriz. Göz direkt güneş ışınlarına, ultraviyole ışınlarına maruz kaldığı zaman aslında birçok hastalığı ya hızlandırabiliyor veya erken çıkmasına sebep oluyor. Bunlar arasında en sık olanlar erken yaş kataraklar, göz eti dediğimiz pterjium, kuş kanadı veya erken başlangıçlı sarı nokta hastalıkları aslında güneşle direkt alakalı. Tabii ki burada güneş gözlüğü kullanmak da aynı zamanda bunlardan koruyor. Yani güneş gözlüğü kullanmak sadece kozmetik bir hadise değil."<br />
Güneş gözlüğü alırken bu detaya çok dikkat! Uzman doktor "şansa bırakmayın" diyerek uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p></p>

<p><strong>YANLIŞ GÖZLÜK SEÇİLİRSE NELER OLUR?</strong></p>

<p>Yanlış bir güneş gözlüğü kullanıldığı takdirde neler olabileceğini anlatan Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Aslında burada ultraviyole koruması olmayan, lisanslı olmayan güneş gözlüklerinden bahsediyoruz. Yanlış bir güneş gözlüğü kullandığımız zaman ışınların geliş açısını, geliş miktarını değiştirdiği için yanlış bir güneş gözlüğünde göz bebeğimiz büyüyor. Haliyle bu gözlüklerde bir güneş filtresi olmadığı zaman, ultraviyole filtresi olmadığı zaman da bu sefer büyümüş bir gözbebeğinden daha fazla ultraviyole ışınlara maruz kalıyoruz. Aslında korunmak istediğimiz bu hastalıkların tamamından katarakt, göz eti, sarı nokta hastalıkları gibi birçok hastalığı aynı zamanda biz davetiye çıkarmış oluyoruz. Direkt ameliyat götürür diyemeyiz ama ameliyat olabileceğimiz veya cerrahi ile görme kaybıyla ilişkili olabilecek diğer hastalıkların çıkış hızını arttırabilir. Burada bahsettiğim gibi katarakt, kuş kanadı, piterjiyum hastalığı, retina hastalıkları tamamını bu gruba koyabiliriz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İŞİNİZİ ŞANSA BIRAKMAYIN</strong></p>

<p>Kullanım maksatlarına göre her güneş gözlüğünün kullanılıp kullanılamayacağına ve hepsinin herkes için uygun olup olmadığına değinen Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Aslında güneş gözlüklerinin lisanslı olanların tamamında ultraviyole 400 koruması var ve benim bir göz hekimi olarak bir güneş gözlüğünde asıl olmasını istediğim koruma da bu. Ama gündelik yaşamda yaptığımız işlere göre uzun yol şoförüysek farklı bir güneş gözlüğü, karlı yağışlı yollarda kullanıyorsak farklı bir güneş gözlüğü tercih edebiliriz. Polarize kaplamalar burada iş görebilir, antirefle kaplamalar belki kozmetik açıdan hastayı daha rahat hissettirebilir. Bu gibi durumlarda hastalarımızın gözlük alırken, tercih ederken dikkat etmesi gerekiyor. Bence güneş gözlüğü şansa bırakılacak bir olay değil. Tecrübeli, kaliteli, rüştünü ispat etmiş optisyenlerden almalarını tavsiye ederim" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/gunes-gozlugu-alirken-bu-detaya-cok-dikkat-uzman-doktor-sansa-birakmayin-diyerek-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/343f970d-32a0-41ed-b8de-9b4f032ac52a.png" type="image/jpeg" length="32345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın sıcaklıklar mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde seyredecek]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/yazin-sicakliklar-mevsim-normallerinin-1-2-derece-uzerinde-seyredecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/yazin-sicakliklar-mevsim-normallerinin-1-2-derece-uzerinde-seyredecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji'den sıcak hava uyarısı: Yaz boyunca termometreler mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde seyredecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye genelinde bu yaz hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor.</strong></p>

<p></p>

<p><strong>"El Nino" </strong>olarak bilinen hava olayı, Pasifik Okyanusu'nda deniz suyu sıcaklıklarının normal değerlerin üzerine çıkmasıyla gelişiyor ve küresel iklim üzerinde etkili oluyor.</p>

<p></p>

<p>Küresel sıcaklıkları artırıcı etkisiyle bilinen El Nino nedeniyle bazı bölgelerde kuraklık riskinin yükselmesi, bazı bölgelerde ise yoğun yağış ve aşırı hava olaylarının görülmesi öngörülüyor.</p>

<p>El Nino'nun güçlü seyretmesi halinde dünya genelinde sıcaklık rekorları kırılabiliyor ve aşırı hava olaylarının sıklığında artış yaşanabiliyor.</p>

<p>Dünya Meteoroloji Örgütü de küresel sıcaklıkları artırma potansiyeli taşıyan El Nino'nun haziran-ağustos döneminde gerçekleşme olasılığının yüzde 80 olduğunu duyurdu.</p>

<p>Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarındaki artışa bağlı olarak bu yılın ikinci yarısından itibaren<strong> "Süper El Nino"</strong> olasılığının güçlendiği değerlendiriliyor. Bu durumun en az kasım ayına kadar sürme ihtimalinin yüzde 90'a yakın veya üzerinde olduğu tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu kapsamda Türkiye'de de yaz aylarında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Sıcaklıklar eylüle kadar yüksek seyredecek</strong></p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, El Nino'nun Türkiye'yi doğrudan etkilemediğini ancak küresel atmosfer dolaşımı üzerindeki etkileri nedeniyle dolaylı sonuçlar oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Atmosferin bir bütün olarak çalıştığını belirten Çelik, Pasifik Okyanusu üzerinde oluşan El Nino ve La Nina gibi sistemlerin dünyanın farklı bölgelerinde sıcaklık ve yağış rejimlerini değiştirebildiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye'deki etkisinin sıcaklıkların bir miktar yükselmesi ve yağışların mevsim normallerinin bir miktar altında gerçekleşmesi şeklinde görüldüğünü kaydeden Çelik, El Nino'nun bu yıl etkili olma ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Yaz aylarında yağışların genel olarak mevsim normalleri civarında beklendiğini bildiren Çelik, temmuz ayıyla birlikte yağışların ülke genelinde azalacağını kaydetti.</p>

<p>Çelik, Türkiye'nin büyük bölümünde sıcaklıkların temmuz ve ağustos aylarında mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde seyredeceğini belirterek, bu durumun eylül ayında da devam etmesinin beklendiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İç bölgelerde sıcaklık artışı daha belirgin olacak</strong></p>

<p>Sıcaklık artışının özellikle iç kesimlerde daha belirgin görüleceğini ifade eden Çelik, vatandaşların Meteoroloji Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yer alan uzun vadeli tahmin haritalarını takip edebileceğini söyledi.</p>

<p>Yılın ilk aylarında yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleştiğine işaret eden Çelik, "Özellikle ocak ayının sonundan itibaren yaklaşık 4 aydır mevsim normallerinin üzerinde yağış alıyoruz. Temmuz ve ağustos aylarında ise yağışların mevsim normalleri civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Zaten bu dönemde yağış miktarları oldukça düşük olduğu için yavaş yavaş yağışsız sezona geçeceğiz." dedi.</p>

<p><img alt="El Nino 2026" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/el-nino-2026.jpeg" width="819" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/yazin-sicakliklar-mevsim-normallerinin-1-2-derece-uzerinde-seyredecek</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/sicak-hava-1.jpg" type="image/jpeg" length="83134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vücuda tutunan keneye "çıplak elle dokunmayın" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, vücuda tutunan kenelerin bilinçsiz şekilde çıkarılmasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini belirterek vatandaşları uyardı. Keneye çıplak elle dokunulmaması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, kenenin uygun yöntemlerle çıkarılması ve gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurulmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, kenenin vücuda tutunması halinde çıplak elle müdahale edilmemesi uyarısında bulundu.</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) kene tutunması veya kene temasıyla bulaşan bir hastalık olduğunu belirtti.</p>

<p>KKKA'nın hasta kişilerin veya hastalığı taşıyan hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas sonucu da bulaşabildiğine işaret eden Öz, hastalığın herhangi bir belirti ortaya çıkmadan seyredebildiğini, bazı vakalarda ise ciddi sonuçlara yol açabilen ağır bir enfeksiyona dönüşebildiğini ifade etti.</p>

<p>Kenelerin özellikle kırsal alanlar, otluk ve çalılık bölgeler, orman kenarları, tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarında görülebildiğini aktaran Öz, hayvanların bulunduğu ortamlarda da keneyle karşılaşma riskinin arttığını dile getirdi.</p>

<p><img alt="Kene Aa 2379678" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/kene-aa-2379678.jpg" width="1280" /></p>

<p>Kenenin vücuda tutunması halinde paniğe kapılmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Öz, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Uygun şekilde onu çıkarabiliriz. Kesinlikle çıplak elle temas etmememiz gerekiyor. Keneyi çıkaracaksak da ince uçlu bir cımbızla çıkarabiliriz. Eğer cımbıza ulaşamıyorsak, bir poşetle veya eldiven takarak yine bir bezle çıkarabilmemiz mümkün. Kene vücutta ne kadar çok kalıyorsa hem hastalık riski hem de hastalığın şiddeti artıyor.</p>

<p>Burada bizim dikkat ettiğimiz husus kişinin çıplak elle dokunmaması, eldiven takması, cımbızla çok yüklenmeden sabit bir kuvvetle cilde en yakın kısımdan tutarak kenenin çıkarılmasıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öz, kenenin mümkün olan en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılması gerektiğini belirterek, "Kenenin parçalanması, ezilmesi veya patlaması uygun değil. Bu sebeple bunlara dikkat etmemiz gerekiyor." dedi.</p>

<p><strong>"Kırsal alan dönüşünde vücut kontrol edilmeli"</strong></p>

<p>Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökülmesi ile tütün, kibrit, sigara gibi uygulamaların doğru olmadığını vurgulayan Öz, bu tür yöntemlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Öz, tarla, bağ, bahçe gibi piknik alanları ve diğer kırsal bölgelerden dönüldüğünde vücudun dikkatlice kontrol edilmesi, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası ve saçlı derinin incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çocukların da aynı şekilde kontrol edilmesinin önemine işaret eden Öz, kene çıkarıldıktan sonra herhangi bir belirti görülmese bile 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ve baş ağrısı, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerin takip edilmesi tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Öz, bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kene açısından riskli bölgelere giderken vücudu örten kıyafetler tercih edilmesinin korunmada önemli rol oynadığını ifade eden Öz, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/vucuda-tutunan-keneye-ciplak-elle-dokunmayin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/k-e-n-e.jpg" type="image/jpeg" length="35836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vali Bilgihan Çocuklarla Buluştu: Mahallem Geleceğim Projesi Başladı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/vali-bilgihan-cocuklarla-bulustu-mahallem-gelecegim-projesi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/vali-bilgihan-cocuklarla-bulustu-mahallem-gelecegim-projesi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur Valiliği tarafından hayata geçirilen “Mahallem Geleceğim” Projesi’nin ilk etkinliği Cumhuriyet İlkokulu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Çocuklar ve aileleri bir araya getiren programda sağlık taramaları, eğitici etkinlikler ve sosyal aktiviteler düzenlenirken, proje kapsamında yaz boyunca farklı mahallelerde benzer etkinliklerin devam edeceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="isSelectedEnd"><strong><span>Burdur Valiliği himayelerinde hayata geçirilen “Mahallem Geleceğim” Projesi’nin ilk etkinliği, Cumhuriyet İlkokulu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Vali Yardımcısı Ökkeş Furkan Karakurt, il protokolü üyeleri, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</span></strong></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="724376241 1319662303676238 3126230557122141815 N" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/724376241-1319662303676238-3126230557122141815-n.jpg" width="1440" /></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın talimatlarıyla başlatılan proje kapsamında, yaz tatili boyunca çocuklar, gençler ve ailelere yönelik eğitim, spor, kültür ve sosyal destek faaliyetleri düzenlenecek. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen projeye Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de destek veriyor.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Etkinlik kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak yürütülen <strong>“Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa” </strong>kampanyası da vatandaşlarla buluşturuldu. Uzman fizyoterapistler eşliğinde gerçekleştirilen çalışmalarda katılımcılara 30 saniye otur-kalk testi, denge testleri ve el dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçümleri yapıldı.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="726381036 1319662273676241 6362016478095780567 N" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/726381036-1319662273676241-6362016478095780567-n.jpg" width="1440" /></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Yapılan testlerin ardından vatandaşlara <strong>“Hareket Kapasitesi Sonuç Kartı” </strong>verilirken, ihtiyaç duyan kişiler Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan ücretsiz fiziksel aktivite danışmanlığı ve egzersiz hizmetlerine yönlendirildi. Böylece vatandaşların fiziksel aktivite düzeyleri konusunda farkındalık oluşturulması ve düzenli egzersiz alışkanlığının yaygınlaştırılması hedeflendi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Programda çocuklar da unutulmadı. <strong>“Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek”</strong> protokolü kapsamında çocuklara yönelik eğitici oyunlar düzenlenirken, ambulans tanıtımları gerçekleştirildi ve<strong> “Yaşama Yol Ver”</strong> farkındalık eğitimleri verildi. Etkinlik boyunca çocuklar hem eğlendi hem de sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirildi.</span></p>

<p class="isSelectedEnd"><img alt="725015934 1319662293676239 5173011906926887340 N" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/725015934-1319662293676239-5173011906926887340-n.jpg" width="1440" /></p>

<p class="isSelectedEnd"><span>Cumhuriyet İlkokulu’ndaki programda çocuklarla yakından ilgilenen Vali Tülay Baydar Bilgihan ve beraberindeki protokol üyeleri, proje kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalar hakkında bilgi aldı.</span></p>

<p><span>Yaz dönemi boyunca devam edecek olan <strong>“Mahallem Geleceğim”</strong> Projesi kapsamında her hafta çarşamba günü farklı mahallelerde etkinlikler düzenlenecek. Projeyle çocukların, gençlerin ve ailelerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere daha aktif katılım sağ</span><span>laması amaçlanıyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="725006180 1319662297009572 8567918622390945134 N" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/725006180-1319662297009572-8567918622390945134-n.jpg" width="1440" /><img alt="724158169 1319662287009573 8762307902115506001 N" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/724158169-1319662287009573-8762307902115506001-n.jpg" width="1440" /><img alt="724257069 1319662277009574 703087690948091113 N" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/724257069-1319662277009574-703087690948091113-n.jpg" width="1440" /><img alt="17Jpeg" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/17jpeg.jpg" width="1000" /><img alt="19Jpeg" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/19jpeg.jpg" width="1000" /><img alt="1Jpeg" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/1jpeg.jpg" width="1000" /><img alt="4Jpeg-1" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/06/4jpeg-1.jpg" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Burdur Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/vali-bilgihan-cocuklarla-bulustu-mahallem-gelecegim-projesi-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/mh.jpg" type="image/jpeg" length="83117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da bebeklerinin topuk tarama testini reddeden aileyi Sağlık Müdürü ikna etti]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalyada-bebeklerinin-topuk-tarama-testini-reddeden-aileyi-saglik-muduru-ikna-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalyada-bebeklerinin-topuk-tarama-testini-reddeden-aileyi-saglik-muduru-ikna-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan: - 'Topuk kanı taraması, yenidoğanlarda erken tanı ve tedavi açısından hayati önem taşıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'da yenidoğan bebeklerinin topuk kanı tarama testini reddeden aile, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve beraberindeki ekibin ziyaretiyle ikna edildi.</p><p>Kentte yaşayan bir ailenin yenidoğan bebeklerinden topuk kanı alınmasını reddetmesi üzerine İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Özkan başkanlığında Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hacer Nur Yüce ve ilgili birimlerin katılımıyla aile ziyareti gerçekleştirildi.</p><p>Ziyarette, aileye topuk kanı taramasının yenidoğanlarda erken tanı ve tedavi açısından taşıdığı hayati önem ile tarama yapılmaması durumunda ortaya çıkabilecek geri dönüşü olmayan sağlık sorunları hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı.</p><p>Topuk kanı taramasının, çocukların sağlıklı bir geleceğe ulaşmalarını sağlayan en önemli koruyucu sağlık hizmetlerinden biri olduğu vurgulandı.</p><p>Gerçekleştirilen bilgilendirme ve değerlendirmeler sonucunda aile topuk kanı alınmasının gerekliliği konusunda ikna oldu, bunun üzerine ekipler kan örneği aldı.</p><p>İl Sağlık Müdürü Özkan, AA muhabirine, birçok hastalığın erken dönemde tespit edilmesini amaçlayan Yenidoğan Tarama Programı'nın bebeklerde oluşabilecek kalıcı sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Topuk kanı vermek istemeyen aileyi ziyaret ettiklerini, bebeklerini sevdiklerini anlatan Özkan, 'Yarım saatlik bir görüşme sonucunda aileyi kan örneği vermeye ikna ettik. Bebekten kan örneği aldık, testlerini yapıp sonucunu aileye bildireceğiz. Topuk kanı taraması, yenidoğanlarda erken tanı ve tedavi açısından hayati önem taşıyor. Spinal Musküler Atrofi (SMA) kalıtsal, nöromüsküler (kas ve sinirlerle ilgili) bir grup hastalığın erken tanınması halinde hastalık yeni tedavi seçenekleriyle kontrol altına alınabilmekte ve hastaların yaşam kalitesi artmaktadır. Topuk kanı tüm bunlar için önemli.' diye konuştu.</p><p>Özkan, Yenidoğan Tarama Programı kapsamında alınan testler sayesinde hastalıkların henüz belirti vermeden tespit edildiğini ve gerekli tedavi süreçlerinin zamanında başlatıldığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalyada-bebeklerinin-topuk-tarama-testini-reddeden-aileyi-saglik-muduru-ikna-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/agency/aa/antalyada-bebeklerinin-topuk-tarama-testini-reddeden-aileyi-saglik-muduru-ikna-etti.jpg" type="image/jpeg" length="73887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NE KADAR UYUYORUZ? Uyku Sürelerimiz...]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/ne-kadar-uyuyoruz-uyku-surelerimiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/ne-kadar-uyuyoruz-uyku-surelerimiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapılan araştırmaya göre; Türkiye’de ortalama uyku süresi 6 saat 45 dakika oldu. Katılımcıların %55,5’i 7 saatten az uyurken, Türkiye’nin en büyük metropolleri İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli ortalamanın altında kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>Türkiye’de ortalama uyku süresi 6 saat 45 dakika</strong></span></p>

<h4><span><strong>Onlinealarmkur.com tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye’de ortalama uyku süresi 6 saat 45 dakika oldu. Katılımcıların %55,5’i 7 saatten az uyurken, Türkiye’nin en büyük metropolleri İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli ortalamanın altında kaldı.</strong></span></h4>

<p><br />
Onlinealarmkur.com tarafından yapılan “Türkiye’de İnsanlar Kaç Saat Uyuyor” başlıklı araştırma, özellikle metropollerde uyku süresinin ülke ortalamasının altında kaldığını ortaya koydu. 79 ilden toplanan 1.005 geçerli yanıtla gerçekleştirilen araştırmaya göre, Türkiye’de gece ortalama uyku süresi 6 saat 45 dakika olarak ölçüldü. Araştırma, büyükşehirlerde yaşayanların daha az uyuduğunu ve ülke genelinde dikkat çekici bir uyku açığı oluştuğunu gösterdi.</p>

<p>Araştırmaya katılanların %31,3’ü geceleri 6 saatten az, %12,4’ü ise 5 saatten az uyuduğunu söyledi. Diğer bir deyişle her sekiz kişiden biri uyku açığı yaşıyor. Katılımcıların %55,5’i ise geceleri 7 saatten az uyuduğunu belirtti. Yetişkinler için önerilen, ortalama 8 saatlik uyku süresinin referans alındığı düşünüldüğünde, araştırma Türkiye’nin yıllık toplam uyku açığının yaklaşık 19 güne ulaştığını ortaya koydu.</p>

<p><strong>En uykusuz Mersin</strong></p>

<p>Şehir bazlı sonuçlarda, 6 saat 14 dakika ile en az uyuyan ilin Mersin olduğu görüldü. Türkiye’nin en yoğun nüfuslu şehirleri arasında yer alan İstanbul (6 saat 38 dakika), Ankara (6 saat 43 dakika), İzmir (6 saat 32 dakika) ve Kocaeli’nin (6 saat 16 dakika) ise ortalama uyku süresinde ülke ortalamasının altında kaldığı belirlendi. Araştırma sonuçları, metropol yaşamı ile uyku süresi arasında dikkat çekici bir ilişki olduğunu gösterdi.</p>

<p>En çok uyuyan il ise 7 saat 25 dakika ile Konya oldu. Onu Van (7 saat 8 dakika), Denizli (6 saat 57 dakika), Kahramanmaraş (6 saat 54 dakika), Manisa (6 saat 53 dakika) ve Bursa (6 saat 53 dakika) izledi.</p>

<p><strong>En çok Karadenizliler uyudu</strong></p>

<p>Bölgesel dağılımda Karadeniz, 7 saat 4 dakika ile en çok uyuyan bölge olarak öne çıktı. Onu Ege (6 saat 44 dakika), Güneydoğu Anadolu (6 saat 43 dakika) ve Marmara (6 saat 41 dakika) bölgeleri izledi. Akdeniz ise 6 saat 39 dakika ile en düşük uyku süresine sahip bölge oldu. Sonuçlar, yaşam temposu ve şehir yoğunluğunun uyku alışkanlıkları üzerinde belirleyici rol oynadığını gösterdi.</p>

<p>Araştırma sonuçları, Türkiye’de uyku süresinin yalnızca bireysel alışkanlıklarla değil, şehir yaşamının temposuyla da şekillendiğini ortaya koyuyor. Özellikle büyükşehirlerde ortalamanın altında kalan uyku süreleri, kentli yaşamının etkisini görünür hale getiriyor.</p>

<p><strong>“Asıl mesele uyumaya zaman bulmak!”</strong></p>

<p>Onlinealarmkur.com Kurucusu Burak Özdemir, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Yaptığımız araştırma, büyükşehirlerde yaşayanların uyku süresinin giderek azaldığını gösteriyor. Özellikle metropollerde ortaya çıkan tablo, günlük yaşam temposunun uyku düzeni üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Trafik, iş ve okul saatleri, gece ekran kullanımı gibi unsurların hepsi bir araya geldiğinde, milyonlarca insanın güne yetersiz uykuyla başladığını gösterdi.</p>

<p>Online Alarm Kur sitesini, üniversitede bilgisayar mühendisliği eğitimi aldığı dönemde, sabah uyanma sorununa çözüm olarak kurduğunu söyleyen Burak Özdemir, “Çıkış noktam uykunun uyanma kısmını güvenceye almaktı ama yaptığımız araştırma bize asıl meselenin uyumaya zaman bulmak olduğunu söylüyor” dedi.</p>

<p><strong>Sayılarla “Türkiye’de İnsanlar Kaç Saat Uyuyor” Araştırması</strong></p>

<p>Toplam yanıt: 1.005 kişi</p>

<p>İl sayısı: 79 il</p>

<p>Türkiye ortalaması: 6 saat 45 dakika (6,75 saat)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>7 saatten az uyuyanlar: %55,5 (558 kişi)</p>

<p>6 saatten az uyuyanlar: %31,3 (315 kişi)</p>

<p>5 saatten az uyuyanlar: %12,4 (125 kişi)</p>

<p>En az uyuyan il: Mersin (6 saat 14 dakika)</p>

<p>En çok uyuyan il: Konya (7 saat 25 dakika)</p>

<p>En az uyuyan bölge: Akdeniz (6 saat 39 dakika)</p>

<p>En çok uyuyan bölge: Karadeniz (7 saat 4 dakika)</p>

<p><strong>Metodoloji notu: </strong><i>Anket, onlinealarmkur.com kullanıcıları arasında anonim olarak yapılmıştır. Katılımcılara yaşadıkları şehir ve günlük uyku süresi sorulmuş; isim, iletişim bilgisi veya başka herhangi bir kimlik tanımlayıcı veri toplanmamıştır. Şehir kırılımlarında istatistiksel güvenilirlik için en az 15 yanıt alan iller değerlendirilmiştir.</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ŞADİYE ÜNAL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/ne-kadar-uyuyoruz-uyku-surelerimiz</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/uyku.png" type="image/jpeg" length="42008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilometrelerce uzaklıktan Denizli'ye gelen 2 hasta başarılı bypass ameliyatlarıyla sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/kilometrelerce-uzakliktan-denizliye-gelen-2-hasta-basarili-bypass-ameliyatlariyla-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/kilometrelerce-uzakliktan-denizliye-gelen-2-hasta-basarili-bypass-ameliyatlariyla-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu ve Düzce'den tedavi için Denizli'ye gelen iki hasta, Özel Tekden Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem tarafından gerçekleştirilen farklı yöntemlerdeki bypass ameliyatlarının ardından taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu ve Düzce'den tedavi için Denizli'ye gelen iki hasta, Özel Tekden Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem tarafından gerçekleştirilen farklı yöntemlerdeki bypass ameliyatlarının ardından taburcu edildi. </p><p>Kalp ve damar rahatsızlığı nedeniyle tedavi arayışına giren Yunus Saral (70) ile Cemal Topkara (49), tedavi için Denizli'ye gelerek Özel Tekden Hastanesi'nde ameliyat oldu. Her iki hastaya da yapılan anjiyografi sonrasında bypass operasyonu uygulanmasına karar verildi. </p><p>Bolu'nun Gerede ilçesinden Denizli'ye gelen Yunus Saral'ın, yapılan tetkiklerde aort damarında yaygın kalsifikasyon tespit edilmesi üzerine küçük kesili bypass yöntemi uygun görülmedi. Bunun yerine klasik sternotomi yöntemiyle, ancak kalp durdurulmadan gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Ameliyat sonrası iyileşme süreci olumlu seyreden hastanın, operasyonun ardından 6'ncı günde taburcu edildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Düzce'nin Yığılca ilçesinden gelen Cemal Topkara için ise günlük yaşamına kısa sürede dönebilmesi amacıyla küçük kesili bypass yöntemi tercih edildi. Özellikle aktif çalışma hayatı bulunan hastalarda tercih edilen bu yöntemin, hem estetik açıdan hem de iyileşme süresinin kısalığı bakımından avantaj sağladığı belirtildi. Operasyon sonrası hızlı toparlanan Topkara'nın taburcu olduktan sonra Düzce'ye özel aracıyla dönebilecek sağlık durumuna ulaştığı ifade edildi. </p><p>Ameliyatları gerçekleştiren Prof. Dr. Kemalettin Erdem, kalp durdurulmadan yapılan bypass operasyonlarının hastalarda daha az kan kaybı, daha düşük komplikasyon riski ve daha hızlı iyileşme sağladığını belirtti. Özellikle uygun hastalarda küçük kesili yöntemlerin iş ve sosyal yaşama dönüş süresini önemli ölçüde kısalttığını kaydetti. </p><p>Tedavi sürecine ilişkin konuşan Yunus Saral ve Cemal Topkara ise, tavsiyesiyle Denizli'ye geldiklerini ve ameliyat sürecinin beklentilerinin üzerinde olumlu geçtiğini belirterek, Denizli Özel Tekden Hastanesi çalışanlarına teşekkür etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Denizli</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/kilometrelerce-uzakliktan-denizliye-gelen-2-hasta-basarili-bypass-ameliyatlariyla-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 13:17:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/kilometrelerce-uzakliktan-denizliye-gelen-2-hasta-basarili-bypass-ameliyatlariyla-sagligina-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="52919"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nijeryalı çift, Antalya'da sağlığına kavuştu]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/nijeryali-cift-antalyada-sagligina-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/nijeryali-cift-antalyada-sagligina-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Türkiye'nin sağlık alanındaki başarılarından etkilenen Nijeryalı çift, Antalya'da sağlıklarına kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Nijerya'da yaşayan ve vücut kitle indeksi 55 olan 62 yaşındaki Abdoul Hamid Baba Saliu ile ağrı şikayetleri bulunan eşi 48 yaşındaki Hadikat Baba Salu, sağlık sorunlarına çözüm için kendi imkanlarıyla Antalya'ya geldi.</p><p>Kentteki bir hastaneye başvuran ve tüm tetkikleri yapılan kadına, kapalı yöntemle safra kesesi ameliyatı gerçekleştirildi. Ülkesinde 'yüksek riskli hasta' olarak değerlendirilen eşi Abdoul Hamid Baba Saliu da Yaşam Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aydınlı ve beraberindeki ekip tarafından ameliyat edildi.</p><p>Nijerya'dan gelen karı-koca, aynı hastanede aynı uzman ekip tarafından, aynı gün içinde başarıyla ameliyat edildi. Nijeryalı çift, tedavilerinin ardından ülkelerine yolcu edildi.</p><p>Prof. Dr. Bülent Aydınlı, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin sağlık turizminde küresel güç olduğunu, gerçekleştirdikleri ameliyatların da sağlık turizminin gerçek anlamını yansıttığını vurguladı.</p><p>Hastanın tıbbi durumunu dikkatle inceledikten sonra tedavi sürecini planladıklarını belirten Aydınlı, 'Bu, Türkiye'nin sağlık turizminin farkıdır. Türkiye, Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl milyonlarca uluslararası hastayı ağırlamaktadır. Gelişmiş tıbbi altyapısı, uzman kadrosu ve rekabetçi tedavi maliyetleriyle küresel sağlık turizminde üst sıralardaki yerini pekiştirmektedir. Antalya, bu alanda İstanbul ile birlikte en fazla uluslararası hasta çeken şehirlerin başında gelmektedir.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/nijeryali-cift-antalyada-sagligina-kavustu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/aa/nijeryali-cift-antalyada-sagligina-kavustu.jpg" type="image/jpeg" length="45385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da düzenlenen '3. UJOD Kongresi' 3 bin kadın sağlığı uzmanını buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalyada-duzenlenen-3-ujod-kongresi-3-bin-kadin-sagligi-uzmanini-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalyada-duzenlenen-3-ujod-kongresi-3-bin-kadin-sagligi-uzmanini-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (UJOD) tarafından Antalya'da bu yıl 3'üncüsü düzenlenen 'UJOD Kongresi'nde 3 bin yerli ve yabancı kadın sağlığı uzmanı bir araya geldi.</p><p>Dernekten yapılan açıklamaya göre, Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde organize edilen kongre, 'Bilim ve Eleştirel Düşünce ile Değişim' temasıyla gerçekleştirildi.</p><p>Kadın sağlığının önde gelen isimlerinin yer aldığı kongrede, kapsamlı bilimsel program sunuldu. Yerli ve yabancı uzmanlar, menopoz döneminde hormon tedavilerinden gebeliğe, kadın hastalıkları tedavilerindeki güncel gelişmelere kadar birçok konuyu ele aldı.</p><p>UJOD Derneği Başkanı Prof. Dr. Eray Çalışkan, kongrede uzun yıllar tartışma konusu olan Hormon Replasman Tedavisine (HRT) ilişkin güncel kılavuzların ve klinik bulguların oturumlarda değerlendirildiğini ifade etti.</p><p>Kongre bünyesindeki meslek kurslarının da katılımcıların yoğun ilgisini çektiğini anlatan Çalışkan, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kadın sağlığında yenilenme, gençleştirme ve fonksiyonel bozuklukların giderilmesine yönelik yeni yaklaşımlar da kongremizin dikkat çeken oturumları arasında yer aldı. Düşük yumurtalık rezervine sahip kadınlarda Eksozom ve PRP (Platelet-Rich Plasma) uygulamalarının birlikte kullanımına ilişkin güncel veriler ve klinik deneyimler paylaşıldı.'</p><p>Çalışkan, derneklerinin ana hedefinin ülkedeki kadın sağlığının geliştirilmesine katkı sunmak olduğunu belirterek, mesleki eğitimde standardizasyon ve kaliteyi ön plana çıkarmak, mesleki sorunlara çözüm üretmek ve en güncel bilimsel yenilikleri hekimlerle buluşturmak amacıyla çalışmaları sürdürdüklerini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalyada-duzenlenen-3-ujod-kongresi-3-bin-kadin-sagligi-uzmanini-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/aa/antalyada-duzenlenen-3-ujod-kongresi-3-bin-kadin-sagligi-uzmanini-bulusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="70912"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıbbi Cihaz Yönetişim Zirvesi 2.0 Antalya'da başladı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/tibbi-cihaz-yonetisim-zirvesi-20-antalyada-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/tibbi-cihaz-yonetisim-zirvesi-20-antalyada-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Bu yıl 'Stratejiden Dönüşüme, İş Birliğinden Küresel Vizyona' mottosuyla düzenlenen Tıbbi Cihaz Yönetişim Zirvesi 2.0, Antalya'da başladı.</p><p>Tıbbi Cihaz Sektörü Platformu tarafından Belek Turizm Bölgesi'ndeki bir otelde düzenlenen zirvenin açılışına, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. İhsan Şahin, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürü Şinasi Candan, DMO Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mehmet Koca, Tüm Tıbbi Cihaz Üretici ve Tedarikçi Dernekleri Federasyonu (TÜMDEF) Başkanı Kemal Yaz, Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir, TOBB Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz, Ege Tıbbi Cihaz Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (EGEDER) ve zirve Başkanı Onur Akgün ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, hastane yöneticileri ve sektör temsilcileri katıldı.</p><p>TÜMDEF Başkan Vekili, EGEDER ve Zirve Düzenleme Kurulu Başkanı Onur Akgün, AA muhabirine, sektörün uzun yıllar kendi kongrelerini düzenlediğini ancak bir süre ara verildiğini söyledi.</p><p>Geçen yıl sağlık ekosisteminin ve ilgili bakanlıkların ihtiyacını görerek zirvenin ilkini gerçekleştirdiklerini belirten Akgün, bu yıl da sektör paydaşlarını yeniden bir araya getirdiklerini ifade etti.</p><p>Zirvelerin sağlık ekosistemindeki tüm bileşenleri ortak hedefler doğrultusunda buluşturduğunu dile getiren Akgün, 'Bu tür organizasyonlar, aynı hedefe farklı fikirlerle ulaşabilme kültürünü yansıtıyor. Finansal süreçler, mevcut yapısal mevzuatlar, tedarik ve satın alma yöntemleri, afet dönemlerinde tıbbi cihaz tedarikinin organizasyonu, Sosyal Güvenlik Kurumu politikalarının sektöre uyumu ve Avrupa Birliği müktesebatına uygun belgelendirme süreçleri gibi çok sayıda başlığı ele alacağız.' dedi.</p><p>Yaklaşık 600 katılımcının yer aldığı zirvede sektör firmalarının yanı sıra şehir, kamu ve üniversite hastanelerinden yöneticiler, hekimler ve idari personelin de bulunduğunu aktaran Akgün, etkinliğin önemli bir fikir alışverişi ortamı oluşturduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akgün, yerli üretimin güçlendirilmesinin sektör açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, 'Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da sağ olsun zirvemize canlı yayınla katıldılar. Yerli üretime vurgu yaparak önem verdiğini ilettiler. Elbette bizim de hedefimiz yerli üretimin güçlenmesi, ülkemizin tıbbi cihaz anlamında dünyadaki ülkeler kadar söz sahibi olabilmesi adına bir yarar sağlamak. Bizler de bunun için çaba sarf ediyoruz.' diye konuştu.</p><p>TÜMDEF Başkanı Kemal Yaz da zirvede finansman, tedarik ve regülasyonlarla ilgili sorunları paydaşlarla değerlendirdiklerini söyledi.</p><p>Sağlık sektörünün stratejik öneminin giderek arttığını ifade eden Yaz, savaşlar ve küresel gelişmelerin sağlık alanındaki tedarik süreçlerini daha önemli hale getirdiğini belirtti.</p><p>SEİS Başkanı Metin Demir ise Türkiye'nin tıbbi cihaz sektöründeki ihracatının son yıllarda önemli ölçüde arttığını kaydetti.</p><p>Sağlık sektörünün enerji ve savunma sanayisiyle birlikte stratejik alanlardan biri olduğunu dile getiren Demir, 'Ülkemizin sağlık hizmetleri kapasitesine inanıyoruz. Yapay zeka, biyoteknoloji ve yüksek katma değerli üretim alanlarında yeni yatırımlar yapılıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>TOBB Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz de ticarette güven ve iletişimin önemine işaret ederek, zirvenin sektörün geleceğinin tartışılması açısından önemli bir platform sunduğunu söyledi.</p><p>Kovid-19 salgını, savaşlar, yapay zeka dönüşümü ve küresel ticarette yaşanan değişimlerin sağlık sektörünü doğrudan etkilediğini ifade eden Özgürbüz, kamu kurumlarıyla sektör temsilcilerinin bir araya gelmesinin önemli olduğunu kaydetti.</p><p>OSTİM Medikal Sanayi Kümelenmesi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fatin Dağçınar, zirvenin sektör tarafından düzenlenmesinin ayrı bir önem taşıdığını belirtti.</p><p>Geçen yılki organizasyonun başarılı geçtiğini, bu yıl da yoğun katılımla verimli bir zirve gerçekleştirilmesini beklediklerini dile getiren Dağçınar, 'Sektörün önemli sivil toplum kuruluşları bir araya geliyor. Sağlık Bakanlığı, SGK ve diğer kamu kurumlarının tam kadro katılım sağlaması zirveye ayrı bir değer katıyor. Biz de bu fırsattan yararlanarak mevcut durumu değerlendiriyor, gelecekte ülkemiz adına neler yapılabileceğini ele alıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Sağlık Gereçleri Üreticileri ve Temsilcileri Derneği (SADER) Başkanı Ayfer Türkoğlu, zirvede sağlık sektöründeki düzenleyici süreçler, yerli üretimin desteklenmesi ve medikal cihaz sektörünün sürdürülebilir büyümesine ilişkin konuların ele alındığını belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı tarafından yerli üretim kapasitesinin desteklenmesine yönelik verilen mesajların sektör açısından önemli olduğunu ifade eden Türkoğlu, firmaların tedarik süreçlerinde yaşadığı regülasyon ve gümrük kaynaklı sorunların çözümüne yönelik ortak çalışma yürütülmesinin hedeflendiğini kaydetti.</p><p>Araştırmacı Tıp Teknolojileri Üreticileri Derneği (ARTED) Başkanı Gürdal Şahin de tıbbi cihaz sektörünün gelişimi için paydaşlar arasındaki işbirliğinin önemine dikkati çekti.</p><p>Diş Malzemeleri Sanayici ve İşadamları Derneği (DİŞSİAD) Başkanı Erkan Uçar, zirvenin paydaşları arasında yer almaktan ve düzenleyici ekipte bulunmaktan onur duyduklarını ifade etti.</p><p>Uçar, diş hekimliği sektöründe faaliyet gösteren firmalar ve üreticilerin mevcut sorunlarının çözümü ile sektörün daha ileri taşınmasına yönelik konuların zirvede ele alındığını söyledi.</p><p>Zirvede 'Türkiye Tıbbi Cihaz Ekosisteminin Bugünü ve Yarını' oturumu gerçekleştirildi.</p><p>Oturumda Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Dr. İhsan Şahin ile TOBB Türkiye Medikal Meclisi Başkanı Levent Mete Özgürbüz konuşma yaptı. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Başkanı Prof. Dr. Ümit Kervan ise programa çevrim içi katıldı.</p><p>Zirve, 13 Mayıs'a kadar devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/tibbi-cihaz-yonetisim-zirvesi-20-antalyada-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/aa/tibbi-cihaz-yonetisim-zirvesi-20-antalyada-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="16464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da 'Her Gebeye Bir Ebe' uygulaması kapsamında ev ziyaretleri başladı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalyada-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasi-kapsaminda-ev-ziyaretleri-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalyada-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasi-kapsaminda-ev-ziyaretleri-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'da, Sağlık Bakanlığının anne ve bebek sağlığına yönelik hayata geçirdiği 'Her Gebeye Bir Ebe' uygulaması çerçevesinde koordinatör ebeler, ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarını evlerinde ziyaret ediyor. </p><p>İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Normal Doğum Eylem Planı doğrultusunda, tıbbi zorunluluk bulunmadıkça sezaryen oranlarının azaltılması, normal doğumun teşvik edilmesi, doğum hizmetlerinde kalite artırımı ve dijital takip sistemlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Halk Sağlığı Yönetim Sistemi Gebelik Modülü üzerinden özellikle son üç ayındaki gebeler, ev ziyaretleri ve yüksek riskli gebeler takip ediliyor.</p><p>'Güvenli gebelik, sağlıklı gelecek' anlayışıyla yürütülen uygulamada, anne adaylarına gebelik sürecini daha bilinçli ve sağlıklı geçirmeleri için birebir destek veriliyor. Koordinatör ebeler tarafından yapılan ev ziyaretlerinde, gebelik takibi, sağlıklı beslenme, doğuma hazırlık, doğum sonrası bakım ve anne sütünün önemi gibi konularda bilgilendirme yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ziyaretlerde ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezi ile Döşemealtı Devlet Hastanesi bünyesindeki Gebe Okulu hizmetleri ve Sağlık Bakanlığının geliştirdiği 'Annelik Yolculuğu Mobil Uygulaması' hakkında da bilgilendirme gerçekleştiriliyor.</p><p>Yetkililer, ilk gebeliğin anne adayları için önemli bir süreç olduğuna dikkat çekerek, 'Koordinatör ebelerimizle sahaya inerek, annelerimizin kendilerini en güvenli hissettikleri ortam olan evlerinde onlara rehberlik ediyor, bu özel süreçte her zaman yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz. Hedefimiz, bilinçli anneler ve sağlıklı nesiller için her gebemize ulaşmak, gebelik sürecini profesyonel destekle daha güvenli ve sağlıklı hale getirmektir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Bu kapsamda Döşemealtı ilçesi Yeniköy Mahallesi'nde ilk gebeliğini yaşayan bir anne adayına koordinatör ebe tarafından ev ziyareti gerçekleştirilerek danışmanlık hizmeti verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Antalya</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalyada-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasi-kapsaminda-ev-ziyaretleri-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/aa/antalyada-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasi-kapsaminda-ev-ziyaretleri-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="63899"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneşten koruyayım derken gözünüze zarar veriyor olabilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/gunesten-koruyayim-derken-gozunuze-zarar-veriyor-olabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/gunesten-koruyayim-derken-gozunuze-zarar-veriyor-olabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre, kalitesiz güneş gözlükleri göz bebeğini büyüterek zararlı ışınların daha fazla girmesine neden oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ucuz ve kalitesiz güneş gözlükleri, sanılanın aksine gözü korumak yerine daha fazla zarara açık hale getiriyor; risk çoğu zaman camın kalitesinde saklı.</strong></p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 04 30 12.04.26" class="detail-photo img-fluid" height="493" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-30-120426.png" width="747" /></p>

<p>Havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı hızla artıyor. Ancak gözlüğün varlığı tek başına bir koruma anlamına gelmiyor. Özellikle düşük kaliteli ya da taklit ürünlerde kullanılan camlar, gözü güneşten korumak yerine daha savunmasız bırakabiliyor.</p>

<p>Dışarıdan bakıldığında sadece <strong>“koyu cam”</strong> gibi görünen bu ürünler, aslında göz sağlığı açısından fark edilmeyen bir risk taşıyor. Sorun gözlüğün varlığı değil, camın neyi gerçekten filtrelediği.</p>

<p><strong>KOYU CAM HER ZAMAN KORUMA ANLAMINA GELMEZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birçok kişi koyu renkli camların güneşi engellediğini düşünür. Oysa asıl koruma, camın renginde değil, ultraviyole (UV) filtre özelliğinde gizlidir. Bu filtre olmadığında koyu cam, göz bebeğinin büyümesine neden olur.<br />
Normalde parlak ışıkta küçülen göz bebeği, camın yarattığı karanlık etkiyle genişler ve zararlı UV ışınları gözün içine daha fazla ulaşır.</p>

<p>Bu nedenle düşük kaliteli bir gözlük, gözü korumak yerine daha fazla riskle karşı karşıya bırakabilir; hatta bazı durumlarda hiç gözlük takmamaktan bile daha zararlı hale gelebilir.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 04 30 12.04.13" class="detail-photo img-fluid" height="509" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-30-120413.png" width="756" /></p>

<p><strong>KALİTESİZ CAMLAR GÖZÜN DOĞAL DENGESİNİ BOZAR</strong></p>

<p>Düşük kalite camlar ışığı düzgün kırmaz ve dağıtmaz. Bu durum, gözün sürekli netlik sağlamak için odaklanmaya çalışmasına neden olur. Kısa sürede baş ağrısı, göz yorgunluğu, bulanık görme ve uzun vadede görme kalitesinde düşüş gibi sorunlar ortaya çıkabilir.</p>

<p><strong>TAKLİT ÜRÜNLER SADECE GÖRMEYİ ETKİLEMEZ</strong></p>

<p>Standartsız üretimle hazırlanan camlar, UV ışınlarını filtrelemediği gibi göz yüzeyinde tahrişe ve hassasiyete de yol açabilir. Özellikle uzun süreli kullanımda göz kuruluğu, yanma hissi ve ışığa karşı aşırı hassasiyet gelişebilir.</p>

<p><strong>GERÇEK KORUMA CAMIN İÇERİĞİNDE BAŞLAR</strong></p>

<p>Kaliteli ve standartlara uygun üretilmiş güneş gözlüklerinde UV400 gibi koruyucu filtreler bulunur. Bu filtreler, zararlı ışınların göze ulaşmasını engelleyerek gerçek koruma sağlar. Aynı zamanda camın optik kalitesi yüksek olduğu için göz daha az yorulur ve daha net bir görüş elde edilir. Göz gereksiz efor harcamaz, doğal çalışma düzeni korunur.</p>

<p><strong>DOĞRU GÖZLÜK SADECE KONFOR DEĞİL GÜVENLİKTİR</strong></p>

<p>Güneş gözlüğü yalnızca bir aksesuar değil, doğrudan göz sağlığını etkileyen bir üründür. Bu nedenle ürün seçerken fiyat ya da görünüm kadar, camın koruyucu özelliklerine ve güvenilirliğine dikkat edilmesi gerekir. Aksi halde fark edilmeden yapılan bir tercih, zamanla göz sağlığını geri dönüşü zor bir şekilde etkileyebilir.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 04 30 12.04.19" class="detail-photo img-fluid" height="431" src="https://burduryeniguncom.teimg.com/burduryenigun-com/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-30-120419.png" width="760" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/gunesten-koruyayim-derken-gozunuze-zarar-veriyor-olabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/04/g-o-z-l-u-k-1.jpg" type="image/jpeg" length="93239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burdur’da Aşı Seferberliği! Anne ve Bebek Sağlığı İçin Kritik Uyarı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/burdurda-asi-seferberligi-anne-ve-bebek-sagligi-icin-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/burdurda-asi-seferberligi-anne-ve-bebek-sagligi-icin-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur’da, 24–30 Nisan Dünya Aşı Haftası kapsamında önemli bir farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Burdur Devlet Hastanesi Kadın Doğum Polikliniği’nde kurulan bilgilendirme standında vatandaşlara aşıların önemi anlatıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur’da, 24–30 Nisan Dünya Aşı Haftası kapsamında önemli bir farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Burdur Devlet Hastanesi Kadın Doğum Polikliniği’nde kurulan bilgilendirme standında vatandaşlara aşıların önemi anlatıldı.</p>

<p>Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Ayşen Til, Başkan Yardımcısı Dr. Emine Yılmaz Koç ve ilgili birim sorumlularının katılımıyla düzenlenen etkinlikte, özellikle anne ve bebek sağlığına dikkat çekildi.</p>

<p>Gebeler İçin Hayati Uyarı</p>

<p>Etkinlikte, gebelere yönelik uygulanan Td ve Tdab (Tetanoz-Difteri-aselüler Boğmaca) aşılarının hem anne hem de bebek sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Uzmanlar, bu aşıların doğum öncesi koruyuculuğu artırdığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukluk Aşı Takvimi Anlatıldı</p>

<p>Ayrıca Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) kapsamında bebeklik ve çocukluk dönemi aşı takvimi hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Aşıların, çocukları bulaşıcı hastalıklara karşı koruyan en etkili yöntem olduğu ifade edildi.</p>

<p>“Aşılar Hayat Kurtarır”</p>

<p>Yetkililer, aşıların güvenilirliğine dikkat çekerek, toplum sağlığının korunmasında en güçlü silahlardan biri olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Vatandaşlara yapılan çağrıda ise şu mesaj öne çıktı:<br />
“Sağlıklı bir gelecek, zamanında yapılan aşılarla mümkündür. Aşılar sizi ve sevdiklerinizi korur.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MUHAMMET FATİH BAŞCI</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Burdur Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/burdurda-asi-seferberligi-anne-ve-bebek-sagligi-icin-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/04/yangin-49.png" type="image/jpeg" length="42127"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
