<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Burdur Haberleri, Burdur Son Dakika Haber | Burdur Yenigün</title>
    <link>https://www.burduryenigun.com</link>
    <description>Burdur'dan en son dakika haberleri, güncel gelişmeler, siyaset, spor ve ekonomi haberleri anında Burdur Yenigün'de. Burdur'u etkileyen her şeyden ilk siz haberdar olun!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.burduryenigun.com/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Burdur Yenigün. Tüm hakları saklıdır. Burdur'un tarafsız ve güncel haber kaynağı.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 07:55:56 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli'deki otobüs kazasında hayatını kaybedenlerin yürek burkan hikayeleri ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/denizlideki-otobus-kazasinda-hayatini-kaybedenlerin-yurek-burkan-hikayeleri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/denizlideki-otobus-kazasinda-hayatini-kaybedenlerin-yurek-burkan-hikayeleri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli-Aydın Otoyolu Sarayköy ilçesinde yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak alev alması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği feci kazada ölenlerin hikayeleri yürekleri dağlarken, bayram ziyareti, mezarlık ziyareti ve sınav heyecanı yolculuklarının ölümle yarım kaldığı acı detaylar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizli-Aydın Otoyolu Sarayköy ilçesinde yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak alev alması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği feci kazada ölenlerin hikayeleri yürekleri dağlarken, bayram ziyareti, mezarlık ziyareti ve sınav heyecanı yolculuklarının ölümle yarım kaldığı acı detaylar ortaya çıktı. </p><p>İzmir-Antalya seferini yapan Pamukkale Turizm'e ait yolcu otobüsünün küle döndüğü kazada yaşamını yitirenlerin kimlik tespit çalışmalarının ardından, hayatını kaybedenlerin geride bıraktığı acı dolu hikayeler netleşti. Kazada hayatını kaybeden otobüs şoförü Mustafa Fevzi Merdun'un evli ve 3 çocuk babası olduğu, uzun yıllardır yollarda direksiyon sallayarak geçimini sağladığı öğrenildi. </p><p>Eşini kurtardı, izdiham yüzünden oğluyla alevlerin arasında kaldı </p><p>Kazanın en dramatik hikayesi ise Şen ailesinde yaşandı. Civan Şen, eşi Sevda Şen ve henüz 9 aylık oğlu Eyüp Miraç Şen ile birlikte Kurban Bayramı tatilinde Sevda Şen'in ailesini ziyaret etmek amacıyla İzmir'e gitmişti. Yaşadıkları şehir olan Antalya'ya dönüş yolunda feci kazaya yakalanan aileden baba Civan Şen, otobüste yangın çıkması üzerine büyük bir kahramanlık sergileyerek önce aracın camını kırdı. Eşi Sevda Şen'i camdan dışarıya çıkarmayı başaran fedakar baba, kucağındaki 9 aylık oğluyla birlikte çıkmaya hazırlandığı sırada, kırılan camı gören diğer yolcuların o noktaya yoğunlaşması sonucu oluşan izdiham nedeniyle dışarı çıkamayarak alevlerin arasında evladıyla birlikte can verdi. </p><p>Yıllar önce ölen kız kardeşin mezar ziyaretine gidiyorlardı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İzmir'de yaşayan Gule Tayboğa ve kızı Fatma Kartal'ın da başka bir acı nedeniyle yolda oldukları belirlendi. Anne ve kızın, yıllar önce vefat eden ve kabri Antalya'nın Alanya ilçesindeki diğer kız kardeşin mezarını ziyaret etmek amacıyla bu otobüse bindikleri, ancak ziyarete ulaşamadan anne-kızın yan yana hayatlarını kaybettikleri öğrenildi. Aynı kazada can veren anne kızın kanserle mücadele ettikleri ve uzun yıllardır devam eden tedavi sürecinin ardından hastalığı yendikleri ifade edildi. </p><p>Yaşlı çifti ve yeni evli çifti ölüm ayırdı </p><p>Kurban Bayramı nedeniyle Alanya'dan İzmir'deki yakınlarının yanına giden yaşlı çift Halime ve Mehmet Arıkan'ı da dönüş yolunda ölüm ayırdı. Kazada koca Mehmet Arıkan yaralı olarak kurtulmayı başarırken, eşi Halime Arıkan yaşamını yitirdi. Henüz 16 Nisan'da dünyaevine giren yeni evli genç çift Sami ve Merve Erik'in de İzmir'deki bayram tatilinin ardından Antalya'ya döndükleri öğrenildi. Tatil dönüşü yaşanan faciada Sami Erik yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, Merve Erik hayata gözlerini yumdu. </p><p>Sınavlarına ve mezuniyet törenine gidiyordu </p><p>Kazada hayatını kaybeden gençlerden Zehra Eyiol'un ise Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) ALTSO Turizm Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı 2. sınıf öğrencisi olduğu öğrenildi. Bayram tatili için İzmir'deki ailesinin yanına gelen Zehra Eyiol'un, tatil bitimi Alanya'daki final sınavlarına katılmak ve 18 Haziran'da yapılacak olan mezuniyet törenine yetişmek amacıyla otobüste bulunduğu, genç kızın mezuniyet cübbesini giyemeden hayatının kaybetti. Acı haber okulunu ve ailesini yasa boğdu. </p><p>Öte yandan, otobüs şoförünün aile üyeleri sürücü Mustafa Fevzi Merdun'un yapılan otopsi sonucunda kalp krizi geçirdiğinin ortaya çıktığını iddia etti. Ayrıca sürücü Merdun'un kazadan yaklaşık 20 dakika önce meydana gelen bir arıza nedeniyle aracı kenarına çekip, kontrol ettiği daha sonra ise seyrine devam ettiği öğrenildi. </p><p>Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Denizli, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/denizlideki-otobus-kazasinda-hayatini-kaybedenlerin-yurek-burkan-hikayeleri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:46:58 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/06/agency/iha/denizlideki-otobus-kazasinda-hayatini-kaybedenlerin-yurek-burkan-hikayeleri-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="55004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da kurban pazarında son kozlar oynandı: 'Zor belayla aldık, çok pazarlığını yaptık']]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalyada-kurban-pazarinda-son-kozlar-oynandi-zor-belayla-aldik-cok-pazarligini-yaptik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalyada-kurban-pazarinda-son-kozlar-oynandi-zor-belayla-aldik-cok-pazarligini-yaptik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Kurban Bayramı arefesinde hayvan pazarında hem pazarlık hem de bayram telaşı yaşandı. Kars ve çoğunluğu Van'dan gelen besiciler, günlerdir bekledikleri satış için son kozlarını oynarken, alıcılar da uygun fiyatlı kurbanlık bulabilmek için tezgah tezgah gezdi. Büyükbaş kurbanlıklar 100 bin TL ile 300 bin TL arasında değişen fiyatlarla alıcı bulurken, satıcı ve alıcılar arasında yaşanan renkli pazarlıklar kameralar tarafından görüntülendi. 4 ortaklı 130 bin TL'ye düve alan Mehmet Sadık Arslantosun, 'Zor bela aldık, çok pazarlığını yaptık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da Kurban Bayramı arefesinde hayvan pazarında hem pazarlık hem de bayram telaşı yaşandı. Kars ve çoğunluğu Van'dan gelen besiciler, günlerdir bekledikleri satış için son kozlarını oynarken, alıcılar da uygun fiyatlı kurbanlık bulabilmek için tezgah tezgah gezdi. Büyükbaş kurbanlıklar 100 bin TL ile 300 bin TL arasında değişen fiyatlarla alıcı bulurken, satıcı ve alıcılar arasında yaşanan renkli pazarlıklar kameralar tarafından görüntülendi. 4 ortaklı 130 bin TL'ye düve alan Mehmet Sadık Arslantosun, 'Zor bela aldık, çok pazarlığını yaptık' dedi. </p><p>Antalya'da; Kepez ilçesinde bulunan Çamlıca Hayvan Pazarında Kurban Bayramı arefesinde, hareketlilik devam etti. Kars ve çoğunluğu Van'dan gelen besiciler, günler öncesinden getirdikleri kurbanlıkları satmak için son pazarlıklarını yaparken, vatandaşlar da bütçelerine uygun hayvan bulabilmek için pazarda yoğunluk oluşturdu. Satıcılar ile alıcılar arasında yaşanan renkli pazarlıklar tebessüm ettirdi. </p><p>Bayram öncesi son hazırlıklarını tamamlamak isteyen vatandaşlar, sabah saatlerinden itibaren kurban satış alanına geldi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanları inceleyen alıcılar, beğendikleri kurbanlıklar için satıcılarla uzun süre pazarlık yaptı. Kimi vatandaş bütçesine uygun kurbanlık ararken, kimi satıcı da günlerdir bakımını yaptığı hayvanlarını alıcılarla buluşturmak için son kez fiyat verdi. Pazarlıkların ardından taraflar el sıkışarak alışverişi tamamlarken, kiminin ise yaptığı pazarlık satıcı da karşılık bulmadı. </p><p>'Zor bela aldık, çok pazarlığını yaptık' </p><p>Antalya'da 5 yıldır yaşayan Vanlı Mehmet Sadık Arslantosun, pazarda yaklaşık 2 saattir kurbanlık aradıklarını belirterek, 4 ortaklı bir düve aldıklarını söyledi. Arslantosun, '2 saattir pazarda hayvan arıyoruz, Cenab-ı Allah herkesin hayrını kabul etsin. Biz 130 bin TL'ye bir tane düve aldık. Zor bela aldık, pazarlığını yaptık. Malın fiyatı bu sene normal, bizim için de satıcı için de iyi' dedi. </p><p>Van'dan Antalya'ya bir aylık kurban mesaisi </p><p>Van Muradiye'den gelen bir besici ise 4 yıldır Kurban Bayramı öncesi Antalya'ya gelerek hayvan sattığını belirtti. Yaklaşık 1 aydır kentte olduklarını söyleyen besici, getirdiği 25 büyükbaş erkek tosunun tamamını sattığını ifade etti. Besici, 'İyi geçti, müşterilerimizi olduğunca memnun etmeye çalıştık ' diye konuştu. </p><p>'70 hayvan getirdim, yarısı elimde kaldı' </p><p>Van'dan Antalya'ya hayvan getiren Hikmet Çevik ise doğduğundan beri besicilik yaptığını, 2006 yılından bu yana da Antalya'ya geldiklerini söyledi. Bu yıl 70 hayvan getirdiğini belirten Çevik, hayvanlarının yarısını satabildiğini, yarısının ise elinde kaldığını dile getirdi. Çevik, '70 tane hayvan getirdim, yarısını sattım, yarısı elimde kaldı. Piyasada kapaksız mal sattıkları için mallar elimizde kaldı. Fiyatları 200 bin ile 350 bin TL arasında değişiyor. Elimde kalanlar 800 kilogram ile 1 ton arasında değişen danalardı, sattıklarım ise 450-600 kilogram arasında değişen danalardı. Bayram öncesi indirim yaptık ama yine de karşılık bulmadı' şeklinde konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kars bu konuda bir markadır' </p><p>Kars'tan gelen satıcı Yücel Çam ise Antalya'ya 25 hayvanla geldiklerini ve tamamını sattıklarını söyledi. Yaklaşık 40 gündür pazarda olduklarını belirten Çam, 'Biz buraya 25 hayvanla geldik, hepsini sattık. Yaklaşık 40 gündür buradayız, hayvanlar 1 tonun altındaydı. Tosunlar 250-300 bin TL arasındaydı, düveler de 150-200 bin TL arası gitti. Kars bu konuda bir markadır' dedi. </p><p>Dededen toruna hayvancılık yapıyorlar </p><p>Vanlı Adem Tarhan da dededen toruna hayvancılık yaptıklarını ve 25 yıldır Antalya'ya kurbanlık satmak için geldiklerini söyledi. Bu yıl 80 hayvanla Antalya'ya geldiklerini belirten Tarhan, hayvanlarının tamamını sattıklarını ifade etti. Tarhan, '80 hayvanla geldik, hepsini sattık. 700 kilogram ile 1 ton arasında değişti kiloları, hepsi tosundu. Fiyatları 400 bin ile 600 bin TL arasında değişti' diye konuştu. </p><p>1 ton 200 kilogramlık tosun için müşteri bekliyor </p><p>Van Erciş'ten gelen Mahmut Beşar ise 5 yıldır Antalya'ya kurbanlık satmak için geldiklerini belirtti. Bayram öncesi son pazarlıkları yaptıklarını söyleyen Beşar, 'Van Erciş'ten geliyoruz, tosunumuz Kurban Bayramı'na hazır. Satmak istiyoruz, kilosu 1 ton 200 kilogram. 540 bin TL istiyoruz, anlaşabileceğimiz müşterileri bekliyoruz' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalyada-kurban-pazarinda-son-kozlar-oynandi-zor-belayla-aldik-cok-pazarligini-yaptik</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 15:00:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/antalyada-kurban-pazarinda-son-kozlar-oynandi-zor-belayla-aldik-cok-pazarligini-yaptik.jpg" type="image/jpeg" length="55605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burdur'da jandarmadan 54 metrekarelik dev Türk bayrağı]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/burdurda-jandarmadan-54-metrekarelik-dev-turk-bayragi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/burdurda-jandarmadan-54-metrekarelik-dev-turk-bayragi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur İl Jandarma Komutanlığı tarafından Karadağ Tepesi'nde 54 metrekarelik dev Türk bayrağı açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burdur İl Jandarma Komutanlığı tarafından Karadağ Tepesi'nde 54 metrekarelik dev Türk bayrağı açıldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Burdur Valiliği koordinesinde Karacaören Baraj Gölü'nde düzenlenen festival, doğa ve spor tutkunlarını bir araya getirdi. Etkinlikte doğaseverler, baraj çevresindeki yaklaşık 6 kilometrelik parkurda yürüyüş gerçekleştirdi. Karacaören Baraj Gölü'nde düzenlenen kano, yelken, SUP board ve laser yarışlarına ise 250 sporcu katıldı. Festivalde en dikkat çeken anlarından biri Burdur İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler ve gönüllü iki vatandaşın gerçekleştirdiği Karadağ Tepesi'ne zirve tırmanışı oldu. Bölgenin en yüksek noktasına çıkan grup, zirvede 54 metrekarelik dev Türk bayrağını dalgalandırdı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Burdur, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/burdurda-jandarmadan-54-metrekarelik-dev-turk-bayragi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 21:12:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/burdurda-jandarmadan-54-metrekarelik-dev-turk-bayragi.jpg" type="image/jpeg" length="87880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da minikler ilk mektuplarını Mehmetçiğe yazdı: 'İyi ki varsın']]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalyada-minikler-ilk-mektuplarini-mehmetcige-yazdi-iyi-ki-varsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalyada-minikler-ilk-mektuplarini-mehmetcige-yazdi-iyi-ki-varsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yürütülen 'İlk Mektubum Mehmetçiğe' projesi kapsamında okuma yazmayı öğrendikten sonra ilk mektuplarını yurdun farklı bölgelerinde vatani görevini yapan Mehmetçiğe yazdı. Mektuplarında askerlere 'Üşüyor musun?', 'Ne yiyorsun', 'Seyit Onbaşı gibi güçlü müsün?', 'İyi ki varsın' diye seslenen minik öğrenciler, Mehmetçikten gelen cevap mektuplarını Antalya Garnizon Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak'ın elinden aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri, Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde yürütülen 'İlk Mektubum Mehmetçiğe' projesi kapsamında okuma yazmayı öğrendikten sonra ilk mektuplarını yurdun farklı bölgelerinde vatani görevini yapan Mehmetçiğe yazdı. Mektuplarında askerlere 'Üşüyor musun?', 'Ne yiyorsun', 'Seyit Onbaşı gibi güçlü müsün?', 'İyi ki varsın' diye seslenen minik öğrenciler, Mehmetçikten gelen cevap mektuplarını Antalya Garnizon Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak'ın elinden aldı. </p><p>Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı iş birliğinde hayata geçirilen 'İlk Mektubum Mehmetçiğe' projesi kapsamında okuma yazmayı yeni öğrenen 1'inci sınıf öğrencileri ile yurdun farklı yerlerinde vatani görevini yapan Mehmetçik arasında mektuplaşma yoluyla gönül bağı kuruldu. Milli birlik ve beraberlik duygusunun güçlendirilmesi, vatan ve millet sevgisi ile yurt savunması konularında öğrencilerin farkındalıklarının artırılması amacıyla yürütülen proje kapsamında Antalya'daki Güzeloba İlkokulu'nda etkinlik düzenlendi. Güzeloba İlkokulu'nda eğitim gören 1'inci sınıf öğrencileri, okuma yazmayı öğrenmelerinin ardından ilk mektuplarını Mehmetçiğe yazdı. Öğrenciler, geçtiğimiz şubat ayında proje kapsamında kaleme aldıkları mektupları zarflara koyarak, yurdun farklı bölgelerinde vatani görevini yapan askerlere gönderdi. Öğrenciler, mektuplarında 'Üşüyor musun?', 'Ne yiyorsun', 'Seyit Onbaşı gibi güçlü müsün?', 'İyi ki varsın' diye seslendikleri Mehmetçiğe duydukları sevgiyi samimi ifadelerle anlattı. </p><p>Askerlerden minik öğrencilere cevap geldi </p><p>Çocukların yazdığı mektuplar, Mehmetçik tarafından cevapsız bırakılmadı. Yurdun farklı yerlerinde görev yapan askerler, öğrencilerin mektuplarına cevap yazdı. Askerlerin çocuklara gönderdiği mektuplar, Antalya Garnizon Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak tarafından Güzeloba İlkokulu'nda öğrencilere teslim edildi. Öğrenciler, okula gelen askerleri 'En büyük asker bizim asker' sloganlarıyla karşıladı. Sınıfları ziyaret eden Piyade Albay Ocak, öğrencilerle sohbet ederek, mektupların okunmasına da eşlik etti. Piyade Albay Ayhan Ocak ile birlikte okula gelen Antalya 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı'nda görevli askerler de öğrencilerle bir araya geldi. Askerler, çocuklarla uzun süre sohbet ederek, mektupları birlikte okudu. Etkinlikte Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan hediye paketleri de öğrencilere teslim edildi. </p><p>Özel öğrenciler de unutulmadı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Proje kapsamında okulda özel öğrencilerin bulunduğu sınıf da ziyaret edildi. Piyade Albay Ayhan Ocak, özel öğrencilerle bir araya gelerek, askerlerin yazdığı mektupları çocuklara verdi. Askerlerin ziyaretinden ve kendilerine verilen hediyelerden büyük mutluluk duyan çocuklar, samimi sözleriyle duygu dolu anlar yaşattı. Hediyelerini alan bazı öğrencilerin 'Zahmet etmişsiniz' sözleri, sınıfta tebessüm oluşturdu. </p><p>Etkinlik, okul bahçesinde düzenlenen bando konseriyle devam etti. Öğrenciler bando eşliğinde gönüllerince eğlenirken, askerlerle hatıra fotoğrafı çektirdi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalyada-minikler-ilk-mektuplarini-mehmetcige-yazdi-iyi-ki-varsin</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:52:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/antalyada-minikler-ilk-mektuplarini-mehmetcige-yazdi-iyi-ki-varsin.jpg" type="image/jpeg" length="93179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mayıs sıcağına dayanamayan Karadenizli öğrenciler Akdeniz'de serinledi]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/mayis-sicagina-dayanamayan-karadenizli-ogrenciler-akdenizde-serinledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/mayis-sicagina-dayanamayan-karadenizli-ogrenciler-akdenizde-serinledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da mayıs ayında 35 dereceyi bulan nemli sıcağa dayanamayan Karadenizli üniversite öğrencileri, Akdeniz'e girerek serinledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da mayıs ayında 35 dereceyi bulan nemli sıcağa dayanamayan Karadenizli üniversite öğrencileri, Akdeniz'e girerek serinledi. </p><p>Havaların ısınmasıyla birlikte Hatay'da termometreler 35 dereceye kadar dayanmaya başladı. Sahil ilçesi olan İskenderun'da nemden bunalan Karadenizli 2 üniversite öğrencisi, Akdeniz'e girerek serinledi. Sıcaktan bunaldıkları için dersi astıklarını söyleyen öğrenciler, sıcak havanın bunaltmaya başladığını söylediler. Sıcak havayı fırsat bilen bazı vatandaşlar da balık tutarak keyifli zaman geçirdiler. </p><p>'Derse gidecektik, hava çok sıcaktı geldik direkt denize' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Havaların ısınmasıyla deniz döneminin açıldığını dile getiren üniversite öğrencisi Berkan Önder, 'Vallahi derse gidecektik, baktık hava çok sıcak geldik direkt denize. Biz daha erken bekliyorduk. İskenderun'un malum sıcak havası. Geçen sene şubattaydı, bu sene açılışı mayısta yaptık' dedi. </p><p>'Biz alışkın değiliz bu kadar sıcağa ama deniz güzeldi' </p><p>Sıcak havaya alışkın olmadığını belirten üniversite öğrencisi Görkem Çalışkan ise, 'İskenderun'un sıcağını da biliyoruz zaten bu sene de erken geldi, biz de bunu denize girerek değerlendirelim dedik. Biraz da dersi ektik güzel de oldu. Arkadaşımla birlikte geldik güzelce yüzdük, oturduk. Birazdan da gideriz mutluyuz. Biz zaten buralı değiliz, alışkın değiliz bu kadar sıcağa. Bizim için tabii iyi değil ama deniz açısından güzeldi. Karadenizliyiz biz, Karadeniz'den geldik' diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/mayis-sicagina-dayanamayan-karadenizli-ogrenciler-akdenizde-serinledi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:01:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/mayis-sicagina-dayanamayan-karadenizli-ogrenciler-akdenizde-serinledi.jpg" type="image/jpeg" length="34244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalyalı anne ömrünü Down sendromlu oğluna adadı: 'O sağ olsun bana yeter']]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaşayan Esin Çam, 4 ay sonra 18 yaşına girecek Down sendromlu oğlu Emirhan Çam'ın elini 18 yıldır hiç bırakmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan Esin Çam, 4 ay sonra 18 yaşına girecek Down sendromlu oğlu Emirhan Çam'ın elini 18 yıldır hiç bırakmadı. </p><p>Oğluyla haftanın 5 günü etkinlikten etkinliğe koşan anne Çam, özel çocukların ailelerinin en büyük kaygısını dile getirerek, '18 yıldır hep çocuğumdayım ben. O sağ olsun bana yeter. En büyük hayalim Emir'in ayakta durması. Bütün özel çocukların ailesinin tek düşüncesi eminim ki bizden sonra ne olacak, onu düşünüyoruz. Biz ölürsek çocuklarımız ne olacak, bizim çocuklarımıza biz öldükten sonra sahip çıkılsın' dedi. </p><p>Antalya'da yaşayan 47 yaşındaki Esin Çam'ın hayatı, yaklaşık 18 yıl önce dünyaya gelen oğlu Emirhan Çam ile bambaşka bir yöne döndü. Ağustos ayında 18 yaşına girecek Down sendromlu Emirhan için 18 yıldır hayatını oğlunun eğitimine, sağlığına ve sosyal yaşama katılmasına göre şekillendiren anne Çam, hem kendi mücadelesini hem de özel çocuk sahibi ailelerin ortak kaygısını anlattı. Oğlunu evden koparmadan, sosyal yaşamın içinde tutmak için haftanın 5 günü etkinliklere götüren Çam, 'Her günümüzü dolu dolu yaşıyoruz' diyerek, özel çocuk sahibi ailelere de çocuklarının arkasında durmaları çağrısında bulundu. </p><p>'10 ay kendimi eve kapattım' </p><p>Oğlu Emirhan'ın doğumundan sonra Down sendromlu olduğunu öğrendiğini belirten Esin Çam, tanı sürecinin kendileri için zorlu başladığını anlattı. Emirhan'ın doğumdan sonra 3 gün kendisine verilmediğini ifade eden Çam, o süreçte bir şeylerin farklı olduğunu hissettiğini söyledi. Çam, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: 'Emirhan yaklaşık 18 yıl önce doğdu. Down sendromlu olduğunu bilmiyorduk. Emirhan doğduktan sonra 3 gün bebeği yanıma vermediler. Vermedikleri ve ikinci doğumum olduğu için aksi bir şey olduğunu düşündüm. Daha sonra çocuk doktorumuz Down sendromlu olduğunu söyledi. Tabii ki bu süreç bizim için çok uzun bir süreç oldu. 10 ay kadar kendimi eve kapattım. Ne yapmam gerekli diye düşündüm. 10 ay sonra kendime, 'Kendini bir silkele, kendine gel, bu çocuk senin çocuğun' dedim. Ondan sonra hastane süreçlerimiz başladı.' </p><p>'Hayat çizgimizi Emirhan'a göre çizdik' </p><p>Emirhan'ın kalbinde delik olduğunu, bu nedenle uzun süre hastane süreçleri yaşadıklarını kaydeden anne Çam, zamanla bütün yaşam düzenlerini oğluna göre kurduklarını söyledi. Emirhan'ın sağlık kontrolleri, özel eğitimi ve okul süreciyle birlikte aile olarak farklı bir hayat düzenine geçtiklerini belirten Çam, Bursa'dan Antalya'ya taşınma kararını da bu süreçte aldıklarını ifade etti. Çam, 'Emirhan kalbi delik doğdu. Üfürme denildi, o kapatıldı. Sürekli hastanelerdeydim. Daha sonra Emirhan'a göre hayat çizgimizi çizdik. Hastaneler, okullar derken 18 yaşına girecek şu anda. Sürekli doktor kontrolleri altındaydık. Daha sonra eğitimine ağırlık verdim. Bursa'da doğdu zaten. Bursa'daki eğitimden sonra, 'Biz burada nefes alamıyoruz, ortam değiştirelim' dedik. Antalya'ya geldik. Antalya'da özel eğitimini verdik. Özel eğitime gidiyor, normal okuluna gidiyor. Yani hayatımızı ona göre yönlendirdik ve o şekilde de devam edecek' diye konuştu. </p><p>'Onun bir gülümsemesi her şeyi değiştiriyor' </p><p>Özel çocuk büyütmenin zorluklarına değinen Esin Çam, bu süreçte hem hastane yollarında hem de sosyal hayatta birçok güçlükle karşılaştıklarını dile getirdi. İnsanların bakışlarının ve davranışlarının zaman zaman kendilerini zorladığını anlatan Çam, tüm yorgunluğunu oğlunun bir gülümsemesiyle unuttuğunu söyledi. Anne Çam, 'Zorluklarımız tabii ki oldu. Normal bir çocuğun büyümesiyle bizim çocuklarımızın büyümesi farklı. Bir ucun hep hastanede. Tabii ki insanların sana karşı davranışı farklı, senin onlara bakış açın değişiyor. Ama bilmiyorum, iyi ki de olmuş. Hayat mücadelemiz devam ediyor. 18 yıl zor bir süreçti. Önümüzde de ne olacağını bilmiyoruz. Ama sevgisi farklı, her şey farklı. Göğüs geriyorsun, yorgunluğunu atıyorsun. Onun sana bir gülümsemesi, 'anne' demesi her şeyi daha farklı yapıyor' ifadelerini kullandı. </p><p>İlk dönemlerde psikolojik destek aldığını da anlatan Çam, 'Ben ilk 10 ay eve kapandığımda psikologla görüştüm. Bana, 'Seni dışlayanlar olacak, yargılayacaklar, önce sen kendin dik duracaksın' dedi. Ben de doktorumu dinledim. İnsanları eledim. İyisini kötüsünü ayırdım. Çocuklarımıza karşı davranışlarına baktım' dedi. </p><p>'18 yıldır çalışamıyorum, çocuğumun peşindeyim' </p><p>Emirhan 6 aylıkken Antalya'ya geldiklerini belirten anne Esin Çam, bu süreçte hem zor insanlarla hem de merhametli, şefkatli kişilerle karşılaştıklarını söyledi. Çocuğu doğmadan önce tekstilde kesim dikim ustası olarak çalıştığını ifade eden Çam, Emirhan'ın doğumundan sonra iş hayatına devam edemediğini dile getirdi. Çam, 'Normalde çalışıyordum. Kesim dikim ustasıyım, tekstilciyim. Çocuğum doğana kadar çalışıyordum. Hamilelik döneminde de çalıştım. Emekliliğime az bir süreç kaldı ama 18 yıldır çalışamıyorum. Neden? Çocuğumun peşindeyim. Kimseye güvenemiyorum. Bir şey olsa sana anlatır mı, anlatamaz mı? Bu sorunları yaşadığımız için zorluklarımız tabii ki çok oldu. Ama Allah güç kuvvet verdi. Bütün özel çocuklarımızın aileleri bunu yaşamıştır eminim. Her zorluğun bir kolaylığı oluyor' diye konuştu. </p><p>'Okula bir gün bensiz gitmedi' </p><p>Oğlunun peşinden 18 yıldır hiç ayrılmadığını söyleyen Esin Çam, Emirhan'ın okula bir gün bile yalnız gitmediğine dikkat çekti. Yağmurlu havalarda okul önünde şemsiyeyle beklediğini anlatan Çam, yaşadıkları zorluklara rağmen oğlunu sosyal hayatın içinde tutmak için büyük çaba gösterdiğini söyledi. Anne Çam, '18 yıldır peşinden hiç ayrılmadım. Okula bir gün bensiz gitmedi. Yağmurlu havada, şemsiyenin altında beklediğimi de biliyorum. Çok zorluklar yaşadık, hala da yerine göre yaşıyoruz. Haftanın 5 günü evde hiç durdurmuyorum. Hep aktif haldeyim' dedi. </p><p>Anne-oğulun haftalık programı dolu dolu </p><p>Emirhan'ın haftalık programını da anlatan Esin Çam, oğlunun devlet lisesine, özel eğitime, Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı'ndaki etkinliklere ve Engelsiz Kafe'ye gittiğini söyledi. Çam, haftanın tek boş günü olan cuma günlerini de artık 'anne-oğul balık günü' olarak planladıklarını ifade etti. Çam, 'Pazartesi günleri normal devlet lisesine, iş okuluna gidiyoruz. Salı günü öğleden önce ZİÇEV'de folklorumuz var, öğleden sonra Engelsiz Kafe'deyiz. Çarşamba günü yine folklordeyiz. Perşembe günü öğleye kadar normal devlet lisesinde, öğleden sonra ZİÇEV'de dersimiz var. Bir cuma günü boşluğumuz kalıyor, onu da planladık. Olta takımı alıp her cuma denize balık tutmaya gideceğiz. Oyuncak balık seti almıştım, leğene su koyup onunla oynuyordu. Baktım ki ilgisini çekiyor, bu yaz da bunu uygulayalım dedim. Cuma günü Anne-oğul balık günümüz olacak' ifadelerini kullandı. </p><p>Yaz tatillerinde de Emirhan'ı farklı ortamlara götürdüğünü söyleyen Çam, 'Büyüklerini ziyarete götürüyorum, şehir dışına çıkarıyorum. Alternatif etkinlikler olursa duyduğumda götürüyorum. Dolu dolu yaşatmak istiyorum. Her günümüzü dolu dolu yaşıyoruz' dedi. </p><p>'Özel çocuklarınızı eve kapatmayın' </p><p>Özel çocuk sahibi ailelere seslenen Esin Çam, çocukların sosyal yaşamdan koparılmaması gerektiğini vurguladı. Evde uzun süre hareketsiz kalmanın ve tablet kullanımının çocukları olumsuz etkilediğini belirten Çam, çocukların mutlaka etkinliklere, eğitimlere ve sosyal ortamlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çam, 'Her anneye, babaya diyorum ki özel çocuklarınızla dolu dolu zaman geçirin ve onların da bir işe yaradığını hissettirin. Haftanın 5 günü evde durdurmamaya çalışıyorum. Çünkü evde durduğu zaman tablet ağırlıklı oluyor. Tablet de Down sendromlular için tehlikeli, çünkü oturdukça iç organlarında rahatsızlık oluşuyor' diye konuştu. </p><p>'Anne bak ben bunu yaptım dediğinde çok mutlu oluyorum' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emirhan'ın okulda el sanatları alanında eğitim aldığını belirten Esin Çam, oğlunun bileklik ve boncuk dizdiğini, taş döşeme çalışmaları yaptığını anlattı. Emirhan'ın kendi emeğiyle bir şeyler ortaya koymasının kendisi için büyük bir gurur olduğunu söyleyen Çam, oğlunun çabasının kendisine güç verdiğini ifade etti. Çam, 'Lisemizde el sanatları, aşçılık ve tarım alanları var. Emirhan el sanatlarına uygun olduğu için bileklik, boncuk diziyorlar, taş döşeme yapıyorlar. Bu benim için çok büyük, çok gurur verici bir şey. Yoktan var etmek gibi diyebilirim. O yüzden her anne çocuğunun arkasında duracak. Çocuklarımızı kapatmamak lazım. Ne kadar mücadele edersek bize o kadar geri dönüyor. 'Benim çocuğum böyle, ne yapabilirim, eve kapatayım' dememek lazım. 18 senedir ben hep dışarıdayım, hep etkinliklerdeyim. Folklor, basketbol ne bulursam götürmeye çalışıyorum' diye konuştu. </p><p>'En büyük hayalim Emir'in ayakta durması' </p><p>Özel çocuk sahibi ailelerin ortak kaygısını da dile getiren Esin Çam, en büyük hayalinin Emirhan'ın kendi ayakları üzerinde durabilmesi olduğunu söyledi. Oğlunun verdiği mücadelenin kendisini daha çok mücadele etmeye ittiğini belirten Çam, özel çocukların ailelerinden sonra da korunup desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Çam, sözlerini şöyle tamamladı: '18 yıldır hep çocuğumdayım ben. O sağ olsun bana yeter. En büyük hayalim Emir'in ayakta durması. Oğlum el sanatlarına gidiyor. Okuldan çıktığı zaman, 'Anne bak ben bunu yaptım' dediğinde çok mutlu oluyorum. Biliyorum o da bir şeylerin çabasında, bir şeyler yapmak için mücadele veriyor. Benim oğlumun verdiği mücadelenin yanında ben daha çok mücadele veriyorum. Yeter ki ayakta dursun, kendini ifade etsin. Bütün özel çocukların ailesinin tek düşüncesi eminim ki bizden sonra ne olacak? Onu düşünüyoruz. Biz ölürsek çocuklarımız ne olacak, bizim çocuklarımıza biz öldükten sonra sahip çıkılsın.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:00:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/antalyali-anne-omrunu-down-sendromlu-ogluna-adadi-o-sag-olsun-bana-yeter.jpg" type="image/jpeg" length="31657"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da 30 yıllık polis memurundan telsizde arkadaşlarına duygusal veda]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalyada-30-yillik-polis-memurundan-telsizde-arkadaslarina-duygusal-veda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalyada-30-yillik-polis-memurundan-telsizde-arkadaslarina-duygusal-veda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manavgat Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 30 yıllık meslek hayatını telsizden yaptığı duygu dolu anonsla noktaladı. Amirlerinden ve meslektaşlarından helallik isteyen Ergül'ün vedası duygusal anlara sahne oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manavgat Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 30 yıllık meslek hayatını telsizden yaptığı duygu dolu anonsla noktaladı. Amirlerinden ve meslektaşlarından helallik isteyen Ergül'ün vedası duygusal anlara sahne oldu. </p><p>Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Haber Merkezi'nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 1996 yılında başladığı polislik mesleğini emekli olarak tamamladı. Türk Polis Teşkilatı'nda 30 yıl görev yapan Ergül, görev yaptığı haber merkezinde son kez mikrofon başına geçerek amirlerine ve meslektaşlarına veda etti. Bugüne kadar ekipleri yönlendirmek için kullandığı telsizden yaptığı duygu dolu anons sırasında zaman zaman gözleri dolan Ergül, başta Murat Kenan Patat olmak üzere tüm amirlerinden ve çalışma arkadaşlarından helallik istedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum' </p><p>Veda anonsunda 30 yıllık görev sürecini onurla tamamladığını belirten Hüseyin Ergül, '1996 yılında başlamış olduğum polislik mesleğinde acısıyla tatlısıyla 30 yıllık yolculuğumu onurla, şerefle ve gururla tertemiz bir şekilde bugün itibarıyla yaş haddinden emekli olarak noktalıyorum. Görevim sırasında şahsıma duyulan güvene layık olmak için büyük özveriyle çalıştım. Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum' dedi. Ergül, konuşmasının devamında istemeden kırdığı meslektaşlarından helallik isterken, şehit polisleri rahmetle, gazileri ise minnetle andı. Tüm meslektaşlarına sağlık, huzur ve başarı dileklerinde bulunan Ergül, 'Benden yana hakkım varsa herkese helal olsun, sizler de haklarınızı helal edin' ifadelerini kullandı. </p><p>Meslektaşlarından duygulandıran cevaplar </p><p>Hüseyin Ergül'ün anonsunun ardından telsizden tek tek söz alan ekip arkadaşları da kendisine hayırlı olsun dileklerini ileterek, emeklilik hayatında sağlık, huzur ve mutluluk temennisinde bulundu. Telsiz konuşmaları emniyet personeline duygu dolu anlar yaşattı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalyada-30-yillik-polis-memurundan-telsizde-arkadaslarina-duygusal-veda</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:01:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/antalyada-30-yillik-polis-memurundan-telsizde-arkadaslarina-duygusal-veda.jpg" type="image/jpeg" length="39598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk şekersiz çekme helvası Afyonkarahisar'da üretildi]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/turkiyenin-ilk-sekersiz-cekme-helvasi-afyonkarahisarda-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/turkiyenin-ilk-sekersiz-cekme-helvasi-afyonkarahisarda-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisarlı şekerleme ustası Bülent Kılınçarslan, çölyak hastası oğlu için glütensiz gıda ürünleri üretmek için harekete geçerek, kiraladığı imalathanede 9 yıl içerisinde glütensiz pişmaniye, çikolata kaplamalı pişmaniye, met helvası ve çikolata kaplamalı met helvası üreterek, Türkiye'de bir ilke imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisarlı şekerleme ustası Bülent Kılınçarslan, çölyak hastası oğlu için glütensiz gıda ürünleri üretmek için harekete geçerek, kiraladığı imalathanede 9 yıl içerisinde glütensiz pişmaniye, çikolata kaplamalı pişmaniye, met helvası ve çikolata kaplamalı met helvası üreterek, Türkiye'de bir ilke imza attı. </p><p>Afyonkarahisarlı şekerleme ustası Bülent Kılınçarslan, çölyak hastası oğlu için glütensiz gıda ürünleri üretmek için 2018 yılında Ar-Ge çalışmalarına başladı. Bu çerçevede Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) kiraladığı bir imalathanede 9 yıl içerisinde kaliteli tahıllardan glütensiz pişmaniye, çikolata kaplamalı pişmaniye, met helvası ve çikolata kaplamalı met helvası üretti. Çölyak hastaları başta olmak üzere doğal beslenmeyi sevenlerin beğenisini kazanan ürünlerin ardından Kılıçarslan, 7 ay süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda yulaf unu, hurma suyu ve zeytinyağı kullanarak Türkiye'nin ilk 'şekersiz çekme helvasını' da üretmeyi başardı. </p><p>Kılıçarslan, seri üretime başladıkları şekersiz çekme helvanın tamamen doğal ve besleyici bir ürün olduğunu söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Türkiye'de ilk olan şeker içermeyen çekme helvayı ürettik' </p><p>Çekme helvayı şeker hassasiyeti ve kronik rahatsızlıkları olan herkesin tüketebileceği dile getiren Kılıçarslan şunları söyledi: </p><p>'Ürün içeriğimiz sadece yulaf unu, hurma suyu ve zeytinyağından oluşuyor. Glütensiz, katkı ve koruyucu madde kesinlikle içermiyor. Analiz raporunda besin değeri de müthiş çıktı. Çölyak, kalp hastaları, şeker hastaları, sporcular ve doğalseverlerin de rahatlıkla bu ürünümüzü tüketebilir. Lezzeti muhteşem. Tadanlar çok beğeniyor. Türkiye'de ilk olan şeker içermeyen çekme helvayı ürettiğimiz için onur ve gurur duyuyoruz.' </p><p>'Şekersiz çekme helvamızı tüketenlerin bize çok güzel geri dönüşleri oluyor' </p><p>Kılıçarslan, şekersiz çekme helvanın seri üretimine başladıklarını belirterek Afyonkarahisar ve Türkiye'nin farklı illerine satışını yaptıklarını vurguladı. Türkiye'de olmayan bir ürünü ürettikleri için mutlu olduklarına vurgulayan Kılıçarslan, 'Şekersiz çekme helvamızı tüketenlerin bize çok güzel geri dönüşleri oluyor. Müthiş ve olağanüstü bir ürün diyerek şaşıran insanlar çok fazla. İçeriğini beğenenler güzel yorum yapıyorlar. Bazı çölyak aileleri de sevinçlerini ağlayarak dile getiriyor. Bu ilgiden dolayı herkese teşekkür ediyoruz' diye konuştu. </p><p>Kılınçarslan, yeni glütensiz gıda ürünleri üretmek için Ar-Ge çalışmalarının devam edeceğini sözlerine ekledi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/turkiyenin-ilk-sekersiz-cekme-helvasi-afyonkarahisarda-uretildi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:05:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/05/agency/iha/turkiyenin-ilk-sekersiz-cekme-helvasi-afyonkarahisarda-uretildi.jpg" type="image/jpeg" length="28115"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Cumhuriyet Savcısı Gadem Taş hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/antalya-cumhuriyet-savcisi-gadem-tas-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/antalya-cumhuriyet-savcisi-gadem-tas-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğuştan Caroli hastalığıyla mücadele eden ve 66 gündür tedavi altında bulunan Antalya Cumhuriyet Savcısı Gadem Taş, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş'ın kardeşi olan Savcı Gadem Taş'ın cenazesinin, 24 Nisan Cuma günü Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Beşkonak Yardibi Mahallesi'nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğuştan Caroli hastalığıyla mücadele eden ve 66 gündür tedavi altında bulunan Antalya Cumhuriyet Savcısı Gadem Taş, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş'ın kardeşi olan Savcı Gadem Taş'ın cenazesinin, 24 Nisan Cuma günü Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Beşkonak Yardibi Mahallesi'nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği bildirildi. </p><p>'Ciğerlerime kadar yandım' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>AGC Başkanı İdris Taş, kardeşi Gadem Taş'ın ardından sosyal medya hesabından yaşadığı acıyı şu sözlerle paylaştı: 'Sen yoğun bakımdayken iyileşmedi yüreğimin yarası. Bugün ölümün ise kalbimi ortasından deldi geçti. 66 gün Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde bir umutla yaşadık. Can kardeşim Gadem Taş doğuştan Caroli Hastalığına yakalanmıştı. Ömrü boyunca hastalıkla mücadele etti. 2 kez böbrek, son olarak da karaciğer nakli olmuştu. Doktorlar ve hastane çalışanları gereken tüm özveriyi gösterdi ama kaderin önüne geçilmiyor. Göğüs kafesimde çırpınan sözler var ama senin ardından yazı yazmaya gücüm yetmiyor.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/antalya-cumhuriyet-savcisi-gadem-tas-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:08:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/04/agency/iha/antalya-cumhuriyet-savcisi-gadem-tas-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" length="29740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar'da erkek berberi kadın, üç yıldır müşterilerine hizmet veriyor]]></title>
      <link>https://www.burduryenigun.com/afyonkarahisarda-erkek-berberi-kadin-uc-yildir-musterilerine-hizmet-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.burduryenigun.com/afyonkarahisarda-erkek-berberi-kadin-uc-yildir-musterilerine-hizmet-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da küçük yaşlarda bayan kuaförü olarak mesleğe başlayan 33 yaşındaki genç kadın, aradan geçen yıllar içerisinde sektörde eşine ender rastlanacak bir şekilde erkek berberliği yapmaya başladı. Durumu önce garipseyen erkekler ise sonrasında duruma alışarak, saçlarını kadın ustaya emanet etmekten korkmuyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'da küçük yaşlarda bayan kuaförü olarak mesleğe başlayan 33 yaşındaki genç kadın, aradan geçen yıllar içerisinde sektörde eşine ender rastlanacak bir şekilde erkek berberliği yapmaya başladı. Durumu önce garipseyen erkekler ise sonrasında duruma alışarak, saçlarını kadın ustaya emanet etmekten korkmuyorlar. </p><p>İzmir'in Buca ilçesinde küçük yaşta çırak olarak bayan kuaförlüğüne başlayan Özge Koç, (33) 12 yıl boyunca kadınlara yönelik iş yerlerinde saç kesim ve bakım yaparak mesleği öğrendi. Katıldığı halk eğitim merkezlerindeki eğitimlerle kalfalık ve ustalık belgesini alan Koç, üç yıl önce ilgi duyduğu erkek berberliği için Afyonkarahisarlı Ali Ardıç'la iletişime geçti. Ardıç'tan olumlu dönüş alan Koç, bir süre aldığı eğitimin ardından Afyonkarahisar'a yerleşerek birlikte çalışmaya başladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Durumu önce hayretle karşılayan müşteriler sonrasında ise Koç ustanın maharetlerini görünce saçlarını gönül rahatlığı ile kendisine emanet ettiler. </p><p>'Protez saç kesmeyi de öğrendim' </p><p>Koç, saç kesmeyi sevdiği için bayan kuaförlüğünden erkek berberliğine geçmeye karar verdiğini kaydederek, 'Okulda eğitim görürken bile annem izin vermezdi, ben yazın sabahları kalkıp kadın kuaförüne gidip çıraklık yapardım. Sonra kendimi geliştirdim. Saç kesimini çok seviyorum. Sonra bir erkek berberinde çalışmaya başladım ev ustam sağ olsun beni çok iyi yönlendirdi. Ama bu da bana yetmedi ve saç kesim tekniklerini öğrendim. Afyonkarahisarlı Ali Ardıç'la iletişime geçtim. O da bana yardımcı oldu ve ben yine kendisinden eğitim aldım. Kendisi bana protez saç kesmeyi de öğretti' dedi. </p><p>'İşin cinsiyeti olmaz ustası olunur' </p><p>Kadınların iş konusunda korkmamaları gerektiğini dile getiren Koç açıklamalarını şöyle sürdürdü: </p><p>'İşin cinsiyeti olmaz ustası olunur. Kendime ileride bir yer açarsam bütün çalışanlarım kadınlardan oluşacak. 15 yıldır bu işi yapıyorum, Afyon'da 3 yıldır bu işi yapıyorum. Müşteriler ilk başlarda 'kadından erkek berberi olur mu?' diyordu ama ben kesmeye başladıkça onlar aynaya bakarak hayrete düşüyor. Fikirleri değişiyor. Sonra beğenip mutlu oluyorlar. Sonra tekrar tıraşa bana geliyorlar. Burada çok sayıda müşterim oldu. Bana alıştılar. Artık şimdi randevuyla çalışıyorum. Kadınlar biraz korkuyor insanların tepkisinden, bence korkmasınlar. İşin cinsiyeti olmaz herkese hizmet veriyoruz o yüzden korkmasınlar.' </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan</category>
      <guid>https://www.burduryenigun.com/afyonkarahisarda-erkek-berberi-kadin-uc-yildir-musterilerine-hizmet-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 12:32:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://burduryeniguncom.teimg.com/crop/1280x720/burduryenigun-com/uploads/2026/04/agency/iha/afyonkarahisarda-erkek-berberi-kadin-uc-yildir-musterilerine-hizmet-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="62025"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
