KültürManşetRESSAM İZZET TOPUZ, BURDUR’un GÖNÜLLÜ TANITIM ELÇİSİ (Burdur, resim yapma rekor denemesi ile tanıtılabilir)

4 sene ago

Burdurlu Ressam İzzet Topuz, Burdur ve Antalya’daki Burdurlu resim gönüllüleri ile ‘resim yapma rekor denemesi’ yapılması için proje hazırladığını açıkladı.

Burdur’un tarihi, turistik ve arkeolojik değerlerini tanıtmak amacıyla projeyi hazırladıklarını kaydeden İzzet Topuz, projeyi hazırladıktan sonra Vali Hasan Kürklü ve Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz olmak üzere, ilgili kurum ve kuruluşlara sunacaklarını kaydetti.

Ressam İzzet Topuz, eşi Gülseren Topuz ile yaptığı resimlerle Burdur’u tanıtmayı adeta gönüllü görev olarak üstlenmiş durumda… Yukarı Pazar’da, yeni bir atölye açan İzzet Topuz, yeni resimlerle ve Burdur’un arkeo-turizm değerlerinin minyatürlerini yaparak yeni bir çalışmaya adım attı.

Yeni çalışmaları ile ilgili bilgi veren Ressam İzzet Topuz, “Eşimle birlikte pek çok kere sergi açtık. Sagalassos antik kenti çalışmamızla ilgili ilk kez Antalya’da açtık. Orada yabancı turistlerin daha çok ilgi gösterdiğini gördük. Bu sergiyi deneme amaçlı açmıştık. Güzel tepkiler olunca sergiyi yaygınlaştırmayı düşündük. Daha sonra Ankara ve İstanbul tanıtım günlerinde devam ettirdik. Burdur’da geçen yıl Aralık ayında bir sergi açtık. O dönem Valimiz yeni gelmişti. Sayın Valimiz bayağı ilgilendi ve tablolarımızı beğendi. Tablolarımız satıldıktan sonra, onlara ilave ederek zenginleştirdik ve farklı figürler ortaya koyduk. Kbiyra ile ilgili çalışmalara daha çok ağırlık verdik. Özellikle Medusa’ya yoğunlaştık. Dünyanın tek renkli gözlü figürü Medusa idi. 2000 yıl önceki dönemden bahsediyoruz. Mesela Sagalassos’taki Marcus’un büstünün Afyon mermerinden yapıldığı söyleniyor” dedi.

‘Sagalassos’tan Antalya’ya hatta yurt dışına uzanan büyük ticaretin öyküsü’

Sagalassos antik kenti ile ilgili ayrıntılı araştırmalar yaptıktan sonra, bu hikayeleri resimlere aktarmaya başladıklarını söyleyen İzzet Topuz; “Biz ilk araştırmaya başladığımızda, hikayelerden biri Sagalassos’un bir asiller kenti olduğu söyleniyordu. Daha çok aristokrat ve yönetici kesimin oturduğu, Kibyra’nın ise daha çok asker kökenli,   gladyatörlerin olduğu bir halk tabakası olduğu söyleniyordu. Sagalassos’da ve Kibyra’da, yörenin ekonomik bulguları incelendiğinde ortaya; Sagalassos tarımla ve çömlekçilikle uğraşmış. Mesela en son kazılarda ortaya çıkan bir mahallede sadece çömlek ve seramik üzerine çalışma yapılmış. Aynı zamanda tarım da yapılmış. Buğday silolarının olduğu yerlerde, buğdayların oraya saklandığı ve ticaret yoluyla, gemilerle başka yerlere, hatta yurt dışına   taşındığı ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Yaptığı araştırmalarda, Sagalassos ile Kbiyra arasında bir bağlantı olduğunu fark ettiğini söyleyen İzzet Topuz, açıklamalarını şöyle sürdürdü; “İlk söylentiye bakılırsa Sagalassos’un asillerin kenti, Kibyra’nın da askerlerin kenti olduğu düşünülürse, çıkan buluntular Kibyyra’da gladyonun varlığını doğruluyor. Gladyatör filizlerinin Kibyra’dan çıkması, imparator başlarında kahramanların Sagalassos başlarının çıkması bu tezi aslında doğruluyor.

‘Sagalassos aristokratların Kibyra ise Gladyatörlerin şehri’

Sagalassos biraz daha aristokrat, soylu kesimin varlığını gösteriyor. Burada gladyatör yok. Bildiğim kadarıyla Kibyra’da ortaya çıkan stadyum, aynı zamanda Sagalassos’ta da var olduğu söyleniyor. Bu demek ki Sagalassos ile Kbiyra arasında bir bağlantı var. Bu bağlantı, olimpiyatlar, spor gibi bağlantı olabilir.

Biz Kibyra’daki çalışmaları anlatırken, yorgun bir boksörü, disk atan bir atletin kompozisyonunu tabloda ortaya koyduk.

Sagalassos’daki Adaleti temsil eden kadın, Sagalasos’daki Antoninler Çeşmesi’nde yer alan, dans eden kızlar filizlerinin ortaya çıkması, Sagalasos’da kadınlara daha çok değer verildiğini gösteriyor. Kbiyra, daha çok savaşçı erkeklerin bulunduğu bir kent. Sagalassos, asillerin, soyluların, yönetcilerin kenti olarak bilindiği ve burada Adaleti ve Bereket’i simgeleyen kadınların bulunması, bu antik kentte kadınlara daha çok önem verildiğinin bir göstergesi.

‘Sagalassos’da gözetleme kulesi’

Sagalassos Çeşmesi’nin üzerindeki Heron dediğimiz yer hem ‘gözetleme kulesi’ olarak kullanılmış, hem de kahramanlara adanan bir yer olarak biliniyor.

En son Makedon Komutan Büyük İskender, Anadolu’yu almaya geldiğinde Sagallasos’ta bir direniş ile karşılaşıyor. Büyük İskender kapısı olarak bilinen yerde İskender ordularını yerleştiriyor, Sagalassos halkı da direniyor. Bu direnişin sonucunda da 10 bin Sagalassos vatandaşı bu savaşta kaybediliyor. Büyük İskender Bizans’ın bir komutanı. Anadolu insanını, Anadolu kentlerini ele geçirmeye çalışan bir komutan. Aristokrat kesimin Bizans Komutanına direnişi, buradaki aristokrat kesimin daha bilinçli, mücadeleci olduğunu gösteriyor. Sonuçta 10 bin Sagalassos’lu ölüyor. Büyük İskender’in amacı sadece vatandaşları öldürmek değil, aynı zamanda buradaki halka ait yerleri, mal, mülklerini filan da almaya ve imparatorluğunu zenginleştirmeye, büyütmeye yönelik.

‘Bucak’ta Osmanlı döneminde büyük bir ticari amaç var’

Roma’da medeniyet bitip, Osmanlı dönemine gelindiğinde, tarihi İpek yolu olarak karşımıza çıkıyor benzer yerler. Mesela, Bucak ilçesindeki Susuzhan ve İncirhan, bu İpek yolunun uğraklarından biri. Antalya’dan gelen İpek yolu tüccarlarının 3. durağı Bucak Susuzhan, İncirhan’da 4. durak olarak kabul ediliyor. Kervanların geçiş güzergahı buralar. Deve kervanları veya atlarla, bir yerde üretilen yöreye ait değerlerin, başka yerlere, hanlardan geçerek bunların ticareti yapılıyor. Büyük bir ticari amaç var.

‘Resmi küçümseyen, önemsemeyen duyarsız ve ruhsuzdur’

Bu antik kentlerimizin hikayelerini resim yoluyla anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü; Resim, Müzik, Edebiyat (yazmak) gibi sanatlar insanlara bir şeyi anlatmanın en güzel yolu. Ve burada Ünlü Ressam Leonardo Da Vinci’nin bir sözü var. Gerçekten bu sözde de dediği gibi; “Resmi küçümseyen, önemseyen, onu alaya alan kişi ruhsuzdur, duyarsızdır. Resim, insanların ilk ortaya çıktığı dönemden itibaren var. İnsanlar, ilk konuşmayı öğrenmeden önce, mağaraların duvarlarına resimler yaparak, konuşmayı öğrenmişler. Bu da demektir ki, ilk insanlar ilkel yaşam döneminde resimlerle anlaşmışlar önce. Daha sonra konuşma dili ortaya çıkıyor. Resmin, insanın ilk yaşantısından bu yana var olduğu ortaya çıkıyor. İlk insanlığın nasıl yaşadığı ile ilgili buluntular, resimlerden ortaya çıkıyor.

‘Doğruları anlatmanın en iyi yolu; sanattır, müziktir, resimdir’

Bazı şeyleri anlatmanın en önemli yollarından biri Resimdir, müziktir, yazmaktır, şiirdir. İnsanlar, insanlarla belki konuşarak anlatamadıkları şeyleri bu yollarla anlatırlar. Sanat, bir şeyi anlatmanın en doğru yoludur. Artık kelimelerle de anlatılamayan bir şeyi, artık en sonunda resimle anlatırsanız.

Resim, aynı zamanda bir ülkenin, ilin tanıtımı için de çok önemlidir. Tanıtımı resimle, müzikle yapabilirsiniz. Bence en güzel yol resimle ya da fotoğrafla anlatımdır.

Biz Burdur’un antik kentlerinin minyatürlerini yapıp, ticaretini yapmayı düşünüyoruz. Mevcut çalışmaların yanında Kremna ve Hacılar ile ilgili araştırmaları yapıp, bunlarla ilgili de resim ve minyatürler yapacağız. İlk yerleşim yeri olan Hacılar’da yaşam daha ilkel aletlerle yapılıyor. Orayı da araştıracağız.

‘Burdur’u tanıtmak için bu rekoru kıracağımıza inanıyoruz’

Daha çok Burdur’a gelip, Burdur’u ziyaret eden ya da Üniversite öğrencilerimizin görebildiği, Burdurlu olmayıp, yakın akrabaları ilk gezebildiği bir yer. Biz aslında daha önce Burdur’da rekorlar kitabı için denemesi yapıldı; biri Teke Yöresi Zeybeği oyunuydu, diğeri süt rekoru. Ama Gines’le ilgili müracaatlarda ilgili problem olduğu için iptal oldu. Ama neticede ulusal alanda Burdur tanıtıldı. Ama her ikisinde de, 22 bin kişiyle diyelim ki stadyuma doldurularak yapıldı. Biz resim sanatında bu rekoru kırabiliriz diye bir teklifle bulunduk. Çünkü burada ilgilenen olmadı. Burdur’da, resim yapan, Plastik Sanatlar gönüllüsü arkadaşlar var. Aktif olan 30 kişi resimle uğraşıyor. Resimle ilgili dernekler var il dışında. Bunun pek çoğu da Burdurlu. Burdur’daki ve Antalya’daki resim gönüllüleri ile bu işi yapabiliriz diye düşündük. Bu sanatçılardan aldığımız eserlerle Gines rekorlarını kırmak için ideal bir proje. Mesela, buradan 50 kişi, Antalya’dan 80 Burdurlu Ressamı çağıracaksınız, burada bir açık alanda, Uzayçatı altı ve İstasyon Caddesi’nde sergi açabilirsiniz. Bu rekoru kıracağımıza inanıyoruz. Şuan proje aşamasında.

‘Burdur ve Sarıkeçili yörük Türkmenlerini resmedeceğiz’

Ayrıca, Burdur Teke yöresinin başkenti olduğu için yörük kültürünü, yörük kızlarını ve Burdur’da geçiş güzergahlarında olduğu için Sarıkeçili yörüklerini de resmetmeyi düşünüyorum.”

Hacer ZEREN

 

Kodlama : SadeMedia Interactive