Akademide hoca-öğrenci ilişkisinin sadece dersliklerden ibaret olmadığını belirten ve bu özel ayrılık vesilesiyle duygusal bir mesaj paylaşan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, üniversitelerdeki gelenek aktarımının en güzel örneğini sergiledi.
"Gerçek Hocalık Bilgi Aktarmanın Ötesindedir"
Prof. Dr. Durmuş Acar’ın öğrencileri olarak, onun emekliliği vesilesiyle bir araya geldiklerini ifade eden Rektör Dalgar, akademideki usta-çırak ilişkisinin kutsallığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Yılların emeğine, rehberliğine, dostluğuna ve üzerimizde bıraktığı derin izlere küçük de olsa bir vefa borcumuzu ifade etmeye çalıştık. Akademide hoca-öğrenci ilişkisi yalnızca ders, tez, sınav ya da diploma ilişkisi değildir. Bazen bir hocanın cümlesi yönünüzü değiştirir; bir tavsiyesi cesaret verir; bir duruşu size mesleğin ahlakını öğretir. Gerçek hocalık, bilgi aktarmanın ötesinde insan yetiştirmek, yol açmak, güven vermek ve öğrencisinin hayatına kalıcı bir iz bırakmaktır. Durmuş Hocamız bizim için tam da böyle bir hoca oldu."
"En Büyük Miras Hafızalarda Yaşayan İyiliktir"
Bir akademisyenin bırakabileceği en kalıcı eserin insana yapılan yatırım olduğunu belirten Rektör Dalgar, "Bir hocanın en büyük mirası, yazdığı kitaplar, verdiği dersler kadar öğrencilerinin hayatında bıraktığı izde, onların hafızasında yaşattığı iyilikte ve kendisinden sonra da süren akademik gelenekte saklıdır" diyerek hocasının akademiye kazandırdığı değerlerin altını çizdi.
Programın sonunda Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar ve beraberindeki heyet, kırk yılı aşan devlet hizmeti boyunca binlerce öğrenci yetiştiren ve idari görevlerde bulunan kıymetli hocalarına şükranlarını sundu. Prof. Dr. Durmuş Acar’a bundan sonraki yaşamında sağlık, huzur ve afiyet dolu bir emeklilik hayatı temenni edildi.






