ManşetON PARMAĞINDA 10 MARİFET! (BURDUR’DAKİ KADIN GİRİŞİMCİLER) Pınar Şakar: “Yeteneksiz bayan yoktur”

2 ay ago

Muhabirimiz Filiz Eryılmaz’ın hazırladığı, Burdur’daki kadın girişimcilerin başarı hikâyelerini aktardığı, “On parmağında 10 marifet!” yazı dizisinin bu haftaki konuğu genç girişimci Pınar Şakar oldu.

Pınar Şakar 4 yıl önce şehrimizde “PH Şeker Dünyası” olarak başladığı iş yerinde her geçen gün hayal dünyasının ve el becerilerinin sonucu olan ürün yelpazesini geliştirerek evlenecek, nişanlanacak çiftlere yeni ürünler sunuyor.

Evli ve bir buçuk yaşında bir çocuk annesi olan Pınar Şakar iş ve ev hayatı arasında yaşadığı zorlukları bizimle paylaşırken, çalıştığı anlarda en çok oğlunu özlediğini ve kendisine en zor gelen şeyin oğlunu her gün bırakıp işe gelmek olduğunu söyledi.

Genç Girişimci Bayan Pınar Şakar şunları söyledi: “Lise çağlarımda takı tasarım, hediyelik, nikah ve kına şekerleri yaparak harçlığımı çıkarıyordum. Yani bu meslek benim çocukluk hayalimdi. Biraz hayal gücüm, birazda el becerim sayesinde ailemden harçlık istemeden evde yaptığım tasarım takılar, hediyelikler, nikah, kına, bebek doğum bagetleri yaparak okul harçlığımı çıkarıyordum.

Okulumu bitirip mezun olduktan sonra bu işe daha fazla kendimi vermeye başladım. Evimi adeta atölyeye çevirmiştim. Sürekli internet aracılığı ile araştırıyor, değişik tasarımlar ortaya çıkarıyor ve bunlar için gerekli malzemeleri alıyordum. Tabi bu arada evlendim.

Eşime yaptığım bu işi bir iş yeri açarak devam etmek istediğimi söyledim. Oda destek oldu ve benim ve eşimin baş harflerinden oluşan PH Şeker Dünyasını faaliyete geçirdik. Tabi iş yeri evden daha farklı oluyor. Evde sadece yapacağım tasarım ürünlerin malzemesi oluyordu burada küçük organizasyonlar, kına malzemeleri, gelin çiçeği ve daha farklı bagetleri yapabildiğim bir işyeri ve atölye oldu benim için. Tabi bu ürünlerin malzeme satışını da gerçekleştiriyoruz. Evliliğimin ikinci yılında oğlum dünyaya geldi. Bir buçuk yaşında oğlum var. İş erinde en çok zorlandığım ve üzüldüğüm konu oğlumla zaman geçirememek ve onu bırakıp işe gelmek. Oğlum emin ellerde anneanne ve babaanne bakıyor. Bende günde birkaç defa onu emzirmeye gidiyorum. Beni görünce çok mutlu oluyor. Bırakıp çıkarken ise ağlıyor. Bende buna çok üzülüyorum.

Ev işi ve iş yeri arasındaki hayatımı sorarsanız ise gerçekten zor. Küçük bebeğim var. Onunla ilgilenmek ve zaman geçirmek zorundayım. Bu arada tabi yemek, çamaşır, ütü derken her gün akşam, hatta hafta sonu bile koşmacayla geçiyor. Sağolsun eşim bana ev işleri ve bebek bakımı konusunda çok yardımcı oluyor. Zaman zaman iki anneler geliyor yardıma. Onların sayesinde şimdilik zor olsa da üstesinden gelmeye çalışıyorum.

Bu iş benim en büyük hayalimdi. Hayallerimi gerçekleştirebileceğim bir iş yeri idi. Ben buna kavuştum şükür. Bayanlar hayallerinin peşinden gidip, yeteneklerini değerlendirsinler. Burada en çok zorladığım bir başka konu ise eleman sıkıntısı. Evlere iş vermek istiyorum ama kimse yapmak istemiyor. Aslında bizim işimiz sadece el becerisi ile beden yorgunluğu olmadan yapılabilecek çok kolay bir iş. Üstelik bayanlar evlerinde oturdukları yerde yapacaklar ve ev ekonomisine katkı sağlayacaklar.

İş yerimde nikâh, kına, doğum, mevlit, doğum günleri, sünnet, söz kesimi şeker ve bagetleri hazırlıyorum. Üstelik tüm bu etkinlikler için malzeme satışımda var. Tabi son günlerde biz genelde dolar bazında çalıştığımız için ürünlerimiz baya zamlandı ama insanlar özel günleri için bazen maddi bütçelerinden taviz veriyor.”

Filiz ERYILMAZ

Kodlama : SadeMedia Interactive