ÇevreEkonomiKültürManşetSağlıkOLMAZ DİYE BİR ŞEY YOK! Bu mekanda herşey organik

4 sene ago

İstasyon Caddesi’nin ‘Kafeler Caddesi’ olarak lanse edilmeye başlamasının ardından, yeni mekan açmak isteyen Burdurlu’nun ve il dışından gelen işletmecilerin tercihi bu cadde olmaya başladı. Burdurluların açtığı yeni mekanlar ise göz dolduruyor. Farklı ürün, bol çeşit ve kaliteli hizmet anlayışı ile açılan işletmeler, ‘Burdurlu işletmecilerin açtığı mekanlar, ‘il dışından gelip Burdur’da şube açan işletmelerden aşağı kalır yeri yok’ yorumlarına neden oluyor.

İstasyon Caddesi’nde yeni açılan, Hayriye Özer Koyutürk’ün açtığı ‘Eva 106’ adlı mekan, bol ürün çeşidi, mutfakta kullanılan tüm malzemelerin organik olması, doğum günü gibi özel günler için ayrılan özel bölümü, çocuk bölümü ve kafeteryası ile hizmet sektörüne iddialı bir giriş yaptı. Burdurlu olan Hayriye Özer Koyutürk ise ‘Burdur’dan bir şey olmaz, bu tür işletmeler Burdur’da tutmaz’ anlayışını kırmak istiyor.

Müşterilerden mekanla ilgili çok güzel tepkiler aldığını söyleyen Hayriye Özer Koyutürk, mekanın tüm dekorasyon işlemleri ile kendisi ilgilenmiş. Mobilya seçiminden, mekandaki rafların tasarlanmasına kadar her şeyin altında imzası olan Koyutürk, mekanın geleceğinden ise umutlu…

Görüntü olarak da lezzet olarak da farklı hizmet verdiklerini aktaran Hayriye Özer Koyutürk, “Serpme kahvaltımız sunum ve çeşit açısından Burdur’da olmayan bir kahvaltı. Kendi annemin yaptığı sulu yemekler var. 4 çeşit sulu yemek çıkarıyoruz. Bunun bir iki çeşidi sebze yemeği, diğerleri etli yemekler. Yemekler de farklı. Izgaralarımız Adana mutfağından gelen özel getirttiğimiz ustamız yapıyor. Bu işi bilen biri yapsın istedik. Baharat, salça hepsi Adana’dan geliyor.” bilgisini paylaştı.

Mekanın ikinci katını toplantılar, davetler, kadınlar için özel günler ve partiler için kullandıklarını söyleyen Hayriye Özer, “Ben Burdur’da neyi eksik gördüysem o eksiği kapatmaya çalıştım. Kendim ne yemek, içmek istiyorsam onu menüye koydum. İnsanlar kebap yemeye Isparta’ya gidiyordu, ben de gidiyordum. ‘Neden Burdur’da kebap yemeyelim’ dedim ve menüye koydum. Çocuğumla yemek yemeye gidebileceğim bir mekan yoktu, buraya bir de çocuk bölümü yaptık. Dünya kahvelerinden tutun da pasta börek her türlü yiyeceğin, tatlının bulunduğu kafeterya bölümüzde var ve çok beğeniliyor” diye konuştu.

‘Burdur’dan bir şey olmaz’ anlayışına kesinlikle katılmadığını aktaran Hayriye Özer, mekanı açarken karşılaştığı zorlukları, insanların negatif yorumlarını ise şöyle anlattı: “Bana da ‘bu işletme Burdur’a fazla’ diyenler oldu ama gelen tepkiler çok olumlu. İnsanlar bir şeye başlayacağınız zaman ‘şunu yapma bunu yapma bu tutmaz’ demeye başlıyorlar. Ben denemek istedim. Öğrencinin de çok olumlu etkisi var. Özellikle kafeteryalar için. İnşallah hepimizin yolu açık olsun, Allah herkesin rızkını versin, hepimizin işlerimizi kolaylaştırsın umarım. Nüfus sıkıntımız var, insanların bakış açısı biraz farklı ama biz yine de işimizi en iyi şekilde yapmak için direneceğiz. Burası benim memleketim. Bir çivi de çaksam kendi memleketime çakmak isterim. Memlekette kalite isteyen çok insan var. Burdur’dan bir şey olmaz anlayışına inanmıyorum. Kalitemiz daha da artacak ama eksilmez. Bu bizim amacımız.”

Mekandaki her şeyin organik olduğuna vurgu yapan Özer, “Kahvaltıda kullandığımız yumurta, kendi çiftliğimizden geliyor. Meyvelerin bir kısmı da köyden geliyor. Ananas, kivi gibi meyveleri mecburen satın alıyoruz. Burayı açarken ‘oğluma yedirmediğim hiçbir şeyi müşterilerimize yedirmeyeceğim’ dedim, öyle de yapıyorum. Mesela buryon yerine et suyu kullanıyorum.

Helalinden kazanmaya çok inanıyorum. Bir şeyi doğru düzgün yaparsanız Allah bir şekilde önünüzü açıyor. Burdur’un kadınları tuttuğu koparır. Yapamam diye bir şey yok. Beyninizde ‘yapacağım’ dediyseniz olur.” vurgusu yaptı.

 

Kodlama : SadeMedia Interactive