KültürManşetMEHMET BEDEL, Burdur’un kültür elçisi

4 sene ago

14 yaşından bu yana sipsi çalan, Burdur’un adını her platformda başarıyla duyuran, başta TRT olmak üzere, birçok televizyon kanalında özel çekimlere katılan Mehmet Bedel, Anadolu’nun Kayıp Şarkıları adlı müzikal-belgesel ile gündemde. Yapımcı ve yönetmenliğini, 90’lı yılların başarılı çıkış yapan müzisyenlerinden biri olan Nezih Ünen’in yaptığı müzikal-filmde yer alan Burdurlu sanatçı Mehmet Bedel, Burdur’un adını sanatsal bir film olan, ödüllü Anadolu’nun Kayıp Şarkıları isimli müzikal-belgesel filmde de duyurmayı başardı.

Nezih Ünen’in 7 yıllık uğraşları sonucu hazırlanan ‘Anadolu’nun Kayıp Şarkıları’ müzikal-belgesel filmi 12 Mart 2013 tarihinde vizyona girmişti. Filmin soundtrack CD’si piyasaya çıktı. Film, aradan iki yıl geçmesine rağmen hala gündemde.

Muhabirimiz Hacer Zeren, Burdur’un tanıtımına her zaman katkı koyan, müzik aletleri yapımının yanı sıra, hemen tüm nefesli enstrümanları çalabilen ve bu alanda çırak yetiştirebilen bir sanatçı olduğu için UNESCO’nun 2010 Anadolu’da yaşayan İnsan Hazinesi Kültür Mirası listesine giren, Azerbaycan’ın Başkenti BAKÜ’de düzenlenen Çocuk Müzik Yarışması’nda Dünya Birinciliği’ni Burdur’a getiren Mehmet Bedel ile çocukluktan başlayan ve günümüze kadar süren müzik yolculuğunu konuştu.

Hacer Zeren: Mehmet Bey, biz haberler dolayısıyla çok görüştüğümüz için sizi biraz tanıyoruz ama daha yakından tanımak için… Bize biraz müzik yolculuğunuzun nasıl başladığını anlatabilir misiniz? Mehmet Bedel kimdir?

Mehmet Bedel: 1964 doğumluyum. Müziğe olan ilgim babam sayesinde başladı. Babam davul ve zurna çalardı. Önce müziğe ben ilgi duydum. Daha sonra babadan oğula geçti. Benim iki oğlumda müzikle uğraşıyor. Büyük oğlum Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nı bitirdi ve şimdi Akdeniz Üniversitesi’nde Öğretim Üyesi, Nefesli Sazlar Hocası. Küçük oğlum liseyi bitirdi. O da tüm nefesli sazları çalabiliyor.

Hacer Zeren: Ne zaman sipsi çalmaya başladınız?

Mehmet Bedel: Babam müzisyen olunca, ben de 3-4 yaşlarında babam saz çalarken, sazın önünde oynardım. Okul dönemlerimde müzik yapmaya ve halk oyunları ile ilgilenmeye başladım. 14 yaşımda da sipsi ve kabak kemane çalmaya başladım. Lise yıllarında da müzik aletleri çalmaya devam ettim. 1982 yılında Burdur Lisesi’nden mezun olduktan sonra, 1983 yılında Burdur Lisesi Halk Oyunları ekibi ile Konya Akşehir’de düzenlenen Nasreddin Hoca Şenliklerine katıldık. Orada kabak kemane çaldım. Sanatçı Arif Sağ’da festivalde konser verdi. Orada Arif Sağ’la tanıştık. Burdurlu Rıza Yağız’da vardı. Orada Arif Sağ bana ‘İstanbul’a gel, sana nota öğreteyim. Ayrıca seni TRT’ye de aldırırız’ dedi. Burdur’a geldim. Çevremdeki insanlardan git diyenler de oldu, gitme diyenlerde. Ama ben kendi imkanlarımla İstanbul’a gittim. Arif Sağ ile görüşmem biraz zaman aldı. Sonunda beni O’nun yanına götürdüler. Sivas’ta Madımak Oteli’nde yanarak hayatını kaybeden Nesimi Çimen’in konseri vardı. Konserde Belkıs Akkale’de yer aldı. Arif Sağ bana orada ‘askerliğini yap gel’ dedi ve 5 bin lira harçlık vererek Burdur’a gönderdi.

Hacer Zeren: Devlet memurluğuna geçişiniz nasıl oldu?

Mehmet Bedel: Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Kültürevi’ni bağışlayan Güner Özkan, o dönem Konya İl Kültür Müdürü imiş. Burdurlu Ferhat Erdem’de sipsi çalan bir sanatçı. O dönem TRT’de program yapacaklar ve bir kabak kemaneci arıyorlar. Güner Özkan bana ‘bir sınav açılacak, seni Konya Kültür Müdürlüğü’ne alalım’ dedi. Sınava girdim, kazandım. 1985 yılında Konya Kültür Müdürlüğü’nde devlet memuru olarak göreve başladım. O zaman devlet memurluğu çok önemli bir şeydi. Devlet memurluğunu kazanınca, İstanbul macerasından vazgeçtim. Zaten benim devlet memurluğuna geçişim de kabak kemane çalmam nedeniyledir.

O dönem Asya Türk Müziği Koromuz vardı. Türk Halk Müziği Halk Oyunları ekimiz vardı. O çalışmaları da yürütüyorduk.

Hacer Zeren: Burdur’a geri dönmeniz ne zaman?

Mehmet Bedel: 1989 yılında tekrar Burdur’a geldim. O saatten sonra da sipsi, kabak kemane çalarak, sahneye çıkarak, televizyon programlarına çıkarak Burdur’u tanıtmayı görev edindim. Çeşitli halk oyunları ve müzik yarışmalarına katıldım. Önemli de dereceler elde ettik Allah’ın izniyle.

Hacer Zeren: Biraz hatırlatır mısınız, hangi programlarda Burdur’u tanıttınız?

Mehmet Bedel: TRT’de Gezelim Görelim, Şoray Uzun Yolda, Sümer Ezgü ile Nazar Değmesin gibi programlara katıldım. TRT Türkü Yörük Türküleri çekiminin danışmanlığını yaptım. İl’den İl’e Manilerimiz adlı programa da katıldım.

Hacer Zeren: Birde bildiğimiz kadarıyla siz klasik sipsi çalımına farklı bir boyut da kazandırdınız?

Mehmet Bedel: 1989 yılında Burdur’a geldiğimde, kaval, sipsi yapımına da başladım. Türkiye’de kaval yapımına başlayan ilk müzisyeniz. Geleneksel sipsiyi farklı bir boyuta taşıdık ve farklı ölçülerde çalınmasını sağladık. Farklı sesler çalabilen sipsiler ürettik. Bu arada müzik aletleri yapımına da devam ediyorum. Bizim müzik aletlerimizin ses kalitesini yurtdışında duyanlar ve sipariş verenler var.

Hacer Zeren: Bu arada sizin Azerbaycan’ın BAKÜ kentinde kazandığınız bir başarı da var….

Mehmet Bedel: Evet. Orada düzenlenen Çocuk Müzik Yarışması’nda Burdur’a Dünya Birinciliği’ni kazandırdık. Ayrıca, UNESCO’nun 2010 Anadolu’nun Yaşayan İnsan Hazinesi Kültür Mirası listesine de girdik.

Hacer Zeren: Gelelim Nezih Ünen’in müzikal-belgesel filmi ‘Anadolu’nun Kayıp Şarkıları’ na. Siz bu filmde de yer aldınız. Ben hatırlıyorum bu film ilk çıktığı zaman epey konuşulmuş ve Kültür-Sanat programlarının gündeminde kendisine yer bulmuştu. Ama ben yeterince Burdur’da duyulmadığı kanısındayım.

Mehmet Bedel: Evet. Aslında çok önemli bir filmdi. Filmde Anadolu’nun dört bir yanından, her kültürünü yansıtan motifler vardı. Biz de o filmde yer aldık. Daha sonra o film MOTİF Halk Oyunları ve Kültür Vakfı’ndan ödül aldı. Ödül töreni İstanbul’da düzenlendi. Bizi de davet ettiler. Gittik, katıldık. Hakikaten çok güzel bir andı.

Hacer Zeren: Nezih Ünen, 90’lı yıllarda bir albüm yapmış ve yer yerinden oynamıştı. Ondan sonra bir daha müzik piyasasında kendisini göremedik. Sanatsal uğraşlarını, belgesel-film yaparak sürdüğünü ben bu filmle öğrendim. Ne zaman çekildi bu film?

Mehmet Bedel: Filmin Burdur ayağı 13 yıl önce Aziziye Köyü’nde çekildi.   Çekimden 7 yıl sonra da filmini yaptılar, sinemada gösterildi. Daha sonra DVD’si çıktı.

Hacer Zeren: Mehmet Bey, sizi hakikaten tebrik ediyoruz. Bu söyleşiyi yaparak, sizi yakından tanımayanlara tanıtmayı ve Burdur’un tanıtımı için yaptıklarınızın bilinmesini istedik naçizane, söyleşi için çok teşekkürler. Umarım başka başarılarınızı da duyarız. Müzisyenliğinizin yanı sıra, etrafınızdaki insanlar hep sizi ‘mütevazi’ diye tanıtırlar. Bunun için ayrıca teşekkür ederiz.

Mehmet Bedel: Ben teşekkür ederim.

Kodlama : SadeMedia Interactive