ManşetÜniversite-MAKÜMAKÜ’nün gelecek projeksiyonu: “2023’TE 60 BİN ÖĞRENCİ”

3 sene ago

Burdur’un yükselen değeri Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin (MAKÜ) gelecek hedeflerini ortaya koyan bir basın toplantısı düzenleyen Rektör Prof. Dr. Adem Korkmaz, ‘MAKÜ’nün gelecek öngörülerini, 2023 projeksiyonu’nu anlattı. MAKÜ’nün gelecek planlamaları, stratejileri, gelecek perspektifi, vizyonu hakkında açıklamalar yapan Rektör Korkmaz, 2017-2021 yılları arasını kapsayan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi stratejik vizyon belgesinin, 2023 hedeflerine de ışık tuttuğunu belirtti.

Rektör Korkmaz’ın 23 Ağustos 2016 Salı günü MAKÜ Senato toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında öne çıkan çarpıcı konu başlıklarından biri de geleceğe dönük öğrenci sayıları oldu. Eylül 2016 itibariyle MAKÜ’de toplam öğrenci sayısının 27 bin 500-28 bin bandında seyredeceğini belirten Korkmaz, üç yıl sonra bu sayının 2019’da 40 bin hedefini de aşacağını, 43 bin seviyesine ulaşacağını, Cumhuriyetin 100. yılında 2023’te ise; MAKÜ’nün toplam öğrenci sayısının 60 bin’e ulaşmasını öngördüklerini açıkladı.

MAKÜ’nün öğrenci sayısı planlamasında bugün itibariyle şehir merkezinde 16 bin 500, ilçelerde ise 11 bin öğrenci bulunurken, şehir merkezindeki öğrenci sayısı 2019’da 22 bin 500’e, 7 yıl sonra 2023’te ise 37 bin’e yükselecek. İlçelerdeki öğrenci sayıları ise; 2019’da 17 bin 500’e, 202 3’te 23 bin’e ulaşacak.

“Ürettiği bilgi, gerçekleştirdiği proje ve yetiştirdiği araştırmacı-girişimci insan kaynağı ile yerel kalkınmaya odaklanmış, bölge ve ülkesinin gelişimine ışık tutan ve katkı sağlayan bir Üniversite” olmayı amaçladıklarını, MAKÜ’nün vizyonunu bu sözlerle tanımlayan Rektör Korkmaz, MAKÜ’yü ifade eden diğer tanımları şöyle sıraladı: “Bölgesel kalkınma üniversitesi, kent-akademi iletişimi yüksek bir üniversite, tüm bireyleri ile mutlu üniversite, girişimci yetiştiren girişimci üniversite, meslek edindiren bölümler ve eğitim, bölgesel, tarihi ve kültürel değerleri ile değerli bir üniversite.”

Rektör Korkmaz MAKÜ’nün stratejik temalarının ise; “akademik gelişim, yerel ve bölgesel kalkınmaya destek, bilinirlik ve marka değerini artırma, uygulamalı eğitim ve girişimciliği geliştirme” olarak sıraladı.

Rektör Yardımcıları  Prof. Dr. Durmuş Acar, Prof. Dr. Mehmet Karaca, Rektör Danışmanları Doç. Dr. Ömer Tekşen, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kılınç, Genel Sekreter Ali Nihat Gündüzalp’in de katıldığı bilgilendirme toplantısında MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz “Yıllara Göre Öğrenci Sayısı ve Hedefi”, “Akademik Gelişim Hedefleri”, “Stratejik Temalar”, “MAKÜ’nün Tanımlanması”, “Vizyon”, “MAKÜ Stratejik Vizyon Belgesi 2017- 2021”, Kent Merkezi ve İlçelerdeki Öğrenci Sayısı Hedefi”, “Önlisans, Lisans ve Lisansüstü Öğrenci Dağılımı”, “2016- 2017 Yerleşme Oranı”, “Öğrencilerin Nüfusa Kayıtlı Olduğu İllere Göre ilk 10 İl Dağılımı”, “Yerel ve Bölgesel Kalkınmaya Destek Hedefleri”, “Bilinirlik ve Marka Değerini Artırma Hedefleri”, “Uygulamalı Eğitim ve Girişimciliği Geliştirme Hedefleri” konu başlıklarında değerlendirmeler yaptı.

Konuşmasının başında 15 Temmuz darbe girişimini de değerlendiren Rektör Korkmaz “bu gibi haince girişimler bizlerin ne kadar daha fazla çalışmamız gerektiği konusunda bize bir sonuç çıkarıyor” ifadelerini kullandı.

MAKÜ Rektörü Adem Korkmaz MAKÜ’nün gelecek planlamalarını anlattığı basın toplantısında şunları söyledi:

“Yaklaşık bir aydan fazla zamandır yoğun bir şekilde milli birliğimiz ve beraberliğimize, ülkemizin geleceğine Türk toplumunun bu coğrafyada varlığına karşı yürütülmüş bir uluslar arası destekli içimizden yetişmiş hainlerle birlikte girişimde bulunulmuş, bir kalkışmanın darbenin ardından yeni yeni nefes almaya başlıyoruz. Esasında şöyle düşünmek gerekiyor. Bu gibi haince girişimler bizlerin ne kadar daha fazla çalışmamız gerektiği konusunda bize bir sonuç çıkarıyor. Yoksa ülkemizin ekonomik, sosyolojik olarak ve kültürel olarak zayıflığı içimizdeki sosyal bünyemizdeki sıkıntılar esasında tıpkı biyolojik bir bünye gibi birtakım hastalık yapıların yerleşmesi için zemin oluşturuyor. Bu süreçten çıkardığımız esasında, en büyük ders, en büyük sonuç, sosyal bünyemizin bunun ekonomik ve siyasi bileşenleri ile birlikte çok güçlü olması gerektiği sonucudur. Eğer bu sonucu atlarsak yine 15 Temmuz öncesindeki klasik davranış ve yönetim biçimlerine dönersek, şundan emin olmamız lazım bir müddet sonra ya da fark etmez başka hastalıklı yapıların bünyemizde yeşermesine ve gelişmesine müsaade etmiş oluruz. Siyasi farklılıklarımız olacaktır, düşünce farklılıklarımız olacaktır, ideoloji farklılıklarımız olacaktır. Bunların hepsi olacaktır. Çok doğaldır olmalıdır. Ancak ülkenin geleceği yönetimi konuları masaya yatırıldığında bu farklılıkların bir tarafa bırakılarak birlikte bir milli irade yansımasını da sergilemek zorundayız. Onun için bizde üniversite olarak bu anlamda bu sürece katkı vermek için yoğun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ben öncelikle 15 Temmuz gecesinde şehit olan vatandaşlarımıza, güvenlik güçlerimize ve askerlerimize Rabbimden rahmet, gazilerimize de acil şifalar diliyorum. Hemen peşinden de gördük zaten. Ülkemizde bir aydır hiç eylem ya da faaliyet göstermeyen terör örgütleri de bir anda nedense böyle bir kurmanın sonucu gibi başladılar faaliyetlerine. Cumartesi gecesi Gaziantep’te bir düğünde yüzlerde insanın bulunduğu bir ortamda haince bir saldırı meydana getirildi. Öncelikle burada hayatını yitirenlere de rahmet yakınlarına baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Esasında ülkemizin ne kadar zor bir dönemden geçtiğini de görüyoruz. Ancak bu süreçte, hepimizin çok güçlü ve çok birbiriyle dayanışma içerisinde bulunması gerektiğine inanıyorum.

Sizlerle ilk toplantımızda söylemiştim. Üniversitemizin stratejik vizyon belgesini oluşturacağımızı ve üniversitemizin geleceğini de buna göre şekillendireceğimizi ifade etmiştik. Stratejik planlar bildiğiniz üzere kamu kurumlarının Kalkınma Bakanlığına sunmak zorunda olduğu planlar. Bu planlar Hükümetlerin kalkınma planları gibidir. Üniversite yönetimleri de daha önceden hazırlanan planları devam ettirebilirler, isterlerse yani yeni bir plan yapabilirler ya da revizyon yapabilirler. Biz revizyon yapmayı tercih ettik. Kendi düşünce, fikir ve görüşlerimizi de içine koyarak üniversitemizin stratejik revizyon belgesini oluşturduk. Buradaki vizyonumuz; MAKÜ ürettiği bilgi, gerçekleştirdiği proje ve yetiştirdiği araştırmacı, girişimci insan kaynağı ile yerel kalkınmaya odaklanmış, bölge ve ülkesinin gelişimine ışık tutan ve katkı sağlayan bir üniversite olmak. Buradan kastettiğimiz esas konu ise; üniversitenin bilgi üretme kapasitesi ve insan kaynağı yetiştirme ve akademik insan kaynağı ile bölgesine, yerele yani Burdur’a katkı vermesi. Bizim asıl odaklandığımız nokta bu. Bir çok üniversite kendine farklı vizyonlar ortaya koymuş olabilir, ama biz esas olarak yerel kalkınmaya odaklanıyoruz. Bununla birlikte bölge elbette buradan elde ettiğimiz her türlü bilgi ülkemize de katkı verecektir. Çok geniş anlamda baktığımızda evrensel değerler üretmeye de çalışacağız. MAKÜ bu anlamda kendisini bölgesel kalkınma üniversitesi, kent akademi iletişimi yüksek bir üniversite, tüm bireyleri ile mutlu bir üniversite, girişimci yetiştiren girişimci bir üniversite, meslek edindiren bölümler ile eğitim veren bir üniversite, bölgesel, tarihi ve kültürel değerleri ile değerli bir üniversite. Bu anlamda 4 stratejik temamız var.

Akademik gelişim. Akademik gelişim olmazsa olmazımızdır. Akademik gelişimimizi tamamladıktan sonra yerel ve bölgesel kalkınmaya destek veren bilinirlik ve marka değerini artıran eğitim ve girişimciliği geliştirmek. Akademik gelişim anlamında, öğrenci, akademisyen ve Burdur paydaşlarımızın memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak. Bölüm ve program sayısını artırarak öğrenci sayısını 2019’da 43 bin’e 2023’de 60 bin’in üzerine çıkarmak. Fiziksel teknolojik ve bilimsel olanakları geliştirerek AR-GE kapasitesini artırmak. Bilimsel yayın ve proje sayısını artırmak. Bunlar bir akademik kurumun olmazsa olmazları. Mart ayında göreve talip olduğumuzda kendi aramızda yaptığımız bir çalışmada MAKÜ’nün bizim birinci dönemimizde MAKÜ’ye 40 bin öğrenci hedefi koymuştuk. Bu yaptığımız bir yıllık çalışma bizi biraz daha cesaretlendirdi. Yeni fakülteler, yeni bölümler daha önceden kurulmuş ama faaliyete geçirilmemiş birçok bölüm var. Bunlarla çok hızlı bir çalışma içerisine girdik. Geçen yıl itibari ile bu sene eğitim öğretime açılan gerek fakülteler gerek yeni meslek yüksek okulları ve bunların programları düzeyinde sıkı bir çalışma yaparak, bu sene öğrenci sayımızı yeni bölüm sayımızı artırdık. Yine gelecek yılla ilgili projeksiyonumuz hazır. Şu an da MAKÜ 2016-2017 eğitim öğretim yılında ilk kez açılmasını planladığımız bölüm ve programlarımız hazır. Bunların akademik alt yapıları ile ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2017- 2018 yılında yapılacak olanlar da az-çok belli, masamızda duruyor. 2017-18’de ne açacağımızı biliyoruz. Bunlarda ufak tefek aksaklıklar olabilir. YÖK’ten ret aldığımız durumlar olabilir. Çok istisnada olsa. Bu   çerçevede 2019’da bizim projeksiyonumuzun üzerinde 40 bin’in üzerinde bir öğrenci olacağını gösteriyor. Bu da 43 bin gibi. 2019 yılındaki 40 bin hedefimizi aşaçağız gibi görünüyor. 2023 yılındaki hedefimiz biraz daha iddialı. Yeni fakültelerin, yeni bölümlerin açılması ile 2018’den sonra büyüme dalgası ile karşılaşacağız. Daha önce burada kurulmuş olan ve harekete geçirelememiş üç tane bölüm vardı. İkisi Fen Edebiyat Fakültesi, bir tanesi Mühendislik Fakültesinde. Bu Fakülteler bu dönem yüzde yüz doluluk oranına ulaştı. Sağlık Meslek Hizmetleri MYO’yu yeni açtık. Bunun gibi onlarca program bu sene ilk defa öğrenci ile buluştu. Bizim 2016 yılında tahminimiz şua nda sisteme girdiğinizde 30 binlerin üzerinde gözüküyor, ama bu gerçekçi bir tablo değil. Burada birbirimizi kandırmaya gerek yok. Bizim 2016 mezuniyet işlemlerimiz devam ediyor. Eylül ayında MYO Öğrencilerinin stajı bitecek, yaz okulunda tek ders sınavları sistemde görünmediği için biz onların da hesabını yaparak 27.500- 28.000 aralığında bir öğrencimiz gözüküyor. Bunların içersine formasyon öğrencilerini dahil etmiyoruz. Yılda 1500- 2000 de formasyon öğrencisi eğitim alıyor. Tabi bu sürekli ve kalıcı olmadığı için bunu buraya koymuyoruz. 2023 hedefimizde de söylediğim gibi; bu çalışma bu yine kaba tahmin yöntemiyle her bölümün her akademik birim fakülteler kendi projeksiyonlarını ortaya koydular. Biz de bunun üzerine yeni fakülteler, yeni açtığımız ve açmayı planladığımız fakülteleri de bunların içerisine aldık. İleride bunların haricinde farklı bölümlerde açabilirsek 2023 hedefimizin üzerine çıkacağımızı umut ediyoruz. İyimser tahmin bunlar. Tabiki 7 yıl sonrasına bir planlama yapmak kolay değil. Biz 2018-2019 yılında 2023 hedefimizi yeniden revize ederiz. Bir çok bileşen var biliyorsunuz gelecekle ilgili. YÖK karar alır. ‘Öğrenci alımlarını durdurdum’ der, belirli üniversitelerde. Böyle olağanüstü sebepler olmadığı sürece, inşallah 2023 yılı hedefimiz toplamda 60 bin öğrenciyi hedefliyoruz. Bunu nda projeksiyonu şöyle: 23 bin’i ilçelerde 37 bin’i de Burdur merkezde hedefleniyor. Şu an 16. 500, Burdur’daki öğrenci sayımız. Burdur merkeze 7 yıl sonra 20 bin’den fazla öğrencinin geleceği gözüküyor. Bu durumda bunun lisans, ön lisans ve lisansüstü gelişimine baktığımızda üniversitemiz şu anda lisans ve ön lisans arasındaki fark oldukça düşük durumda.

Önlisans programlarında 4830 kontejanımız vardı. Bunun 4568 yani yüzde 94.57 üniversite yerleştirmelerinde yerleşti. Lisans programlarında bu yerleşme yüzde 97.37, 4223 kontenjandan 4112’si tercih edildi ve yerleştirildi. Cuma günü tamamlanan kayıt durumları neticesinde lisans programlarımızda 324 öğrencimiz kazandığı halde kayıt yaptırmadı. Bunu da ek kontenjanlarla dolduracağımıza inanıyoruz. Biraz sıkıntımız ön lisanslarımızda. Burada 1060 öğrenci kazandığı halde kayıt yaptırmadı. Bu bize başka bir ışık tutuyor bu arada. Ön lisans programlarımızın geleceği bakımından ciddi bir sıkıntımız var. Çünkü lisans ve lisans programlarının çeşitliliği yaygınlığı artıkça ön lisans programlarında tercih düşüyor. Tercih etmiş bile olsa öğrenci bir şekilde vazgeçebiliyor. Artık ön lisans programlarının alternatif seçenekleri yüksek bu sebepten dolayı açacağımız yeni programlarda öğrenci tercih edilebilirliği ve meslek kazandırma olan programlara yönelmemiz gerekiyor. Bu aynı zamanda sektörle, iş gücü piyasasıyla sağlıklı güçlü bir iş birliği kurmayı gerektiriyor. Geçen yıl MYO’larda bir yapılandırmaya gittik. O yapılandırma çerçevesinde MYO’larda bazı bölümleri kapatıyor, yenilerini açıyoruz. Ya da eskimiş içeriği zayıflamış bölümleri yeni isimlerle ya da yeni anlayışlarla takviye ediyoruz. Buna bu senede devam edeceğiz. Esasında biz bir bölge üniversitesi kimliği taşıyoruz. Bizi tercih eden iller genelde komşu illerimiz. Her bölgeden var ama çoğunluk ve ilk on komşu illerimiz. Üniversitemizin akademik gelişim hedefleri çerçevesinde akademik personel sayımızda artışlar devam ediyor. Yani akademik kadro olarak ta yüzde yüz bir büyüme sağladık. Şu anda 350 civarında öğretim üyemiz var bunun 700’lere kadar çıkması tahmin ediliyor. Toplam akademik personel olarak ta 2000’li sayılara çıkılması planlanıyor.

Stratejik temamız; yerel ve bölgesel kalkınmaya destek hedefleri. Bu konuda önümüzdeki günlerde inşallah Burdur’umuzla ilgili Burdur’un gelişim palanı ve gelişim stratejisi ile ilgili çalışmalar yürüteceğiz. Hemen hemen her ilçemizde, ilçe temelli yerel kalkınmaya odaklanmış bir üniversite olarak kendi vizyonumuzu Valiliğimizin ve ilimizin tüm yönetim aktörlerinin katkılarıyla üniversitenin gelişimi de içine alan bir çalışma yapılacak. Bizim üniversite ile birlikte şehrin gelişimi için de hareket etmemiz gerekli.

Bilinirlik ve marka değerimizin artması gerekiyor. Bunun çalışmasını da ayrıca sürdüreceğiz. 4. olarak da uygulamalı eğitim ve girişimciliği geliştirme hedeflerimiz var. Çocuklarımız üniversiteden mezun oluyor. Sonra diyoruzki nerde acaba iş bulabilir? Önce devlet kapılarını zorluyoruz. Özel sektör ve fabrikalar falan. Bir yerlerde iş arıyoruz mutlaka. Öğrencilerimize hayatta girişimci olmayı öğretmek. Kendi işlerini kurarak hem kendilerini istihdam ederek hem de birkaç kişiyi istihdam ederek bir yeni istihdam tipi oluşturabilirler. Girişimci tipi öğrenci yetiştirmek için ş uanda isteğe bağlı olarak üniversitemizde bütün öğrencilerimize veriliyor. Bizden mezun olan öğrenci girişimcilik sertifikasını da almış oluyor. Bizden çıktığı zaman kendisi bir iş kurmak istediğinde KOSGEB desteğini alabiliyor. Uygulamalı eğitimi de çok önemsiyoruz.”

Filiz ERYILMAZ

Kodlama : SadeMedia Interactive