KültürManşetÜniversite-MAKÜMAKÜ ARKEOLOJİ BÖLÜMÜ’NÜN “Kentin geleceğine dair söyleyecek sözü var” (YENİ GÜN SÖYLEŞİ)

3 sene ago

Müzeler Günü, Müzeler Haftası dolayısıyla tarihin, kültürün gündeme geldiği bugünlerde, akademi turumuzu, Arkeoloji bölümüyle sürdürmeyi uygun bulduk. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) bünyesinde kurulan Arkeloji Bölümü, MAKÜ’nün gelecekte en umut vaad eden, özellikle de kentin geleceğinde de söz sahibi olma potansiyeli taşıyan bir akademik birim…

Çünkü; Burdur denilince, ilimizin zengin tarih ve kültür birikimi akla geliyor. Bu değerlerin işlenmesi, Burdur ekonomisine, turizme kazandırılması yıllardır dile getirilen, en öncelikli konu başlıklarımızdan biri…

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi 2006 yılında kurulduğunda ve daha sonraki süreçte MAKÜ’nün gelişme evresinde, Burdur’un tarihi değerlerinin tanıtımında, turizme kazandırılmasında akademiye, MAKÜ’ye de büyük sorumluklar ve görevler düştüğü hep vurgulanıyor…

Burdur’un değerleri ile bütünleşen, toplumun içinde olan Üniversite söyleminde, arkelojik değerler, bu alanda yapılabilecek akademik çalışmalara ağırlık verilmesi fikri, önerileri, hep bu söylemin içini dolduran unsur olarak yer aldı. Arkeoloji Bölümü, MAKÜ’nün içerik, nitelik, kentin istikbali açısından en ümitvar birimlerin başında geliyor.

Tam da Müzeler Haftası’nda tarihin, kültürün konuşulduğu bir gündemde MAKÜ Arkeoloji Bölümünü tanıtmak istiyoruz. Özellikle sahada Kibyra kazıları ile Kibyra merkezli başarıları ile arkeoloji dünyasında adından söz ettiren ekibin lideri, MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji bölüm başkanı Yrd. Doç. Dr. Şükrü Özüdoğru ile yaptığımız söyleşide; Arkeoloji Bölümü ne zaman kuruldu? Kaç öğrencisi var? Akademik personel sayısı? Hangi çalışmalara ağırlık verildiği? Akademinin Burdur’un tarih ve kültür değerlerinin işlenmesinde üstlendiği, oynayacağı rollerin neler olduğu? Burdur’un tanıtımına akademinin hangi katkıları yapabileceği? sorularına cevaplar bulabileceksiniz…

MAKÜ Arkeoloji Bölümü ne zaman kuruldu?

MAKÜ Arkeoloji Bölümü resmi olarak Fen -Edebiyat Fakültesi’nini kurulması ile olmuş, ama aktif hale gelmesi 2008 yılında ilk bizim gelmemizle oldu. Sonra 2010 yılında da ilk öğrencilerimizi aldık. Bu dönem 3. mezunlarımızı vereceğiz.

Arkeoloji Bölümünde kaç öğrenci var?

Bizim bölüme giriş kontejanımız 50. 4 sınıfımız da tamamen dolu. 180-200 arası öğrencimiz var. Tabi yüksek lisans programımız var. 15’i buldu yüksek lisans öğrenci sayımız.

Akademik personel sayısı ne?

Akademik personel sayımız şu anda bir profesör, 2 doçent, 3 yardımcı doçent bir öğretim görevlisi, bir uzman ve 2 araştırma görevlisi arkadaşımız var. Kazı ve araştırma projelerimiz var. Diğer hocalarımızın da projeleri var. Üniversitenin arkeolojik kazı olarak tek kazı yeri Kibyra var. Hocalarımız bu bölge ile ilgili önemli yüzey araştırmaları yürütüyorlar. Yüzey araştırmasında herhangi bir kazı yapmadan tarihi anlamda yüzeyde ne varsa tespit edilerek onların envanterleri çıkarılıyor.

Hangi çalışmalara ağırlık veriliyor?

Kibyra merkezli çalışıyoruz. Bölümüzün de kadrolaşması büyük oranda Kibyra üzerine oldu. Bölümümüz üyeleri, araştırma görevlileri aynı zamanda Kibyra bilim heyetini oluşturuyorlar. Bizim daha çok anabilim dalımız klasik arkeoloji. Bu yüzden de klasik arkeoloji üzerine eğitim veriyoruz. Restore hocalarımız da var. Bir Alman meslektaşımız var restoreci. O da Burdur’un ilk yerleşim dönemi ve höyükler dönemini araştırıyorlar. Günümüzden 9 bin yıl öncesine dair, yerleşim tarihi ile ilgili her şeyi çalışıyoruz diyebiliriz.

Akademinin, Burdur’un tarih ve kültür değerlerinin işlenmesinde üstleneceği roller nelerdir?

Akademi olmadan Burdur’un tarihi güzelliklerinin, arkeolojik zenginliklerinin, kültür varlıklarının ortaya çıkarılması, tanınması mümkün değil. Bunu yapacak olan akademidir. Çünkü; ülkemizde arkeolojik kazı çalışmaları sadece ilgili akademisyenler Kültür ve Turizm bakanlığımızın izinleri ile yürütebilirler. Bunun dışında tabiîki Müzemiz, İl Kültür Müdürlüğümüz il bünyesindeki kültür varlıkları ile ilgili koruma ,envanter çalışmaları yapıyorlar, ama uzun süreli kazıları bu kurumlar yapamıyor. Bakanlar Kurulu kararları ile çıkan arkeolojik kazıları, ancak akademisyenlerce yapılabiliyor. Bu açıdan akademi, en önemli faktör diyebiliriz. Kültür varlığının ortaya çıkarılmasında tanınmasında turizme kazandırılmasında baş aktör diyebiliriz.

Burdur’un tanıtımında neler yapılabilir, öne çıkan önerileriniz?

Bu çok geniş bir konu. Bununla ilgili geçen günlerde biliyorsunuz üniversitemiz bünyesinde Burdur Gelişim Enstütüsü kuruldu. Bu Enstütümüzün en önemli amacı; Burdur’un faktörlerini, dinamiklerini akademi ile buluşturmak. Her sektörle yapılıyor, madencilik, mermercilikle yapıldı hayvancılıkla yapıldı. Turizm Çalıştayını gerçekleştirdik. Burdur için şu teşhisi koyabiliriz. 10 bin yıllık köy yerleşim yerlerinden metropol kentlerine kadar uzanan her dönemine insanlık tarihinin her dönemine tanıklık yapan önemli yerlere sahip. Antik dönemin büyük kentlerine sahip. Bu açıdan bakıldığında,şu andaki verilere göre, turizm payından kendine düşeni almıyor. Eşşiz bir Müzesi var. Kültür Bakanlığı bünyesindeki ilk Doğa Tarihi Müzesine sahip. Fosilleri ile filin atası sayılan mastadonların fosilleri sergileniyor.

Böyle bakınca bu kadar zengin Anadolu kültür tarihinin önemli bir bölümünü temsil eden bu kadar kültür varlıklarına sahip bir kent, en azından kültür turizminde çok daha iyi bir yerde olmalı. Yanında Antalya gibi bir potansiyel var. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Valiliğimiz, yerel yönetimler bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Kenti tanıtıcı etkinlikler düzenlendi, düzenlenmeye devam ediyor. Umarım bundan sonra interaktif ortamı daha etkin kullanarak yurt dışına daha geniş kitlelere ulaşması gerekiyor. Geçmiş günlerde yaptığımız Turizm Çalıştayı da bu amaçla yapıldı. Sayın Valimiz o müjdeyi vermişti, galiba bu sezon içinde özellikle önemli tur şirketlerinin rehberlerinin Burdur’a bir ziyareti olacak. Bu girişimler devam ettikçe umuyorum bizim hayal ettiğimiz seviyeye geleceğiz turizmde.

 

Kodlama : SadeMedia Interactive