Koronavirüs tedavisi gören ve sağlığına kavuşan Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz 14 Aralık Pazartesi günü görevine dönecek.

4 Kasım’da Annesi ve eşinin Koronavirüs testlerinin pozitif çıkmasının ardından temaslı olarak kendisini izole eden Ercengiz 6 kasımda kendisinin Covid-19 test sonucunun pozitif çıkması sonucu evinde ilaç tedavisine başlanmıştı.
Ercengiz’in tedavisi daha sonra Burdur Devlet Hastanesi’nde devam ederken oksijen satürasyonunun (kan oksijen doygunluğu) düşmesi üzerine 15 Kasım günü Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilmişti. Ercengiz buradaki tedavisinin tamamlanmasından sonra 20 Kasım günü taburcu olarak evinde istirahate çekilmişti.
Yaşanılan süreç hakkında Yeni Gün Gazetesi’ne konuşan Ercengiz 14 Aralık Pazartesi günü görevinin başında olacağını söyledi.
Ercengiz “14 Aralık günü inşallah görevimin başında olacağım. Kendimi iyi hissediyorum. Bir takım ufak tefek sıkıntılarım devam ediyor ama onları tolere edebileceğimi düşünüyorum. Pazartesi gününden itibaren Burdur Belediye Başkanı olarak vazifemin başındayım” diye konuştu.

Ercengiz “öncelikle şunu söylemek isterim, ülkemizde 11 marttan itibaren görülmeye başlanan vakayla birlikte Covid-19’la tanıştık. İlk başta önemsemedik, halk oalrak küçümsedik, hastalığın öldürücü boyutunu ya da toplumsal yan etkilerini, zararlarını ilk başta çok algılayamadık. Geldiğimiz noktada süreç tamamen toplumsal bir salgına dönüştü. Bu konuda yetkililerin çabası, gayreti özellikle sağlık emekçilerinin gayretinin, çabasının boşa gitmemesi için halkımızın bilinçli olması gerektiğine inanıyorum” dedi.
“Şu anda hastalığın tedavisi ile ilgili yapılabilen aşılardaki gelişmeler dışında çok fazla bir şey yok” diyen Ercengiz şöyle konuştu; “ne yapılması gerekiyor, her zaman söylenildiği gibi hasta olmamak için gayret edilmesi gerekiyor. Bu da maske, mesafe, bireysel hijyen ve son dönemde teması azaltma yönünde bir takım tavsiyeleri var hem bilim kurulunun, hem bilim adamlarının , hem de kamu görevlilerinin. Vatandaşımızın bunlara riayet etmesi gerekiyor. Bende Covit salgınından nasibini almış bir yurttaş olarak şunu söylemek isterim. Küçümsendiği gibi basit bir hastalık değil. Elbette her hastalığın her insana, her canlıya etki şekli ve gücü farklı olduğu gibi bu hastalığında kişiden kişiye farklı yan etkilerini ya da etkilerini söylemek gerekir. Kimimiz ayakta atlattı, kimimiz çok ağır travmalarla ve sonucunda belki sekelleriyle birlikte yani hastalığa bağlı vücutta olumsuz eksilerle bu hastalıktan kurtuluyor, kimisi de maalesef hayatını kaybediyor ama Covid-19 koronavirüsü basite alınacak bir hastalık değil öncelikle onu söylemek isterim.”

“Hafif atlatacağımı düşündüm”

Hastalığının başında kendisinin de hastalığı sadece belirtileri ile atlatacağını düşündüğünü aktaran Ercengiz “Fakat semptomların üzerine bir takım olumsuz tablolar eklenince maalesef evimde tedavi yerine hastanede tedaviye geçen bir süreci yaşadım. Bu hastalığın kesinlikle kime nasıl, ne kadar etki edeceği belli değil. Ben sigara kullanmıyorum. Vücut kitle indeksim anormal değil, obez değilim, beslenmeme dikkat eden bir insanım, spor geçmişim var ve kronik bir hastalığım olmamasına rağmen tabloyu ağıra yakın seyredenlerden birisi oldum” ifadelerini kullandı.

Vatandaşların aşılama başlayıncaya kadar, kamu görevlilerinin, Bilim Kurulu’nun, Sağlık Bakanımızın ve Bakanlık yetkililerinin, tüm bu konuda kendini yetkili hisseden kim varsa sözlerini ciddiye almasında fayda olduğunu kaydeden Ercengiz “Çünkü önce kendimizi sonra da sevdiklerimizi korumak istiyorsak yapacağımız tek şey bu hastalığa yakalanmamak, yakalanmamak içinde mücadeleye devam etmek” dedi.

Koronavirüs salgınından Belediye personelinin de etkilendiğini söyleyen Ercengiz “Sadece Belediye’nin giriş çıkışlarının veya çalışma ortamlarının pandemiden yeterince ari olması yetmiyor. Saat beşten sonra sosyal yaşantının devam ettiği bir kurumu yönetiyoruz. Arkadaşlarımıza her ne kadar bir takım uyarılarda bulunsakta maalesef geçtiğimiz yaz düğünlerin sayısının çok olması toplu yaşama dair bir takım istek ve arzunun artması ve Hazirandan sonra da vatandaşımızın kendi kafasında bu işi çok normalleştirmesi yani pandemi yokmuş gibi davranması bizleri de etkiledi açıkçası. Belediye personelinden bu güne kadar Covid’e bağlı olarak iki kardeşimizi kaybettik. Onun dışında arkadaşlarımızın kimisi ayakta atlattı kimisi de medikal destekle görevlerinin başına geri dönebildiler. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Çünkü önce onlar sağlıklı olursa Burdur halkına hizmet ederek sağlıklı ortamları yaratabilir. Gerekli uyarıları yapıyoruz. Virüsün ağız-boğaz yoluyla giriş noktası olduğunu düşünerek bir hayırseverle birlikte gargara dağıttık arkadaşlarımıza. En azından virüsün bulaşma ihtimalini azaltabilme adına tedbir tedbirdir dedik. Maskelerini dağıtıyoruz arkadaşlarımızın, gerekli uyarılarını yapıyoruz. İnşallah aşılama başlayıncaya kadar da en az kayıpla bu süreci götürmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.