Uzmanlık alanı Askeri Antropoloji olan Dr. Aynur Ece Onur, Kore Savaşı’nda 3 yıl esaret hayatı yaşayan 244 Türk askerinin esir kamplarında nasıl hayata tutundukları ve düşmana nasıl direndiklerini yazdı.

İlk baskısı Ocak 2020’de yapılan ‘Ben Türk’ isimli kitabın şu anda üçüncü baskısı yapılıyor. Kitap, Türk, Amerikan ve İngiliz istihbarat belgelerine dayanılarak yazılan ilk kitap olma özelliğini taşıyor. 

Kitabı yazmaya Amerika Maryland’da ki Amerikan Milli Arşivinde, Amerikan Kara Kuvvetleri tarafından hazırlanmış bir raporu bulması ile başladığını söyleyen Onur; “benim uzmanlık alanım Askeri Antropoloji. Raporu çok ilginç bulduğum için üzerine düştüm. Bu raporda Kore Savaşı’nda 3 yıl süreyle esir olan 244 Türk askeri hakkında çok ilginç bilgiler yer alıyordu. Yaşları 22 ile 36 arasında değişen 6’sı subay, 3’ü astsubay, 235’i er ve erbaş 244 Türk askerinin esaret hayatı Amerikalı askerlerin esaret hayatı ile karşılaştırılmıştı. Bu rapor sonucunda Amerikan Kara Kuvvetlerinin Kuzey Kore’deki esir kamplarında açlık, bit salgını, dayak ve psikolojik baskılar sonucu yüzde 50’sinin hayatını kaybettiğini öğrendim. Fakat esir olan 244 Türk askerinden teki dahi hayatını kaybetmedi.” dedi. 

Bu durumu Amerikan Kara Kuvvetleri’nin çok ilginç bulduğunu söyleyen Onur şunları söyledi; “o dönemde bu konu hakkında yaklaşık beş yıl süren bir araştırma yapmış. Ben de askerlerimiz nasıl hayatta kaldılar şeklinde, bu araştırmanın sonuçlarına odaklandım öncelikle ve bu arşivde Amerikan Askeri İstihbaratı tarafından bizim esir olan askerlerimizin esaret dönüşünde sorguları yapılmış, bu sorgu tutanaklarına ulaştım. 150 askerimizin sorgu tutanakları mevcut elimizde. Bu sorgu tutanakları ile Amerikan Kara Kuvvetlerinin tutanaklarına dayanarak bu kitabı hazırladım. Yine Amerikan askeri istihbarat belgelerinin yanında Türk Genelkurmayı’nın Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Daire Başkanlığı (ATASE) arşivinden, İngiliz arşivinden hem resmi belgelerine dayanarak çalışmayı kaleme aldım.”

Kitabın araştırma ve yazım sürecinin yaklaşık 3 yıl sürdüğünü kaydeden Onur, “Amerikan Kara Kuvvetlerinin esirlerinin yüzde 50’si hayatlarını kaybetti. Yaklaşık 1/3’ü de hayatta kalabilmek için yemek ve çeşitli ayrıcalıklar karşılığında Çin ve Kuzey Kore kuvvetleri ile yani düşman askerleri ile işbirliği yapmıştı. Savaş sonunda 21 Amerikan, 1 İngiliz askeri iltica etti. Önemli sayıda İngiliz esir düşmanla işbirliği yaptı. Türk askerlerinden sadece ikisinin düşmanla işbirliği yaptığı görülüyor belgelerde. Bu iki kişinin geriye kalan 242 askerimiz tarafından ciddi şekilde darp edildikleri ve bunun ardından da esaret hayatları boyunca göz hapsinde tutuldukları ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Kitabın yayımlanmasının ardından üst düzey askeri yetkililerden çok güzel geri dönüşler aldığını kaydeden Onur, “tebrik telefonları aldım, mesajlar aldım. Bununla birlikte bu kitap ilk defa bilimsel çalışma, bir tarih kitabı, askeri bir konuyu ele alan bir askeri antropoloji kitabı, bir kadın akademisyen tarafından yazılmış bir kitap Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından fair play ödülüne layık görüldü. Bu anlamda da benim için çok büyük gurur kaynağı.” diye konuştu.

Onur; “Kore Savaşında esir olan askerlerimizle ilgili yazılan kitaplardan ilk defa birisi resmi belgeler, askeri istihbarat belgelerine dayalı bir şekilde kaleme alındı. Kitabın en önemli özelliği de mukayeseli bir şekilde Türk, Amerikan ve İngiliz resmi belgelerine dayanılarak yazılmış olması. 244 askerimizden bir tekinin bile hayatını kaybetmemesinde en önemli rolü oynayan kişi sıhhiye onbaşı Veli Atasoy’dur. çok ilginçtir Amerikan ve İngiliz istihbarat belgeleri kendisinden askeri hekim diye bahseder. Çünkü Veli Atasoy hem 244 Türk askerimizin hayatını kurtarmıştır, hemde belki 1000’i aşkın Amerikan ve İngiliz esiri buna üst rütbeli subaylar, askeri hekimler de dahil hayatlarını kurtarmıştır. Bu nedenle Amerikan ve İngiliz istihbarat belgeleri kendisinden sıhhiye onbaşı değil Askeri hekim subay şeklinde bahseder. Çünkü bu kadar üst düzey sıhhiye bilgisi olan birisinin erbaş olabileceğini tahmin edemediler ve bu nedenle kendisinden subay diye bahsederler.” ifadelerini kullandı.

Aynur Ece Onur; “Bizim Kuzey Kore’de Çin ve Kuzey Kore askerleri tarafından esir alınan 244 askerimizin üç yıl boyunca gösterdikleri, sergiledikleri hayat mücadelesi ve düşmana mukavemet Amerikan Ordusunun günümüzde kullandığı esarete ve muharebeye ilişkin davranış ilkelerine ve aynı zamanda kaçma kurtarma, sorguya direniş eğitimine emsal teşkil etmiştir. Amerikan ordusu bu eğitimi kullandığı için günümüzde tüm NATO orduları da Kuzey Kore’deki esir kamplarında hayat mücadelesi veren askerlerimizin davranışlarına bakılarak hazırlanan bu eğitimle eğitiliyorlar. Sıhhiye Onbaşı Veli Atasoy bu eğitimin şekillenmesinde çok önemli bir rol oynadı. Çünkü kendisi bu esir kamplarında gösterdiği üstün sağlık hizmetlerinden dolayı Amerikan Ordusu ve Amerikan hükümeti tarafından Kore Savaşına katılan er ve erbaş arasından üstün hizmet madalyasına layık görülen tek kişidir. Şu an kendisi 92 yaşında ve ciddi sağlık sorunları var. Ben kendisi ile 2-3 günde bir konuşuyorum.” dedi. 

Kitabı her yaştan ve her kesimden insanın okuyabileceği şekilde kaleme aldığını anlatan Onur, “kitapta anlatılanlar tamamen resmi belgelere dayalı. Roman tadında çok kolay okunabilecek bir kitap ve gerçekten Hollywood filmlerine taş çıkartacak bir kahramanlık öyküsü anlattığına inanıyorum. Bu nedenle de kitap ben Türküm diyen, Türk vatandaşıyım diyen, Türk evladıyım diyen herkesin okuması ve öğrenmesi gerektiğine inandığım bir hikayeyi anlatıyor.” şeklinde konuştu.