İlçeKültürManşetÜniversite-MAKÜKİBYRA KAZILARI TARİHE IŞIK TUTACAK

3 sene ago

‘18-24 Mayıs Müzeler Haftası’ etkinlikleri kapsamında 20 Mayıs 2016 Cuma günü Müze Müdürlüğü Konferans Salonunda MAKÜ Arkeoloji Bölümü’nün önde gelen isimlerinden, bölüm başkanı, adı Kibyra kazıları ile özdeşleşen Yrd. Doç. Dr. Şükrü Özüdoğru KİBYRA antik kentini anlattı.

İlimiz Gölhisar ilçesindeki Kibyra antik kenti, son yıllarda adını sıkça duyurmaya başlayan antik kentlerimizden biri… ‘Gladyatörlerin (savaşçıların) ve hızlı atların şehri’ olarak bilinen Kibyra, Burdur’un en öne çıkan marka değerlerinden birisi… Kibyra’nın önümüzdeki yıllarda kültür turizminde en önemli duraklardan, adreslerden biri olacağı tahmin ediliyor…

Gölhisar Kaymakamı Yasin Kırcı, Gölhisar Belediye Başkanı Ramazan Canural, Müze Müdürü Hacı Ali Ekinci, Kütüphane Müdürü Birol Yılmaz, Arkeoloji Bölümü öğretim görevlileri ve öğrencilerin katıldığı Kibyra konferansında, Özüdoğru kazı çalışmaları ve kentin arkeolojik öneminden bahsetti.

“Kibyra, uzun yıllar emek gerektiren titiz çalışmanın adı. Biz 10 yıllık çalışmalarımızda kentle ilgili birçok gelişme edinmemize rağmen henüz daha kenti tanıma aşamasındayız” diyen Özüdoğru, “ 2006 yılında Müze Müdürümüzün de öncülüğünde Müzemizle uyumlu bir çalışmayla bugünlere geldi Kibyra kazı çalışmaları. 2010 yılında ise Kültür ve Turizm Bakanlığımızın ve Bakanlar Kurulumuzun izinleri ile artık sürekli bir kazı haline geldi. Kibyra, Üniversitemiz Arkeoloji bölümünün bir araştırma sahası oldu” dedi.

Kibyra’nın coğrafi konumuna, stratejik önemine değinen Özüdoğru, “Gölhisar ilçesinin batısında olan alçak tepelere kurulmuş bir kent Kibyra. Baktığımızda Gölhisar Burdur’un güneybatısında 4 farklı il’in nerdeyse orta noktasında diyebiliriz. Burdur, Muğla, Antalya ve Denizli illerinin birleşme noktası Gölhisar ilçesi. Antik kentte de, 6 farklı kültür bölgesinin kesişme noktasında, kendine özgü bir bölge yaratabilmiş ve o ismi almış Kibyra adını almış bir yer Gölhisar” ifadelerini kullandı.

“Araştırma sahamız Kibyra olsa da Gölhisar geniş bir ovaya bakan bir ilçemiz ,antik kentimiz de öyle. Antik açıdan çok önemli bir bölge. Küçük bir bölgede olsa da coğrafi anlamda da öyle” diyen Şükrü Hoca, kazı çalışmalarını şu sözlerle özetledi: “Bugüne kadar biz sadece Helenistik ve Roma İmparatorluğuna ait bir kent kazıyoruz. M.Ö 300 Büyük İskender’in fethinden başlayıp, 1100 yıllık bir yaşam sürmüş kenti kazıyoruz. Fakat bu kenti oluşturan etnik grup Kibyralılar daha önceki ismi Kabalyalılar bölgede çok önceden varlar. Gölhisar Ovasının etrafında önemli höyük kalıntıları köy yerleşimleri var. Bugün olduğu gibi antik dönemde de bütün bölgeleri birbirine bağlayan önemli ticaret yollarının kavşak noktası Kibyra. Büyük bir kent olarak yeniden kurulduktan sonra ‘Kibiratist’ deniliyor bölgeye. Bu yerleşim bölgesinin Anadolu Arkeolojisi açısından önemi çok büyük. Tunç Çağı bittikten sonra Demir Çağa geçişte tüm Anadolu’da Ege, Karadeniz’i dahil güneyi belgelenebilen yerleşim yok denecek kadar az. Burdur ve Gölhisar civarı, işte bize bu imkânı sağlayacak. Belgelenemeyen karanlık dönem diye belirtilen bu dönem için, bölge bize belgeler sunacak potansiyele sahip…”

Kodlama : SadeMedia Interactive