GündemManşetSağlıkİŞ KAZASI DRAMI!

2 ay ago

Tijen Acar, henüz 38 yaşında genç bir bayan. Asgari ücretle çalışan engelli eşine maddi destek olabilmek için Burdur’daki bir mermer fabrikasında çalışmaya başladı.

İşe başlarken tek hayali eşine destek olmak ve 11 yaşındaki kızının isteklerini daha rahat alabilmekti. Nereden bilirdi ki; bu iş onu yatağa bağlayacak ve hayatını kâbusa çevirecek!..

İşe başladığının altıncı ayında iş arkadaşları ile birlikte mermer vagonlarının yanında çalışırken üzerine düşen mermer blokları ile kâbus dolu günler baş- ladı. Sol tarafına düşen mermer blokları genç kadının sol omzunun, sol bacağının ve kalçasının kırılmasına, sağ ayağında da büyük bir yaraya neden oldu. Olayın olduğu günden bu tarafa sol kol ve bacaktan defalarca ameliyat olan genç kadın yaklaşık 5 aydır adeta yatağa bağımlı olarak yaşıyor.

İş yerinden kimsenin kendisini hiç arayıp sormadığından gerçekten zor günler yaşadığını ifade eden Tijen Acar yaşadığı sıkıntıları gazetemize şu şekilde anlattı:

“Bundan beş ay önce mesai saati içerisinde mermer vagonlarının yanında çalışırken, mermer vagonlarından düşen mermer blokların altında kaldım. Kendimi geriye atmama rağmen vücudumda oldukça büyük hasarlar meydana geldi. Sol omuzuma platin takıldı.

Sol bacağıma da aynı şekilde kalçadan itibaren platin takıldı. Bacağımdaki platinler vücudumla uyum sağlayamadı ve tekrar bir ameliyat daha olarak pro- tez kalça takıldı. Bu arada ameliyatlardan sonra kıpırdamam gerektiği için karaciğerime pıhtı attı. Sağ bacağım da ise çok derin bir yara var. O yarada beş aydır kapanmadı. Ben beş aydır hiç kalkamadan yatıyorum.

Bana annem, eşim ve 11 yaşındaki kızım bakıyor. Annem ve babam Antalya’da yaşıyor. Babamda rahatsız olduğu için annem sık sık Antalya’ya ya gitmek zorunda kalıyor. O dönemlerde eşim ve kızım bazen de görümcem gelip bana bakıyor. Tamamen bakıma muhtaç biri oldum.

Tuvalete bile gidemiyorum. İş yerinden hiç kimse beni arayıp sormuyor. Ben ihtiyacım olduğu için o işe girdim ve iş kazası geçirdim. Bu kazayı kendim iste- medim ve benim hatam sonucu olmadı.

Bir işveren için işçisinin sağlığı her şeyden önemli olmalıdır. Tamam, onlar benim bu hale gelmemi istemediler, onların da bunda bir suçu yok ama en azından bir ihtiyacım olup olmadığını sorabilirler, ya da ziyaret edip ne halde olduğumu öğrenebilirler. Her şey para ve maddiyat demek değil. Bizde bu konuda yasal yollara başvurduk. Ama şu an gerçekten bana yapılan çok büyük bir insanlık ayıbı. Ben bundan sonra zaten eskisi gibi olamayacağım ve yürümeye başlamamın bile en az iki yıl süreceğini söylüyorlar. Türkiye’de benim gibi binlerce kişi bu durumda. Ne ben bir ilk oldum nede son olacağım. Kimse ihtiyacı olmasa bu kadar ağır bir işte çalışmaz. Eşim engelli ve oda bir mermer fabrikasında asgari ücretle çalışıyor. Evimiz kira. Okula giden bir kızımız var. Ona maddi destek olmak ve kızımın ihtiyaçlarını daha rahat karşılamak amacı ile işe başladım. Bu talihsiz olay oluncaya kadar her şey çok iyiydi. Ben buna da şükür diyo- rum. İlerde iyileşme ve yürüme imkânım var. Beterin beteri vardır diye bir söz var. Rabbim daha beterinden korudu.”

Filiz ERYILMAZ

Kodlama : SadeMedia Interactive