Geride bıraktığımız Kurban Bayramı ve dokuz günlük bayram tatili sonrası, pandemi ile ilgili gelişmeler ve zorlu salgın şartlarının yanı sıra, Türkiye’de ekonomi gündeminin, bir diğer sıcak konu başlığı da; ‘kamu çalışanlarına verilecek olan yeni zamlar…’
Son, güncel enflasyon rakamları, fiyat artışları sonrası, kamu çalışanları iktidar’dan zam beklentisini yükseltirken, sendikalar da Ağustos’ta başlayacak olan toplu iş görüşmeleri süreci öncesinde, zamlara ilişkin tavır, stratejelerini şekillendirmeye başladı.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, toplu iş görüşmeleri öncesinde sahaya inerek, kamu çalışanlarının beklentilerini, taleplerini kamu çalışanları ve kamuoyu ile paylaşıyor. Birleşik Kamu İş, saha etkinliklerine, ünlü yazar ve sendikacı, hemşehrimiz Fakir Baykurt’un memleketi Burdur Yeşilova’dan, dün başladı. Birleşik Kamu İş’in etkinliğini, basın açıklamasını Muhabirimiz Muhammet Fatih Başcı, yerinde takip etti.

2 Ağustos 2021’de başlayacak olan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri öncesi, 6 günde 10 il’i ziyaret ederek taleplerini açıklayacak olan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, ziyaretlerine, Burdur Yeşilova’dan başladı.

‘Alana inerek grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını savunduklarını’ belirten Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, “Cumhurbaşkanı aday olduğu zaman Samsun’da çıktı dedi ki; ‘kamu çalışanlarına ek gösterge vereceğiz’ dedi. Nerede? Kamu çalışanları sadece öğretmenlerden, sağlıkçılardan, imamlardan ve polislerden oluşmuyor. 4 milyon 813 bin kamu çalışanı var. Dolayısıyla her kesime verilmesi gereken hakları 4 sınıfa vereceğini iddia ederek, onu da yerine getirmeyerek bizi bugünlere getirdi. Böyle Ali Cengiz oyunlarıyla halkını kandıran, emekçiyi kandıran, kamu çalışanlarını kandıran AKP iktidarını buradan kınıyoruz. Bu süreçte tüm kamu çalışanlarını birlik olmaya, bir olmaya ve iktidarın pervasız tutumlarına karşı mücadele etmeye davet ediyoruz.” dedi.

Eylemlerine Burdur Yeşilova Fakir Baykurt’un anıtının önünde başlayan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu adına açıklama yapan Genel Başkan Mehmet Balık’ın açıklamalarından pasajlar şöyle;

“Toplu sözleşmeli sendika hakkını savunuyoruz”

“Yeşilova hem eğitimin, hem edebiyatın, hem de emeğin başkenti oldu. Kimle oldu Fakir Baykurt ile oldu. Biz de kendimize örnek aldığımız lider, sendikacı, büyüğümüz, öğretmenimiz Fakir Baykurt’un anıtı başında bu eylemi başlatmak istedik. Niçin eylem yapıyoruz; kamu çalışanlarının haklarını korumak için. Değerli arkadaşlar 4 milyon 800 bin civarında memur var. Bunun 523 bini sözleşmeli personel bakın AKP iktidara gelmeden önce, geldiği yıl 102 bin civarında olan sözleşmeli memur sayısı bugün 523 bin’e ulaştı. Oysa ki Cumhurbaşkanı iktidara gelirken şunu demişti; ‘sözleşmeli de neymiş, herkes kadrolu çalışacak.’ demişti. Şimdi asıl yapılmasında güçlük olan, temininde güçlük olan mesleklere, teknik sınıflara alınan sözleşmeli personeli artık eğitimde, sağlıkta, ormanda, büro da her alanda görebiliyoruz. Bu emek sömürüsü. İşte; bu emek sömürüsüne karşı haykırışımızı buradan başlatmak istedik. Bizler grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkını savunuyoruz.

“Neredeydi aklın Sayın Ali Yalçın?”

Amacı sadece kamu çalışanlarından aidat toplamak olan ve bunu yandaşa aktaran, kamu çalışanlarına hiçbir şekilde aktarmayan Memur-Sen’in Genel Başkanı Yalçın, bugün oyle şeyler söylemiş ki inanamazsınız. Neredeydi aklın Sayın Ali Yalçın. Neredeydi 3 buçuk’a imza atarken aklın. Şimdi % 30 zam istiyorsun, seyyanen 600 lira istiyorsun, daha aşağısı olmaz diyorsun. Yalan söylüyorsun. Tüm bu söylediklerini yap bizde Birleşik Kamu İş Konfederasyonu olarak eylemlerde, alanlarda senin yanında olacağız. Dik dur Ali Yalçın. Madem söylediklerini yapacaksın biz senin yanında olacağız. Ama yapamazsan sana meydanları dar edeceğiz. Bunu böyle bilesin.

“Ali Cengiz oyunlarıyla halkını kandıran, emekçiyi kandıran, kamu çalışanlarını kandıran AKP iktidarını kınıyoruz”

Cumhurbaşkanı aday olduğu zaman Samsun’da çıktı dedi ki; ‘kamu çalışanlarına ek gösterge vereceğiz’ dedi. Nerede? Kamu çalı- şanları sadece öğretmenlerden, sağlıkçılardan, imamlardan ve polislerden oluşmuyor. 4 milyon 813 bin kamu çalışanı var. Dolayısıyla her kesime verilmesi gereken hakları 4 sınıfa vereceğini iddia ederek, onu da yerine getirmeyerek bizi bugünlere getirdi. Şimdi Konfederasyonumuz düzenli olarak açlık, yoksulluk sınırı araştırması yapıyor. Bu araştırmalara bakıldığı zaman gerçekten çok vahim durumdayız. Bakın açlık sınırı bizim Ankara’daki marketlerde yaptığımız araştırmada 4 kişilik bir ailenin sadece gıda gereksinimi için 3 bin 513 lira gerekli. Burada lüks eşyalar, lüks tüketim malları falan yok. 4 kişilik bir ailenin gıda gereksinimi. Diğer gereksinimleri ortaya koymuyoruz. Eğer; diğer ihtiyaçlarını, elektriği, suyu, doğalgazı, yakıtı, ulaşımı, okul masraflarını, giyimi kuşamı ya da sinema gibi sosyal kültürel etkinlikleri ortaya koyduğumuz zaman 12 bin 195 lira gibi bir rakam çıkıyor. Bugün burada bulunan bu kitle, çoğu belediye çalışanı, eğitim çalışanı ve sağlık çalışanı. Hiçbirimiz eşlerimiz ile birlikte bu 12 bin 195 liralık ücreti almıyoruz. Oysa; Hükümet TÜİK aracılığıyla araştırmalar yaptırıyor ve o veriler üzerinden kamu çalışanlarına zam veriyor. 1 Temmuz’da kamu çalışanının zamlı ücreti açıklanacak, Hükümet 30 Haziran’da doğalgaza ve elektriğe zam yaptığını açıklıyor. Ama 1 Temmuz’dan itibaren geçerli diyor. Eğer; 30 Haziran’dan geçerli olsaydı, bugün enflasyon farkı adı altında verilen zam 5.45 değil çok daha fazla olacaktı. Böyle Ali Cengiz oyunlarıyla halkını kandıran, emekçiyi kandıran, kamu çalışanlarını kandıran AKP iktidarını buradan kınıyoruz. Bu süreçte tüm kamu çalışanlarını birlik olmaya, bir olmaya ve iktidarın pervasız tutumlarına karşı mücadele etmeye davet ediyoruz.

“Kamu emekçileri toplu görüşme masalarında bir araya gelebilmeli”

Bu süreçteki taleplerimizi şöyle sıralamak istiyorum: Kamu çalışanlarının en az 2002 yılında milli gelirden aldığı pay kadar pay alabilmesi sağlanmalı. Neden 2002, AKP’nin iktidara geldiği zaman milli gelire, memur maaşlarına oranladığı zaman aldığımız ücretle bugün milli gelire, memur maaşlarına oranladığı zaman aldığımız ücret ile bugün milli gelire göre oranlarsak aldığımız ücret arasında ki korkunç farkı görebiliyoruz. Üniversite mezunu olan tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 3600’e çıkartılmasını istiyoruz. 6. dereceye inen tüm kamu çalışanları ek gösterge hakkından faydalanmalıdır diyoruz. Kamu çalışanları bilindiği üzere yılda 1 kez yıllık izne çıkıyor ve dikkat edin tatil olmasın diye dua eden kamu çalışanı arkadaşlarımız var. Çünkü; tatile neyle gidecek! Tatile gidecek paramız yok, nerede kazancımız. Dolayısıyla kamu çalışanları yıllık izne çıkarken 1 maaş tutarında ikramiye ödenmesini talep ediyoruz. Bizim boynumuzu büken en büyük mağduriyetlerden biride kademeli olarak yükselen gelir vergisidir. 24 bin liraya kadar %15 gelir vergisi kesintisi yapılırken sırasıyla %17, %22, %30 ve %40’lık kesintilere giriyorlar. Gerçi orta sınıf memurların bürokrat olup 3-4 yerden maaş almayanların %30’luk ve %40’lık vergi dilimine girmesi mümkün değil. Ama bizlerin %22, %30 vergi verecek durumumuz da yok. Ama AKP memura kaşıkla verdiğini kepçeyle kamu çalışanlarından geri alıyor. Aynı kadro ve ünvanlarla çalışanlar arasında ki maaş farkı giderilmelidir. Hükümet sözleşmeli memur uygulamasıyla örnek veriyorum, aynı hastanede çalışan iki hemşire arasında uçurum yaratacak bir maaş farkı var. Birisi sözleşmeli, diğeri kadrolu. Aynı okulda çalışan sözleşmeli öğretmen ile kadrolu öğretmenler arasında büyük bir uçurum var. Bunların ortadan kaldırılması en büyük taleplerimizden bir tanesi. Yıllardır arttırılmayan doğum yardımı. Doğum yardımının günlük koşullarına göre ve her yıl artacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Madem Cumhurbaşkanı herkese 3 çocuk yapın diyor, o zaman burada analara ve babalara sahip çıkmak gerektiğini düşünüyoruz. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamuda istisnai olması gereken sözleşmeli personel istihdamının genişletilmesine son verilmesi, sadece yapılmasında güçlük olan bir kısım teknik personel konusunda sözleşmelilerin ancak olabileceğini söylüyoruz. Anayasa’nın, çalışma yaşamı ve çalışanların haklarına ilişkin hükümleri, uluslararası sözleşmelere uygun olarak düzenlenmeli, grev hakkı anayasal güvence altına alınmalı diyoruz. Kamu emekçilerinin ekonomik krize enflasyona, büyüme rakamlarına ve gerçekçi ülke koşullarına göre hiçbir kazanım sağlamayacak olan sefalet oranında ki zam taleplerine karşı karnımız tok.

Sendika ağalığı

Kamu emekçileri sendika ağalığının geldiği durumu görebiliyorlar. Bugün birçok sendika ve genel başkanları sadece burayı kendilerinin rant alanı olarak kullanmaya devam ediyorlar. Gerçek bir sendika yazısıyla sendika ağalığına son verilmeli ve kamu emekçileri toplu görüşme masalarında bir araya gelebilmeli diyorum.”

“Mücadelenizi sonuna kadar destekliyoruz”

CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker’de; “113 bini geçkin atanamayan, atanmayan öğretmenin olduğu, çalışan öğretmen kesiminin %70’inin ek iş yapmak zorunda kaldığı % 80’inin kredi kartıyla, borçlarla hayatını sürdürmeye çalıştığı bir ortamda emek için verilen mücadeleyi ve bu mücadelenin Salda gibi, Yeşilova gibi sendikal mücadelenin mimarı olan bir yerden başlaması, Fakir Baykurt’un memleketinden başlatılmış olması bence de çok önemli. Bu mücadelenizi sonuna kadar destekliyoruz. Desteklediğimizin göstergesi olarak İl Başkanım, İlçe Başkanım ve birlikteki örgüt üyelerimiz ile birlikte sizin yanınızdayız. Emek en kutsal değerdir. Bu konudaki, bu yoldaki mücadeleniz şimdiden hayırlı olsun, sonuna kadar sizinleyiz, birlikteyiz.” diye konuştu.

“Daha çok hak kazanabilmenin mücadelesini vereceğiz”

Basın açıklaması sonrası Yeni Gün Gazetesi’ne konuşan Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık; “Bugün 2022, 2023 toplu sözleşme sürecinin başlangıcını Burdur Yeşilova’dan yapıyoruz. Neden Burdur Yeşilova’da yapıyoruz? Burası çok önemli bizim için. Fakir Baykurt’un memleketi, TÖS’ün efsanevi lideri, sendikacılıkta kendimize örnek aldığımız Fakir Baykurt’un anıtı başında başlamak istedik. Öncelikli olarak Yeşilova’dan sonra Antalya’ya geçeceğiz. Akşam saatlerinde Antalya’da bir açıklama yapacağız. Yarın için de Aydın ve İzmir’de açıklamalarda bulunacağız. Sırasıyla Tekirdağ, İstanbul, Bursa, Adana,Samsun ve en son ayın 2’sinde toplu görüşmelerin başladığı zamanda da Ankara’da olacağız. Ankara’da meydanlarda kamu çalışanlarının haklarını ve 2 buçuk milyona yakın emeklinin ücret zamlarıyla ilgili görüşmelerin öncesinde daha çok hak kazanabilmenin mücadelesini vereceğiz. Gördüğünüz gibi diğer sendikala, konfederasyonlar rahatlıkla bir araya gelebiliyorlar. Çünkü; hiçbir talebi yok. Yalandan masadalar ve orada çok bir şey talep etmeden uzlaştırma kuruluna işi götürüyorlar ve hükümetin de vereceği %3.5, %4 zamlarla kamu çalışanlarını aldatıyorlar. Yine bir aldatmacanın olmaması için Türkiye çapında, ülke çapında kamu çalışanlarını harekete geçirmek için bu eylemi de Burdur’dan başlatmış oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

Basın açıklamasına; CHP Burdur Milletvekili Mehmet Göker, CHP Burdur İl Başkanı İzzet Akbulut, CHP’li Yeşilova Belediye Başkanı Mümtaz Şenel ve Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendika üyeleri katıldı.

-Muhammet Fatih Başcı