GündemManşetSiyasetHALK, İKTİDARA TURUNCU KART GÖSTERDİ!

3 ay ago

Geçtiğimiz Pazar günü bütün Türkiye’nin kilitlendiği, sonucunu büyük bir merakla beklediği 31 Mart 2019 yerel seçimleri sonrası  23 Haziran’da yenilenme kararı alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yankıları sürüyor…

Burdur’da İstanbul seçimlerini yakından takip eden isimlerden biri olan Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetemize konuşarak, CHP ve Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun büyük zaferiyle neticelenen seçimi değerlendirdi.

İstanbul’daki seçimin bir yerel seçim olmaktan öte, pek çok mesajlar içeren bir tablo ortaya çıkardığını vurgulayan Başkan Ercengiz, seçmenin haksızlığa karşı kararlı bir duruş sergilediğini belirtirken, “Türkiye’nin şu anda ihtiyacı; normalleşme, uzlaşı kültürü. Seçmen hoşgörüyü, kibir dışındaki tevazuyu istiyo. İnsanımız artık kibirli bir siyaset dili istemiyor. Ayrıştıran, ötekileştiren veya gücü elinde tutanın, korku yarattığı bir anlayışı ve algıyı asla kabul etmiyor” değerlendirmelerinde bulundu.

Başkan Ercengiz’den turuncu kart benzetmesi

23 Haziran’daki İstanbul seçiminin 17 yıldır iktidardaki AK Parti’ye derin, anlamlı mesajları olduğunu dile getiren Ercengiz, “Halkımız 31 Mart da sarı kart göstermişti. 23 Haziran’da da turuncu kart gösterdi. Böyle bir kart henüz yok, ama bu kart siyasette var oldu, kırmızı karta çok yakın iktidar partisi. Bu dille devam edecek olursa iktidar partisinin Sayın Genel Başkanı, Bakanları, seçilmiş Milletvekilleri ve tüm illerdeki temsil organları eğer bu korku dilini vatandaşa parmak sallayan dilini devam ettirecek olursa vatandaş o turuncu kartı en kısa zamanda kırmızıya çevirecektir” dedi.

Muhabirimiz Filiz Eryılmaz’a konuşan Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in konuşmasında öne çıkan pasajlar şöyle:

“Öncelikle 23 Haziran seçimlerinin İstanbul ve Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum. 31 Mart’ta yapılmış seçimin, seçilmiş Belediye Başkanının İstanbul halkı katlanmış sağlamasını yaptı. Aslında İstanbul halkının tercihi 31 Mart’ta da Ekrem İmamoğlu’ndan yanaydı, ama tabi bir takım itirazlar sonucunda gereksiz seçim yenilendi ve  23 Haziran itibari ile İstanbul halkı kendi iradesine ipotek konulmasına şiddetle tepki gösterdi.

“İstanbul’daki farkın 56’ya katlanmasını doğru kodlarla incelemek lazım”

Ekrem İmamoğlu’nu 31 Mart’ta oy vermeyen, İstanbul halkı ona haksızlık yapıldığını düşünerek sandığa, gitmeyen sandığa gitti, sandıkta daha önce Ekram Başkanı desteklemeyen yurttaş, bu seçimde Ekrem Başkanı destekledi. Bunu doğru kodlarla incelelemek lazım. Bu neden, bu hale geldi? 20-30 bin gibi ilk açıklanan farktan bu rakam 800 binlere neden ulaştı?

Aslında her siyasi parti açısından değerlendirilmesi gereken ve buradan herkesin kendine göre bir takım sonuçlar çıkarması gereken bir seçim bu. Türkiye’nin şu anda ihtiyacı olan, normalleşmeyi, uzlaşı kültürünü, hoşgörüyü,    kibir dışındaki tevazuyu Türkiye halkının mutlaka, ki mutlaka istediğinin göstergesi olan bir seçim oldu. İnsanımız artık kibirli bir siyaset dili istemiyor. Ayrıştıran, ötekileştiren veya gücü elinde tutanın, korku yarattığı bir anlayışı ve algıyı asla kabul etmiyor. Bu seçimin sonucu budur.

Bize göre Ekrem Başkan müthiş bir kampanya götürdü. Herkesi kucaklayan, kimseyi ötekileştirmeyen, öfke kontrolünü iyi yapabilen, hiçbir şekilde vatandaşı birini diğerinden ayırmayan, siyasi görüş farklılıklarını zenginlik olarak görüp, bunun da güvencesi olarak vatandaşa kendisini gösterebilen ve buna inandıran iyi bir seçim kampanyası yönetti.

Ben iki yıl önce Ekrem Başkanla Burdur’da bir günlük ziyaret programı içerisinde, bir kitap fuarında onun adına yazılmış bir kitabı imzalayarak kendisini burada misafir etmiştik. Ekrem Başkanla tabiki 5 yıllık görev sürem içerisinde, muhtelif toplantılarda oldukça fazla görüşme fırsatımız oldu, ama Burdur ziyaretinde bire bir birlikte geçirdikten sonra Ekrem Başkanın kimliği ve kişiliğinin samimiyetsiz hiç bir şeyi barındırmadığını ifade edebilirim.

“Ekrem Başkan değişmeyecek”

Yani bugün alanlarda gördüğünüz Ekrem Başkanın 2 yıl öncesinden, 20 yıl öncesinden hiç bir farkı olmadığını inanarak söyleyebilirim, değiş- meyeceğini de düşünüyorum, değişmeyecektir Ekrem Başkan. Tabi seçim Ekrem Başkanın ba- şarısı kadar, iktidarın ve ortağının bu konuda se- çim stratejileri açısından bir başarısızlığın sonucudur.

“Halkımız turuncu kart gösterdi, iktidar ders almazsa kırmızıya döner!”

Halkımız 31 Mart’ta sarı kart gös termişti. 23 Haziran’da da turuncu kart gösterdi. Böyle bir kart henüz yok, ama bu kart siyasette var oldu, kırmızı karta çok yakın ik- tidar partisi. Bu dille devam edecek olursa iktidar partisinin Sayın Genel Başkanı, Bakanları, seçilmiş Milletvekilleri ve tüm illerdeki temsil organları, eğer; bu korku dilini vatandaşa parmak sallayan dilini devam ettirecek olursa vatandaş o turuncu kartı en kısa zamanda kırmızıya çevirecektir. Zaten kart giderek kızarıyor. Biz bunu bu seçimlerde çok rahat gördük.

“Seçmen, iradesine ipotek konulmasına müsaade etmedi”

Sayın İmamoğlu’na yapılan bütün tahrikler, bütün tacizlere rağmen vatandaş hiçbirisine tenezzül etmedi ve sandığa gitti, vicdanının sesini dinledi, hiçbir zaman kendi oy hakkına ipotek konmasına müsade etmedi. Biz bu seçimlerin, demokrasinin yeniden istediğimiz şekilde işletilebilmesi için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyoruz iktidar partisi için. Bundan ders çıkartırlarsa ne alâ.

Ama çıkartmayıp, hepimize yapıldığı gibi bizleri, birtakım meclis baskısıyla, müfettiş baskısıyla iktidarın ekonomik gücünü kullanıp bizi çalıştırmamakla tehdit baskılarıyla, eğer; sonuca gidebileceklerini düşünüyorlarsa, ben yanıldıklarını düşünüyorum.

Halkın gözünün önünde olan her şeyi çok rahat gördüğünü düşünüyorum. Bence bundan iyi bir ders çıkartma zorunda olduklarını düşünüyorum. Biz seçimle, sandıkla iş başına gelmiş seçilmişler olarak halka yukardan bakamayız. Eğer; biz halka yukardan bakarsak o yüce Türk Milleti de; bize gerektiği zaman gereğini yapabileceğini, aynen 23 Haziran’da olduğu gibi bize gösterir.”

Filiz ERYILMAZ

Kodlama : SadeMedia Interactive