Burdur şehir merkezindeki lokantacı esnaflarından, Sönmez Pide işletmecisi Hakan Sönmez, yenilikçi arayışları, çözüm odaklı müşteri memnuniyetine yönelik uygulamalarıyla, hizmet sektöründe fark yaratan bir isim… Ülkemizde neredeyse on aydır etkisini gösteren koronavirüs salgını, bilindiği gibi; ekonomik yaşamda en çok hizmet sektörünü vurdu, olumsuz etkiledi. Gerek dünyada gerek ülkemizde pandemi önlemlerinde, kısıtlama kararlarında lokanta, kafeterya sektörüne yönelik kararlar alınarak, toplu kalabalıkların, hareketliliğin önüne geçilmek isteniyor.

Burdur’da Hakan Sönmez, işte; bu zor süreçte, kriz ortamından fırsatlar oluşturmaya, yenilikler getirmeye çabalıyor… Hakan Sönmez’in Burdur’da lokantacılık sektöründe üzerinde durduğu, geliştirmeye çalıştığı model, ‘paket sistemi.’ Paketli siparişleri yaygınlaştırmak, daha sağlıklı, hijyenik ve sıcak bir şekilde ürünleri müşteriye ulaştırmak…

Sönmez Pide, paket sisteminin yanı sıra sosyal sorumluluk projelerinin de içinde… Hayırseverlerin, sponsorların katkısıyla ürünler ulaştırılıyor. Yine Burdur dışında yaşayan, Burdurluların siparişleri de kargo vasıtasıyla gönderiliyor.

Muhabirimiz Muhammet Fatih Başcı, Burdur’da paket sistemine yenilikler kazandıran Hakan Sönmez ile görüştü. Sönmez, neler yaptıklarını ve pandemi sürecinde esnafın yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:

Bunun başlangıcını kendimiz düşündük. Bildiğiniz gibi dışarıda, başka şehirlerde yaşayan Burdurlular var. Özellikle yaz döneminde Burdur’a gelen vatandaşlar geri giderlerken genelde buradan paket yaptırarak gittiklere şehirlere götürüyorlardı. Bu bize ışık oldu ve Mart ayında pandemi döneminin başlamasıyla beraber biz de böyle bir şeye gerek duyduk.

Hem kendi adımıza böyle bir hareketlilik kazandırmaya çalışalım hem de Burdur Lokantacı esnafına belki bir lokomotif gösterge olabiliriz düşüncesiyle bu yola çıktık. Vatandaşlardan da talep gördük ve görmeyede devam ediyoruz. En çok Burdur şiş ve peynirli pide sipariş veriliyor, ama bazen kıymalı pide de isteyen müşterilerimiz oluyor. Müşterilerimiz siparişlerini aldıktan sonra kendi bulunduğu şehirlerde lokantadan yemek yediği sıklıkta olmasa da canları istediğinde yeniden sipariş veriyorlar. Kargocular da teslimat konusunda sağ olsunlar hassasiyet gösteriyorlar. Şimdiye kadar teslimat konusunda da çok şükür bir sıkıntı yaşamadık.

Mart ayında siparişlerini teslim alan müşterilerimiz yaz aylarında yeni normal ile tatilci olanlar dükkânımıza uğradılar, sağ olsunlar bize ekstra müşteri oldular. Hem yerimizi gördüler hem de sipariş vererek, kendi yanlarında götürdüler. Umarım sadece kendi adımıza değil Burdur’daki diğer lokantacı arkadaşlara ivme kazandırmış oluruz.

Sadece dar, küçük bir nüfusta kalmaktansa farklı bölgelere açılabilmek hepimiz adına kazanç olur. Hem Burdur’un tanıtımı açısından hem de Burdur şiş, peynirli pidenin tanıtımı açısından. Paketleri pişmiş şekilde gönderiyoruz. Önce pişiriyoruz daha sonra soğutma yapıyoruz. Soğutma işleminin ardından streç filmlere sarıyoruz. Daha sonra kutu köpüklerimiz var. Köpüklerin içine hijyenik bir şekilde yerleştiriyoruz, bantlıyoruz ve kargoya hazır hale getirip kargoya veriyoruz. Kargolarımız en geç giden yere iki günde gidiyor. Bursa, İstanbul, Ankara, Bilecik gibi şehirlere gönderdik. Şimdiye kadar müşterilerimizden herhangi bir şikâyet almadık. Tepkiler çok güzel, müşteririmiz memnuniyetlerini dile getiriyorlar. Biz de gelen bu tepkilerden dolayı gurur duyduk.

“Kurumsal yapıya sahip işletmelerden şikayetçiyiz”

Yaklaşık 2-2.5 yıldır esnafın başında zaten sıkıntılar vardı. Bu sıkıntıların yanında pandemi sıkıntıları yükselten bir aşama oldu. Bu sıkıntılardan çıkış ‘pandeminden çıkış’ diye düşünüyoruz. Tabi bu sıkıntıların aşılmasında kendi şehrimiz adına konuşuyorsak, eğer Burdur küçük bir nüfus. Bunun yanında kurumsal yapıya sahip işletmelerden de kendi adımıza biz şikâyetçiyiz, sıkıntılıyız. Kim bunlar, Öğretmenevi’nin ticarete, lokantacılığa sevdalı olması, Burdur Belediyesi’nin lokantacılığa aşırı sevdası.

Tabi bunlar bizim sektörümüzü ciddi anlamda zora sokan girişimler. Zaten düşünsenize şehir dışından gelen bir misafir ya da memlekette yaşayan bir vatandaş damak zevkine ulaşabilmesi için yüzlerce lokanta mevcut. Bu yüzlerce lokantanın içerisinde çıkış noktası kendinde üretmekten yana değil de Öğretmenevi gibi, Burdur Belediyesi gibi lokantacılık sevdası içinde yaşayanlar lokantacılığı, Burdur için daha çok sıkıntıya sokmakta. Ben bunları her platformda eleştirdim, eleştirmeye de devam edeceğim.

“Burdur esnafına yön çizen politikalar geliştirmeleri lazım”

Bu sıkıntılardan esnafın kurtarılması için piyasadaki daralmaya gerçekten destek olmak istiyorlarsa, sadece lokantacılara değil Burdur esnafına yön çizen, Burdur esnafına üretime dayalı aktif yönler çizebilecek politikalar geliştirmeleri lâzım. Bu naçizane benim kendi fikrim ve düşüncem. Bu bir siyasi görüş değil, siyasi bağlantı da değil. Ama gerçekten bu sıkıntıdan kurtulamak gerekiyorsa böyle politikaların izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.

“Keşke iş çok olsa da fiziksel olarak yorulsak”

Biz de her meslektaşımız gibi paket servisine devam ediyoruz. Yeterli mi? mümkün değil. Napıyoruz bu durumda sağ kolunuzdan, sol kolunuzdan vazgeçiyorsunuz. Vazgeçiyorsunuz derken elemanlarınızı azaltıyorsunuz, masraflarınızı kısmaya çalışıyorsunuz. Ama süregelen elektrik, doğal gaz faturalarını da bir şekilde ödemek durumundasınız. Kazanıyor muyuz? Hayır kazanmıyoruz. Zarar ediyor muyuz? Evet ediyoruz. Bunun karşılığında herhangi bir takdir görüyor muyuz? Hayır görmüyoruz. Destek görüyor muyuz? Hayır görmüyoruz. Nereye kadar gider? Mücadele ediyoruz! Kendi adıma söylüyorum çok yorulduk, gerçekten yorulduk. Bu yorgunluk fiziksel bir yorgunluk değil. Keşke iş çok olsa da fiziksel olarak yorulsak.

-Muhammet Fatih BAŞCI