Mahkeme tutuklu sanık Eyyüp T.'ye verilen müebbet hapis cezasını haksız tahrik indirimiyle 18 yıla düşürürken, 9 yıl hapis cezası alan tutuksuz sanık Halil S.'nin ise adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Anne Nimet Göker, "Benim oğlum toprağın altında fakat öbür kişi elini kolunu sallayarak dışarıda" dedi. Baba Adnan Göker ise, "Benim çocuğum ömür boyu toprak altında yatacak, biz de ömür boyu cezaya çarptırıldık" diyerek karara tepki gösterdi.
Olay, geçen yıl 9 Kasım günü saat 02.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak'taki bir otelin önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan Tahsin Göker ile Talat K.B., otelin önünde alkol alıp gürültü yaptıkları gerekçesiyle Eyyüp T. ve Halil S.'yi uyardı. Uyarının ardından taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında göğüs bölgesinden bıçaklanan Tahsin Göker, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Eyyüp T.'nin "kasten öldürme", "olası kastla silahla basit yaralama" ve "6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından cezalandırılması talep edildi. Halil S. hakkında ise "kasten öldürme" suçundan ceza istendi.
Düğününe sayılı günler kala görev yaptığı otelin önünde çıkan bıçaklı kavgada hayatını kaybeden güvenlik görevlisi Tahsin Göker'in ölümüne ilişkin davanın üçüncü duruşması, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Eyyüp T., tutuksuz sanık Halil S., taraf avukatları ile Tahsin Göker'in annesi Nimet ve babası Adnan Göker katıldı.

Sanıklardan pişmanlık savunması
Duruşmada tutuksuz sanık Halil S., avukatının savunmalarına katıldığını belirterek, "Kimseyi öldürecek şekilde bir girişimde bulunmadım. Olay için üzgünüm" dedi.
Tutuklu sanık Eyyüp T. ise öldürme kastıyla hareket etmediğini savunarak, "Yaptığım her şey için çok pişmanım. Asla öldürme amaçlı bir niyetim yoktu, olay aniden gelişmiştir. Ailesinden defalarca özür diliyorum, çok pişmanım" ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet savcısı, bir önceki duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında tutuklu sanık Eyyüp T.'nin "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Savcı, Halil S.'nin ise eylemleriyle suça doğrudan iştirak etmemesine rağmen olayın gerçekleşmesine yardım eden kişi olarak cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istemişti.
Mahkeme heyeti, sanıkların ve taraf avukatlarının son savunmalarının ardından kararını açıkladı. Heyet, Eyyüp T.'yi Tahsin Göker'e yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezası verildi, ardından haksız tahrik indirimi uygulanarak ceza 18 yıla düşürüldü. Sanık Eyyüp T., ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Halil S. ise kavga sırasında aldığı darbeler gerekçe gösterilerek, haksız tahrik indirimiyle 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan sanığın tutuklanmasına hükmetmeyen mahkeme, hakkındaki mevcut adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi.

"Karar aileyi ikinci kez yıktı"
Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan ailenin avukatı Arif Çelik, verilen kararın kendilerini ve Göker ailesini tatmin etmediğini söyledi. Savcılık mütalaasında haksız tahrik indirimi uygulanmamasının talep edildiğini hatırlatan Çelik, "Verilen karar bizleri ve aileyi tatmin etmedi. Savcılık tarafından düzenlenen mütalaa da haksız tahrik indirimi uygulanmaması yönünde düzenlenmişti fakat kararda haksız tahrik indirimi uygulandı. Sanıklardan biri 18 yıl, diğeri 9 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Daha az ceza alan sanık, tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Bu durum aileyi ikinci kez yıktı" dedi.
Karara karşı hukuki yollara başvuracaklarını belirten Çelik, "Bununla ilgili itirazlarımızı gerek ağır ceza mahkemesine gerekse istinafa yapacağız. Burada haksız tahrik indirimi uygulanmasını gerektiren bir sebep yoktu. Savcılık mütalaası da bu yöndeydi. Biz kararı bir üst mahkemeye taşıyacağız. Her gün bu tarz olaylar yaşanıyor. Sanıkların daha az ceza alması, bu tür suçlara yeltenecek insanlara cesaret veriyor" diye konuştu.

"Oğlum toprağın altında, öbür kişi dışarıda"
Oğlunun ölümünün ardından verilen kararın acılarını daha da artırdığını belirten anne Nimet Göker, "Ben bugün aldığımız sonuçtan hiç memnun değilim. Çok üzgünüm, adalet bu olmamalı. Benim oğlum toprağın altında fakat öbür kişi elini kolunu sallayarak 9 yıl ceza alıyor ve şu anda dışarıda. Yaşadığım sürece sonuna kadar nereye başvurmamız gerekiyorsa başvuracağız. Benim oğlum toprağın altında yatıyorsa, onlar da cezalarını fazlasıyla çekecek" dedi.
Her gün benzer olayların yaşandığını belirten anne Göker, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her gün haberlerde görüyorum, benim gibi birçok anne aynı acıyı yaşıyor ancak bu suçu işleyenler çok az cezalarla sokaklarda geziyor. Bu şekilde devam ederse daha çok çocuğumuz ve gencimiz bıçaklanacak, öldürülecek, darbedilecek. Bu çocuklar çok zor büyütülüyor ve yetiştiriliyor. Onlar bizim canlarımız. Yüksek makamlardaki insanlara yalvarıyorum, lütfen vicdanınıza bakın. Bir evlat çok zor yetiştiriliyor. Bu kadar basit olmamalı. Yalvarıyorum, artık sesimi duyun. Sonuna kadar mücadele edeceğim. Yaşadığım sürece peşini bırakmayacağım. Başka canlar yanmasın. Elimden geleni yapacağım. Bunu böyle bilsinler, peşini bırakmayacağım" ifadelerini kullandı.
"Biz de ömür boyu cezaya çarptırıldık"
Baba Adnan Göker de verilen kararın kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, "Aldığımız karar bizi tatmin etmedi. Böyle bir şey beklemiyorduk. Hayal kırıklığına uğradık. Adalet bu diyemem, bu adalet değil. İstediğimiz karar da bu değildi. Bizi çok üzdü, çok yıktı ancak peşini bırakmayacağız" dedi.
Oğlunun ömür boyu toprağın altında kalacağını ifade eden baba Göker, "Benim çocuğum ömür boyu toprağın altında yatacak. Biz de ömür boyu cezaya çarptırıldık. Karşı tarafın da ömür boyu ceza almasını istemiştik ancak onu da vermediler. Üstüne bir de indirim uygulandı. Bunlar hak değil, hukuk değil, adalet değil. Yine de adalete güveniyorum. Kararın değişeceğine, bizi böyle mağdur ve öksüz bırakmayacaklarına inanmak istiyorum" diye konuştu.





