Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp, “Biz suyun değerini bilmediğimiz sürece biz bu sıkıntıları daha çok yaşarız” dedi.

Burdur Merkez Gökçebağ Köyü’ndeki ekili arazileri gezen ve çiftçilerle sohbet eden Gündüzalp, yaşanan kuraklığa bağlı rekolte düşüşünün çiftçiyi mağdur ettiğini kaydetti. Kıraç arazide yetişen Alternatif ürünlere yönelmek gerektiğine dikkat çeken Burdur Ticaret Borsası Başkanı Ömer Faruk Gündüzalp; “Şu anda kuraklığı yoğun derecede hissediyoruz. Biz kuraklığa kısa vadede çözüm bulamayacağımıza göre geleneksel tarımı bırakarak alternatif olarak ne üretmemiz gerektiğine kafa yormamız lazım. Çiftçimiz geçen yıl bir ton arpa aldığı tarlasından bu yıl hiç arpa alamadı. Sadece hayvan yemi olarak kullanmak üzere daneli balya yaptı. Ama aynı araziye kıraç iklimde yetişen Lenoks ve benzeri alternatif ürünleri ekersek bu tarlalardaki verimi dahada fazla artıracağımızdan eminim” diye konuştu.

Lenoks bitkisinin deneme ekimlerinin geçen yıl Kemer İlçesi Akören Köyü’nde yapıldığını kaydeden Gündüzalp, “İlk sonuçlarını aldık, slaj yaptırdık. Tarladan aldığımız verim gayet iyi. Bunun sonuçlarını değerlendirerek özellikle alternatif tarıma yönelmemiz lazım. Arpa, Buğday’dan beklediğimiz verimi alamıyorsak, hayvan besisi olarak istediğimizi sağlayamıyorsak amacımız ilk etapta da hayvanların karnını doyurmaksa Lenoks ve benzeri ürünler konusunda artık daha istekli olmamız lazım. Alternatif tarıma kesinlikle yönelmemiz lazım. Çünkü suyun olmadığı yerde kıraç araziden maksimum verimi almak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Kuraklığın sadece Burdur ve Türkiye değil tüm dünyada etkili olduğunu kaydeden Gündüzalp; “Bu duruma dikkat çekmek için Kasım ayından bu yana açıklama yapıyoruz. Yağışlar beklediğimiz gibi gitmiyor, barajlar dolmuyor, meteoroloji verileri ortada ama biz toplumdan beklediğimiz ilgiyi görmedik. Şu anda da onun sonucunu görüyoruz. Dünya genelinde tarımsal üretimle ilgili ciddi sıkıntımız var. Türkiye’de özellikle İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve bizim bulunduğumuz coğrafyada kuraklığa bağlı rekolte düşüşünün en az yüzde 30 olduğu söyleniyor. Gerçek rakamları hasat sezonu bittikten sonra göreceğiz ama gezdiğimiz gördüğümüz tarlalar çok kötü. 30 cm’lik ekine iyi diyorsak bizim vay halimize. Bunun sonucunda inşallah Allah bizi açlıkla terbiye etmesin” dedi.

Gündüzalp; “Rekolte azlığına bağlı olarak önümüzdeki süreçte gerek insanımızı, gerek süt ürettiğimiz hayvanlarımızı nasıl besleyeceğiz. Onların besleme maliyetleri ne olacak. Önümüzde hububatla ilgili ciddi bir sıkıntı varken aslında kaba yem ile ilgili daha büyük bir sıkıntı var. Biz bu tedbirleri alamadığımız zaman bu yılın ikinci yarısı ile gelecek yılın ilk beş ayında bizim üreticimiz ciddi anlamda mağdur olur. Üretim maliyetleri anormal derecede yükselir. Bunun karşılığında üreticimiz bu işten para kazanamıyordu iyice para kazanamaz hale gelir ki artık insanı üretimde nasıl tutacağız. Üretim olmazsa insanımızı nasıl besleyeceğiz. Hep beraber bunlara çözüm bulmamız lazım. Biz suyun değerini bilmediğimiz sürece biz bu sıkıntıları daha çok yaşarız. Suyun gerek insan yaşamında gerek bitkisel üretim, gerekse hayvansal üretimin susuz olmayacağından hareketle artık en değerli şeyimizin su olduğunun üzerinden giderek tüm kurguları ona göre yapmalıyız. Doğa bize bunun sinyallerini verdi. Konya Ovası’nda büyük obruklar oluştuğunda ciddiye almadık, Burdur Gölü çekildiğinde ciddiye almadık şimdi geldiğimiz nokta ortada. Şu anda bir çuval süt yemi neredeyse bir çuval un fiyatına yaklaştı. Hakikaten tehlikeli bir durum” şeklinde konuştu.


Gökçebağ köyü çiftçilerinden Bilal Minas ise “geçen yıl 10-11 döönüm tarladan en az 200 balya almıştık.Bu yıl 34 balya alabildik. Kuraklıktan dolayı çiftçimiz çok büyük sıkıntıda” dedi. Salih Pala “kuraklıktan bu yıl çiftçi mağdur. Geçen yıl 60-70 balya alınan tarladan bu yıl 19 balya ancak alınıyor” diye konuştu. Halil İbrahim Kara ise “Nisan yağmurları zamanında yağmadı. Mayıs ayında da yağış olmadı. Geçen sene 5-6 dönüm araziden 1 tona yakın arpa almıştım. Bu yıl 8 balya çıktı. buna da şükür diyoruz. Kuraklıktan doalyı rekolte ve verim düşüklüğü var. Alternatif ürünlere yönelmemiz lazım” ifadelerini kullandı.