BölgeGündemManşetGÖRKEMLİ AÇILIŞ

10 ay ago

9 Şubat 2001 tarihinde 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığında, F-5A uçağı ile eğitim uçuşu sırasında Konya’nın Daran köyü yakınlarında düşmesi sonucu şehit olan, Türkiye’nin ilk kadın şehit askeri pilotu Teğmen pilot Ayfer Gök’ün adını yaşatmak için Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinden ayrılmış F-4 Fantom Savaş Uçağı, Ayfer Gök Kavşağı’nda sergilenmek üzere Burdur’a getirilmişti.  F-4 Fantom uçağı, montajlama  ve çevre düzenleme çalışmalarının ardından dün yapılan açılış töreniyle sergilenmeye başladı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in yaptığı konuşma ile devam etti.  Başkan Ercengiz konuşmasında şunları söyledi; “Bugün bir açılıştan öte, Türkiye’nin ilk şehit askeri kadın pilotu Ayfer Gök’ün anısını yaşatmak ve bu toprakları bize vatan yapan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ebediyete intikal etmiş tüm şehitlerimiz için burada bir araya gelmiş bulunuyoruz. 

1977 Burdur-Bucak’ta dünyaya gelen Ayfer Gök, henüz 1 yaşındayken, kamyon şoförü olan babasını kaybeder.  Ortaokul ve liseyi Bucak’ta okuyan Ayfer, artık genç kızlık devresine adım atar ve gelecekle ilgili planlar yapmaya başlar… Derslerinde çok başarılı ama içine kapanık bir kızdır Ayfer. Duyguları içine atar, gözleri ise gökyüzüne dalar.  İşte pilotluk tutkusu da o yıllarda doğdu Ayfer’in. Hayatında bir kez bile uçağa binmeyen Ayfer, Antalya Havalimanı’ndan kalkıp Bucak üzerinden geçen uçakları hayranlıkla izler, arkadaşlarına ‘‘Bir gün ben de onların içinde olacağım’’ der. Gözleri gökyüzüne dalanların yeryüzünde olmayan hayalleri vardır. Senelik izninde Bucak’a gelen astsubay amcasını hayranlıkla izler. Amcası Kemal Gök’ün “askerî pilot da olabilirsin. Hem o zaman yolcu uçağı değil, savaş uçağı da uçurabilirsin” demesiyle, Genç kızın bu hayali askeri pilotluğa dönüşür. Hem pilot, hem de asker olmanın yollarını araştırır. Bu iki hayalini birleştirebileceği tek yer vardır Ayfer’in. O da Hava Harp Okulu. Diğer arkadaşları doktorluk, avukatlık, mühendislik hayalleri kurarken, o mavi üniformanın ve mavi gökyüzünün hayaliyle yanıp tutuşur. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin Matematik Bölümü’nü kazandığı halde hayallerinin peşinden gider. Çok çalışır Ayfer ve Hava Harp Okulu’nu kazanır. Artık sadece dünyalar değil, bütün gökyüzü de onun olmuştur. Yapılan değerlendirmeler sonrasında Ayfer Teğmen, F-16 savaş uçağında uçmak için seçilir.  Genç kızın hayatındaki en mutlu gün ise Konya 3’üncü Ana Jet Üssü’nde göreve başladığı 3 Kasım 2000 olur.  Artık çocukluk hayali gerçekleşmiştir.Yaşıtları arasında seçkin ve saygın bir mesleğin sahibi olur. Özgürlüğe kuşlar kadar düşkün, dostluğa, arkadaşlığa kardeşlik kadar önem veren Ayfer,  babasının ölümünden sonra en büyük acıyı 17 Ocak’ta Konya’dan kalkan F-4E tipi savaş uçağının Eskişehir’in Sivrihisar İlçesi yakınlarında düşmesiyle yaşar. Bu korkunç kazada şehit olan Yüzbaşı Tacettin Tüfekçi hocası, Üsteğmen Mustafa Oğuz Önder ise uçuş arkadaşıdır. Törende gözyaşlarına boğulur Ayfer. Bir süre sonra bu kez gözyaşları Ayfer Teğmen için akar.  9 Şubat 2001 tarihinde 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığında, F-5A uçağı ile eğitim uçuşu sırasında, Konya’nın Daran köyü yakınlarında uçağı düşen ve şehit olan Ayfer Gök, Türkiye’nin ilk şehit askeri kadın pilotu olarak tarihe geçer.Evinde Ailesini ziyaret etmek üzere gittiğimde, Ayfer’in biricik anneciği Ümmü Gülsüm teyzem, bana Ayfer’in odasını gösterdi.  Dolabında en çok dikkatimi çeken ise kendi el yazısıyla yazdığı, Nazım Hikmetin dizeleri oldu. “Bir ağaç gibi tek ve hür ve orman gibi kardeşçesine” dizelerinde aslında kendi ruh halini yazmış Ayfer. Özgürlüğe olan düşkünlüğü ve kardeşçe yaşama istediğini de kendi el yazısı ile en son yazdıkları arasında gördüm. Biz bugün burada Ayfer’i 2001 yılında kaybetmiş olmanın acısını bir kez daha yüreklerimizde hissederken, Ayfer Gök’ün adını bizden sonraki nesillere de öğretebilmek için, burada bu anıtın açılışını yapmak üzere bir araya geldik.”

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’in konuşmalarının ardından Şehit Pilot Ayfer Gök’ün ablasının eşi Mehmet Yazar duygu ve düşüncelerini dile getirdi. Okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualardan sonra kurdele kesimine geçildi. Kurdele kesiminin ardından lokma hayrı yapıldı ve açılış sona erdi.

Kodlama : SadeMedia Interactive