Takvimler 24 Mart 1981’i gösterirken Burdur’da sıradan bir gün yaşanmıyordu. Küçük bir Anadolu şehri, o gün Türk futbolunun en büyük kulüplerinden birini ağırlamaya hazırlanıyordu. Fenerbahçe, yıllar sonra bile unutulmayacak bir karşılaşma için Burdur’a gelmişti.
Not: Fotoğraf yapay zeka kullanılarak canlandırılmıştır.
Burdur Şehir Stadı’nın kapıları açıldığında tribünler kısa sürede dolmaya başladı. İnsanlar sadece bir maç izlemeye değil, bir hayalin parçası olmaya gelmişti. O güne kadar radyodan dinlenen, gazetelerde okunan futbolcular artık birkaç metre ötedeydi. Heyecan, stat duvarlarını aşan bir uğultuya dönüşüyordu.
Sahaya çıkan takım, adeta bir yıldızlar topluluğuydu. Fikret Karakadıoğlu’ndan Mehmet Hacıoğlu’na, Cem Pamiroğlu’ndan Erol Togay’a, Müjdat Yetkiner’den Ali Kemal Denizci’ye kadar dönemin önemli isimleri Burdur çimlerine basıyordu. Ve aralarında bir isim vardı ki, o gün izleyenlerin hafızasına kazınacaktı: İsa Ertürk.
Maç başladığında zaman sanki hızlandı. Fenerbahçe, oyunun kontrolünü kısa sürede eline aldı. Dakikalar 12’yi gösterdiğinde Suat Akdereli’nin golüyle tribünlerdeki uğultu bir anda coşkuya dönüştü. Henüz bu golün heyecanı dinmemişken, 21. dakikada yine aynı isim sahneye çıktı. Top bir kez daha ağlarla buluştu, fark ikiye çıktı.
İlk yarının sonlarına doğru, 40. dakikada Hasan Yıldızeli’nin attığı gol, aslında maçın hikâyesini tamamlıyordu. Skor tabelası 3-0’ı gösterirken, sahada sadece bir sonuç değil, bir hatıra şekilleniyordu.

Orijinal Fotoğraf - Fenerbahçe ve Burdurspor takımı birlikte poz verirken...
Ama o günün asıl hikâyesi skor değildi.
Tribünlerde oturan çocuklar, gençler, yaşlılar… Hepsi ilk kez bu kadar büyük bir takımı canlı izliyordu. Özellikle İsa Ertürk, zarif oyunu ve sahadaki duruşuyla dikkat çekiyor, adeta geleceğin izlerini taşıyordu. Yıllar sonra Dünya Karması’na seçilecek olan bu oyuncu, Burdurluların hafızasında “ilk izlenen büyük yıldız” olarak yer edecekti.
Zaman geçti. O günün çocukları büyüdü, tribünler değişti, şehir değişti. Ama o maç unutulmadı. Çünkü bu karşılaşma, Burdur’da oynanan ilk ve uzun yıllar boyunca tek Fenerbahçe maçı olarak tarihe geçti.
Daha da anlamlı olan ise yıllar sonra yaşandı. Bir zamanlar Burdur’da hayranlıkla izlenen İsa, bu kez teknik direktör olarak aynı şehre geri döndü ve Burdurspor’un başında sahaya çıktı. Geçmiş ile bugün, aynı çimde buluştu.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, 24 Mart 1981 sadece bir hazırlık maçı değil…
Bir şehrin hafızası,
Bir neslin ortak hatırası,
Ve futbolun, küçük bir şehirde nasıl büyük bir iz bırakabildiğinin en güzel örneklerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor.
Haber, Oğuzhan Dolunay'ın sosyal medya paylaşımı baz alınarak oluşturulmuştur.




