Konya’nın Akşehir ilçesine bağlı Can Kurtaran köyünden Kadriye Uyar, unutulmaya yüz tutmuş çarpana dokuma sanatını yaşatmaya çalışan son ustalardan biri. Annesinden öğrendiği bu kadim mesleği bugün hâlâ sürdüren Uyar, çarpananın sadece bir dokuma değil, hayatın her anında kullanılan vazgeçilmez bir araç olduğunu söylüyor.

“Doğduğumuzdan ölümümüze kadar bizimle olan bir sanat” diyen Uyar, çarpananın geçmişteki çok yönlü kullanımına dikkat çekiyor.

Doğumdan Ölüme: Çok Amaçlı Bir Miras

Çarpana dokuma, Anadolu’da sadece bir süs eşyası değil; tam anlamıyla bir ihtiyaç malzemesi olarak kullanılmış:

  • Bebekleri sırtta taşımak
  • Yük bağlamak ve taşımak
  • Hayvanları bağlamak
  • Önlük bağı olarak kullanmak
  • Hatta kefen içinde “sal ipi” olarak yer almak

Kadriye Uyar’ın anlattıkları, bu sanatın hayatın her aşamasında nasıl yer aldığını gözler önüne seriyor. Özellikle geçmişte teknolojinin olmadığı dönemlerde, çarpana adeta hayat kurtaran bir araç olmuş.

“Dört Çocuğumu Bununla Büyüttüm”

Kadriye Uyar için çarpana sadece bir gelenek değil, bizzat yaşadığı bir hayat deneyimi. İlk çocuğu doğduğunda annesinin kendisine verdiği çarpanayı yıllarca kullandığını anlatıyor:

“Çocuğumu sırtıma sardım, tarlaya gittim, çapamı yaptım, suyumu taşıdım. Dört çocuğumu bununla büyüttüm.”

Bu sözler, Anadolu kadınının üretkenliğini ve dayanıklılığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaybolan Malzemeler, Azalan Ustalar

Eskiden hayvan derisinden yapılan çarpana araçlarının artık bulunamadığını belirten Uyar, elindeki bazı parçaların annesinden kaldığını, bazılarını ise hurdacılardan bulup onardığını söylüyor.

Ancak en büyük sorun malzeme değil, yeni neslin ilgisizliği.
“Öğrenseydik, yapsaydık diyen çok ama gençler bu işe yönelmiyor” diyerek endişesini dile getiriyor.

Yörük Kültürünün İzleri

Kendini “Yörük kızı” olarak tanımlayan Kadriye Uyar, sadece çarpana değil; halı, kilim ve çadır dokumalarında da bilgi sahibi. Çarpananın ise bu büyük dokuma kültürünün adeta minyatürü olduğunu ifade ediyor.

Her bir dokuma, aslında Yörük yaşamının izlerini taşıyor.

“Yarın Yine Lazım Olabilir”

Kadriye Uyar’a göre teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bu tür geleneksel üretimlere her zaman ihtiyaç duyulabilir.

“Yarın çocuklarımızı sırtımıza saracağımızı, yükümüzü taşıyacağımızı düşünelim… Bunlara yine ihtiyacımız olacak.”

Bu sözler, sadece bir sanatın değil, aynı zamanda bir yaşam biçiminin de kaybolmaması gerektiğini hatırlatıyor.

Kültürün Sessiz Taşıyıcıları

Kadriye Uyar gibi ustalar, Anadolu’nun köklü mirasını sessizce geleceğe taşıyor. Çarpana dokuma ise bu mirasın en sade ama en güçlü örneklerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor.

Muhabir: HÜSEYİN ÇUBUK - ÖZEL HABER