GündemManşet“Doğal olaylar, insan katkısıyla afete dönüşür!”

3 hafta ago

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Burdur İl Temsilciliği, İzmir Depremi’ni değerlendirdiği açıklamasında, zeminlerin önemine dikkat çekerek, İzmir Depremi’nden sağlıklı bir zemin etüdünün yapılaşmadaki öneminin ortaya çıktığını vurguladı.

Gazetemiz Muhabiri Muhammet Fatih Başcı’ya konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Burdur İl Temsilcisi Hüseyin Tarhan, “Gün birbirini suçlama, günah keçisi arama günü değildir” derken; ”tüm yapılarn zeminle başladığını, yapıların ayrılmaz bir parçası olduğunun” altını çizdi.

“Bildiğimiz gibi 30.10.2020 cuma günü, saat 14.51’de Ege Denizi açıklarında 6.6 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Yeryüzüne 16,54 km derinlikte meydana gelen depremin en yakın yerleşim birimi olan İzmir’in Seferihisar ilçesine uzaklığı 17,26 km olarak tespit edilmiştir. Akabinde artçı sarsıntılar devam etmiş birçoğunun büyüklüğü 4’ün üzerindedir. Depremde yaşamını yitiren yurttaşlarımıza baş sağlığı diliyoruz. Ülkemizin başı sağ olsun. Her doğal afete olduğu gibi şu anda da suçlular aranmakta durumdan pay çıkartılmaya çalışılmaktadır. Depremler yeri ve zamanı tam olarak kestirilemeyen doğal hadiselerdir. Bu sebeple depremlere her an her saniye hazırlıklı olunması gerektiği açıkça görülmektedir. Bilim ve teknolojinin gelişmesi sonucu mühendisliğin daha donanımlı hale geldiği çağımızda doğal afetler de dahil birçok öngörülemez konuya karşı çözümler üretilmekte ve olumlu sonuçlar alınmaktadır. İçinde bulunduğumuz bu acı günlerde, gün birbirini suçlama, günah keçisi arama günü değildir. Bilimin ışığında yaşanan durumdan ders alınmalı geçmişte yapılan hatalardan hangileri önlenmiş hangileri halen devam ediyor incelenmeli eylem planları gözden geçirilmeli bu ve bunun gibi doğal afet durumları için daha hazırlıklı olmak için neler yapılmalı tespit edilip bir an önce uygulanmalıdır.

“Meslek Odaları’nın katkı vermesi engellenmeye çalışılmakta”

Yapı inşa etmek oldukça karışık ve birçok işlem adımını bir arada barındıran bir süreçtir. Konuya ilişkin ülke politikalarından başlayan süreç yerel yönetimlere denetleme mekanizmalarına proje müelliflerine yapı müteahhitlerine malzemeci ve işçilere kadar birçok katmanı içinde barındırır. Bu süreçte bazı konularda çok olumlu adımlar atılmakla birlikte bir bölümü de oldukça altı boş bırakılmaktadır. Meslek odaları bu konuların uzağında tutulmaya çalışılmakta, katkı vermesi engellenmeye çalışılmaktadır. Buna rağmen Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği toplumun vicdanı olmaya devam etmekte halkı korumak ve ülkemizi daha yaşanabilir daha güvenli bir hale getirmek için tüm birikimini ortaya koymaktadır.

“Ülkemizin ve şehrimizin ay yasasına acilen ihtiyacı var!”

Unutmamak gerekir ki tüm yapılar zeminle başlar. Yapıların üzerine inşa edildikleri zeminler yapı temelleri gibi yapının ayrılmaz bir parçasıdır. Depreme dayanıklı bir yapının ortaya çıkarılabilmesi için zeminde Jeoloji Mühendisliğiyle başlayan süreç konuyla ilgili bütün mühendislik dallarının bir arada uyumlu şekilde çalışması ve ortak bir akıl üretmesi neticesinde başarıyla sonuçlanabilir. Maalesef ki ülkemizde bu süreçte halen aksaklıklar eksiklikler mevcuttur. Bazı işler ehliyet sahibi insanlara yaptırılmazken bazı işlerde kanunen herhangi bir ehliyet sahibi olunması bile beklenmemektedir. Kamu yararına yapılması çok önemli olan kent merkezleri ayrıntılı fay ve jeolojik haritalarının çıkartılması işleri sürekli ertelen- mekte bunun yerine dış görünüşü güzel sadece estetik ve göz boyamaya dayalı yapılar yollar kaldırımlar inşa edilmektedir. Şehrin zemin etütleri fay haritaları için bütçe ayrılamazken park, bahçe, kaldırım için bütçe zorlanmakta hiçbir masraftan kaçınılmamaktadır. Aylardır dillendirdiğimiz fay yasası bir türlü çıkartılamamakta sürekli bir bahanelerle ertelenmektedir. Ülkemizin ve dolayısıyla şehrimizin bunlara acilen ihtiyacı vardır.

“Doğal olaylar, insan katkısıyla afete dönüşürler!”

Ülkemizde park bahçe müdürlüğü olmayan hemen hiçbir belediyesi yokken deprem ülkesi olmamıza rağmen belli başlı büyük şehir belediyeleri haricinde hiçbir belediyemizde deprem ve zemin inceleme müdürlüğü yoktur. Üzücü olan şudur ki yerel yönetimlerin gündemlerinde halen deprem ve zemin inceleme müdürlüğü kurulması yer almamak- tadır. Odamız yer bilimleri ile ilgili tüm çalışmalara katkı vermeye hazırdır. Doğal olaylar insan katkısıyla afete dönüşürler.”

-Muhammet Fatih Başcı

Kodlama : SadeMedia Interactive