Burdur’da oturan Nuri Göktaş ve Zeliha Göktaş çifti 45 yıllık evliliklerinin sırrını sevgi, saygı ve güvene bağlıyorlar.

1971 Burdur depremi öncesi aynı mahallede oturan ve depremde evlerinin hasar görmesi nedeniyle iki komşu ailenin aynı çadırda kalmaya başlamasıyla birlikte çadırda tanışan Nuri Göktaş ve Zeliha Göktaş çifti evliliklerini ilk günkü sevgi ve bağlılıkla sürdürüyorlar.

“Eşimin görmeyen gözlerine göz oldum”

Hastalıkta, sağlıkta eşinin yanından bir an olsun ayrılmayan 70 yaşındaki Nuri Göktaş, “Eşim ayaklarından, gözlerinden rahatsız. Hastalık nedeniyle görme yetisini kaybetti. İstanbul’undan tut İzmir’ine kadar götürmediğim hastane kalmadı. Ama çare bulamadık. Şu an da emekliyim eşime ben ve sağ olsun gelinim beraber bakıyoruz. Eşimin görmeyen gözlerine göz, ayaklarına ayak oldum ve olmaya da devam ediyorum. Çok şükür böyle geçinip gidiyoruz. Aynı mahallede oturuyorduk. Ablamlarla falan tanışıyorlarmış. 1971 depreminde evlerimiz hasar görünce çadırda kalıyorduk. Ben gördüm beğendim ve ablam Safiye Göktaş sayesinde evlendik. Evlendikten sonra Et ve Balık Kurumu’nda çalıştım. Buradan da emekli oldum. 3’ü kız 1’I erkek olmak üzere 4 tane de çocuğumuz var.” diye konuştu.

“Sevgi her şeyin üstünde geliyor”

Gençlere sevgi ve güven nasihatinde bulunan Nuri Göktaş;“Gençlere şunu söylemek istiyorum; birbirlerini tanısınlar, birbirlerini sevsinler. Ben her zaman şunu söylerim sevgi her şeyin üstünde geliyor. Allah sağlık verdikten sonra başka bir şeye gerek yok. Sevgi her şeyin üstünde geliyor. Bugüne kadar sağ olsun o beni kırmadı ben onu kırmadım. Senelerimiz geldi geçti.” ifadelerini kullandı.

“Birbirimizi kırmadan, üzmeden bugünlere geldik.”

65 yaşındaki Zeliha Göktaş’ta; Dikiş kursuna gidiyordum. Sonra deprem oldu. Zaten aynı mahallede oturuyorduk, komşuyduk. Depremden sonra ailelerimizle aynı çadırda kaldık. Oradan tanıştık. Ablası bize gelip giderdi. Eşim beni görmüş, beğenmiş. Yollarda falan bazen karşı karşıya geliyorduk. Eşim askerden geldikten sonra beni istediler. Nasipmiş nişanlandık daha sonra da evlendik. Allah razı olsun beni hiç kırıp, üzmedi. Kırmadan, üzmeden bugünlere geldik. Allaha şükür çocuklarımız, torunlarımız yanımızda. Gelinimden de Allah razı olsun. Çocukları ile birlikte bana da bakıyor. Böyle yaşamımızı devam ettiriyoruz. Gençler birbirlerini sevsinler, saysınlar ve güvensinler. Herkes mutlu olsun.” dedi.

-Muhammet Fatih Başcı