Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından dile getirilen “yargıda yapay zekâ kullanımı” ve “vatandaşların hukuki süreçlere erişiminde yapay zekâ desteği” projeleri, hukuk dünyasında geniş yankı uyandırdı. Türkiye genelinde aralarında Burdur Barosu’nun da bulunduğu 75 baro, yayımladıkları ortak açıklamayla söz konusu çalışmalara tepki gösterdi.
“Ortak Açıklama” başlığıyla paylaşılan metinde, savunma hakkının yapay zekâya devredilemeyeceği vurgulanarak, bu tür uygulamaların yargı sisteminin temel güvenceleri açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
“Savunma Hakkı Temel Bir Güvencedir”
Barolar tarafından yapılan açıklamada, adil yargılanma hakkının; bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde savunma hakkının etkin şekilde kullanılmasını kapsayan temel bir ilke olduğu belirtildi. Bu güvencelerin zayıflamasının hukuk güvenliğini ve yargıya olan toplumsal güveni sarsacağına dikkat çekildi.
Avukatlık mesleğinin, yargının kurucu unsurlarından biri olduğuna vurgu yapılan açıklamada, hukuki mütalaa verme ve yargı mercileri nezdinde temsil yetkisinin münhasıran avukatlara ait olduğu hatırlatıldı.
“Yapay Zekâ, Savunmanın Yerini Alamaz”
Metinde, vatandaşların avukat yardımı olmaksızın yapay zekâ üzerinden hukuki destek almasını sağlayan uygulamaların, savunma hakkına doğrudan müdahale niteliği taşıdığı ifade edildi. Hukuki süreçlerin yalnızca teknik veri işleme faaliyetinden ibaret olmadığı, vicdani değerlendirme ve insan muhakemesine dayandığı vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, “hak arama hürriyeti ve savunma dokunulmazlığı algoritmik sınırlara indirgenemez” ifadelerine yer verildi.
“Dijitalleşme Amaç Değil Araç Olmalı”
Barolar, teknolojik dönüşümün avukatlık mesleğini ortadan kaldıran ya da sınırlandıran bir noktaya evrilemeyeceğini belirterek, “yapay zekâ hâkim” anlayışının ne kadar sakıncalıysa, “yapay zekâ avukat” yaklaşımının da aynı ölçüde riskli olduğuna dikkat çekti.
Adaletin yalnızca matematiksel veri işleme sonucu değil, insanî muhakemenin ürünü olduğu ifade edilen açıklamada, dijitalleşmenin yargısal süreçleri destekleyen bir araç olarak konumlandırılması gerektiği kaydedildi.
“Mücadelemizi Sürdüreceğiz”
Ortak açıklamada son olarak, savunma makamının zayıflatılmasına, mesleki yetkilerin daraltılmasına ve hukuk hizmetlerinin mekanik bir yapıya indirgenmesine yönelik girişimlere karşı hukuki ve kurumsal mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.





