GündemManşetBurdur’da özlenen tablo

3 sene ago

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ardından Burdur’da hain kalkışmaya yönelik toplumun tüm kesimlerinin, şehirdeki bütün dinamiklerin ortaya koyduğu tepkilere, örnek tavıra 26 Temmuz Salı günü bir yenisi daha eklendi. Burdur’da Meclis’te grubu bulunan üç siyasi partinin AK Parti, CHP ve MHP il başkanlıklarının öncülük ettiği, ilimizdeki sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı toplantı sonrasında ortak deklarasyon, darbeye karşı Burdur’dan yükselen güçlü bir ses olarak tarihin kayıtlarına geçti. Gerçekleşen bu birlikteliğin, başka bir kazanımı da bundan sonra da Burdur için, kentin geleceğini yakından ilgilendiren konularda, il’in menfaatleri noktasında ortak hareket edilmesi, biraraya gelinmesi kararı oldu.

Siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşları yöneticilerinin imza koyduğu ortak bildiride ise; 15 Temmuz darbe girişimi sert bir dille kınandı. Kamuoyuna deklare edilen metinde; “dayanışma ve güç birliği ile bu sıkıntılı günleri de atlatacağız. Hiçbir silah ve hiçbir güç, milletimizin gücünün karşısında duramayacaktır. Çok açık söylüyoruz ki, tek yürek ve tek yumruk olursak daima kazanan biz olacağız ve hainlerin planı bozulacaktır” ifadeleri yer aldı.

Grand Özeren Otel’de, darbe girişimine karşı hazırlanan ortak deklarasyon için düzenlenen toplantıya AK Parti İl Başkanı Süleyman Faki, CHP İl Başkanı Barış Ayten, MHP İl Başkanı Hikmet Ökte, BBP İl Başkanı Mehmet Türksoy, DSP İl Başkanı Ali Ünal ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı.

Deklarasyonda; darbe kalkışması karşısında, Emniyet mensupları ve halkın destansı bir mücadele verdiğine vurgu yapılarak, demokrasi uğruna şehit olanlar bir kez daha yad edildi. Toplantıya katılan siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları adına ortak açıklamayı Ak Parti Burdur İl Başkanı Süleyman Faki okudu.

Bildiride şu ifadeler yer alıyor:

“Bizler; siyasi kimlik ve görüşlerimizi bir kenara bırakarak, devletimizin birlik ve bütünlüğünü, milletimizin kardeşliğini, ülkemizin de binlerce yıldır devam eden hoşgörü ve sevgi ortamı ile demokrasimizi tehdit eden iç ve dış mihraklara karşı birlikte hareket etme iradesiyle bütün dünyaya sesleniyoruz.

15 Temmuz günü Milletimizin iradesine ve Devletimizin bütünlüğüne yönelen hain darbe girişimini hep birlikte kınıyoruz. Bu saldırıyı planlayan ve yapan FETÖ terör örgütü ve destekleyicilerini lanetliyoruz.

Darbe girişiminin ilk anından bu yana milli mücadele ruhunu hatırlatan bu birlik ve beraberlikle, Çanakkale’de olduğu gibi omuz omuza meydanları doldurarak, devletin yanında dik duran ve bu hain kalkışmanın engellenmesi sürecinin asıl kahramanı olan aziz milletimize şükranlarımızı sunuyoruz.

Ülkesinin ve milletinin huzuru, demokrasisi ve geleceği için hiç tereddüt etmeden, canını ortaya koyan kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, şükranla ve minnetle yad ediyoruz. Allah onlardan razı ve makamları ali olsun.

Kadın-erkek, genç-yaşlı, inancı, mezhebi, kökeni ne olursa olsun, tüm farklılıklarımızı unutarak hep birlikte demokrasiye ve aydınlık geleceğimize sahip çıkmak için omuz omuza büyük bir sınav verdik. Bu sınavdan alnının akıyla çıkan hemşerilerimize minnettarlığımızı ifade ediyoruz.

Bu millet tarih sahnesine çıktığı andan bu güne kadar, hürriyet ve istiklali için sayısız badireler atlatmıştır. Her dönemde bu topraklar üzerinde bağımsız olarak yaşamanın ağır bedellerini ödemiştir. Tarih, milletimizin birlik ve bütünlüğünü muhafaza ettiği zaman aşamayacağı hiçbir engelin olmadığına defalarca tanıklık etmiştir.

Asırların birikimiyle oluşan hoşgörü ve kardeşlik iklimi içerisinde yaşadığımız Burdur’da, çok önemli ve hassas bir süreçten geçiyoruz. Bu günlerde her inanç ve kültürden insanımızla toplumsal birlik ve dayanışma anlayışımızı daha da güçlendirmek ve huzurumuzu tahkim etmek mecburiyetindeyiz.

Kardeşlik hukuku ve millet olma bilinciyle, siyasi görüşü, kanaat ve anlayış farklarını bir kenara bırakarak safları sıklaştırmalı , birbirimizi daha bir içtenlikle kucaklamalıyız. Demokratik tepkilerimizi bizleri ayrıştıracak davranışlardan kaçınarak göstermeli ve farklılıklarımız üzerinden yapılabilecek provakasyonlara karşı dikkatli olmalıyız.

Nasıl ki bin yıldır el birliği ile verdiğimiz her mücadelen başımız dik, alnımız ak çıktıysak; bu günde sergileyeceğimiz dayanışma ve güç birliği ile bu sıkıntılı günleri de atlatacağız. Hiçbir silah ve hiçbir güç, milletimizin gücünün karşısında duramayacaktır. Çok açık söylüyoruz ki, tek yürek ve tek yumruk olursak daima kazanan biz olacağız ve hainlerin planı bozulacaktır.

Sorunlarımız ve kaygılarımız olabilir. Siyasi anlayışımız, çözüm önerilerimiz, inanç, mezhep ve yaşam biçimlerimiz farklı olabilir.

Ancak , bu vatan toprakları üzerinde, Ay Yıldızlı Ay Bayrağımızın gölgesi altında, 80 milyon olarak biriz, beraberiz, kardeşiz ve birlikte varız. Birlikte Türkiye’yiz.

Unutmayalım ki birlik ve beraberlik, ölümden başka her şeyi yener.

Bizler; demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan cumhuriyetimize sahip çıkacağımızı ilan ediyor, bu vesile ile bu değerleri korumak ve sahip çıkma konusunda her zaman milletimizin yanında yer alan askerimize, polisimize ve aziz milletimize şükranlarımızı sunuyoruz.”

Toplantı sonunda deklarasyona katılan tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri üç ayda bir toplanarak bilgi alışverişinde bulunma ve ortak hareket etme kararı aldılar.

Kodlama : SadeMedia Interactive