EkonomiManşetBurdur’da konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nebati: “Türkiye, dünyanın önemli merkezlerinden biri haline geldi”

6 ay ago

Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati 4 Mart 2019 Pazartesi günü Burdur’a geldi. İlimizdeki iş dünyası temsilcileri ile biraraya gelen Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nebati, Türkiye’nin sadece İslâm Dünyasının değil, dünyanın önemli merkezlerinden birisi haline geldiğini söyledi.

Nebati, Burdur Öğretmenevi’nde düzenlenen kahvaltıda Burdurlu iş insanları ile biraraya geldi. Toplantıda; Vali Hasan Şıldak, Ak Parti Burdur Milletvekilleri Bayram Özçelik ve Yasin Uğur, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik, Bucak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Yalçın Meçikoğlu ile iş insanları katıldı.

Nebati; “ülkemizin kıymetini bilelim. Bu ülke kolay kurulmadı. Çok zor koşulalr altında büyük savaşımlarla kuruldu ve bugüne geldi. Birkaç yıl sonra 100’üncü yılını kutlayacağımız bu ülke Allah’ın izniyle varlığı ve gücünü çok daha artırarak devam edecek. Bundan eminiz” dedi.

Nebati, ekonomik gelişmeleri geniş bir şekilde ele aldığı  konuşmasında şunları söyledi:

“Bizim şu anda yaptığımız şey şu. Adımlarımızı hızlandırmak, o da yetmez hızlı yürümek, o da yetmez koşmak. Çünkü; bu koşu sınırsız, sonsuz bir maraton, ne 42 kilometre ile bitecek sonuçlanacak bir yarış. Büyük ve kadim bir yarış. Kökü ve mazisi kuvvetli, geleceğe umutla bakan büyük bir yarış. Bu yarışın an itibariyle yöneticileri bizleriz. An itibariyle iş dünyası ve bürokrasi burda. Önemli olan bize düşen bu sorumluluğu bu yükü taşımak ve attığımız her adımın bilinci ile hareket etmek. Bu bilinç bu ülkenin bu coğrafyada lider bir ülke olmasıyla sınırlı olmayan bu coğrafyadaki çeperlerin ve sonrasında da bütün dünyaya örneklik ve liderlik teşkil edecek bir ülkenin anlayışı ile devam ettirlmesi lazım. Tarih bize bu sorumluluğu yüklüyor. Bu ülke, artık sadece   islâm dünyasının değil, dünyanın önemli merkezlerinden bir tanesi.

Benim yaş ve öncesindekilerin çok baktığı bir yer vardır. Güney Amerika ülkelerindeki siyasi hareketler hep izlenirdi. Dikkat eder misiniz lütfen. Güney Amerika’daki liderler ve ülkeler Türkiye’ye bakıyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza bakıyor, Sayın Cumhurbaşkanımızdan strateji dersi alıyor ve destek istiyor ve Türkiye Cumhuriyeti bizim arkamızda olsun diye buraya bakıyor. Bu ne demektir biliyormusunuz, tarih yeniden yazılıyor ve şekilleniyor. Bu şekillenen tarihin görünmeyen kahramanlarıyız. Siyaset ve kamu yönetimi gereğini yapıyor.”

Yepyeni bir sistem olan Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildi. Cumhurbaşkanlığı sisteminde amaç hızlı adım, hızlı karar almak ve alınan bu kararların uygun ve yönetilebilir bir şekilde sonuçlar ortaya çıkarması. Çok şükür dolaştığımız illerde ve Ankara’da şunu görüyoruz. Adımlar hızlı atılıyor, sonuçlar iyi geliyor ve ülkenin geleceği çok daha umutlu bir şekilde büyüyerek ve menzili de uzatarak devam ediyor. Kıskananlar ve rahatsız olanlar var ve bu ülkeye zarar vermek için maalesef dahili ve harici bedbahtlar aramızda. Operasyonlar yapıyorlar. Bu operasyonları çok şükür ki bertaraf edebilecek bir kudrete ve güce sahibiz.

Çünkü; devlet millet elele, omuz omuza. Omuz atan değil omuzla birbirine destek veren attığı her adımı millet ve devlet çerçevesi içerisinde gerçekleştirebilen bir yapıya dönüştük. Onun için Gezi olayları ile başlayan ki o tarih Türkiye Cumhuriyeti’nin son dönemlerindeki en iyi aylarından birisi idi, enflasyonda, bü- yümede, fazi oranlarının düşmesinde ve o ay, sadece o ay yapılmış yatırımların açıldığı ve atılmış olan temellerin 100 milyarlarca liraya ulaştığı, umut içerisinde herkesin yarına baktığı bir ayda, basit bir ağaç hikayesi ile başlayıp bütün ülke sathına yayılmaya çalışılan, hedefi Hükümeti devirmek olan Gezi olaylarının ardından 17/25 Aralık darbe girişimi, ardından Kobani olayları ve sonrasında da meşum 15 Temmuz 2016 tarihindeki askeri darbe girişiminin tek amacı, tek hedefi vardı.

Bu ülkenin seçilmiş Hükümetini yıkmak ve yakalanmış olan o muhteşem dönüşümü, büyümeyi durdurmak ve en sonunda da bekamızı ilgilendiren parçalama ve bölme işleminin gerçekleştirilmesi idi. Hepsini atlattık. Denemedikleri hiçbir yol ve yöntem kalmadı. Ta ki geçen yıl 10 Ağustos’ta bu ülke ekonomik olarak saldırıya uğrayıncaya kadar. İçerideki özellikle sanal medya destekçileri ile ülke finansman yapısını önce yıkmak ve sonra hükümeti devrimek için aynı operasyonu ortaya koydular.

Atlattık mı? Atlattık. Bir çok ülkenin bir kaç yıl süren yeniden düzenleme faaliyetini biz bir kaç ayda gerçekleştirdik.

10 Ağustos’ta başlayıp 13 Ağustos’ta zirveye ulaşan ve özellikle döviz üzerine yapılan büyük operasyon hızlı bir şekilde bertaraf edildi. Hemen bir ay sonra Sayın Bakanımızın 20 Eylül’de açıkladığı program ile orta vadeli program ve her türlü parametrenin ortaya konduğu bir basın toplantısı düzenlendi. Biz ordaydık. Siz de basından izlemişsinizdir. Bıyık altından gülenler vardı. Enflasyon yıl sonunda şu kadar, cari açık azalarak şu noktaya gelecek. Enflasyon altında gerçekleşecek rakamları ortaya koyduğunda, döviz fiyatlarını ilan ettiğimizde yıl sonunda irileri bıyık altından gülmüştü ve hayır bu rakakamlar tutmayacak demişlerdi. Daha doğrusu tutmaması temennisinde bulunanlar yıl sonunda açıklanan rakamları görünce açıkçası hayal kırıklığına uğradılar.

Türkiye atmış olduğu bu adımlar çerçevesinde yıl sonunda elde etmiş olduğu başarıyı 2019, 2020 ve 2021’le ilgili hedeflerini gerçekleştireceğine ilişkin önemli bir mesaj vermiş oldu ve hayatlarını sanal dünya ve sanal dünya içerisindeki sanal dünyada, bunu dışarıdan aldıkları suflelerle gerçekleştirenler bir kez daha hayal kırıklığına uğradılar. Sufleciler bu ülkeye operasyon yapıyor. Ama burada sanal dünyada iş dünyamızın ve toplumun moralini bozanlar bir şeyin farkına varmalılar. Bu ülke hepimizin.   Bu ülkede herhangi bir parti etnik yapı, parti anlaşmazlığı beka sorunu söz konusu olduğu zaman kendini ortaya koymayı bilen bir ülke. Bu ülkeyle uğraşmayın, kavga etmeyin, bu milletle hesaplaşmaya girmeyin, kaybedenler muhakkak ki sizler olursunuz ve hayatınız sanal medya içerisinde sürmeye devam eder. Ama gerçekler, iş dünyasının, çalışanın, çiftçinin olduğu gerçek dünya burda. Burada kararlar alınır, moraller tazelenir, buradaki tüm enerjiler birleşir müthiş bir sinerji ile de ülkenin geleceğini aydınlatır. Bizim sinerjimiz çok yüksek.

Çünkü yöneten yönetilen, kamu millet bütün işbirliğinin şahikası hep bu masalarda ve toplantı salonlarında dır. Zira bunlara önem veren, kulak veren, dinleyen, dinlediklerini yerine getiren bir Ankara var. Bunun için her türlü adımın atılmasını talimatlandıran bir Cumhurbaşkanımız var. Gidin, dinleyin, konuşun ve kararları hep birlikte alalım diyor. Bundan dolayı bir önceki seferberlik başarıya ulaştığı için Sayon Cumhurbaşkanımızın başkanlığında TOBB’de bir toplantı yapıldı. Sonrasında da Sayın bakanımız ve diğer bakanlarımızın başkanlığında yapılan istihdam seferberliği gerçekleştirildi.

Neden, Sayın Cumhurbaşkanımız iş dünyasına güveniyor. Neden iş dünyası söz veriyor? Çünkü biliyorlar ki verdikleri sözü gerçekleştirdikleri zaman sadece kendi işletmeleri değil ülke ekonomisne de katkı sağlayacaklar ve biliyorlar ki iş dünyamızda sayın Cumhurbaşkanımız bunun mutlaka gerçekleşmesi için her türlü adımı atacak bir iradeye sahip onun için 2,5 milyona varan bir istahdam seferberliği başlatıldı. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız, Ticaret Borsası Başkanımız kısa süreli sohbetimizde ‘biz hazırız’ dediler. ‘Gerçek dünyanın gerçek rakamları ile bir bura- dayız’ dediler. Buradayız diyenler ellerini, gövdelerini taşın altına koymuyorlar tüm ruharı ve gönülleri ile seferber olmuş durumdalar. Onlar başaracak, iş dünyası başaracak bizler de başaracağız. İş dünyası söz verdi ve Hükümet de bu sözün altında kalmadı.

Yeni işe başlatılan kadın ve gençlerde her türlü vergi is- tinası imkanı sağlanırken süreler uzatıldı. Aynı şekilde 500’ün al tında işçi çalıştıran bütün firmalarımız 5 puanlık indirim ve 150 liralık katkı sağlanırken, soo’ün üzerinde işçi çalıştıran firmalarımıza 101 lira ve 5 puanlık bir katkı sağlandı. Bu ve buna benzer bir- çok adım atıldı. IMF’den yardım, medet umanlar şu hesabı gör- mezden geliyorlar. İstihdam seferberliği kredi seferberliği ile KOBİ’lere 22 milyar lira para dağıtıldı ve ikinci müjdeyi de sayın Bakanımız verdi, yine aynı rakamlarla bir kredi seferberliği başlatıldı. En az 50 milyar lira. Bankaların kredi kartı ve diğer her türlü yapılandırmaları ve piyasaya sürdüğü rakamları koyun, nereden baksanız 10 milyar dolar.

Bizim kimseye ihtiyacımız yok. Biz kendi gücümüzle kendi ürettiklerimizle her türlü operasyonun üzerinden geliyoruz. Hiç bir yere sırt dayamamıza gerek yok. Bu Hükümet, sırtını millete dayamış, bu millet de sırtını Allah’a dayamış. Böylesine birlikte hareket etmenin doğurduğu sinerjide, bizim başkasına ihti- yacımız yok. Resmi açıklama yapılıyor. Sosyal medyada farklı şeyler kullanılıyor. Bakanımız, Cumhurbaşkanımız bir şey söylüyor, sosyal medyada farklı şeyler kullanılıyor. Gerçekler burada. Biz daha iyi olacağız. Bu iyilik ve güzelliğimiz sadece bu ülkeye değil, tüm çeperimize yayılacaktır.

Enflasyon rakamları açıklandı. Şubat ayında TÜFE’de binde 16’lık bir artış oldu. Hemen hemen artış yok demektir. Yıllık enflasyon % 20’nin altına düştü. Geçen yıl gıdada yüzde 6 bu- çuğa, ki son yirmi yılın rekoruna varan bir artış sözkonusu olmamış olsaydı biz daha düşük rakamları konuşacaktık. Bugün özel- likle çok düşük rakamlarla devam eden giyim ve ayakkabı sektörüne teşekkür ediyorum. Onlar gereğini yaptılar. Enflasyon Şubat ayında 0.16 arttı geçen aya göre ve yıllık yirminin altında. ÜFE’de ise onbinde 9’luk bir artış var. Bu şu demek üretici artık karşılığını alıyor. Tüketici bu işin birlikte sırtlanılacağını görüyor ve enflasyon daha da düşecek. Emin olun yıl sonu itibariyle açıklanmış olan hedeflerimizi biz fersah fersah geçeceğiz. Yeter ki inanalım ve güvenelim. İhracat rakamları açıklandı, yüzde 3,7 lik bir artış söz konusu. İthalatta yüzde 18.7 lik azalış var bu ne demektir. Biz üretiyoruz ve stoklarımız bitti. Bununla birlikte kapasite kullanım oranlarımız bununla birlikte artacaktır. Üretmeye devam ediyoruz. Yurtdışına satıyoruz. Bu ne demektir? Cari açık azalacak, ihracatın ithalatı karşılama oranı her geçen gün daha iyi noktalara gelecektir. İşte 10 Ağustos, işte bugün 4 Mart. 6 ayda geldiğimiz nokta elhamdülilllah bu güzel nokta. Çok daha iyi olacak. Çok daha umutlu olacağız. Bu ülke ve millet her türlü zorluğun üstesinden mutlaka gelecektir.”

Kodlama : SadeMedia Interactive