Burdur'da 36 günlük bebeğinin yanında boğazından bıçaklanarak öldürülen Özge Bedir cinayetinde kan donduran detaylar gün yüzüne çıktı. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı, Özge Bedir cinayetine ilişkin iddianameyi mahkemeye sundu. İşte Türkiye'yi sarsan vahşetin adım adım tüm ayrıntıları...
Burdur merkez Bağlar mahallesinde meydana gelen olayda iddiaya göre Seray Ö. (25) ve Tülay A., (22) isimli iki genç kız, mahkemelik oldukları Adnan B.’nin (35) evinin bulunduğu siteye gitti. Seray Ö. ve Tülay A., burada evde bulunan Adnan B.’nin eşi 2 çocuk annesi Özge Bedir(35) ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesiyle birlikte Seray Ö. ve Tülay A., Özge Bedir’i 36 günlük çocuğununda evde bulunduğu sırada boğazından ve karın bölgesinden bıçaklayarak olay yerinden kaçtı. Seray Ö. ve Tülay A. bir süre sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kendilerini ihbar etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kapıyı açmasıyla eve giren ekipler, Özge Bedir’i kanlar içerisinde yerde hareketsiz bir şekilde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Özge Bedir'in yaşamını yitirdiği belirlendi.

Polis ekipleri, olayın şüphelileri oldukları iddia edilen Seray Ö. ve Tülay A.’yı Yeni Mahalle, Işıldak sokak üzerinde yakaladı. Özge Bedir'i bıçakla öldürdüğü iddia edilen ve iki elinden yaralanan Tülay A. ile arkadaşı Seray A. hastanedeki tedavisinin ardından polis merkezine götürüldü. Polis olayla ilgili olarak Seray Ö. ve Tülay A. ile birlikte Özge Bedir'in eşi Adnan B. ile Vedat Ö. isimli bir kişiyi daha gözaltına aldı. Gözaltına alınan Seray Ö. ve Tülay A. ile birlikte Özge Bedir'in eşi Adnan B. ile Vedat Ö. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Vedat Ö. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken Seray Ö. ve Tülay A. ile birlikte Özge Bedir'in eşi Adnan B. tutuklama talebiyle sevk edildikleri mahkemece tutukladı.
Burdur’da 2 çocuk annesi Özge Bedir’in bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında yöneltilen suçlamalar da netleşti.
Sanıklar Hakkındaki Suçlamalar ve Talep Edilen Cezalar
Hazırlanan iddianamede, sanık Tülay A.’nın Türk Ceza Kanunu’nun 82/1. maddesi kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme”, TCK 116. maddesi kapsamında “konut dokunulmazlığını ihlal” ve 6136 sayılı Kanun kapsamında “bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma” suçlarından yargılanması talep edildi. Savcılık, bu suçlar kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.
Sanık Seray Ö. hakkında ise Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesi kapsamında “tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak”suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
İddianamede, maktul Özge Bedir’in eşi Adnan B.’nin de Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesi kapsamında “tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasının istendiği kaydedildi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Vedat Ö. hakkında ise savcılık ifadesinin ardından kovuşturmaya yer olmadığı değerlendirilerek serbest bırakıldığı, bu aşamada yöneltilmiş bir suçlama bulunmadığı iddianamede yer aldı.
Hazırlanan iddianamede şüpheli Seray Ö.’nün savunmasına da yer verildi. Seray Ö., savunmasında olay öncesi yaşanan süreci, Adnan B. ile olan ilişkisini ve olay günü yaşananları ayrıntılı şekilde anlattı.
“Adnan B. ile yaklaşık 3 yıldır ilişki yaşadım”
Şüpheli Seray Ö. savunmasında, Adnan B. ile yaklaşık 3 yıldır ilişki yaşadığını belirterek, kendisiyle Güvenlik Pastanesi’nde çalıştığı dönemde tanıştıklarını ve daha sonra sevgili olduklarını ifade etti. İlk dönemlerde Adnan B.’nin evli olduğunu bilmediğini, durumu öğrendikten sonra ilişkilerini sonlandırdığını ancak Adnan B.’nin eşinden boşanacağını söylemesi üzerine yeniden ilişkiye başladıklarını beyan etti.
Seray Ö., Adnan B.’nin eşine ilişkilerini anlatmadığını fark etmesi üzerine Özge B.’yi telefonla arayarak durumu bildirdiğini, daha sonra birlikte çekilmiş fotoğrafları WhatsApp üzerinden gönderdiğini ifade etti. Bir süre sonra Özge B.’nin kendisini yüz yüze görüşmek üzere evine davet ettiğini, bu görüşmeye Ö. isimli arkadaşıyla birlikte gittiğini ancak görüşmenin gerçekleşmediğini, akabinde Özge B.’nin kendisi hakkında şikâyette bulunduğunu belirtti.
“Şikayet geri çekildi, ilişki yeniden başladı”
Savunmasında, Özge B.’nin şikâyetini daha sonra geri çektiğini belirten Seray Ö., bu olayların yaklaşık 2 yıl önce yaşandığını, bu süreçten sonra Adnan B.’den ayrıldığını ancak Adnan B.’nin farklı numaralardan kendisini arayarak ilişkiye devam etmek istediğini söylediğini ifade etti. Adnan B.’nin ailesi nedeniyle boşanamadığını, kendisiyle evlenmek istediğini sık sık dile getirdiğini belirten Seray Ö., bu nedenle ilişkiye devam ettiğini kaydetti.
Seray Ö., bu süreçte Adnan B.’nin kendisine yalnızca bir kez telefon aldığını, bunun dışında maddi bir desteğinin olmadığını, görüşmelerini zaman zaman dışarıda, zaman zaman da Tülay A.’nın evinde gerçekleştirdiklerini, ablasının ilişkiden haberdar olduğunu ancak olumlu bakmadığını ifade etti.

“Adnan B., eşinin bizim hakkımızda ağır sözler söylediğini aktarıyordu”
Seray Ö. ifadesinde, Adnan B.’nin sık sık kendilerine eşi Özge B.’nin hakaret içerikli sözler söylediğini aktardığını, bu sözlerin “orospu, kahpe” gibi ifadeler içerdiğini ve geçmiş davalar nedeniyle kendisi hakkında ağır söylemlerde bulunduğunu söylediğini beyan etti. Bu anlatımların kendisi ve Tülay A. üzerinde baskı oluşturduğunu, Özge B.’nin neden bu şekilde davrandığını anlamadıklarını dile getirdi.
“Olay günü Adnan B., eşinin evde yalnız olduğunu söyledi”
Seray Ö. savunmasında, olay günü olan 10 Haziran 2025 tarihinde gece saatlerinde Adnan B.’nin Tülay A.’nın evine geldiğini ve yine benzer ifadeler kullandığını, sabah saatlerinde evden ayrıldığını anlattı. Aynı gün, Özge B.’nin açtığı davaya ilişkin şikâyetin geri çekildiğine dair tebligat geldiğini belirtti.
Olay günü saat 17.00 sıralarında Adnan B.’nin kendisini aradığını ifade eden Seray Ö., bu görüşmede Adnan B.’nin kızını alarak evden çıktığını ve eşinin evde yalnız olduğunu söylediğini, bu konuşmadan Özge B. ile görüşmeleri yönünde bir mesaj aldığını belirtti. Bu görüşmenin Tülay A.’nın yanında gerçekleştiğini de ifade etti.
“Tülay A. görüşmeye gitti, ben sokakta bekledim”
Seray Ö. ifadesinde, Tülay A.’nın kendisine “sen gelme sorun çıkmasın” diyerek Özge B. ile kendisinin görüşmek istediğini söylediğini, saat 18.00 sıralarında birlikte yürüyerek siteye gittiklerini, kendisinin sitenin iki alt sokağında beklediğini, Tülay A.’nın ise Özge B.’nin evine çıktığını belirtti.
Yaklaşık 15–20 dakika boyunca Tülay A.’nın dönüşünü beklediğini, bu süre içinde Ö. isimli arkadaşıyla telefonda sohbet ettiğini ifade eden Seray Ö., Tülay A.’nın geri döndüğünde ellerinin çantanın içinde olduğunu, kendisine “sus ve yürü” dediğini söyledi.

“Ellerinin kanadığını fark ettim”
Seray Ö., yürüdükleri sırada Tülay A.’nın ellerinin aşırı derecede kanadığını fark ettiğini, bunun üzerine Tülay A.’nın “ellerimi kestim” dediğini ifade etti. Bir süre sonra Tülay A.’nın kanlı kıyafetlerini çıkartarak çantasına koyduğunu ve çantayı köprü yakınındaki ağaçlık alana attığını beyan etti.
Yürüyüş sırasında durmadan yaklaşık 40 dakika boyunca sokaklarda dolaştıklarını, Tülay A.’nın üzerindeki gömlek ve eteğin de kanlı olması nedeniyle çıkartıldığını, kanların yere damladığını savunmasında anlattı.
“Tülay A. yaşananları daha sonra anlattı”
Seray Ö., daha sonra Tülay A.’nın kendisine yaşananları anlattığını belirterek, Tülay A.’nın kapının kilitlendiğini, Özge B.’nin mutfaktan aldığı bıçakla üzerine yürüdüğünü, ellerinin bu sırada kesildiğini ve aralarında arbede yaşandığını söylediğini aktardı. Tülay A.’nın, Özge B.’nin boğazından kan geldiğini ve nefes almakta zorlandığını ifade ettiğini de belirtti.
“112’yi ben aradım”
Bu anlatımın ardından kendi telefonundan 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını söyleyen Seray Ö., durumu bildirdiğini, bu sırada V. isimli bir şahsın da aranarak ne yapılması gerektiği konusunda yardım istendiğini ifade etti. V.’nin daha sonra polisle iletişime geçtiğini, olay yerine polis ve sağlık ekiplerinin geldiğini belirtti.

“Suçlamaları kabul etmiyorum”
Seray Ö. savunmasının sonunda, olay günü Özge B.’nin evine zarar verme amacıyla gitmediklerini, görüşme maksadıyla orada bulunduklarını, Tülay A.’nın da aynı amaçla eve girdiğini, kendisinin üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etti.
Şüpheli Tülay A., ise savunmasında olay öncesinde yaşanan süreci, Seray Ö. ve Adnan B. ile olan ilişkilerini ve olay günü yaşananları ayrıntılı şekilde anlattı.
“MAKÜ öğrencisiyim, Seray ile samimi arkadaşız”
Şüpheli Tülay A., polis merkezinde verdiği ifadesinin doğru olduğunu ve aynen tekrar ettiğini belirterek, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencisi olduğunu ifade etti. Seray Ö.’yü ortak arkadaş gruplarından tanıdığını ve samimi olduklarını söyleyen Tülay A., ikametinde yalnız yaşadığını ancak çoğu zaman Seray Ö. ile birlikte kaldıklarını belirtti.
Adnan B.’yi Seray Ö.’nün sevgilisi olarak bildiğini ifade eden Tülay A., Seray Ö. ile Adnan B.’nin yaklaşık 1,5 yıldır sevgili olduklarını, Seray Ö. kendi evinde kaldığında Adnan B.’nin de buraya gelerek görüştüğünü ve zaman zaman evde kaldığını söyledi.
“Adnan’ın evli olduğunu biliyordum”
Tülay A. savunmasında, Seray Ö. ile arkadaşlıkları boyunca Adnan B.’nin evli olduğunu bildiğini, bir gün Seray Ö.’nün yanında iken Adnan B.’nin eşi Özge B.’nin telefonla aradığını ve bu görüşmede Seray Ö.’ye yönelik hakaret içerikli sözler sarf ettiğini öğrendiğini ifade etti. Bu görüşmeyi kendi telefonu ile ses kaydına aldığını, bu nedenle Özge B. hakkında şikâyette bulunulduğunu belirtti.
Bu süreçte Özge B.’nin kendisine de husumet beslediğini savunan Tülay A., Özge B.’yi telefonla aradığını ve bu görüşmede de hakarete uğradığını söyledi. Hakaret soruşturması sürecinde Seray Ö. ile Adnan B.’nin ayrıldığını, ancak Adnan B.’nin ilişkiyi bitirmek istemediğini belirtti.

“Adnan tutuklandı, sonra yeniden görüşmeye başladılar”
Tülay A., Seray Ö. ile Adnan B. arasında yaşanan bir olay nedeniyle Adnan B. hakkında soruşturma açıldığını ve tutuklandığını, bu süreçte kendisinin ve Seray Ö.’nün Özge B. ile hiçbir iletişimi olmadığını ifade etti. Adnan B.’nin tahliye edilmesinin ardından Seray Ö. ile yeniden görüşmeye başladıklarını, bu görüşmelerin çoğunlukla kendi evinde gerçekleştiğini söyledi.
Adnan B.’nin bu görüşmeler sırasında sürekli eşi Özge B.’nin kendilerine hakaret ettiğini anlattığını ifade eden Tülay A., Adnan B.’nin bu sözlerle kendilerini Özge B.’ye karşı kışkırtıcı ifadeler kullandığını savundu.
“Olay günü gece saatlerinde Adnan evime geldi”
Tülay A., 10 Haziran 2025 günü saat 02.00 sıralarında Adnan B.’nin evine geldiğini, Seray Ö. ile birlikte oturduklarını, Adnan B.’nin yine eşinin hakaretlerinden bahsettiğini, bu konuşmalardan sıkıldığı için odasına geçtiğini belirtti. Sabah saat 06.30 civarında Adnan B.’nin evden ayrıldığını ifade etti.
Daha sonra Seray Ö.’nün evine gittiklerini, burada Özge B. hakkındaki şikâyetten vazgeçildiğine dair tebligatı gördüklerini ve morallerinin bozulduğunu söyledi.
“Çantamda kostüm kıyafetlerim vardı”
Tülay A., olay günü yanında siyah bir çanta bulunduğunu, çantanın içinde drama dersinde kullandığı kostüm kıyafetler, güneş gözlüğü, tansiyon ilaçları, cüzdan, anahtar, eldiven, koli bandı ve siyah maske bulunduğunu ifade etti.
Seray Ö. ile birlikte yürürken Adnan B. ile sık sık telefon görüşmeleri yaptıklarını, bu görüşmelerin olağan olduğunu belirten Tülay A., Adnan B.’nin bir görüşmede kızını alarak evden çıktığını ve eşi Özge B.’nin evde yalnız olduğunu söylediğini aktardı.

“Görüşmek için eve gitmeye karar verdik”
Tebligattaki adrese bakarak Özge B.’nin evine gidip konuşmaya karar verdiklerini ifade eden Tülay A., Seray Ö.’nün site girişini görebileceği bir noktada beklemesini istediğini, kendisinin ise tanınmamak amacıyla kostüm kıyafetlerini giydiğini ve maske taktığını söyledi.
Özge B.’nin evine gittiğinde önce kendisini tanıttığını, kapıda konuşmak istediğini ancak Özge B.’nin kendisini içeri davet ettiğini ifade etti.
“Bıçakla saldırıya uğradım”
Tülay A., eve girdikten sonra kapının kilitlendiğini duyduğunu, Özge B.’nin mutfaktan bıçak benzeri bir alet alarak yanına geldiğini, evden çıkmak istediğini ancak Özge B.’nin kendisine hakaret etmeye devam ettiğini söyledi. Bu sırada Özge B.’nin bileklerini duvara yaslayarak parmak uçlarını kestiğini, ellerinin kanlar içinde kaldığını ifade etti.
Aralarında arbede yaşandığını, bıçağın bir ara kendi eline geçtiğini, daha sonra tekrar Özge B.’nin eline geçtiğini, kapının kilitli olduğunu fark ettiğini ve yere yatırıldığını anlattı. Arbede sırasında Özge B.’nin boğazının da kanadığını gördüğünü belirtti.

“Elden kurtulup evden çıktım”
Tülay A., Özge B.’nin gücünün kalmadığını fark etmesi üzerine mutfağa giderek ellerini yıkadığını, ardından çantasını ve bıçağı alarak evden çıktığını söyledi. Elinin kanlı olması nedeniyle elini çantanın içine soktuğunu, Seray Ö.’nün yanına gittiğini ve hızlı şekilde yürümeye başladıklarını ifade etti.
Bir caminin lavabosunda kanlı kıyafetlerini çıkartarak çantaya koyduğunu, daha sonra çantayı ara sokaklarda bir ağacın altına attığını belirtti.
“112’yi aradık, polisi çağırdık”
Tülay A., bir süre sonra Seray Ö.’ye yaşananları anlattığını, yaklaşık 40–45 dakika sonra evine doğru geldiklerini, şokun etkisiyle tanıdığı V. isimli şahsı aradıklarını, Seray Ö.’nün de 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını söyledi. Daha sonra V.’nin bir polisi aradığını ve ekiplerin olay yerine geldiğini ifade etti.
“Kendimi korumak için hareket ettim”
Savunmasının sonunda Tülay A., olay günü Özge B.’nin evine zarar vermek amacıyla gitmediğini, yanında herhangi bir bıçak veya delici alet bulunmadığını, Özge B.’nin saldırısı nedeniyle kendini korumak amacıyla hareket ettiğini belirtti. Adnan B.’nin sürekli kışkırtıcı ve tahrik edici sözleri nedeniyle kendisini ve Seray Ö.’yü karşı karşıya getirdiğini savunan Tülay A., Adnan B.’den davacı ve şikâyetçi olduğunu ifade etti.
Şüpheli Adnan B., savunmasında daha önce polis merkezinde verdiği ifadenin içeriğinin doğru olduğunu belirterek, ifadesini aynen tekrar ettiğini söyledi.
Adnan B., maktul Özge B.’nin resmi nikâhlı eşi olduğunu, evliliklerinden 5 yaşında ve 1 aylık olmak üzere iki çocuklarının bulunduğunu ifade etti.

“Seray Benim Yaklaşık 1,5 Yıldır Sevgilim Olur”
Adnan B., yaklaşık 1,5 yıldır Seray Ö. ile gönül ilişkisi yaşadığını, Seray Ö. ile Güvendik Pastanesi’nde çalıştığı dönemde tanıştıklarını belirtti. Bu ilişkiyi eşinin bir yıl boyunca bilmediğini, ilişkinin Seray Ö.’nün eşine telefon üzerinden gönderdiği fotoğraflar sonrası ortaya çıktığını söyledi.
“Eşim İlişkimi Öğrenince Beni Terk Etti”
Eşinin ilişkiyi öğrenmesinin ardından kendisini terk ettiğini ve yaklaşık 10 gün ayrı kaldıklarını belirten Adnan B., daha sonra barışarak yeniden birlikte yaşamaya başladıklarını ifade etti.
“Seray Gizli Numaralardan Sürekli Arıyordu”
Adnan B., eşiyle barıştıktan sonra Seray Ö. ile iletişimini kestiğini, buna rağmen Seray Ö.’nün gizli numaralar ve farklı hatlar üzerinden kendisine ulaşmaya çalıştığını, zaman zaman kuzeni aracılığıyla da arattırdığını söyledi.
“Vedalaşmak İçin Geldiğini Söylüyordu”
Seray Ö.’nün pişman olduğunu söyleyerek sürekli özür dilediğini ve Burdur’dan gideceğini ifade ettiğini belirten Adnan B., bu sözler üzerine yeniden iletişim kurmaya başladıklarını, daha sonra tekrar sevgili olduklarını dile getirdi.

“Ablasının Haberi Olmadan Görüşüyorduk”
Seray Ö.’nün Burdur’a döndüğünü, ablasıyla birlikte kaldığı evde gizli şekilde görüştüklerini söyleyen Adnan B., bu görüşmelerden ablanın haberdar olmadığını belirtti.
“Bu İlişkiyi Bitirmek İstiyordum”
Adnan B., Seray Ö. ile olan ilişkisinden pişman olduğunu, eşine ve çocuklarına vakit ayırmak istediğini, bu nedenle ilişkiyi tamamen sonlandırmak istediğini söylediğini ancak Seray Ö.’nün bunu kabul etmediğini ifade etti.
“Tüm İhtiyaçlarını Ben Karşılıyordum”
İlişki süresince Seray Ö.’ye maddi destek sağladığını, değerli hediyeler aldığını ve bu nedenle Seray Ö.’nün ayrılmak istemediğini savunan Adnan B., bu durumun ilişkiyi çıkmaza soktuğunu belirtti.

“Bu Görüşmeyi Ses Kaydına Aldılar”
Eşinin, Seray Ö.’yü telefonla arayarak rahatsız edilmekten şikâyet ettiğini, bu görüşmenin Seray Ö. ve Tülay A.tarafından ses kaydına alındığını, bu kayıt sonrası eşi hakkında şikâyette bulunulduğunu ifade etti.
“Bu Soruşturma Nedeniyle 3 Ay Cezaevinde Kaldım”
Seray Ö.’nün şikâyeti üzerine hakkında soruşturma başlatıldığını belirten Adnan B., bu süreçte yaklaşık 3 ay cezaevinde kaldığını, cezaevinde bulunduğu süre boyunca taraflar arasında herhangi bir temas olmadığını söyledi.
“Tülay’ın Evine Gider, Kısa Süre Kalırdım”
Tahliyesinden sonra Seray Ö. ile yeniden görüşmeye başladıklarını söyleyen Adnan B., görüşmelerin çoğunlukla Tülay A.’nın evinde gerçekleştiğini, zaman zaman bu evde kaldığını ifade etti.
“Ailemle İlgili Hiçbir Şey Konuşmazdım”
Adnan B., Seray Ö. ve Tülay A. ile yaptığı görüşmelerde ailesi hakkında hiçbir konuşma yapmadığını, hatta telefonunu karıştırabilecekleri endişesiyle özel telefonunu yanına almadığını belirtti.

“Tarla Sulamaya Gidiyorum Diye Evden Çıktım”
Olay günü gece saatlerinde evden tarla sulamaya gideceğini söyleyerek çıktığını, önce tarlaya gittiğini, ardından Seray Ö. ile görüşmek üzere Tülay A.’nın evine geçtiğini, sabah saatlerinde buradan ayrıldığını ifade etti.
“Seray’dan ‘Kötüyüm’ Mesajları Geldi”
Gün içerisinde Seray Ö. ile birkaç kez telefonla görüştüklerini belirten Adnan B., akşam saatlerinde Seray Ö.’nden “kötüyüm” şeklinde mesajlar aldığını, telefonla ulaşamayınca Tülay A.’nın evine gittiğini ancak kimseyi bulamadığını söyledi.
“Eşimin Bıçaklanarak Öldürüldüğünü Orada Öğrendim”
Kısa süre sonra kardeşinin kendisini arayarak eve çağırdığını ifade eden Adnan B., eve gittiğinde polis ve sağlık ekiplerini gördüğünü ve eşinin bıçaklanarak öldürüldüğünü öğrendiğini beyan etti.

“O Bıçak Bana da Eşime de Ait Değildir”
Olayda kullanılan bıçağın kendisine ya da eşine ait olmadığını savunan Adnan B., evlerinde mutfak bıçakları dışında herhangi bir bıçak bulunmadığını, eşinin bıçak ya da çakı taşımadığını söyledi.
“Üzerime Atılı Suçlamayı Kabul Etmiyorum”
Adnan B., Seray Ö. ve Tülay A.’yı eşine zarar vermeleri yönünde yönlendirmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtti.
“Seray ve Tülay’dan Davacı ve Şikâyetçiyim”
Adnan B., eşinin ölümünden Seray Ö. ve Tülay A.’yı sorumlu tuttuğunu belirterek her iki isimden de davacı ve şikâyetçi olduğunu söyledi.

Kamera Kayıtlarına İlişkin Tespitler İddianamede Yer Aldı
İddianamede, olay yeri ve çevresinde bulunan güvenlik kameralarına ilişkin incelemelerin yapıldığı belirtildi. Olayın meydana geldiği sitenin iç kısmında bulunan kameraların geçmiş tarihlere ait kayıtlar içerdiği, olay gününe ait herhangi bir görüntüye ulaşılamadığı kaydedildi.
Buna karşın, sanıklar Tülay A. ve Seray Ö.’nün olay günü olay yerine geliş ve olay sonrası ayrılış güzergâhlarının, çevredeki kamera kayıtları üzerinden tespit edildiği, bu görüntülere ilişkin çözümleme tutanaklarının dosyaya eklendiği ifade edildi.
Olay Günü Hareketleri Görüntü Kayıtlarıyla Belirlendi
İddianamede yer alan kamera inceleme tutanaklarına göre, sanıkların olay günü belirli saatlerde ikametlerinden çıktıkları, birlikte hareket ettikleri ve maktul Özge Bedir’in ikametine doğru yürüdüklerinin görüntü kayıtlarıyla belirlendiği aktarıldı.
Aynı tutanaklarda, olaydan sonra sanıkların yeniden kamera kayıtlarına yansıdığı, kıyafet değişikliği yaptıklarının ve güzergâhlarını değiştirdiklerinin tespit edildiği kaydedildi.

Kıyafet Değişikliği ve Delil Karartma Değerlendirmesi
Savcılık değerlendirmesinde, olay sonrası görüntülerde sanıklardan birinin olay öncesine göre farklı kıyafetlerle kamera kayıtlarına yansıdığı, bir süre sonra tekrar kıyafet değiştirerek ilk haline döndüğünün görüldüğü belirtildi.
Bu durumun, iddianamede delil karartmaya yönelik davranış olarak değerlendirildiği ifade edildi.
HTS ve Baz Kayıtları Dosyada Yer Aldı
İddianamede, sanıklar ile maktul ve maktulün eşi arasında olay öncesi, olay anı ve olay sonrası döneme ilişkin HTS ve baz kayıtlarının incelendiği belirtildi.
Yapılan incelemelerde taraflar arasında çok sayıda telefon görüşmesi ve mesajlaşma tespit edildiği, bu iletişimlerin tarih ve saat bazında tutanak altına alınarak dosyaya eklendiği aktarıldı.
Mesaj ve Ses Kayıtlarına İlişkin Bulgular
Savcılık tarafından yapılan dijital incelemeler sonucunda, sanıklardan birine ait telefonlarda maktule yönelik tehdit içerikli mesajlar ve ses kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtların dosyada delil olarak yer aldığı iddianamede belirtildi.
Bu kayıtların, taraflar arasında olaydan önce mevcut olan husumetin boyutunu ortaya koyduğu savcılık değerlendirmesinde yer aldı.
Olayın Zaman Aralığına İlişkin Tespit
İddianamede, maktulün olaydan önce yaptığı son telefon görüşmesi ile sanıkların olay sonrası ilk kez kamera kayıtlarına yansıdığı zaman aralığı dikkate alınarak, olayın belirli bir zaman dilimi içerisinde gerçekleştiğinin değerlendirildiği ifade edildi.
Savcılık: Savunmalar Değerlendirildi
Savcılık değerlendirmesinde, sanıkların savunmalarının dosya kapsamındaki delillerle birlikte değerlendirildiği, bazı savunmaların hayatın olağan akışıyla örtüşmediği kanaatine varıldığı kaydedildi.
Bu değerlendirmeye gerekçe olarak; kamera kayıtları, dijital veriler, HTS kayıtları ve olayın gerçekleşme şekline ilişkin bulgular gösterildi.

Sanıklar Hakkındaki Suçlamalar
Hazırlanan iddianamede; Tülay A. hakkında Tasarlayarak kasten öldürme, Konut dokunulmazlığını ihlal, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Seray Ö. hakkında Tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Adnan B. hakkında Tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Vedat Ö. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Dosya Ağır Ceza Mahkemesi’ne Sunuldu
İddianamenin Burdur Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulduğu öğrenildi ve önümüzdeki günlerde yargılamanın başlayacağı öğrenildi.




