Burdur Belediyesi Seramik Sanat ve Tasarım Atölyesi, yaklaşık 15 yıl önce başlayan eğitim serüvenini, 2019 yılından itibaren profesyonel bir üretim ve istihdam merkezine dönüştürdü. Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu seramik sanatçısı Işıl Ekici koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalarda, çamur; antik kentlerin ruhunu, yöresel motifleri ve modern sanatı buluşturan bir aracı haline geldi.
"Dışarıdan Alım Yerine Kendi Üretimimizle İstihdam Sağlıyoruz"
Atölyenin gelişim sürecini ve hedeflerini Yenigün Gazetesi muhabirine anlatan Işıl Ekici, Burdur’da sanatın tanınması ve bir kültür oluşturulması için uzun bir yol katettiklerini belirtti. Ekici, merkezin bugün geldiği noktayı şu sözlerle özetledi:
"2008-2009 yıllarından bu yana Burdur’da bu işin eğitimini veriyoruz. İlk 10 yılımız tamamen sanatın tanınması ve temel eğitimlerle geçti. 2019’da ise belediyemizin desteğiyle merkezi üretim sistemine geçtik. Burdur'un hem somut hem de soyut mirasını nasıl dünyaya tanıtabiliriz diye düşündük ve kentin antik kentlerinden, yöresel figürlerinden esinlenerek çamura şekil verdik. Şu an belediyemizin tüm hediyelik eşya ihtiyacını bu atölyede, kendi üretim ekibimizle karşılıyoruz. Dışarıdan alım yapmak yerine, kendi bünyemizde hem istihdam sağlıyoruz hem de Burdur'a özgü, sanatsal değeri olan ürünler çıkarıyoruz."
Burdur'da Sanat Yolculuğu
Eğitimlerin toplumun her kesimine ulaştığını vurgulayan Ekici, bu yıl sisteme kayıtlı 216 aktif kursiyerle çalıştıklarını ifade etti. Akşamları yetişkin gruplarına, hafta sonları ise "Minik Eller" projesiyle çocuklara eğitim verdiklerini hatırlatan sanatçı, şöyle devam etti:
"Buraya gelenlerin çoğu başlangıçta 'Ben yapabilir miyim?' kaygısıyla geliyor. Ancak bizim amacımız sadece bir bardak ya da kupa üretmek değil; insanların burada kendilerini gerçekleştirmesini sağlamak. Kursiyerlerimiz arasında akademisyenler, hemşireler, emekliler ve ev hanımları var. Günün yorgunluğunu, stresini çamurla deşarj ediyorlar. Yıl sonunda açtığımız sergilerle kazandıkları özgüven, onlar için en büyük motivasyon kaynağı oluyor."
"Ameliyathaneden Çıkıp Çamurun Başına Geçiyorlar"
Hastanelerdeki yoğun mesailerinin ardından atölyeye koşan sağlık çalışanları, çamurun iyileştirici gücüne vurgu yapıyor. Üç yıldır kursa devam eden hemşire Hatice Yavuz, atölyenin kendisi için bir "nefes alanı" olduğunu belirterek, "Çok stresli bir iş yapıyoruz. Mesai bitiminde buraya geldiğimde her şeyi dışarıda bırakıyorum. Burada sadece üretim ve sohbet var. Kendi elimizle bir heykel ya da bir obje yaratmanın verdiği haz tarif edilemez." dedi.
Akademisyen Ayşe Tekin ise seramik atölyesinin sosyal bir bağ oluşturduğunu ifade ederek, "Burada sihirli anlar yaşıyoruz. Üretirken başka bir boyuta geçiyoruz. Kurduğumuz dostlukları dışarıya, sosyal hayatımıza da taşıyoruz. Özellikle sergi zamanı aldığımız övgüler, harcadığımız tüm emeğin karşılığı oluyor." diye konuştu.
Emeklilik Hayallerini Sanatla Süsledi
2024 yılında emekli olduktan sonra ilk iş olarak atölyeye başvuran Seval Çolak, başlangıçta pes etme noktasına gelse de pes etmediğini dile getirerek şunları söyledi:
"İlk birkaç ders 'bu iş bana göre değil' demiştim ama Işıl hocamızın yönlendirmesiyle çamurla aramdaki bağı kurdum. Daha önce belediyenin kadınlar tarafından üretilen ürünlerini satın alıyordum, şimdi o ürünleri yapanlardan biri oldum. Kafamı tamamen boşaltıyorum. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyoruz. İnsanın kendi duygularını katarak bir eser ortaya çıkarması ve sonunda kendine şaşırması harika bir duygu."
Burdur Belediyesi Seramik Sanat Atölyesi; üniversiteler, kreşler ve sivil toplum kuruluşlarıyla yürüttüğü ortak projelerle sanatın birleştirici gücünü kullanmaya ve kentin kültürel kimliğini çamurla yoğurmaya devam ediyor.




