Burdur’da 35 yaşındaki Özge Çetin Bedir'in 36 günlük bebeğinin yanında boğazı kesilerek öldürülmesi ile ilgili olarak eşi ile birlikte tutuklu iki sanığın yargılanmasına başlandı.
Burdur merkez Bağlar mahallesinde meydana gelen olayda iddiaya göre Seray Öztürk (25) ve Tülay Alan, (22) isimli iki genç kız, mahkemelik oldukları Adnan Bedir’in (35) evinin bulunduğu siteye gitti. Seray Öztürk sitenin dışında bulunan parkta beklerken Tülay Alan, burada evde bulunan Adnan Bedir’in eşi 2 çocuk annesi Özge Çetin Bedir(35) ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesiyle birlikte Tülay Alan, Özge Bedir’i 36 günlük çocuğununda evde bulunduğu sırada boğazından ve karın bölgesinden bıçaklayarak olay yerinden kaçtı. Seray Öztürk ve Tülay Alan bir süre sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kendilerini ihbar etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kapıyı açmasıyla eve giren ekipler, Özge Bedir’i kanlar içerisinde yerde hareketsiz bir şekilde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Özge Bedir'in yaşamını yitirdiği belirlendi.
Polis ekipleri, olayın şüphelileri oldukları iddia edilen Seray Öztürk ve Tülay Alan’ı Yeni Mahalle, Işıldak sokak üzerinde yakaladı. Özge Bedir'i bıçakla öldürdüğü iddia edilen ve iki elinden yaralanan Tülay Alan ile arkadaşı Seray Öztürk hastanedeki tedavisinin ardından polis merkezine götürüldü. Polis olayla ilgili olarak Seray Öztürk ve Tülay Alan ile birlikte Özge Bedir'in eşi Adnan Bedir ile Vedat Ö. isimli bir kişiyi daha gözaltına aldı. Gözaltına alınan Seray Öztürk ve Tülay Alan ile birlikte Özge Bedir'in eşi Adnan Bedir ile Vedat Ö. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Vedat Ö. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken Seray Öztürk ve Tülay Alan ile birlikte Özge Bedir'in eşi Adnan Bedir tutuklama talebiyle sevk edildikleri mahkemece tutukladı.
Haklarında kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenilen Adnan Bedir, Seray Öztürk ve Tülay Alan'ın yargılanmasına Burdur 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Adnan Bedir, Seray Öztürk, Tülay Alan ile Özge Çetin'in babası Mehmet Çetin, annesi Şefika Çetin ve taraf avukatları ile Burdur ve Denizli Barolarının kadın hakları komisyonu üyeleri katıldı.
“Özge'nin vefat ettiğini hastanede öğrendim”
Tutuklu sanıklardan Seray Öztürk, savunmasında şunları söyledi;
“Adnan'la 2,5 yıl önce gönül ilişkisi yaşadım. Evli olduğunu bilmiyordum. Evli olduğunu öğrenince ailemin yanına Samsun'a gittim. 5-6 ay kaldım Burdur'a geldim. İlişkimi bitirmek istedim ama bana binbir vaatle geldi. 'Boşanacağım' dedi. İlişkimiz devam etti. Vaatler söylüyordu ama bir adım atmıyordu. İlişkimizi eşine söyleyeceğimi söyledim. Fotoğraflarımızı gönderdim. Olay günü Adnan benim yanımdaydı, eşi hakkında kışkırtıcı sözler söyledi. Onun bizim hakkımızda söylediği sözleri söylüyordu. Tülay Özge ile konuşmak için eve gitti. Ben de telefonla arkadaşımla görüştüm. Tülay geldiğinde elleri çantanın içerisindeydi. Bana olayı anlatmadı. Bir süre yürüdük. Daha sonrasında yakınlarda bulunan bir camiye geldik. Burada Tülay üstünü değiştirdi. Çantadaki eşyalar bana ait değildi. Ellerinde kan vardı. 'Noldu anlat' dedim. Ağlıyor anlatamıyordu. 'Özge kapıyı açtı. Bıçakla saldırdı, boğuştuk' dedi. Tülay bana olayı anlattıktan sonra 112'yi arayarak ihbarda bulundum. Bu süre içerisinde de 6-7 kez 112 ile iletişime geçtik. Özge'nin vefat ettiğini hastanede öğrendim.”
“Telefonum Seray'da olduğu için 112'yi aramak istedim ama izin vermedi”
Nöbetçi mahkemede verdiği ifadesinde Seray ve Adnan isteği üzerine yalan söylediğini belirten Tülay Alan ise şöyle konuştu;
“Her şeyi doğru şekilde anlatacağım. Bu ikisi yüzünden yanlış ifade verdim. Özür dilerim. Olay günü Seray bana 'hazırlan gidiyoruz' dedi. Adnan'ın evine gittik. Ben kapıyı çaldım. Özge'ye 'konuşmak için geldim' dedim. Eve buyur etti. 'Neden geldin’ dedi. Adnan'la boşanması gerektiğini söyledim. Bir anda mutfağa koşup elinde bıçakla geldi. 'seni öldüreceğim' deyip küfür ve hakaret etti. Beni bıçakla duvara yasladı. Bıçak yere düştü. Saçlarımdan atıp yere savurdu, bıçağı saplamaya çalıştı. Benim elimi duvara yaslayarak kesmeye başladı. Ben de karşı koydum. O anda yaşanan arbedede Özge'nin karnından kan geldiğini gördüm. Sonrasında da evde koşarak çıktım. Telefonum Seray'da olduğu için 112'yi aramak istedim ama izin vermedi. Seray bana nefes alıyor muydu diye sordu ben de aldığını söyleyince arkadaşımız olan Vedat'ı aradı. Daha sonrasında Seray 112'yi arayarak evde bir yaralının olduğunu söyledi. Vedat yanımıza geldikten sonra polis olan arkadaşını aradı. Olay bu şekilde gerçekleşti. Bunlar yaşandığı için çok pişmanım. Ben evden çıkarken Özge yaşıyordu. Seray Özge Bedir adına fake hesap açıyordu. Adnan ve Seray’dan korktuğum için savcılıkta verdiğim ifadeyi değiştirdim.
“8 aydır çocuklarımı göremedim çocuklarımı görmek istiyorum”
Adnan Bedir de savunmasında, “Serayla ilişkimi eşimden saklıyordum. Hiç bir zaman evimde olanları, eşimle ailemle alakalı bir şey söylemedim. Olay günü asla 'çocuğu evden aldım' diye bir şey demedim. Bunların böyle bir şey yapacağını düşünmedim. Ben kimseyi yönlendirmedim. Üzerime atılan suçları kabul etmiyorum. Ben 8 aydır çocuklarımı göremedim. Eşimin cenazesine katılamadım. Çocuklarımı görmek istiyorum. Olaydan dolayı çok pişmanım.” dedi.
“Bir tane kızım vardı, onu da aldılar”
Özge Bedir'in babası Mehmet Çetin ise “Kızım kesinlikle kapıyı kimseye açmaz. Ben Adnan'ın Seray'a anahtarı verdiğini ve cinayeti yaptırdığını düşünüyorum. Seray kızımı tehdit ediyordu. Şanıklardan şikayetçiyim. Eve girer girmez kızımın boğazını kesmişler. Damadım kızımın bileziklerini alıp araba satın aldı Seray'ı gezdirdi. Bir tane kızım vardı. Onu da aldılar.” diye konuştu.
Anne Şefika Bedir ise “Olay günü biz köydeydik, damadımın teyzesi aradı gelmemiz gerektiğini söyledi. Olaydan böyle haberim oldu. Sanıklardan şikayetçiyim. En ağır cezayı almalarını istiyorum.” dedi.
Tanıkların dinlenmesinin ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.




