Burdur’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında kortej yürüyüşü yapılırken, güzergah üzerindeki bir inşaatta çalışan işçilerin sözleri dikkat çekti. İşçiler, ekonomik zorluklar nedeniyle bayram günü de çalışmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.
Burdur’da 1 Mayıs’ta kortej yürüyüşü düzenlenirken, güzergah üzerindeki bir inşaatta çalışan işçiler ekonomik zorluklar nedeniyle çalışmaya devam etti.
"1 Mayıs demiyoruz, günlük çalışıyoruz"
İşçilerden 28 yaşındaki Cem, “Gördüğünüz gibi çalışıyoruz. 1 Mayıs demiyoruz, günlük çalışıyoruz. Günlük kazanıp günlük yiyoruz. Tabii ki bugün izinli olmak isterdim. Ama hayat şartları el vermediği için mecbur çalışıyoruz. Yetmiyor, açık konuşayım; ekonomi şartları hiçbir şeye el vermiyor. Ne alsak her şey çok pahalı. Hiçbir şekilde yetmiyor. Buradan bütün işçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutluyorum, herkese selamlar.” dedi.
"Kazandığım hiçbir para bana yetmiyor. Bu yüzden gün, ay, tatil demeden çalışmak zorundayım"
İşçilerden Samed Muslu ise şunları söyledi;
“Nasıl hissediyorum? Yorgun hissediyorum. Günlük çalışıp günlük yiyen bir insanım. Sabah erken saatlerde geliyorsun, istediğin saatlerde gidemiyorsun. Tabii ki izinli olmak isterim ama şartlar buna izin vermiyor. Bugün gördüğünüz gibi hava yağmurlu ve soğuk. İnşaatta ateş yakıyoruz. Zor şartlar ama bir şekilde işi götürüyoruz. Ben günlük kazanıyorum, günlük yiyorum. Mesela 10 gün çalışmasam, o süre boyunca kazancım düşüyor. Bazen 40 bin lira kazanıyorum ama çalışmadığım zaman bu rakam 10-20 bine kadar düşebiliyor. Ama kazandığım hiçbir para bana yetmiyor. Bu yüzden gün, ay, tatil demeden çalışmak zorundayım. İşçilerin sorunları çok fazla. Bir iş bitmeden diğerinin peşine düşüyorsun. Sürekli yorgunluk, stres ve sinir içindesin. Ama yine de işine devam etmek zorundasın. Söylemek istediğim çok şey var. İnşaat sektöründe iş ortamı zayıf. Ben elektrikçiyim, 2017’den beri bu işi yapıyorum. Ama son 2 yıldır amelelik yapıyorum. Alçıcılık, sıvacılık gibi işler yapıyorum. Kendi mesleğimi yapmak istiyorum ama yapamıyorum. Çünkü iş yok, ortam yok. Gençlerin önü açılmıyor. Hep sıkıntı var. Dediğim gibi sürekli yorgunum. Kafam hep işte, para derdi, hayat derdi derken böyle gidiyor. Ama yine de dişimizi sıkıyoruz, çalışmaya devam ediyoruz.”




