GenelBurdur Sivil Toplum Platformu Başkanı Kemal Arslan’dan Dağ Yolu tartışmalarına farklı yaklaşım: “İnsanların Burdur’da kalmasını, diğer insanların da Burdur’a gelmesini sağlamalıyız”

3 sene ago

Birkaç gündür Burdur gündemini meşgul eden Dağ Yolu’nun bölünmüş yol haline getirilerek kısalacak olmasının Burdur ekonomisine zarar vereceği tartışmaları hakkında bir değerlendirme yapan Burdur Sivil Toplum Platformu, “yola karşı çıkmaktan ziyade, Burdur halkını Burdur’da kalmaya zorlamak değil, isteyerek Burdur’da kalmasını, diğer illerden insanların da isteyerek Burdur’a gelmelerini sağlayacak tedbirler almak olmalıdır. Bu doğrultuda çalışmalar yapılırsa iki il arasının kısalması zarar değil bilakis Burdur’a yarar  getirir” açıklamasını yaptı.

Şimdiye kadar kamuoyunda öne çıkan tartışmalı konularda açıklama yapan Sivil Toplum Platformu Başkanı Kemal Arslan’ın açıklamasında dikkat çeken bir husus da; bu konunun Burdur kamuoyunda tartışılmasından duyulan memnuniyet oldu. Farklı görüşler de olsa sivil toplum kuruluşları yöneticilerinin açıklamalarının Burdur’a sahip çıkmanın bir yansıması olarak gördüklerini açıklayan Arslan’ın açıklaması şöyle:

“Karayolları 13. Bölge Müdürü Şenol Altıok’un Isparta-Burdur arası dağ yolunun bölünmüş yol olarak düzenleneceği ve iki il arası mesafenin 14 km.’ye ineceği yolundaki açıklamaları üzerine Burdur’da taşlar yerinden oynadı adeta.

Bu süreçte halkın ve onun önderleri STK’ların farklı da olsa görüş bildirmelerini, Burdur’a sahip çıkmanın bir yansıması olarak görüp, memnunlukla karşıladığımızı belirtmek isteriz.

Bu vesileyle, yapımına başlanıp ödeneği biten Denizli-Antalya yoluna Burdur İl Özel İdaresinin para aktarmasını zorlayan dönemin Denizlili Burdur Valisi İbrahim Özçimen’in baskı ve dayatmalarına, ‘Burdur’un gelişmesine engel olacak bu uygulamaya imza koyamam, Burdur halkına bunun hesabını veremem’ diyerek karşı çıkma yürekliliğini gösteren İl Genel Meclisi Başkanı Mustafa Taştekin’i alkışlayarak anmayı da bir hakkın teslim edilmesi olarak görüyoruz.

Burdur-Isparta çekişmelerini yaşayarak gelen insanlar olarak, yapılanların mantığı, kaygıların da haklılığı olmadığı. Dünyanın öbür ucundaki Çin’in uzakları yakın edip gümrük duvarlarını aşarak, ülke ekonomilerini kontrol ettiğine tanık olduğumuz çağda, kentleri duvarlarla korumaya kalkmanın olanağı yoktur.

İki il arasındaki yolun kısalmasıyla Burdur halkının Isparta’ya kaçacağı, bunun da ekonomiyi olumsuz etkileyeceği kurgusu doğru değildir. Yapılması gereken Burdur halkını Burdur’da kalmaya zorlamak değil, isteyerek Burdur’da kalmasını, diğer illerden insanların da isteyerek Burdur’a gelmelerini sağlayacak tedbirler almak olmalıdır. Bu doğrultuda çalışmalar yapılırsa iki il arasının kısalması zarar değil bilakis Burdur’a yarar  getirecektir.

Bölgesel sağlık hizmeti sunan Isparta’da ki sağlık kuruluşlarına ihtiyacı olan Burdur halkının ulaşımının kolaylaşması da ayrı bir kazanım olacağı tartışmasız bir gerçektir.

Ticaret Odası Başkanı Yusuf Keyik’in dile getirdiği endişesi  çok önemli ve kaydadeğerdir, şöyleki ; Sayın Keyik, doğrudan MAKÜ’ye uzanan bir yol ile MAKÜ öğrencisinin Isparta’ya transferinin Burdur için kayıp olacağına vurgu yapmaktadır ki doğrudur.

Ama dediğimiz gibi MAKÜ’yü şehir dışına giderken müdahil olamayan Burdur halkının, Devlet Hastanesinin şehir dışına çıkarılması karşısında gösterdiği direnç ve bu yol olayında gösterilen duyarlılığı önemsiyor ve alkışlıyoruz.

Gelişmeleri değerlendiren Platformumuzun, Karayolları 13. Bölge Müdür Yardımcısı Mustafa Dedeoğlu ile  yaptığı görüşmede, Bölge Müdürü Şenol Altıok’un açıklamasının yanlış anlaşıldığını, Burdur-Isparta Dağ Yolunun ileri sürüldüğü gibi 14 km.’ye inmeyeceği, yapılacak düzenleme ile 1-2 km gibi bir kısalmanın olacağını, MAKÜ’ye uzanan bir yol olmayacağını, Burdur-Isparta Dağ Yolu güzergahının değiştirilmeden yenileneceğini bildirmişlerdir.

Duyarlılık gösteren Burdur halkı ve STK önderlerini, Burdur’a sahip çıktıkları için kutluyor, ancak endişe edilecek bir durum olmadığını da açıklamak istiyoruz.”

Kodlama : SadeMedia Interactive