KültürManşetBURDUR SANAT TİYATROSU; Burdur’da Tiyatro kültürünün gelişmesi için uğraş veriyorlar!

2 sene ago

Burdur’da kültür hayatına katkı sağlayan kuruluşlardan biri olan BURDUR SANAT TİYATROSU, şehrimizde tiyatro kültürünün yaşaması, gelişmesi için mücadele veriyor, çaba gösteriyor… Tiyatro sevdalıları, sergiledikleri oyunlar ile izleyicilerine bir çok mesajlar veren, güldüren, düşündüren, ağlatan tiyatro sanatçıları da son yıllarda tiyatro sanatının ölmemesi ve devam etmesi canla başla çalışıyorlar. Burdur Sanat Tiyatrosu işletmecisi beş genç İlker Görkem, Aytaç Topuz, Hakan Zorluer, Selen Kıreylioğlu ve Dilara Gündoğdu özellikle küçük yaştaki çocuklara tiyatro sanatını aşılamaya çalışıyorlar.

Gazetemiz Muhabiri Filiz Eryılmaz, şehrimizdeki tiyatro sevdalıları gençlerle buluştu. Burdur Sanat Tiyatrosu’nun kuruluşu ve bugüne kadar gelişen süreçler hakkında İlker Görkem, gazetemize konuştu.

Tiyatroya gelen çocuklarla da konuşan Muhabirimiz Eryılmaz, Burdur’da tiyatro kültürünün gelişmesi için uğraş veren isimlerin başında gelen Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Duygulu ile de görüşerek tiyatro projeleri hakkında bilgi aldı.

Tiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla yazılmış edebi türdür. Genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. Tiyatro, bir sahne sanatıdır. Tiyatro eseri, olayları oluş halinde gösterir. Bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. Yaygın hümanist bir deyişle tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak ifade edilir.

Tiyatro’nun Burdur’da açılışı ve bugüne kadar yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren İlker Görkem; “2013 yılının Ağustos ayında 3 arkadaş Sinop tan geldik. Daha öncesinde 2011 yılında Burdur Belediyesi ile Ramazan eğlencelerinde çalışmıştım. İstanbul’da başka bir tiyatroyla çalışıyordum. O dönemlerde Burdur’da bir tiyatro olmadığını fark ettik. Biz Sinop’ta tiyatroya devam ederken arkadaşlarla Burdur’da bir tiyatro, acaba olur mu? dedik. Çünkü; tiyatrosu olmayan bir il merkezi olmamalı bence. Bazı illerde ilçelerin dahi Belediye Tiyatroları var. Biz Burdur’da da olsun dedik ve üç arkadaş geldik. Bu süreçte bize Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Duygulu destek oldu. O çağırdı, ‘hatta gelin Burdur’da bir tiyatro açın biz destek oluruz’ diye. Biz 2013 yılında başladık. İlk oyunumuzu Kasım ayında ‘Odun’ adında kadına şiddeti anlatan bir oyunu iki aylık bir süre oynadık. Biz ilk geldiğimiz zaman şuna çok şaşırmıştık. Afiş astık biz bir kitap evinin vitrinine. Burdur Sanat Tiyatrosu öğrenci kayıtları başlamıştır diye. Bir haftada 30 kayıt oldu. O zaman anladık Tiyatro yok, ama şehirde bir tiyatro arzusu, özlemi var…

Bir araştırma yaptık ve sadece dışarıdan gelen kumpanyaların gösterisi oluyor, onun dışında liseler dahi sene sonunda tiyatro yapmıyorlar. Biz iki ay içerisinde Odun oyununu oynadık. O zaman Belediye’nin Kültür Merkezi’nde çalışıyorduk yerimiz yoktu. Bu süreçte Burdur Belediyesi de bize çok büyük destek sağladı. Onlarla beraber geri döşüm konusunu işleyen oyun oynadık. 4 bin çocuğa ulaştık. Sonrasında süreç devam etti. Sonrasında burayı (Kışla Caddesi’ndeki yer) kiraladık, sahne yaptık. 50 kişilik bir cep sahne burası. Bu sahnenin yapımında da Belediye Başkan Yardımcımız Hasan Duygulu sayesinde bireysel olarak gittiğimizde bizi dinlemeyecek, ciddiye almayacak birçok kişiye ulaştık ve Burdur bir sahneye kavuştu. Bizim dışımızda da tiyatrolar burada gösteri sergileyebiliyor. Biz bu şekilde 4 senedir tiyatroyu Burdur’da yaşatmaya devam ediyoruz. Şu an ilkokul düzeyinde 80 civarında öğrencimiz var. Yaz kurslarımızda aynı şekilde devam ediyor. Öğrencilerimizi buraya alırken hiçbir sınava tabi tutmuyoruz. Hiçbir yeteneği olmayan çocuğu bile sahneye çıkarabiliyoruz. Üç buçuk yaşında tiyatroya başlayan çocuğumuz var. Şimdi 4’ncü oyununu oynuyor.

İnanılmaz bir şey bu. Çocuklarımız sahneye çıkıyor istedikleri gibi oyunlar sergiliyorlar. Türkiye’de Tiyatroya gitme gibi çok fazla bir alışkanlık yok. Bazen düşünüyoruz bu ilgisizlik sonucu bırakalım yapmayalım diye. Sonra düşünüyoruz, eğer; bunu bizde yapmazsak başka bir grup bunu üstlenmeyecek ve Burdur’da Tiyatro bitecek. Direniyoruz ve buranın ayakta kalması için çaba sarf ediyoruz. Çocuklarımızın şu an çalıştıkları oyunun adı ‘Benim Adım Kavuklu’ . Kavuklu ve Pişekar tiplemelerinin içine Karagöz ve Hacivat’ı da dahil ettik. Amacımız Türk Tiyatrosunun genel özelliklerini bu yaştaki çocuklara oynayarak ve hatta oynatarak öğretmek. Çünkü; unutulan bir tiyatromuz var maalesef bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Birçok tiplemeyi burada çocuk versiyonu ile uyguladık” diye konuştu.

Tiyatro Okuluna gelen Eda, Öykü ve Can; “Açıldığı tarihten itibaren tiyatro okuluna geliyoruz. Benin Adım Kavuklu bizim beşinci oyunumuz olacak. Tiyatroyu çok seviyoruz. Burada özgüvenimiz artıyor ve çok eğleniyoruz. Bundan sonra da gelmeye devam edeceğiz. Bizim tiyatro okuluna gelmemiz ile birlikte birçok arkadaşımızda başladı. Şimdi onlarda geliyorlar. Okulumuzu ve hocalarımızı çok seviyoruz” dediler.

Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Duygulu; “Burdur kültür ve sanat kenti. Her şeyden önce biz bunu yıllardır söylüyoruz. Kültür ve sanat kenti olması, sanat ağırlığının da bulundurulmasını gerektiriyor. Dolayısı ile içerisinde tiyatrosu, balesi, müzik korosunun olduğu bir kent olmalı ki biz yıllardır bunun çabasını gösterdik. İşte böyle bir çabayı gösterdiğimiz süreç içerisinde Sinop’tan geldi arkadaşlar. Dediler biz tiyatro yapmak istiyoruz, bize yol gösterirmisiniz. Ben de ‘tabiki gelin yardım ederiz’ dedim. Böylelikle yerel tiyatronun temelleri atılmış oldu. Atılan bu adımların hemen arkasından da yerel yetenekler ortaya çıktı. Birtakım çabaları destekleyecek olgular ortaya çıktı. İlk başladıkları kadına yönelik şiddeti anlatan Odun adlı oyunun arkasından daha birçok oyuna imza atan arkadaşlarımız salon ile ilgili sıkıntı yaşadılar.

Önce Burdur Belediyesi Kültür Sanat Merkezinde gösterilerini sunuyorlardı. Sürekli bir tiyatro merkezi ve atölyeye ihtiyaçları olduğu için şimdiki mekanlarının oluşması için biz de çaba gösterdik. Onları 50 kişinin izleyebileceği bir tiyatro sahnesi kazandırdık. Süreçte özellikle çocukların sahneyle tanışması çok önemli. Özellikle çocukları küçük yaşlarda sahneyle tanıştırırsanız, kötü alışkanlıklardan korumuş olur, kültür ve sanatla iç içe tutmanın en azından olanaklarını sağlamış olacağız. Bu çok önemli bir şey. Şimdi sergiledikleri ‘Benim Adım Kavuklu’ oyununda da bunu yapıyorlar. Belki bundan sonra birçok oyun daha sergileyecekler. Biz burayı tiyatro atölyesi olarak görüyoruz. Arkadaşlarımızın çabalarını sürdüreceklerine, çok başarlı olacaklarına ve çocuklarımız açısından çok güzel bir tiyatro geleceği olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

Filiz ERYILMAZ

Kodlama : SadeMedia Interactive