2006 yılında Burdur’da kurulan 16 yaşındaki MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ (MAKÜ) ilimize pek çok katkı sağladı. MAKÜ sosyal, kültürel faaliyetlerinin yanı sıra son zamanlarda spor altyapısı, tesisleri, sportif faaliyetleriyle de öne çıkıyor. MAKÜ’nün spor atağında üniversite bünyesinde kurulan futbol takımının da ayrı bir yeri var. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Gençlik Spor Kulübü kısa adıyla MAKÜSPOR bugünlerde mücadele ettiği Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) yaptığı çıkışla gündemde. Son 4 maçını kazanarak BAL’da baraj maçı oynamaya hak kazanan, hafta sonu Tefenni Belediyespor ile karşılaşacak olan MAKÜSPOR kulüp başkanı Mustafa Kılınç ile özel söyleşi gerçekleştirdik. Mustafa hoca MAKÜSPOR’a gönül veren, yoğun çaba harcayan isimlerin en başında geliyor. Gazetemiz muhabiri Muhammet Fatih Başcı’ya konuşan Kılınç, sezonu değerlendirdi.

MAKÜSPOR’un Burdur’un takımı olduğunu, Burdur’daki tüm dinamiklerin, bileşenlerin MAKÜSPOR projesine sahip çıkması, destek vermesi gerektiğini vurgulayan Mustafa Kılınç röportajından yansıyan pasajlar şöyle;

“İkinci yarıya istediğimiz gibi başlayarak istediğimiz tabloyu oluşturduk”

“2021-2022 sezonu bilindiği gibi pandemi nedeniyle biraz geç başladı. Bu yüzden uzun bir süre sahalardan uzak kaldık. Bu süreç içerisinde Federasyonun oynatma teşebbüsü üzerine takımı toplamak ve kampa almak zorunda kaldık. Tabi bunların hepsi bizim için ciddi anlamda külfetti. Daha sonra ligin başlamasının kesinleşmesiyle birlikte bizde yine geçen dönemde olduğu gibi ağırlığı öğrencilerden oluşan bir takım kurmaya çalıştık. Pandeminin izleri burada da devam etti. Neden? çünkü; eğitim-öğretimin uzaktan yapılmış olması ister istemez bizim futbolcu seçme konusunda da birtakım sıkıntıları yaşamamıza neden oldu. Bu nedenle daha önceki yılların tersine biraz daha takıma dışarıdan da takviye yapmak zorunda kaldık. Aslında iyi bir takım kurduk ama maalesef bir türlü senkronize olamadı, bir türlü kendi içerisinde eş güdümü sağlayamadı. Sezona Antalya, Denizli ve Burdur grubuyla başladık. Bununda bir anlamı vardı. Yakın şehirler olması kulüplerin masraflarını bir nebze olsun düşürdü, daha az masraf etmesini sağladı. Bu anlamda Federasyona teşekkür ediyoruz. Yeni sezona Zeytinköy galibiyeti ile başladık. Ancak daha sonra maalesef bir türlü istediğimiz sonuçları alamadık ve ilk yarıyı tek galibiyetle kapattık. Bu süreçte babamın vefatı nedeniyle de bir süre takımdan uzak kalmak zorunda kaldım. Ben takımla yeniden bir araya geldiğimde ligin ikinci yarısı da başlıyordu. İkinci yarı öncesi ilk iş olarak takıma takviye transferler yaptık ve kadromuzu daha da güçlendirdik. İkinci yarıya istediğimiz gibi başlayarak istediğimiz tabloyu oluşturduk.

“Hiç kimse bu çocukların ortaya koydukları mücadeleye tek kelime edemez”

Aslında bu başarılı tablo bize uzak bir tablo değil. Hatırlanırsa 2019-2020 sezonunda yine ilk yarıyı 5 puanla tamamlamıştık. Ama ikinci yarı müthiş bir ivme yakalayıp puanımızı 19’a çıkarmıştık. Zirvedeki takımdan tutun rakiplerimizi yenerek ligde iyi bir konuma gelmiştik. Yani açıkçası her şey istediğimiz gibi devam derken pandemi frenledi. Şimdi tekrar bu döneme gelecek olursak aslında bazı takımların karakteristik özellikleri vardır. MAKÜSPOR’un karakteristik özelliği de ligin ikinci yarılarında farklı bir oyun tarzı ortaya koyması. Yine 2019-2020 sezonunda olduğu gibi lider takımı da alttaki takımları da ve bizim kümede kalma mücadelesi verdiğimiz diğer takımları da kendi sahamızda yenme başarısı gösterdik. Bu gerçekten kolay bir şey değil. Üst üste 4 galibiyet alıp ligde iyi bir konuma gelmek, ligde kalabilmek bir mucize gibi bir şeydir. Bunun başka bir adı yoktur. MAKÜSPOR bunu daha önce başardığı için söylüyorum, bunun başka bir açıklaması yoktur. Geçen dönemde 21 maçta alınan 19 puan vardı. Bu yıl 18 maçta yine 19 puanla ligi tamamladık. Bu anlamda düşünürseniz biz geçerliliği ve güvenilirliği yüksek olan bir takımız. Hiç kimse bu çocukların ortaya koydukları mücadeleye tek kelime edemez. Sonuçta bir yıldır çalıştılar, çabaladılar ve bu 19 puanın her 1 puanı analarının ak sütü gibi helaldir, tertemiz puanlardır. MAKÜSPOR farklı yollara tavassut edecek, farklı yolları kullanacak, deneyecek bir takım değildir. Zaten her zaman söylüyoruz, bu takımın adı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Gençlik Spor Kulübü. Her şeyden önce Akif’in adını taşıyan bir takım. O nedenle ben futbolcularımın bu onurlu mücadelesini sonuna kadar destekledim. Hedefimiz son 4 maçta 4 galibiyetti. 4 maçı da kazanarak istediğimiz hedefe ulaştık.

Galibiyet serisi ve mucize geri dönüş hakkında düşünceleriniz?

Babamın vefatı nedeniyle o sıralar çok ilgilenemedim. Ondan sonra çocuklarla oturduk, geniş çaplı 4 hafta değil yaklaşık 6 hafta öncesinden çalıştık. Resmen onlara psikolojik anlamda kendilerinin ne kadar iyi bir takım olduğunu neleri başarabileceğini, başardıklarının iyi bir gösterge olduğunu, güçlerinin farkına varmaları gerektiğini ifade ettik. Akif’in adını taşıyan bir takım olduğunu ifade ettik ve iyi bir terapiden sonra çocuklar artık kazanabileceklerini gördüler. Bizim için özellikle kırılma maçı Oğuzhanspor maçı. Çünkü 6 puanlık bir maçtı ve en önemli rakibimizdi. Yenildiğimiz an bütün umutlar bitiyordu. O maçı güzel bir oyun ve skorla aldık. Ardından yine aynı şekilde Serinhisarspor’u devirdik. Rakiplerimizden 6’şar puan almış olmak takımı daha da ateşledi. Tabi bir diğer önemli maçımız da Kemer maçıydı. Bu maçtan 3 hafta öncesinde rakibi futbolcularımıza izlettirmeye başladık. Neredeyse sahanın her tarafını ezberleyecek şekilde iyi bir etüt yaptılar ve o gün ilk defa şans yanımızda oldu. Direkten dönen toplar, çizgiden çıkardığımız toplar. Şans yüzümüze güldü. Bizim için o da dönüm noktasıydı ve bulduğumuz 1 golle 3 puanı almasını bildik. Kısaca söylemek gerekirse 4 maçlık galibiyet serisinin ardından çocuklar hak ettiklerini aldılar ve gösterdiler. Bu ligde kalmayı ve bu ligde mücadele etmeyi hak ettiler. Çok istediler bunu. Hak etmek ayrıdır, istemek ayrı, isteyip hak etmek çok çok ayrıdır. Bizim çocuklarımız bunu yerine getirdiler. Aslında biz o çocuklara koskoca bir şehrin sorumluluğunu yükledik. Akif’in adının ağırlığını yükledik ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin yaklaşık 35 bin kişilik ailesinin tüm yükümlülüğünü onların üzerine yükledik. Bu yükümlülüklerin hepsinin ağır sorumlulukları var. Burdur’un ağır sorumluluğu var, çünkü Burdur’u temsi ediyorsun. Bu çocuklar bu ağırlıkları Allah’ın izniyle kaldırdılar, üstesinden geldiler. Belki o çocuklardan çok şey istedik ama çocuklar ne başarabileceklerini daha önceki sezonda zaten göstermişlerdi. Dolayısıyla ben burada ligde kalma mücadelesi yolunda şaibesiz, tertemiz futbolla, biraz önce ifade ettiğim gibi her bir puanları analarının ak sütü gibi helal puanlarla bu ligde kalmayı başaran futbolcularımı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Onların gözlerinden öpüyorum.

“Biz Burdur’un gelişimi ve markalaşması için uğraşıyoruz”

Zorlu bir sezon geçirdik. Yine her zamanki gibi en büyük sıkıntımız maddi sıkıntılar oldu. Gönül isterdi ki sadece maddi sıkıntıları yaşayalım. Ama bunun yanında şehirden bir türlü destek alamadık. Galiba bu da bizim hatamız. Şehirle bütünleşmeyi beceremedik. Bunu da anlamış değilim. Çünkü şehrin her yerinde üniversite var, şehrin gelişimine katkı sağlıyor. Elbette üniversiteler bulundukları şehirlerin kalkınmasına katkı sağlayacak daha sonra da ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak fikirler, projeler üretir. Bunları yaparken de bilimsel süreçleri göz önünde bulundurarak bilimsel problem çözme yöntemlerini de esas alarak problemlere çözüm üretir. Yani bir bakıma üniversiteler çözüm kaynağıdır. Şimdi her şeyin üniversite tarafından yapıldığı bir yerde ya da problemlere çözüm bulunmaya çalışıldığı bir yerde spora gelince üniversite orada dursun mantığı maalesef yanlış bir mantık. Sonuçta üniversitenin adının olmuş olması bu takımın üniversitenin takımı olduğu anlamına gelmez. Bu takım Burdur’un takımı. Bunu her zaman, her yerde söyledik ve söylüyoruz. Ama maalesef bu çağrımıza kulak asan olmadı ve sanki başka bir ilin takımı muamelesi görüldü. Gönlümüz isterdi ki deplasmanlara gidiyoruz, bakıyoruz o şehrin bütün bileşenleri tribünde. Yani bir kenetlenme, müthiş bir destek var. Kendi evimize geliyoruz, kendi evimizde bile deplasman takımı gibi oluyoruz. Neredeyse protokol tribünün 3’te 1’ini yine konuk takımın misafirleri oluşturuyor. Bakıyoruz misafir takımın bileşenlerinin hepsi yine orada. Açıkçası neredeyse sağımıza, solumuza baktığımızda selam verebileceğimiz bir tane Burdurlu çıkmıyor. Görebildiğimiz sadece bir Rektörümüzü görüyoruz, diğer tarafta yönetimden arkadaşlarımızı görüyoruz. Onun dışında yok. Bu durumda bizleri üzüyor. Çünkü bir şehrin markalaşabilmesi için gerekli olan unsurlardan bir tanesi o şehrin profesyonel futbol kulübüdür. Biz yine şehrin gelişimi yine şehrin markalaşması için uğraşıyoruz.

“Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz. Elbette bizde yediğimiz ayazı unutmayacağız”

İşte bakın yatırımlara, tesislere. Sayın Rektörümüzün başlatmış olduğu, hayata geçirdiği spor projesiyle birlikte sizlerde yakinen şahit oldunuz yaz döneminden itibaren başlayıp İlimiz, Üniversitemiz, Otelimiz çok önemli konukları ağırladı. Çok önemli takımları ağırladı. Çok önemli takımlar Burdur’da kampa girerek antrenmanlarını yaptılar. Bu kamp süreleri neredeyse yılın 10 ayına yayılmak suretiyle Burdur artık bir cazibe merkezi oldu. İnşallah bu yıl çok daha güzel olacak. Biliyorsunuz artık turnuvaları almaya başladık. Üniversite Sporları Federasyonu’nun turnuvalarını aldık. Önümüzdeki 3. Lig’e yükselme Play Off müsabakaları var, 9. Bölge müsabakaları Burdur’a verildi. Burdur’umuz bu müsabakalara ev sahipliği yapacak. Maçlar MAKÜ İstiklal Stadı’nda oynanacak. Yine 2025’e Hentbol Avrupa Şampiyonası alındı. Yani şehrin markalaşması için her şey yapılıyor ama eksik olan bir şey var o da profesyonel bir takımın olmaması. Biz MAKÜSPOR olarak bunun mücadelesini veriyoruz. Daha önce ifade ettik, çağrı yaptık. Dedik ki; gelin güç birliği yaparak tek bir takımı 3. Lig’e çıkartalım. BAL’da ona katkı sağlayacak bir takımımız olsun. Onu üste onu üste taşımak suretiyle Burdur’u bir cazibe merkezi haline getirelim. Bu konuda marka şehir haline getirelim istiyoruz. Ama değdim gibi maalesef destek alamadık, alamıyoruz. Destek alınmadığı gibi maalesef köstek olunuyor. Daha önce içimizdeki İrlandalılar derken artık şimdi her milletten çıktı. Artık neredeyse içimizdeki İrlandalılara şükreder olduk. Keşke sadece İrlandalı kalsa diye. Maalesef istediğimiz tablo bir türlü oluşmadı. Ama şu da bir gerçek biz bu bütünleşme konusunda hala eksik olan ne, bütünleşmek için neler yapabiliriz bunu tartışıyoruz. Yoksa verilen sözler vardı ama hiçbir söz tutulmadı. Ne maddi ne manevi maalesef katkı sağlanmadı. Ama atasözümüz çok güzel söyler; kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz. Elbette bizde yediğimiz ayazı unutmayacağız.

“Destek veren herkese sonsuz teşekkürler”

Sonsuz desteklerini bizden esirgemeyen ve her koşulda yanımızda olan Rektörümüz sayın Âdem Korkmaz’a, üniversitemiz yönetimine, akademik ve idari personelimize, çok çok teşekkür ediyorum. Ayrıca biz bu takımı bu şehrin takımı olsun diye uğraşıyoruz. Şehrimizden 2 tane değerli yönetim kurulu üyemiz Alaettin Kalkan ve Cihat Çavuşoğlu’na da çok çok teşekkür ediyorum. Onların destekleri bizler için çok önemliydi. En azından şehirle bütünleştirme açısından. Ben onlara da sizler huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum.

“Umarım hak eden BAL’da Burdur’un tek takımı olarak Burdur’umuzu temsil eder”

Şimdi önümüzde Tefenni Belediyespor ile bir baraj müsabakası var. Amatör Lig’de takım sayımızın az olması ister istemez takımlarımızın performansını da etkiliyor. Fakat buna rağmen grubu şampiyon olarak tamamlayıp BAL’a yükselme mücadelesine hak kazanan Tefenni Belediyespor’u tebrik ediyoruz. İnşallah pazar günü saat 14.00’da Gazi Atatürk Stadında son maç oynanacak. Bu maçla birlikte Burdur’umuzu Bölgesel Amatör Lig’de temsil edecek tek takım belli olacak. Ben buradan sizin aracılığınızla tüm Burdurlu sporseverleri maça davet ediyorum. Güzel bir maç olacağını düşünüyorum. Burdurluların zevk alacağı, uzun yıllar hasret kaldıkları güzel bir maç olacak. Ben şimdiden Tefenni Belediyespor’a başarılar diliyorum. Umarım hak eden takım maçı alır ve umarım hak eden BAL’da Burdur’un tek takımı olarak Burdur’umuzu her platformda başarıyla temsil eder.”

MUHAMMET FATİH BAŞCI